Osmanlılar döneminde kullanılmış değerli bir şarap ...

Hüsrevani,
Osmanlılar döneminde kullanılmış değerli bir şarap.
Hüsrevani,  
Farsça, خسروانی  
Bir şarap çeşididir.
Hum-i hüsrevani,  çok büyük şarap küpü anlamında kullanılmaktadır. Kelimeye anlamını veren esas kelime hüsrev ya da husrev'dir.


Hüsrev / Husrev. 
Farsça, Hüsrev, (ﺧﺴﺮﻭ)  
Hükümdar, şah, padişah demektir.

Hüsrevni (ﺧﺴﺮﻭﺍﻧﻰ),  Hükümdara layık, birinci derecede, çok iyi, nefis, çok iyi, ala. 
Hüsrevane (ﺧﺴﺮﻭﺍﻧﻪ), Padişahlara yakışır şekilde, şahane. 
Hüsrevi (ﺧﺴﺮﻭﻯ), Hükümdarla ilgili.  

Tek tanrılı dinlerde, Yahudilik, Hristiyanlıkta şarap yasaktır.  Müslümanlıkta haramdır ve yasaktır. İslamiyet öncesinde ve ilk zamanlarında şarap, bira ve nebiz içilirmiş. 

Nebiz, üzüm, hurma, bal, buğday, arpa gibi bazı meyve ve tahılların suda bekletilip kendi kendine mayalanması neticesinde oluşan bir içecek olup şarap olarak kabul edilmemiştir. Nebiz, mayalanma sonucunda köpürmesi, yani fermantasyonu sonrasında içilmesi haram olarak kabul edilmiştir. Bekleme süresi uzadıkça içinde oluşan alkol miktarı arttığından içeni sarhoş eder. 

Esasen, şarap keyif ve sohbet içkisi olarak kabul edilir. Şarabın içindeki lezzetleri almak için içilir ve ölçüsü çakır keyif olmaktır. Bundan fazla içilmesi şaraba hakaret olarak görülür. 

Osmanlı döneminde, IV Murat dahil hemen hemen tüm padişahların şarap içtiği bilinir.  

Osmanlılarda Şarap için aşağıdaki kelimeler  kullanılmıştır;
Ab, Acı su,  Ab-ı güşade, Ab-ı surh, Ab-ı nar, Ab-ı yakut,  
Akik,  Akik-i nab,  

Bade,  Bintü'l habiye, Bint-i ineb,  
Bordo,   

Ciryal,  Çeşm-i horos,   

Çağır, Çakır, 

Duhter-i rez,  

Gingöşiye,   

Hamr, Handeris, Hatun-ı ham,  Hınay-ı kadeh, 
Hun-ı ketuber, Hun-ı şişe, Hurde-mina, 
Hüsrevani,  

Kafkaf, Kut-i mesih, Kümeyt,  

Luab-ı mekes,   

Mastariye,  
Mey, Meybuhtec, Meydan, Mey-güsar, Meyhor, Mey-i nab, Mey-i puhte, Mey-kede,  
Mishat, Mistar,  
Muattak, Müdam, Mül, 

Nacud,   

Papaz karası, 
Perdeg-i rez, Peymane.   

Rahik,  

Sahba,  Selsebil, Südreme,  
Suci, Sücü, Sülaf, Sülafe,  
Şah, Şah-daru,   
Yakut-i ahmer, Yakut-ı müzab, Yakut-ı nab, Yakut-ı revan, Yakut-ı seyyal. 
Zer-ab. 

Ispanağa benzer şeytan elması otu da denen zehirli ot …

Pıtırak,
Şeytan elması,
Ispanağa benzer şeytan elması otu da denen zehirli bir ot.
Dikenli tohumu insanların giysilerine, hayvanların tüylerine yapışan bir ot.
Ekinler arasında yetişen, dikenli tohumu giysilere, hayvan tüylerine yapışan bir çeşit bitki. Hızlı üreyen bir diken türü, xanthium.



Tatula, 
Fransızca Datura, 
İngilizce Thorn apple. 
Datura stramonium.   
Datura,    
Boru çiçeği,    
Şeytan elması,    
Eşekhıyarı,    
Dikenli elma,    
Dikenli ceviz,    
Kusturucu ceviz,    
Kokuşuk ceviz,    
Stramoine     

Yabani Ispanak

Alman Yayıncılar Birliği’ nin 2019 Barış Ödülünü alan Brezilyalı fotoğrafçı ...

Sebastiao Salgado,
Sebastião Ribeiro Salgado Júnior,

Brezilyalı sanatçı,
Sosyal belgesel fotoğrafçısı ve foto muhabiri.
UNICEF İyi Niyet Elçisi.
 (D. 8 Şubat 1944 – ),

Brezilya'nın Minas Gerais eyaletinin Aimorés kentinde 8 Şubat 1944 yılında doğdu. Brezilya'daki Sao Paulo Üniversitesi'nden ekonomi dalında yüksek lisans derecesi aldı. Başlangıçta bir ekonomist olarak çalıştı. 

Dünya Bankası misyonları üzerine sık sık Afrika'ya giden Uluslararası Kahve Örgütünde ekonomist olarak çalışmaya başladı. 1973 yılında fotoğrafçılığa başladı. 1994 yılında eşi Lelia Wanick Salgado ile birlikte Paris'te Amazonas Images Ajansını kurdu. Özellikle az gelişmiş ülkelerde çalışanların sosyal belgesel fotoğrafçılığıyla dikkat çekiyor. Eşiyle Paris'te yaşıyor. (19.10.2019)

Sebastiao Salgado, bu ödülü kazanan ilk fotoğrafçı oldu. 

Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği tarafından verilen 2019 yılı Barış Ödülü Brezilyalı ünlü fotoğrafçı Sebastiao Salgado’ya verildi. Para değeri 25 bin euro olan ödül, Ödül Frankfurt Aziz Pavlus Kilisesi'nde (Paulskirche) yapılan törenle sanatçıya takdim edildi. 
Salgado'nun hayatı ve eserlerini ünlü yönetmen Wim Wenders, 2014 yılında Dünyanın Tuzu adlı film ile çevirmiştir.

1950 yılından bu yana edebiyat, bilim, sanat ya da barış düşüncesinin gerçekleşmesi için katkı sağlayan kişilere veriliyor. Ödülü Türkiye'den bu ödülü 2019 yılına kadar;
1997 yılında Yaşar Kemal,
2005 yılında Orhan Pamuk kazandı.

Artvin’in Arhavi ilçesinde bir yayla ve göl...

Nogadit,
Artvin’in  Arhavi  ilçesinde bir  yayla ve  göl.

Agara,    
Agara Arhavi'de bir yayladır.
Aklente, Aralık, Ardanuç, Ayder,  Arsiyan,   Amaneskit Yaylası,  Balcı,  Ballı, Barhal, Balta, Berta,  
Bilbilan (Ardanuç),  
Bülbülan, Balkaya Yaylası,   
Cavret Yaylası, Cindağı,  Çamlıca, Çamlık, Çoluhsev,   Çukur Yayla, Dargit Yaylası, Devtoban, Dibe, Dikme,  Durça,     
Düzenli,    
Eyrek Yaylası,  

Goman, Geliçivar, Germicek, Güleşen, Güngörmez ,
Hanlı, Hafcala, Harran Yaylası, Haştaf-Hastaf-Haristav, Haşut,   

Irmaklar,  
İntkor (Özgüven) (Yusufeli), 
İtik,   
İvet (Gürcistan sınırında),  
İmneza,   İnekli,  İmerhevcan yaylası,   
Kapik,   Kireçli,  Keşoğlu,  Kurudere,  Kocakarılı,     
Kafkasör  (Boğa güreşi yapılan),   
Kapik,   Karagöl,   Karsnal,   Kıkkırım,   
Kovahit,  Kocbey, Konk ,

Lekoban,  Lori, 
Maçahel,   Manatba,   
Mereta, Meretta, Merete, (Borçka İlçesinde).
Mersivan (Genya dağı eteklerinde),   
Meşeli,   Meydancık,   Mısırlı,  
Modut yaylası (Yusufeli).  
Nogadit yaylası (Arhavi),

Oba, Ovanat Yaylası,  
Pelçur Yaylası  
Sahara(Ulusal park kapsamında),   
Sakora,  Satelev,  Sevahil, Susuz,  
Şareze(Çamyuva),  
Taşköprü,   Taşlık,  Taşyayla,  
Vilizo,(Yusufeli).  
Yanıklı,  Yığılı,   
Yoncalı,  Yusufeli,  
Zata,


ARTVİN YAYLALARI

XVII. yüzyılın ünlü Osmanlı gezgini ...

Evliya Çelebi,
Arapça, ( اوليا چلبي), 
D. 25 Mart 1611, İstanbul - Ö. 1685 
XVII. yüzyılın önemli Osmanlı gezginidir.  Elli yıl süren Avrupa, Batı Asya ve Mısır topraklarını gezmiş. 70 yaşına kadar süren 42 yıllık gezisi esnasında gördüklerini Seyahatname adlı 10 ciltlik eserinde yayınlamıştır.

Evliya Çelebi, Kütahyalı olup, İstanbulun fethinden sonra İstanbul'a yerleşmiş. 

İstanbul'un Fethi sırasında Evliya Çelebi'nin dedesinin dedesi  Yavuz Özbek, Fatih’in akıncılarından olup fetih ganimeti ile Unkapanı'nda yüz dükkan, bir cami (Sağrıcılar-bugünkü  Yavuz Sinan) ile beraber bir ev yaptırmıştır. 

Evliya Çelebi'nin dedesi Kara Ahmet Bey, Derviş Mehmed Zılli, Annesi Abhaz'dır.

Evliya Çelebi, çok iyi bir öğrenim görmüş. Saraya özgü Enderun'da eğitim görmüş.
Özel hocalardan Kur'an, Arapça, güzel yazı, musiki, beden eğitimi ve yabancı dil dersleri alan Evliya Çelebi iyi bir hafızdır. 

Babası, annesi ve büyük annesi Beyoğlu'nda şimdiki Lohusa Sultan Türbesi yakınındaki Meyyit Mezarlığı'nda gömülüdür.


Evliya Çelebi tarafından XVII. yüzyılda yazılmış 10 ciltten oluşan ünlü eseri Seyahatname, bir gezi kitabıdır bunlar;

  • 1630 - İstanbul ve çevresi
  • 1640 - Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Azerbaycan
  • 1640 - Suriye, Filistin, Ermenistan ve Rumeli
  • 1655 - Doğu Anadolu Bölgesi, Irak, ve İran
  • 1656 - Rusya ve Balkanlar
  • 1663/1664 - Macaristan'da askeri seferler
  • 1664 - Avusturya, Kırım, ve ikinci kez Kafkaslar
  • 1667-1670 - Yunanistan ve ikinci kez Kırım ve ikinci kez Rumeli
  • 1671 - Hac için Hicaz, Mekke ve Medine
  • 1672 - Mısır ve Sudan
Evliya Çelebi gördüğü bir rüyada Hz. Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek isterken "Şefaat ya Resulallah" diyeceğine, "Seyahat ya Resulallah" der. Böylece, seyahati başlamış.
Evliya Çelebi, İstanbul ve çevresi ile başladığı gezilerinin sonuncusu Mısır ve Sudan’a olmuştur. 
Evliya Çelebi, 1682 yılından sonra vefat etmiş. Ölüm yeri ve mezarı bilinmemektedir.
Unesco tarafından doğumunun 400. yılı münasebetiyle 2011 yılı, Evliya Çelebi yılı ilan edilmiştir.

İçinden pazarlıklı ve sinsi kimse…

Hınaza,
İçinden pazarlıklı ve sinsi kimse.
Daha çok Kırşehir ve Adana yörelerinde içinden pazarlıklı, sinsi, hain (kimse) için kullanılmaktadır.

Sinsi, öfkesini, kinini kimseye sezdirmeyen, iyi görünüp kötülük yapan. 
İçten pazarlıklı insanlar genelde hem sinsi, hem iki yüzlü, hem de yalancıdır.
Sinsi, yapacağı kötülükleri sezdirmeyen (kimse).      
Sinsi, kendini gizleyen, gizlenen. 
Gizli ve kurnaz bir şekilde kötülük için yapılan şey.  

Kayseri yöresinde cimri, aç gözlü anlamında  kullanılmaktadır.
Hınaza kelimesi kıskanç, inatçı, hırçın, haylaz, nazlanan anlamında da kullanılmaktadır.

Ayrıca Niğde yöresinde hiç bir şeyden hoşnut kalmayan kimseler, edepsiz, utanmaz kimse anlamında hınaza kelimesi kullanılır.

Herkesçe kabul edilmeyip kişisel görüşe dayanan ...

İndi,
Arapça, indi, [ عندی ] 
Herkesçe kabul edilmeyip kişisel görüşe dayanan.
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanmayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.

Kişisel, kişinin kendi kanısına dayanan.

Genelgeçer,
Mecaz anlamda, Toplum tarafından kabul edilen, hemen herkesçe benimsenen.

Anekdot, İlginç ve hoş bir olayın dikkat çekici kısa anlatısı...

Anekdot,
Hikayecik
Fransızca Anecdote.
İngilizce Anekdote,
İlginç ve hoş bir olayın dikkat çekici kısa anlatısı.

Hona, Erkek geyik ...

Hona,
Erkek geyik.

Malakka Yarımadası’nı Asya kıtasına bağlayan kıstak...


Kra,
Malakka yarımadası'nı Asya ana karasına bağlayan kıstak.
Malakka Yarımadası’nı Asya kıtasına bağlayan kıstak.
Asya'nın güneydoğusundaki malakka yarımadası'nda bir kısta.
Malakka Yanmadası'nı Çinhindi Yarımadasına bağlayan kıstak.

Dünyanın en önemli su yollarından biri olan Malakka Boğazı, Malezya ve Endonezya arasındadır.
Malezya Yarımadası, yani Batı Malezya ile Sumatra adası arasında 805 km uzunluğunda bir boğazdır.

Güneydoğu Asya’da bir ülke olan Malezya, Hint Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında, Malay (Kra) Yarımadasının güney ucundadır. Malezya Sultanlığı olarak da bilinir. Başkenti, Kuala Lumpur olup 13 eyaletten meydana gelmiştir.

Malayca (Bahasa) ve İngilizce dilleri konuşulur. İslamiyet dinine bağlıdır. Para birimi, Ringgiti, Malezya Doları'dır.

Anlamsız ve boş söz ...

Laklaka,
Anlamsız ve boş söz.
Eski dilde, laklaka,
Arapça, Laklaka,
Gereksiz, anlamsız, boş söz.

Laklaka,  Arapça, [ لقلقه ] 
Boş laf.


Rubai, En büyük ustası Ömer Hayyam olan şiir türü ...

Rubai,
En büyük ustası Ömer Hayyam olan şiir türü.

Yapılmış, gerçekleşmiş iş ...

Edim,
Amel,
Eylem,
Yapılmış, gerçekleşmiş iş.
İngilizce: act, performance,

Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. 

Belirli bir iş durumu ile karşılaştığı zaman kişinin yapabildikleri. 
Herhangi bir gereksinim durumunda, belirli çevresel bir uyarıcı olmaksızın, organizmanın kendiliğinden ortaya koyduğu davranış.
Yapılan iş, eylem.

İsviçre'de bir kanton ...

Bern,
Vaud,
Zürih,
Uri,
Jura,
Zug,

İsviçre Kantonları;
İsviçre, Başkent: Bern
Aargau, Başkent: Aarau


Appenzell Ausserrhoden, Başkent: Herisau
Appenzell Innerrhoden, Başkent: Appenzell

Bern, Başkent: Bern
Basel-Stadt, Başkent: Basel
Basel-Landschaft, Başkent: Liestal

Cenevre, Başkent: Cenevre
Fribourg, Başkent: Friburg

Glarus, Başkent: Glarus
Graubünden, Başkent: Chur

Jura, Başkent: Delemont
Luzern, Başkent: Luzern

Neuchâtel, Başkent: Neuchâtel
Nidwalden, Başkent: Stans

Obwalden, Başkent: Sarnen

Schwyz, Başkent: Schwyz
Schaffhausen, Başkent: Schaffhausen
Solothurn, Başkent: Solothurn
St. Gallen, Başkent: St. Gallen

Thurgau, Başkent: Frauenfeld
Ticino, Başkent: Bellinzona

Uri, Başkent: Altdorf

Vaud, Başkent: Lozan
Valais, Başkent: Sion

Zug, Başkent: Zug
Zürih, Başkent: Zürih

Eski dilde katır ...

Ester,
Katır,
Eski dilde katır.
Farsça, ester, [ استر ]
Katır, 
İng. Mule,

Equus mulus. 
Equus hinnus.
Bardo,  Katır,


Fr. bardot,  
İng. hinny, 
Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan. 
Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan

Dişi katır, 
Maya, 
Beserek, 
Bagle, 

Eski Türkçe’de kullanılan farsça bir kelimedir. Kelimenin kökü kesin olarak belli değildir. Katır kelimesi, Moğolca’ya, Farsça’ya ve Bulgarca, Sırpça gibi Balkan dillerine de geçmiştir.

Katır, ester, erkek eşek ile kısrağın çiftleşmesinden doğan melez bir hayvandır. Yavrusuna Gıncırak denir. Eşekten büyük, başı iri ve uzun bir hayvandır. Gögsü dar, yelesi kısa, uzun kulaklı, bacakları cılız, kuvvetli ve dayanıklıdır. Katır ağır işlere, dağlık araziye uygun melez bir hayvandır. Gıncırak denilen, kısrakla eşeğin çiftleşmesinden doğan katır sıpası vardır. 

Mecaz anlamda, inatçı, kaba, terbiyesiz kimselere verilen sandır.
Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).
Ayrıca Havyar yapmayan bir cins balık için de katır denir. Topaç anlamında da katır kelimesi bazı yörelerde kullanılır.

Katır Yavrusu

1896 yılında yayınlanan Kıbrıs'ın ilk mizah gazetesi ...

Kokonoz,
Akbaba,

Kıbrıs Türklerinde yazılı mizah dönemi, 1896 yılında  yayınlanmaya başlanan Kokonoz, (1896-1910) adlı mizah gazetesiyle başlamıştır. 1896 yılında yayınlanan Kıbrıs'ın ilk mizah gazetesidir. On beş günde bir yayınlanmış. 

Kokonoz gazetesinden sonra Kıbrıs’ta yayınlanan diğer mizah içerikli yayınlardan bazıları şunlardır: 
Akbaba, 
Davul, 
Zırıltı,
Karga. 

1896 yılında Kokonoz ve hemen akabinde çıkarılan Akbaba, Kıbrıs Türklerinin ilk mizahi gazeteleri olarak dikkat çekmektedir.

İlk sayısı 27 Kasın 1896 ( 27 Teşrin-i Sani 1321) 'de çıkmış. Yazarı ve imtiyaz sahibi, Zaman Gazetesi yazarlarından Ahmet Tevfik Efendi idi. Dört sahife halinde çıkan bu mizah gazetesinde, yazıların kimin yazdığı pek belirtilmemiş. Kokonoz'un idarehanesi, once  Zaman Matbaasında, daha sonra da Kıbrıs Adasında Lefkoşa'da, Kıbrıs Matbaasında basılmış.


Kokonoz, 17 - 9 - 1897 ( 1 Teşrin-i evvel 1312 )'de 23. sayısında isim değiştirerek, Akbaba adıyla çıkmaya başlar. Ahmet Tevfik efendi,  1 - 5 - 1910 tarihinde Zamanın kapanmasından sonra Kokonoz'u yeniden yayınlamaya başlar. Fakat bu defa Kokonoz ancak 9  sayı devam edebilmiş. 28 Haziran 1910 yılında kapanmıştır. 

Kıbrıs Türk toplumunda önemli bir yere sahip olan mizah sanatı, sosyal bir eğlence aracı olarak (gölge oyunu, kukla, orta oyunu) icra edilmesinin yanı sıra, sözlü halk edebiyatının çeşitli dallarında da (masal, destan, bilmece, mani, tekerleme vb.) kullanıla gelmiştir. 

Sıkıntı, üzüntü, keder ...

Anakodos,
Giresun yöresinde kullanılır.
Dargın, somurtkan anlamındadır.

Trabzon yöresinde kullanılan bir kelimedir. Sıkıntı, keder anlamındadır.
Sıkıntı,  
Üzüntü,  
Keder.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ