Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen verilen ad ...

Cuhhal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır. 
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez. 
Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe ermemiş, Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. 

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler. 

Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي  / موحدون دروز 
İbranice: דרוזי
Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet'in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz'dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün'de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder: 

Yeşil: 
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl' dır. Allah’ın iradesini temsil eder.  

Kırmızı: 
Nefs'dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.  

Sarı: 
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz'dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.  

Mavi: As-Sabik'tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.  

Beyaz: 
Al-Tali'dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere verilen ad ...

Ukkal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır. 
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez. 
Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe yalnızca belirli bir dinsel eğitimi tamamlamış olan seçkin kişilerce ulaşılır. 

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler. 

Dürzîlikte Ukkal'in uygulamakta olduğu dokuz dereceli bir hiyerarşik yapılanma bulunmaktadır. İnisiyasyonun ilk yılında deneme süresini tamamlayan aday asıl üyeliğe kabul edilebilir. Çıraklık devresini tamamlayan Dürzi’nin ancak ikinci yılda inancının simgesi olan beyaz sarık takmasına izin verilir ve mezhebin tüm gizem törenlerine katılmaya hak kazanır.

Çoğunluğu oluşturan diğerleri Dürzi inançlarının yalnızca sınırlı bir bölümünü bilirler ve bunlara da cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي  / موحدون دروز 
İbranice: דרוזי
Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet'in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz'dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün'de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder: 

Yeşil: 
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl' dır. Allah’ın iradesini temsil eder.  

Kırmızı: 
Nefs'dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.  

Sarı: 
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz'dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.  

Mavi: As-Sabik'tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.  

Beyaz: 
Al-Tali'dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Kurutulmuş dolmalık biber ya da patlıcan ...

Kofik,
Kurutulmuş dolmalık biber ya da patlıcan.

Kofik Dolma, 
Kurutulmuş Biber Patlıcan.
İçi oyularak kurutulmuş patlıcan, biber gibi kışlık yiyecekler.

Kurutulmuş biber dolması.
Kurutulmuş patlıcan, biber vb. sebze.
İçerisi oyulmuş patlıcan ya da biber kurusu.










Kofik kelimesinin diğer anlamları;
Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık.
Kadınların başlarına süs olarak taktıkları taç.
İçi boş, kuru.




Mercek ...

Adese,
Mercek.
Arapça, adese, عدسه
Lens,
Yaklaştırıcı,
Farsça, Pertavsız.
Pertevsuz, 
Büyüteç,
Eski dilde, pertavsız,


Fr. Cristallin  
Fr. Lentille  
İng. lens, crystalline lens, 

Mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. 

Optik ile ilgili olup, içinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens. 

Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı, Lens. 
Güneşe karşı tutulduğu zaman, ışıkları bir noktaya toplayan ve bu suretle ışığın değdiği yeri yakan mercek.


Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. 

Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. Koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. 

İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek.

Işığı geçiren, bir veya iki tarafı kavis halinde cam veya geçirgen madde. İng. lentil, lens 

Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.


Tibet'in Başkenti ...


Lhasa,
Tibet'in Başkenti Lhasa'dır.

Tibet dilinde, Lhasa, Tanrılar Yeri anlamındadır. Lhasa, 1960 yılında bir şehir olarak kuruldu.
Kentin merkezi, VII. yüzyıl ortalarında inşa edilmiş. Tibet'in en kutsal yeri olarak kabul edilen dört katlı Tsuglagkhang veya Jokhang tapınağı yerleşmiştir. 
Tibetli Budistler Lhasa'yı kutsal bir toprak olarak görüyorlar. 


Lhasa, XVII. yüzyıl ortalarından beri Tibet'in dini ve idari başkentidir. Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı ve Norbulingka Sarayları gibi kültürel açıdan önemli Tibet Budist bölgelerini içerir. Lhasa, ülkenin tarihi ve kültürel şehirlerinden biri olarak belirlendi. Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı ve Norbuglingka Dünya mirası listesindedir.

Himalayalar vadisinde bulunan, Tibet'teki Brahmaputra Nehri'nin bir kolu olan Lhasa Nehri'nin kuzey kıyısında yer almaktadır. Lhasa, dünyanın en yüksek şehirlerinden biridir. 3.700 metre yükseklikte Kırmızı Dağ'ın tepesine yükselen kırmızı-beyaz Potala Sarayı, bir zamanlar Dalai Lama'nın kış evi olarak hizmet etmiş. Dalai Lama’nın yaşam alanlarının yanı sıra duvar resimleri, şapeller ve mezarlar vardır.

Kentin ekonomisi, 1951 yılından önce Çin, Hindistan, Nepal ve Butan'dan gelen tarihi ticaret yollarına dayalı ticarete dayanıyordu. El sanatları dışında (halıcılık), tek sanayi bir mühimmat fabrikası ve bir nane fabrikasıdır.

Lhasa, Sichuan ve Qinghai eyaletlerinin belli başlı şehirleri ve Sincan'ın Uygur Özerk Bölgesi ile karayoluyla bağlantılıdır. Ayrıca Qinghai eyaletinde Lhasa ve Golmud şehirlerini birbirine bağlayan 2006 yılında açılmış bir  demiryolu hattı vardır.

Tibet,
Orta Asya’da bulunan Tibet, ortalama 4.900 metrelik yükseltisiyle "Dünyanın Çatısı" diye tanınıyor. Kuzeyinde  Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Qinghai, doğusunda Sichuan, güneyinde Hindistan, Nepal ve Bhutan vardır.

Tibet'in diğer önemli şehirleri;
Başkent Lhasa'dan başka ikinci büyük şehir Shigatse'dir. 
Lhasa, 
Shigatse, Sakya, 
Gyantse, Golmud 
Chamdo, (Qamdo)


Nagchu, Nyingchi, Nedong, 
Barkam, Gartse, 
Pelbar, 
Lhatse, 
Tingr, 
Kangding (Dartsedo) 
Jyekundo (Yushu), 
Machen, 

Eski dilde, bağlı, ilişkin, tabi, alakalı ...

Merbut,
İng. appurtenant 
Frn. attachée, attaché

Ait,
Tabi,
Bağlı
Rabtedilmiş. 
Mensub. 
Ekli. 
Ulaşmış, 
Bitişmiş, bitişik.

Müteallik, 
Eskiden. 
İlişkin, ilgili.
Alakalı. 
Bir yere bağlı, 
Bir şeye mensub.

Meyve toplamakta kullanılan ucu çengelli değnek ...

Kukari ,
Ucu çatallı değnek,
Ucu çengelli değnek.
Meyve toplamakta kullanılan ucu çengelli değnek (yay).
Kambur, eğri, iki büklüm.
Ağaçtan yapılmış bir tür çengel. 
Rize ilinin bazı yerlerinde kullanılır.

Ağaçtan yapılmış bu çengel, meyve toplamak için kullanılır. Sapı çok uzun değildir. Uzanılamayan dalı kukari denilen bu değnekle aşağıya çekerek meyveler toplanır.
Bu kukari denilen ağaçtan yapılan değnek, ağaçtan yapıldığı için eğri büğrüdür. Düzgün değildir. Ancak sapı eğri de olsa işlevini yapar. 

Bu eğriliğe istinaden burunları eğri olanlara da Karadeniz yöresinde kukari deyimi ile ifade edilir. 

Rize ve çevresinde "ucu çatallı değnek" anlamına gelen bir kelimedir.

Ocaktan öteberi çekmekte ya da tavana eşya asmakta kullanılan ucu baston gibi kıvrık değnek. 



Çamaşırın az kirli ve köpüklü son suyu...


Eprik,
Ebrik, 

Sabunlu su.
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. 
Yıpranmış, eskimeye yüz tutmuş çamaşır, elbise.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ