Asya'nın tropik bölgelerinde yaşayan hörgüçlü bir sığır türü ...

Zebu,
Asya'nın tropik bölgelerinde yaşayan hörgüçlü bir sığır türü.
Asya'nın tropikal bölgelerinde yaşayan hörgüçlü bir sığır türü .

Zebu,
Hindistan kökenli evcil bir sığır türü.
Hörgüçlü bir sığır türü.
Zebu, 



Latince zebu.
Bos indicus sığırı.
Bilimsel adı, 
Bos primigenius indicus .
Zebu, Hindistan'ın yanı sıra Asya'ya ve Tropikal Afrika ile Madagaskar'a özgüdür. 
Boynuzlugiller familyasından, memeli bir hayvandır. Sığırdan başlıca ayrılığı omuzunun üzerinde büyüyecek bir kas tümseğinin bulunması ve değişik büyüklükte olabilen özgün boynuzlarıdır. (bazı ırklarda boynuzların uzunluğu 1,20 m'yi bile aşar). 

Zebu uysal ve dayanıklı bir hayvandır; sıcak iklimlere çok iyi dayanır. Her iki türün iyi yanlarından yararlanmak için zebu ile sığır çiftleştirilir. Zebu, Amerika ve Avustralya' ya da götürülmüştür. Zebu derisi sığır derisi gibi sepilenir ama hayvanın sırtındaki hörgüç nedeniyle işlenmesi daha zordur.

Denizli'nin Acıpayam ilçesinde bir yayla ...

Eşeler,
Denizli'nin Acıpayam ilçesinde bir yayla.

Acıpayam Yaylaları;   
Gireniz Yaylası:   Acıpayam ilçesinin güneyindedir.    
Eşeler Yaylası:   Acıpayam'ın doğusunda yer alır. Dodurgalar Kasabasından ulaşılır.    

Şaman Yaylası:   Acıpayam'ın güneybatısında, Tavas ilçe sınırındadır. 

Acıpayam, 
Ege Bölgesi'nin güney doğusunda, Akdeniz Bölgesi dahilinde bulunur. Denizli iline bağlı bir ilçedir. 


Acıpayam, Akdeniz Bölgesi'ndedir. Acıpayam, 940 m rakımlı, 1628 km² yüzölçümü olan Denizli'nin en büyük ilçesidir. 

Acıpayamın doğusunda, Burdur iline bağlı Çavdır, Yeşilova ve Gölhisar ilçeleri vardır. Batısında Tavas ve Beyağaç, kuzeyinde Serinhisar ve Çardak ile güneyinde Köyceğiz ve Çameli ilçeleri sınırları oluşturur. İlçe merkezi ve merkeze bağlı 14 belediye, 38 köy ile, toplamda 52 yerleşim birimi vardır.


Denizli'nin Yaylaları

Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kahya.

Kethüda,
Kahya,
Farsça, kethüda,  kahya کدخدا .
Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kahya.
Eskiden büyük devlet adamlarının, zenginlerin işlerini gören kimse, kahya,
Sanat ve meslek erbabının işlerine bakmak üzere esnaf arasından seçilip hükumetçe tayin edilen kimse.

Nesne, şey ...

Nen,
Nesne,
Şey,
Obje,
Herhangi bir şey.
Nesne,

İngilizce: object, 
Fransızca: objet, 
Almanca: Objekt, 
Gegenstand, 
Latin: objectum
Rusça, dopolneniye
Arapça, كائن

Karşıda bulunan, karşıya konan anlamındadır.
Karşımızda bulunan şey. 
Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanan nesne.
Kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey.
Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek nesne,
Gerçeklik olarak, dış dünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey. 

Cümlede yüklemin doğrudan etkisinde kalan geçişli fiilin zorunlu kıldığı tümleç, düz tümleç.
Öznenin, zihin ve bilincin dışında ve ondan ayrı olarak bulunan şey, bilgiye konu olan şey, obje.

Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. 
Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Bir şey, hiçbir şey.  

“Rus Beşleri” adlı grubun üyesi olup özellikle “Prens İgor” adlı operasıyla tanınmış besteci ...

Borodin,
Aleksandr Borodin,
1833 Sankt-Petersburg, Rusya - 1887 Sankt-Peterburg, Rusya.
Prens İgor adlı operası,
Borodin’in Prens İgor adlı operasının ikinci sahnesinde yer alan Poloveç Dansları, melodik yapısı ve doğu halk melodilerini duyuran özelliğiyle dikkat çeker. 
Rus Beşleri adlı grubun üyesi olup özellikle “Prens İgor” adlı operasıyla tanınmış besteci.

Rus Beşleri;
  1. Aleksandr Borodin (1833-1887), [Prens  İgor]
  2. Cezar Cui (1 835-1918), 
  3. Mili Balakirev (1837-1910), [İslamey adlı piyano fantezisi ]
  4. Modest Mussorgski (1839-1881), [Trajik operası Boris Godunof ]
  5. Nikola Rimski-Korsakov (1844- 1908), [İspanyol Kapriçyosu, Şehrazad adlı senfonik süiti]
Rus Beşleri, Rus müziğini esas alan ve bunun için bir araya gelmiş bestecilerdir. Rusya’da birçok etnik toplulukların birleşmesi sonucu, zengin bir halk müziği oluşmuş. 

Halk melodileri, dinsel müzikler ve sanat müziğinin sentezi ile ortaya çıkan ulusal Rus Müziğidir. Rus Beşleri, batı müziğinin etkisinden sıyrılmaya çalışan bir grup olup Rus ruhunu taşıyan müzikleri bestelemiştir.

Rusya’nın her yöresinden halk melodilerini yoğun bir şekilde kullanan Balakirev, Rus Beşleri içinde müzik eğitimi görmüş tek besteci olup, İslamey adlı piyano fantezisi ile ünlüdür.

RUS BEŞLERİ - Mili Balakirev


"Baş bulgur" da denen pilavlık bulgur. ..

İrinti,
Baş bulgur da denen pilavlık bulgur.
Bulgurluk buğday, yörede sarıbursa denilen kırmızı, sert buğdaydan olur.

Buğday kalburlardan elenir. Elendikten sonra suda yıkanır, kara kazanlarda hedik yapılır. Evin damına serilen bezler üzerinde kurutulur. Kurutma esnasında bozulmanın, ekşimenin olmaması için belli aralıklarla karıştırılır. 


Yağmurdan ıslanmamasına dikkat edilir. Sonra içindeki ot tohumları vb. temizlenir. Daha sonra değirmene götürülerek, dinkte döğdürülür, kabuğunun çıkması sağlanır. Savrulur ve öğütülür. Buna bulgur denir. Bulgurları korumak için bulgur çeşitlerinin konulduğu bez torbaların içine az miktarda tuz karıştırılır. Eve getirilen bulgur, kalburlarla savrulur, savrulma sonucu çıkan kepekli bulgura pıtpıtı(pıtik) denir. Pıtpıtı (pıtik), Pıtpıtı çorbası yapılır. Hayvanların yemlerine de katılarak değerlendirilir.


Bulgur elenerek boylara ayrılır:
Baş bulgur (iri bulgur, irinti) : 
Dolma yapımı, batırma, pilav ve tevek sarmasında sıklıkla tercih edilir.


Orta bulgur : 
Pilav vb. de tercih edilir.

Düğür (düğürcek, simit, sümüt)
Bulgurun en ufağıdır. Özellikle yaşlılar, dişi kalmayanlar simit bulgurdan yapılmış pilavı tercih ederler. Düğürden kısır, çiğ köfte de hazırlanır. Çiğ köfte için; çiğ köftelik bulgur (orta bulgurun daha incesi) kullanılır.

Bulgurun ölüsü :
Bulgur elenirken baş bulgurdan daha iri, genellikle haşlanmış buğdayın ikiye bölünmüşü en üstten el ile toplanarak ayrılır. Buna bulgurun ölüsü denilir. Pilav yapımında kullanıldığı gibi baş bulgura karıştırılarak da kullanılır.

Gendime, (Döğme-Dövme),
Kaynatılmış buğdaydan yapılır. Bu haşlanmış buğday değirmen sokularında döğülerek elde edilir. Bundan çorba ve aşure yapılır. Halk arasında genelime adı verilir. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır, değirmende biraz ezilmek suretiyle elde edilir. Genellikle çorbalarda, bazen da pilav yapımında kullanılır.

Yarma (Köftelik),
Buğday değirmende sokuda döğdürülür. Unlu bir görünümdedir. Köfte yapımında kullanılır. Etsiz köftelerin ve sarmaların yapımında kullanılır. Buğday yıkanır, kurutulur, ayıklanır. Değirmende belli bir kıvamda öğütülür. Bulgura göre daha ince ve unlu bir görünümü vardır. Yarma elenerek irileri ayırt edilir. Ayırt edilen iri yarmaya irinli adı verilir. Çorba ve bazı dolmalarda kullanılır.

Yarmaca,
Siyah-Kara nohut el değirmeninde çekilerek iki parçaya bölünür. Bu nohut türü çorba ve pilav yapımında kullanılır. Görünümü nohudun ikiye bölünmüş ve biraz daha küçük halidir. Özellikle bulgur pilavı yapımında kullanılır.


Put …

Sanem, 
Fetiş, 
Haç, 
Put,
Farsça but, 
Azeri, büt 
Rusça, idol  

Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş.  

Put kelimesi yörelere göre başka anlamlarda da kullanılmaktadır. 
Üç dört tel ipekten bükülmüş iplik.  
Ağırlık ölçüsü (16 Kg., Batman, Üç tenekelik tahıl ölçüsü). 
Besiye verilen hayvan. 
Eski paralardaki resimler. 
Saban demirini yerine tutturan çivi

Yannis Ritsos’un, dilimize de çevrilmiş bir şiir kitabı...

Erotika,
Yannis Ritsos’un, dilimize de çevrilmiş bir şiir kitabı.

Yannis Ritsos,
D. 1 Mayıs, 1909 Monemvasia – Ö. 11 Kasım, 1990
Yunan şair.
Ritsos 1977 Lenin Uluslararası Barış Ödülü sahibi.
Peloponez yarımadasında Monemvasia'da doğdu. Liseyi burada bitirdi ve Atina'ya gitti. 

Verem hastalığı nedeniyle 1927–1931 yıllarını bir sanatoryumda geçirdi. İlk şiirlerini burada yayımlamaya başladı. 1931 yılında komünist gruplara katıldı.

Şair, solcu siyasal görüşleri yüzünden Ege Adalarına sürgüne gönderilmiş. 
Yunanistan’da yurtseverlik duygularını işledi. İnsanın günlük yaşamdaki durumuna yaklaşımı, ayrıntıları bütün yalınlığıyla şiirlerine yansıtmış. Şiirleri 80 kadar dile çevrilmiş ve milyonlarca insana ulaşmıştır.

Eserleri;

  • Alışkanlıklar Da Değişir
  • Umarsız Penelope
  • Yaşlı Kadınlar ve Deniz
  • Helena ve Nöbetçi
  • Boyun Eğmeyen Ülke
  • Graganda
  • Erotika
  • Dikkatli Ariostos (Anlatı/Roman)
  • Seçme Şiirler
  • Tüm Şiirleri
  • Ölü Ev
  • Taşlar, Yinelemeler, Parmaklıklar
  • Trakter (1934, Traktör), 
  • Epitaphios (1936),
  • Ayışığı Sonatı (1956)
  • Parantezlerdeki Ritsos
  • Rumluk Yaşlı Kadınlar ve Deniz
  • Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni
  • Görülmemiş Bir Çiçek Açma


Otlak ...

Örü,
Mera,
Otlak,
Hayvan otlatılan yer, mera, örü.
Salmalık,
Yaylak,
Örü,
Köylerde tüm köye ait olan ve hayvan otlatılan yerdir.



Hayvanların otlamasına, sürülerin yaylacılık sırasında geçmelerine bırakılmış, üzerinde yetişen otların türü bölgenin yüksekliği ve doğal koşullarına bağlı olarak değişen topraklara verilen ad.

Mera, otlak, yaylak, meyilli, engebeli ve taban suyunun derinde olduğu yem bitkilerinin bulunduğu alanlara ve hayvancılık amacı ile kullanılan alanlara örü de denir. Bu topraklar hayvancılık amacıyla kullanılır.

Engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Yağış suları sızarak veya yüzey akışı ile kaybolurlar. Toprakları sığ, kumlu veya çakıllı bir türdendir. Su tutma kapasitesi düşük ve yağışlı dönem haricinde kurudur. Bu alanlar su, bitkiler için yeterli değildir. Bitki örtüleri seyrek ve kısadır.

Siyanür, Hidrosiyanik asidin tuzu ya da esteri olan çok güçlü bir zehir ...

Siyanür,
İngilizce, cyanide
Fransızca, cyanure, 
Almanca, Zyanid
Arapça, السيانيد
Çok kuvvetli zehirlerden biridir.
Hidrosiyanik asidin tuzu ya da esteri olan çok güçlü bir zehir.
Kimyada (CNH) formülü ile gösterilen organik bir bileşiktir.
Siyanür hem gaz hem de kristal tuz formunda olabilir. 

Son derece toksik kimyasal bir bileşiktir. Hidrojen siyanür (HCN) gibi renksiz bir gaz, Sodyum siyanür (NaCN) veya Potasyum siyanür (KCN) gibi kristal formda bulunabilir.  
Hidrojen siyanid veya HCN olarak da bilinen hidrosiyanik asit, endüstriyel olarak büyük çapta üretilen, uçucu bir sıvıdır. 

Organik siyanitlere genellikle nitril denir. Nitrillerde, CN grubu, kovalent bir bağ ile karbona bağlanır. Siyanür, bir karbon ve bu karbona bağlı üç azot atomu içerir. Sodyum siyanür, Potasyum siyanür, Hidrosiyanik asit, Prussik asit.

Endüstride, kağıt yapımında, tekstil ve plastik imalatında, metalürji ve fotoğrafçılık sektörlerinde kullanılmaktadır. Tıpta da siyanürlerle birçok mikrop öldürücü ilaçlar yapılır. 

Siyanür, hem doğal süreçler hem de endüstriyel faaliyetler sonucunda suya, toprağa veya havaya girer. Soluma ile, su içerken, yemek yerken veya siyanür içeren topraklara dokunarak siyanüre maruz kalınabilir. Siyanür gazı solunması en fazla zarara yol açar. Sodyum siyanid ve potasyum siyanid gibi tuzlar oldukça toksiktir. 

Siyanür, solunduğu zaman vücut hücrelerinin oksijen kullanmasını önler yani hücreleri öldürür. Herhangi bir şekilde büyük miktarda siyanüre maruz kalmak bilinç kaybı, düşük kan basıncı, akciğer hasarı, yavaş kalp hızı ve solunum yetmezliğine neden olan  ölümcül bir zehirdir.

Siyanürün özellikleri;

  • Siyanür doğal bir birleşim olup karbon ve azottan oluşur.
  • Madencilikte altın kazanımı için siyanür uzun zamandan beri kullanılmaktadır.
  • Modern dünyada siyanür yaygın bir şekilde kullanılan bir kimyasaldır. 
  • Siyanür sanayide kullanılır. Kullanılan siyanürün %20' si Madencilik sektöründe kullanılır.
  • Siyanür kimyasal ,fiziksel, biyolojik şekilde oluşmaktadır. 
  • Doğada sabit şekilde bulunmaz bozuşma gösterir.
  • Siyanür kanserojen ve radyoaktif değildir.
  • Ağır metal değildir. 
  • Üretilen siyanür güvenle kullanılabilir, saklanabilir ve nakledilebilir.
  • ABD çevre departmanı içme suyunda siyanür konsantrasyonunu 0.2 ppm olarak sınırlandırmıştır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ