Köroğlu' nun gerçek adı ...

Ruşen Ali,
Köroğlu, 

XVI. yüzyılda Anadolu'da yaşamış bir halk ozanı. Köroğlu Destanı olarak da bilinir. Konusu kahramanlık olan ünlü bir halk öyküsüdür. 
Doğum, ölüm tarihleri bilinmeyen, bir eski efsane kahramanıdır. Bolu Beyi'nden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkan, destanlaşan eşkiyadır. Köroğlu, halk şairleri içerisinde kavganın ve özgürlüğün sembolüdür. Köroğlu, yiğit, adaletli, inançla dolu ideal bir Türk'tür. Köroğlu destanımız ise Anadolu Türklüğünün gönlünde yaşayan tutkularla, isteklerin, değerlerle inançların sembolüdür.

Köroğlu'nun babası Bolu beyinin seyisi Yusuf'tur. Köroğlunun asıl adı Ruşen Ali'dir. Burada bahsedilen Bolu, Erzurum - Erzincan illeri arasında bulunan bir mevkiidir. Bolu ilimizle bir ilgisi yoktur. 

Rivayet odur ki; Bolu Beyi, at meraklısıdır. Seyisi Yusuf'tan bir cins at almasını ister. Yusuf'un getirdiği tayı beğenmeyip seyisi gözlerine mil çektirerek cezalandırır. Seyis Yusuf tay ve oğlu Ruşen Ali ile beraber memleketten çıkar. Oğlu babasının tarif ettiği tarzda, tayı karanlık bir ahırda besler. Bu tay bir zaman sonra bir küheylan olur. Yusuf ile Ruşen Ali, Aras ırmağında, Bingöl'den inecek olan üç sihirli köpüğü içmek için beklerler. Yusuf, köpükleri içince, tekrar görmeye başlayacak. Bolu Beyi'nden intikamını alacaktır. Amma, Ruşen Ali köpükleri kendisi içer, babasına köpüksüz su verir. Yusuf buna bir yandan üzülür, bir yandan da, oğlu intikamını alacak bir yiğit olacağı için sevinir. Bu sihirli üç köpükten biri Köroğlu'na ebedi hayat, biri yiğitlik, biri de şairlik sağlar. Baba Yusuf, oğluna, intikamını almasını ister ve ölür. Ruşen Ali, Kır At ile birlikte dağa çıkar. Köroğlu diye ünlenir. Bu arada Bolu Beyinin kızı Bala sultan da Ruşen Ali 'ye aşık olur. Bu durumda Bolu beyinin zoruna gider. Kızı başkası ile evlendirmek ister. Gelin için gelen hediye arasında tüfekte vardır. Dağlarda eşkiyalık yaparak fakirlere, yoksullara aldığı malı ve paraları dağıtır. Ancak Bolu beyi bu usta eşkiyayı tüfekle-delikli demir ile vurur. Böylece hikaye sona erer. 

Menşur, söz ortaya çıkmış.  

KÖROĞLU...
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
At kişnemesinden, kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Köroğlu düşer mi eski şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

"Hint Kargası" da denilen ve konuşma yeteği olan bir cins karga ...

Mayna,
Hint Kargası.
Hint Kargası da denilen ve konuşma yeteği olan bir cins karga.

Mayna,
Maina,
Myna.
Hint Kargası.
Siyah Kuş / Merula vulgaris / The Black Bird

Hint kargası denilen yetenekli bir kuş. Halk arasında konuşan karga, mayna olarak biliniyor.
Maynalar karga familyasından gelmektedir. Asya kökenli olup taklit yeteneği gelişmiştir. 



Güney Asya, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Çin’in güney gölgeleri anavatanlarıdır.1850 yılında keşfedilmiş ve yaşam alanları genişlemiştir. Günümüzde bu kuşlar okyanus aşırı bölgelerde dahi görülmektedir.

Doğal ortamlarında ağaç kovuğu gibi güvenli ve oyuk yerlerde yuva yapan Maynalar insanlara yakın bölgelerde de yaşarlar. Buralarda yuvalarını, insanların inşa ettikleri yapılardaki uygun yerlere kurmayı tercih ediyorlar.

Mynaların en çok bilinen türleri;

  • Sıradan Myna (Hiny Myna) ,
  • Tepeli Mayna
  • Gürültücü Madenci (Noisy Miner) Mayna.

Maynalar, sarı gaga, göz çevresinde sarı tüyler ve sarı ayakları ile ayrıt edilirler. Türlerine göre gaga renkleri turuncu olabilmektedir. Meyve ağırlıklı beslenen maynaların kurtçuklar, tırtıllar, böcekler veya kedi-köpek maması da menüleri arasındandır. Ev ortamına kolay adapte olurlar. Yeni Zelenda ve Büyük Okyanus adaları hariç, dünyanın her tarafında bulunur. 

Sesleri taklit edebilme ve bu sayede insan gibi konuşabilmektedir. Papağanlara ciddi rakip olan bu kuşlar onlara nazaran daha fazla kelimeyi arka arkaya tekrarlayabilmektedir.  

Hayvanlar aleminin kuşlar sınıfına ait olan karga, ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasındandır. Kargaların gagaları düzdür. Kargaların tüyleri genellikle siyah renktedir ve pençeleri vardır. İri yapılı olan kargaların sesleri hem çok yüksek çıkmakta hemde rahatsız edicidir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarla kargaların çok zeki olduğu görülmüştür.

Kargaların en belirgin özelliklerinden birisi de ses taklidi yapabilmeleridir. Kelime öğrenme yeteneklerine sahiptirler. Kargalar yaramazlıkları ile de ünlüdür. Çamaşır mandalı, mektup, anahtar ve sabun gibi nesneleri çaldıkları bilinmektedir. Kargaların ömrü doğada yaklaşık 13 yıldır. 

Kargalar hemen hemen her şeyi yerler. Çöpleri karıştırırlar, böcek, kurt, fare, leş, böğürtlen, mısır gibi çok çeşitli besinlerle beslenirler. Yetişkin bir karga günde 300 gramdan fazla yiyecek tüketir. 

Bilindiği kadarıyla, kargalar ceviz, palamut, incir gibi orman ürünlerini de tüketirler. Onları tüketirken, bir yandan da döllenmelerini, yayılmalarını sağlayarak doğaya katkıda bulunurlar. Kargaların ekinlere zarar verdiği sanılır. Ancak kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek çiftçilere faydalı olurlar.

Saksağan
Vücudu tamamen siyah ve beyaz renklerin harika formasyonundan oluşan saksağan Türkiye’nin bir çok yerine dağılmış durumdadır. 



Kuzgun

Kargaların en zekisi ve kuşçular arasında en meşhur ve popüler olanıdır. İri vücudu, iri gagası, büyük kanatları, baklava şeklindeki kuyruğu tanınmasında önemli rol oynar. 

Karga Türleri;
Ala Karga (Leş Kargası) / Corvus cornix / Hooded Crow
Amerika kargası, Avustralya kargası, 
Balık kargası, Banggai kargası, Başlıklı karga, 
Beyaz gagalı karga, Beyaz boyunlu karga, Beyaz yakalı karga, Büyük gagalı karga, 
Boz karga, Bugenvillea kargası,
Chatham Adaları kargası, Chihuahua kargası
Cüce Karga / Colæus monedula / The Jackdaw
Çöl kargası
Dauria kargası,
Ekin Kargası (Gök Karga, Tohum Kargası) / Corvus frugilegus / The Rook
Ev kargası
Flores kargası
Gökçe Karga / Coracias garrula / The European Roller
Hawai kargası, 
Hint Kargası, (Mayna)
İnce gagalı karga
Jamaika kargası
Kahverengi başlı karga, Kalın gagalı karga, Kap kargası, 
Kara Karga / Corvus culminatus / The Black Crow
Kızıl Gagalı Dağ Kargası / Fregulus graculus / The Red-billed Chough
Kuzeybatı kargası, Küba kargası, Küçük karga (Cüce karga)
Leş kargası
Mariana Adaları kargası, Meksika kargası
Palmiye kargası
Orman kargası
Sarı Gagalı Dağ Kargası / Phrrhocorax alpinus /The Alpine Chough
Somali kargası
Şeritli karga
Tamaulipas kargası, 
Tibet Kara Kargası / Corvus Tibetanus / The Tibetan Raven
Torres kargası
Uzun gagalı karga
Yakalı karga,  Yelpaze kuyruklu karga, Yeni Kaledonya kargası, 

"Otomatik Portakal" adlı romanıyla tanınmış İngiliz yazar ...


Anthony Burgess, 
Otomatik Portakal, 

John Burgess Burgess,
John Anthony Burgess Wilson,
D. 25 Şubat 1917, Harpurhey, Manchester, UK.
Ö. 22 Kasım 1993, St John's Wood, Londra, İngiltere
İngiliz roman yazarı, şair, besteci, eleştirmen, dil bilimci ve çevirmen.

Anthony Burgess adı ile eserlerini yayınlanmıştır.


25 Şubat 1917 yılında Manchester’de doğdu. Asıl adı John Burgess Wilson’dur. Manchester Universitesi’nde İngiliz edebiyatı ve sesbilim eğitimi aldı. İngiliz ordusunda 1940-1946 yılları arasında görev yaptı. 1946-1950 yıllarında ise Birmingham Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. 

1954-1959 yılları arasında Eğitim Bakanlığı görevlisi olarak Malaya ve Borneo’da bulundu. Burada görevli iken Malaya-Üçlemesi adıyla bilinen ilk üç romanını yazdı.

1960 yılında Anthony Burgess adıyla bir dizi roman yazdı. Bunlardan 1962 yılında yayımlanan A Clockıvork Orange (Otomatik Portakal) eseri ile üne kavuştu. Kurgu-bilim türündeki bu romanı, soygun, cinayet, ırza geçme gibi şiddet eylemlerine yönelen gençliğin yakın bir gelecekteki abartılı portresini çiziyor. Bu karşı yönetimin ise bu eğilimi engellemek amacıyla başvurduğu yöntemlerin şiddet eğiliminin yanı sıra insan kimliğini de yok etme sonucunu vermesini yergili bir üslupla eleştiriyordu.

A Clockıvork Orange 1971 yılında ünlü sinema yönetmeni Stanley Kubrick tarafından filme alındı. 

1977 tarihli TV dizisi Nasıralı İsa da dahil olmak üzere libretto ve senaryolar yazdı.

The Observer ve The Guardian gibi birçok yayın için edebiyat eleştirmeni olarak çalıştı ve klasik yazarların, özellikle James Joyce'un çalışmalarını yazdı.

Çok yönlü bir dilbilimci olan Burgess, fonetik üzerine ders verdi ve diğerleri arasında Cyrano de Bergerac, Oedipus Rex ve opera Carmen'i tercüme etti.

Burgess ayrıca 250'den fazla müzik eseri besteledi. Kendisini bir yazar kadar besteci olarak görse de, yazma konusunda çok daha başarılı oldu. 


1968 yılında Liana Burgess ile ilk evliliğini yaptı. 1993 yılında ikinci evliliğini Llewela Jones  ile 1968 tarihine kadar yürütmüş.

22 Kasım 1993 tarihinde St John's Wood, Londra’da vefat öldü.

Kitaplarından bazıları:
1956 – Time for a Tiger
1958 – The Enemy in the Blanket
1959 – Beds in the East
1959 – The Malayan Trilogy
1960 –
The Doctor Is Sick / Doktor Hastalandı
1960 - The Right to an Answer
1961 - The Worm and the Ring
1961 – One Hand Clapping / Bir Elin Sesi Var ,
1962 - A Clockwork Orange / Otomatik Portakal
1962 - The Wanting Seed / İstekli Tohum
1963 - Honey for the Bears /Ayılara Bal
1963 - Inside Mr. Enderby (Volume 1 of the Enderby quartet)
1964 - The Eve of St. Venus
1964 - Nothing Like the Sun: A Story of Shakespeare's Love Life
1965-A Vision of Battlements
1966 - Tremor of Intent: An Eschatological Spy Novel
1968 - Enderby outside (Volume 2 of the Enderby quartet)
1974 - Napoleon Symphony: A Novel in Four Movements,
1976 - Beard's Roman Women
1977 - Abba Abba,
1980 - Earthly Powers / Dünyevi Güçler
1983 - The End of the World News / Dünya Haberlerinin Sonu
1985 – The Kingdom of the Wicked / Kötülerin Krallığı
1986 – Little Wilson and Big God
1989 – Any Old Iron / Herhangi Bir Eski Demir
1989 - The Devil's Mode,
1991 – Mozart and the Wolf Gang / Mozart ve Deyyuslar
1995 –
Dead Man in Deptford / Deptforddaki Ölü Adam
1995 - Byrne, A Novel (in verse)

Para ve emek harcamadan kazanılan şey ...

Hampa,   
Akılsız, budala.
Para ve emek harcamadan kazanılan şey.

Hampa kelimesinin bşka bir anlamı,  Sırt, omuz.
Çayırın paylaşılan her bir parçasına da Hampa denir.
Hampa, Zengin
Bir şeyi almaya hazır olma anlamında da Hampa kelimesi kullanılır.

Hampa kelimesinin, diğer bir anlamı.
Hırsızlara yataklık eden (kimse). 
Aracı kadın.
Toptancı.
Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri.
Yarışmacı, yarışıcı.
Uygun zaman, elverişli durum.
Argoda Parasız anlamında kullanılmaktadır.

İstenç kaybı, irade kaybı...

Abuli,
İstenç kaybı,
Fr. aboulie  
İrade yitimi,
İrade kaybı,
Abuli teriminin, literatürde kullanımı da oldukça sınırlıdır. 
İradenin durgunlaşması ya da yetersizliğiyle belirir. 


Hastada yorgunluk duygusu uyandıran depresyondur. 
Eyleme geçme ve düşünme dürtüsünde azalma eylemin sonuçlarına karşı kayıtsızlık olup nörolojik kusurla ilişkilidir. Abuli kimse istençli çabalarını dağıtır. Sayısız eylemlere girişir, fakat hiç birini tamamlayamaz. Abuli durumu afif veya ağır olabilir. 

Hafif abuli durumunda irade güçlerini birçok yöne dağıtan hasta, başladığı tüm etkinlikleri yarıda bırakır. Kişi karar verme ya da kararlı davranma yeteneklerini yitirir. Daha ağır abuli durumunda ise kişi tüm toplumsal etkinliklerinden ayrılarak zamanını yatakta geçirmeye başlar. Bazen aylarca aşamadığı o güçsüzlüğe katlanarak eylemsizlik içinde kalır. 

Bazı ağır abuli durumları alkolizm nedeniyle ortaya çıkar. Kişiyi çaresizlik içine sokan korkular ve kaygılar,  irade yetersizliğinin bir belirtisidir. Abuli terimi henüz yaygın olarak kullanılmamaktadır. 

Kendiliğinden yapılan şeylerin azalması , hareketlerin yavaşlaması , donuklaşması ve duraksamalı olması, yanıtların ya hiç oluşturulmaması ya da gecikme ile oluşturulması , künt ya da yetersiz duygulanım tablonun genel görünümünü oluşturmaktadır.

Beyin sapından frontal loblara kadar olan bölgeler çoğunlukla yapısal bozukluğa uğramış olurlar.

Kaygusuz Abdal’ın bazı şiirlerinde kullandığı mahlası..

Sarayi,
Serayi,
Kaygusuz Abdal.
D. 1341 - Ö. 1444
Alevi-Bektaşi halk ozanı.
Kaygusuz Sultan,
Baba Kaygusuz, 
Kaygusuz Baba, 
Kaygusuz Sultan Abdal.
Kul ve miskin.
Kul Kaygusuz, 
Miskin Kaygusuz, 
Miskin Sarayi,

Kaygusuz Abdal’ın asıl adı, Alaaddin Gaybi . Kendisi şiirleri ve düz yazılarında en çok Kaygusuz ve Kaygusuz Abdal adını kullanmıştır.  Şiirlerinin bir çoğunda Kaygusuz takma adını kullanan ozan, bazı şiirlerinde Serayi adını da kullanır.

Hece ve aruzla şiirler söyleyen Kaygusuz, aruzla yazılmış şiirleri divanında toplanmıştır. Kaygusuz'un tasavvufla ilgili şiirleri yanında tekerlemeleri, şathiyeleri (alaylı, iğneli ve simgeli şiirler) de vardır.

Dedesinin Alaeddin bin Yusuf, babasının ise Alaiye Beyi Hüsameddin Mahmud olduğu rivayetten öteye geçmemektedir. 

Hacı Bektaş-ı Veli’den sonra Bektaşilik tarikatının başına geçen Abdal Musa’ya bağlanarak tasavvuf yoluna girdi. Bektaşilik Tarikatı’nın ilk tüzük yapıcısı, Kaygusuz Abdal olmuştur. 
Rivayet odur ki; Alaiye (Alanya) beyinin oğlu Gaybi, avlanırken attığı okla bir geyiği vurur. Yaralı geyik kaçar ve  Abdal Musa'nın tekkesine girer. Arkasından avcı Gaybi de tekkeye girer. Dervişlerden geyiği sorar. Dervişler görmediklerini söylerler. Abdal Musa ile tanışan ve ona bağlanan Gaybi tekkede kalır. Kırk yıl tekkede Abdal Musa'ya hizmet eder. Şeyhi tarafından Mısır'a gönderilir. Kaygusuz Abdal, Mısır'da bir tekke kurar. Bu tekke, İslam dünyasında büyük bir ün kazanır. Hastalıklarla başı dara düşenlerin sığınağı olur. 

Kaygusuz Mısır'da ölür. Türbesi, Kahire yakınlarında bulunan bir mağaradadır.

Kaygusuz Abdal'ın Eserleri:
  1. Divan,
  2. Gülistan,
  3. Mesnevi-i Baba Kaygusuz (I-II-III ),
  4. Gevhername,
  5. Minbername.
  6. Budalaname,
  7. Kitab-ı Miğlate,
  8. Vücudname,
  9. Risale-i Kaygusuz Abdal (Tercüme).
  10. Sarayname,
  11. Dil-güşa.
  12. Esrar-i Huruf,
  13. Muglataname 
Kasideleri, 
Dolapname ve Hünername. 

Tüm zamanların gerilim ve cinayet filmleri ustası Amerikalı yönetmen ...

Hitchcock,
Alfred Joseph Hitchcoc,
D.13 Ağustos 1899 - 29 Nisan 1980,
Amerikalı gerilim filmleri yönetmeni.
Gerilim ve cinayet filmleri ustası.

13 Ağustos 1899 tarihinde Leytonstone, Büyük Londra'da Birleşik Krallıkta doğmuş. 


1926 yılında Alma Reville ile evlenmiş ve 1980 yılına kadar beraber olmuştur. Mühendislik eğitimi gören Hitchcock, en iyi yönetmenlerden birisidir. 29 Nisan 1980 yılında, 80yaşında ABD' nin Bel Air, California'da ölmüştür.

Ölümünden sonra Hitchcock'un 1984 yılında kayıp beş filmi ortaya çıkar ve kızı Patricia Hitchcock, tarafından gösterime sunulmuştur. Bu filmler;

  1. Ölüm Kararı (Rope) (1948)
  2. Arka Pencere (Rear Window) (1954)
  3. The Trouble with Harry (1955)
  4. Çok Şey Bilen Adam (The Man Who Knew Too Much) (1956)
  5. Ölüm Korkusu (Vertigo) (1958).

Yönetmenin 70'e yakın filmlerinden en ünlüleri şunlardır.
Psycho (1960), North by Northwest, Vertigo, Rear Window ve The Birds(1963) gibi klasikleşmiş filmleriyle tanınmıştır.


İlk BAFTA Akademi Burs Ödülü ve 1979 yılında bir AFI Yaşam Başarı Ödülü de dahil olmak üzere iki Altın Küre, sekiz Laurel Ödülü ve beş ömür boyu başarı ödülü kazandı. 

En İyi Yönetmen Akademi Ödülü'ne beş kez aday gösterildi. 
11 Oscar'a aday gösterilen Rebecca, 1940 yılında, En İyi Resmi Akademi Ödülünü kazandı.
Başka bir Hitchcock filmi, Yabancı Muhabir, o yıl da aday gösterildi. 

ABD Ulusal Film Kayıt Defterine göre korunmak üzere seçildi: 
Rebecca (1940), Şüphe Gölgesi (1943), Notorious (1946), Arka Pencere (1954), Vertigo (1958), Psycho (1960) ve Kuşlar (1963). 

Yaranın, oyulup açılması ...

Teekkül
Arapça, تأكل
Ekl. kelimesinden.
Yaranın, oyulup açılması.
Yenme, eklolunma.

İstenilen sözcüğü anımsayamama durumu. ..

Letolojika,
Lethologica,
Neuropsychology, 

Nesne veya kişi adlarını anımsama yeteneğinin geçici kaybı.
İstenilen sözcüğü anımsayamama durumu. 

Nöropsikoloji'de, özel isimleri geçici olarak hatırlayamama durumuna Letolojika denir. Dilinizin ucuna gelip de bir türlü hatırlayamadığımız kelimelerin bilimsel adıdır,  Letolojika.



Popüler bir bilim kitabına göre kadınlar günde ortalama 20 bin kelime kullanıyor. Erkeklerin konuştuğu kelime sayısı ise 7 bin kelime. 

Beyin ve hafızayla ilgili birçok terim gibi letolojika kelimesi de Yunanca kökenlidir. Lethe unutkanlık, logos ise kelime anlamına gelir. Yunan mitolojisinde Lethe ayrıca ölü ruhlarının dünyadaki anılarını unutmak için içtiği öteki dünyanın beş nehrinden birinin adıdır. Lethe, Yunan Mitolojisi'nde insanların hafızasını temizlediğine inanılan unutkanlık nehrinin adıdır. Bu nehrin suyundan içen ölülerin dünyaya ait fani hayatlarında yaşadıkları bütün acıları unuttuğuna inanılır. 

Bu kelime XX. yüzyıl başlarında Psikoterapist Carl Jung tarafından kullanılmış. 1915 yılında Amerikan Resimli Tıp Sözlüğü ile yayılmış.  Letolojika kelimesi asıl kelimeyi hatırlayamama hali olarak tarif edilmiştir. 

Beyin hafızasının işleyişi çok ilginçtir. Yeni bilgileri hatırlamak için önemli olan onlarla ne kadar bağlantı oluşturmuş olmanızdır. Hatırlayamadığımız bu kelimelere pasif kelime deniyor. Kişi, yer isimleri gibi fazla kullanmadığımız kelimeleri unuturuz.

Letolojika, hem kelimeyi unutmuş olduğumuzu hem de hafızamızda bir yerde olduğunu bildiğimizi ifade eder. 

Küçük bir tatlı su midyesi …


Zebra,
Zebra midyesi,
Zebra-Dreissena polymorpha
Küçük bir tatlı su midyesi.
Bu tür midye Güney Rusya ve Ukrayna göllerinde yaşar.


Yanlışlıkla diğer birçok alana tanıtıldı ve dünya çapında birçok ülkede istilacı bir tür haline geldi. Bir zebra midyesi yılda 30.000 – 1.000.000 arasında yumurta bırakabilir. Ancak bu yumurtaların %2-%5’i ergin olup 2-3 hafta içinde uygun bir bölgeye yapışacak duruma gelirler. Suyun geçtiği her sızıntıya ulaşıyor. Gemilerle göç eden bir istilacı midye türüdür.

Midye Kuzey Amerika’da Great Lakes Bölgesindeki St. Clair Gölünde 1988 yılında tespit edilmiş. Havzadaki tüm göller ve Misisippi ırmağına bulaşarak, güneyde Misisippi Deltasına ulaşmıştır.

Zebra Midyeleri Hidroelektrik Enerji üreten bir çok Baraj Göllerinde, su alma ağızlarında, ızgaralarda, nehir kanal santrallerinde, küçük hidroelektrik santrellerinde, batardo kapaklarında, çökeltim havuzu kapaklarında, yükleme havuzunda, vanalarda, soğutma suyu sistemlerinde birikerek enerji üretim güvenliğini etkilemektedir. Tasarlanan yaşam ömrünü kısaltmaktadır.

Türkiye’deki barajlardaki enerji üretimi ile su kaynaklarına zarar verdiği biliniyor.
Zebra midyenin yayılış alanları bilinmemekle birlikte, midyenin belirlenen çevresel etkileri büyük ölçüde kirletici etkilere sahip olduğu biliniyor.

İlk zebra midye türü ilk Tetis denizinde ortaya çıkmış. Zebra midyeler 1700’lü yıllarda tatlı sularda, 1824’te İngiltere’de görülmeye başlamış. Sonra Avrupa’da, ardından ABD’de yayılmıştır.

Zebra midyeleri, 1997 yılından itibaren Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santralı’nda, 2000’de ise Birecik Barajı’nda sorun yaratmaya başladı. Zebra midyeleri barajlardaki yapay ve doğal göllerin su alma, iletme yapıları, beton, demir, PVC, saçtan yapılmış yüzeyleri üzerine tutunup yerleşirken, enerji üretimi ile su akışına sekte vurmaya başladı.

Zebra midyelerin, tatlısu eko sistemlerinde yaşayan en önemli tutunucu, kirletici canlılardan biri olduğuna dikkat çekildi. Denizlerde balıkların beslendiği önemli besin maddesi planktonları aşırı derecede tüketerek denizlerde önemli bir tehlikeye sebep oluyorlar. Bu midyeler tutundukları yüzeylerde oluşturdukları biyokütle ile su akışını aksatıp engellediği, korozyona yol açtığı, su filtreleri ile kapalı sulama sistemlerinde tıkanmalara neden olduğu biliniyor.

Osmanlı Donanmasının 1560 yılında, Haçlı Donanması ile yaptığı bir deniz muharebesi …


Cerbe,
Cerbe Deniz Muharebesi,
Osmanlı Donanması, 1560 yılında, Haçlı Donanması ile yaptığı bir deniz muharebesi.  
Osmanlı donanması, 1560 yılında Tunus, Cerbe Adası açıklarında Haçlı donanması ile yaptığı muharebedir. Donanmada Almanya, ispanya, Papalık, Cenova, Floransa, Malta, Sicilya ve Napoli kuvvetleri toplanmıştı. 


Birliklerin genel komutanı amiral Andrea Doria'nın yeğeni Giovanni Andrea Doria olan büyük bir Haçlı donanması Akdeniz’in önemli bir üssü olan ve Osmanlıların elinde bulunan Cerbe adası önlerine geldi. Tarihe Cerbe Deniz savaşı adı ile geçen bu çarpışmayı Piyale Paşa komutasındaki Osmanlılar kazandı.

Bu savaşı Osmanlı donanması zaferle  kazanmış ve haçlı gemilerinin büyük bir kısmı batırılmıştır. Piyale Paşa'nın bu zaferi, Kanuni tarafından, Yavuz Selim’in kızlarından biriyle evlendirilerek mükafatlandırıldı.

Cerbe (Djerba) adası;
Tunus kıyılarında bir adadır. Djerba, Berberi, Arap, Yahudi ve Afrika kültürlerinden etkilenmiş Akdeniz sahilleri ve badanalı çöl kasabalarıyla tanınır. Houmt Souk, balıkçı limanıdır. XVI. yüzyıldan kalma kalesi Borj el Kebir ile bilinen ana şehirdir. Güneyinde, Kuzey Afrika Yahudileri için hac bölgesi olan El Ghriba sinagogu yer almaktadır.

Doğu Anadolu mutfağında çok yaygın olan nohut, mercimek ve erişte ile yapılan çorba ...

Tutmaç,
Tutmaç çorbası,
Selçuklu’dan günümüze gelen bir çorbadır.
Besleyici ve doyurucu bir çorbadır. 

Tutmaç çorbası tarifi;
Özellikle Doğu Anadolu mutfağında çok yaygın olan Tutmaç çorbası malzemeleri;
– Yarım bardak nohut (Haşlanmış),
– Yarım bardak erişte,
– Yarım bardak yeşil mercimek (Az haşlanmış),
– 1 soğan,


– Kuru nane,
– Tuz, Karabiber, Pul biber,
– Zeytinyağı, 


Terbiyesi için;
– 1 kaşık un
– 1 yumurta sarısı
– 1,5 bardak süzme yoğurt,

Öncelikle derin bir tencerenin içinde bir litre suyu kaynatın. Kaynayan suyun içine sırasıyla nohudu, mercimeği ve erişteyi ekleyin. Erişteler pişene kadar kaynatmaya devam edin. Bir başka kasenin içinde terbiyesini hazırlamak için yumurta sarısını, unu ve yoğurdu tamamen pürüzsüz bir kıvam elde edene kadar çırpın. 

Kaynayan sudan bir kepçe alıp yavaşça ve karıştırarak terbiyenin içine dökün. Eğer yeterli sıcaklığa ulaşmadıysa birkaç kez daha tekrarlayın ve daha sonra terbiyeyi kaynayan suyun içine dökün. 1-2 dakika daha kaynadıktan sonra kapatın. 
Tereyağında pulbiber, nane yakılarak üzerine dökülerek servis edilir. Afiyet olsun.

And dağlarında yaşayan, karadaki tüm memelilerin en yoğun kürküne sahip bir hayvan ...

Çinçilla,
Chinchillas,

(Chinchilla chinchilla ve Chinchilla lanigera).

Çinçilla, karada yaşayan tüm memelilerin en yoğun kürküne sahiptir.
Suda, deniz su samuru daha yoğun bir kaplamaya sahiptir.

Çinçilla, yer sincaplarından biraz daha büyük ve daha sağlamdırlar. Güney Amerika' daki And Dağları'na özgüdürler. Sürüler halinde 4.270 m yükseklikte dahi yaşarlar. Bolivya, Peru, Arjantin ve Şili bölgelerini içeren bir bölgede yaşarlar.
Ayrıca bir de Çinçilla faresi vardır.

Çinçilla, yoğun, kadife şeklinde kürke sahiptir. And Dağları'nda yaşayan Chincha halkının adını almıştır. Aşırı avlanmadan dolayı XIV. yüzyılın sonunda oldukça nadir bulunur olmuş.

Kürk endüstrisi tarafından şu anda giyim ve diğer aksesuarlar için kullanılmak üzere çiftlikte yetiştirilmektedir.

Chinchilla'nın iki türü vardır.
  1. Chinchilla chinchilla - (Eski adı, Chinchilla brevicaudata) Bu türün kuyruğu Lanigera türünden daha kısadır. Boynu ve omuzları daha kalındır. Kulakları ise C. lanigera'dan daha kısadır.
  2. Chinchilla lanigera, vahşi doğada bulunur. Bu tür evcilleştirilebiliyor.

Her iki çinçilla türü de, 1996 yılından sonra soyları azalmaya başlamış ve 2006 yılından sonra da tehlikeye girmiştir. Günümüzde "Kritik Olarak Tehlike Altında" olarak listelenmektedirler. 2016 yılından sonra da bazı bölgelerde "Tehlike Altında" olarak sınıflandırılmıştır. 

Çinko ...

Tutya,
Çinko.
İt. zinco
İt. cinque
İng. Zinc,
Arapça, tutya.
Simge, Zn.
Atom numarası 30,
Atom ağırlığı 65,37, 



Yoğunluğu 7,14 g/mL,
Erime noktası 420 °C, 
Kaynama Noktası 907 °C
IIB grubu metalik element.
Asit ve alkalilerde çözünen, suda çözünmeyen, metalik element.
Mavimsi beyaz renkte olan sert bir element, tutya.
Bu elementten yapılmış.
Sert, mavimsi ak renkli olup pirinç yapımında ve galvanizlemede kullanılan bir metal.

Çinko elementi, insan vücudunda normal kemik oluşumu, büyüme ve hücre bölünmesi işlemlerini sağlar. Aynı zamanda üreme fonksiyonunun, beyin gelişiminin korunmasına katkıda bulunur. 

Çinko kelimesinin diğer anlamları;
Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını doldurma
Tombala oyununda kartın bir veya iki sırasını ilk olarak doldurduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.
Sığırların dirsekten etli olarak ayrılmış kol kemiği.
Halk dilinde, Kavgacı, çok konuşan (kimse).
Emaye,

Eklem iltihabı ...

Artrit,
Eklem iltihabı.
Romatoid Artrit.

Eklemler vücudun hareket mekanizmalarıdır. Vücut, kemikleri birbirine bağlayan eklemler ile hareket eder. Ancak tüm eklemler hareketli değildir. 


Fonksiyonel olarak insan vücudunda 3 çeşit eklem vardır;

1- Oynar eklem (kol ve bacak kemiklerinin eklemleri)
2- Oynamaz eklem (kafatasında bulunan kemiklerin eklemleri)
3- Yarı oynar eklem (omurgayı meydana getiren kemik eklemleri) 

Herhangi bir sebepten, kemikleri birbirine bağlayan eklemlerde iltihap meydana gelebilir. Bu sebepler, çarpma, kemikler üzerinde aşırı yük, aşırı kilo, genetik faktörler, virüsler ya da bağışıklık sistemini baskılayan bir hastalık olabilir. 

Eklem iltihapları (artrit), altı grupta sınıflandırılmış.

  • Romatizmal artrit, (akut ateşli romatizma artriti, romatoit artrit, ankilozan spondilit).
  • Travmatik artrit, 
  • Osteoartrit, 
  • Bakteriyel artrit, 
  • Kimyasal veya Hormonal düzen bozukluğundan kaynaklanan artrit,
  • Gut artriti.


Eklem iltihabı, kroniktir. Teşhis konmasıyla birlikte ilaç tedavisine başlanmalıdır. İlaç tedavisinin, kişiye özel bir egzersiz programı olmadan tek başına faydası yoktur. 


Elma sirkesi içinde bulunan potasyum, magnezyum, fosfor ve diğer mineraller bakımından çok zengin ve faydalı bir besin olup eklem iltihabına iyi gelmekte olduğu söyleniyor. Benzer şekilde Zerdeçal anti alerjen bir besin olup kasları ve kemikleri yatıştırmaya ve artrit ağrısının azalmasına destek olur. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ