Bolivya'da bulunan dünyanın en büyük tuz gölü ve lityum sahası ...

Uyuni,
Salar de Uyuni,
Dünyanın en büyük tuz dairesidir. Bolivya'nın en büyük lityum sahası. Bolivya'nın güneybatısındaki And Dağlarının ortasındadır. Göl 3600 m. yükseklikte bulunan Salar de Uyuni, 12,000 kmlik bir çöl gibidir. Marmara denizinden büyük bir alanı kaplar. Burada tarih öncesi Minchin gölü yer almıştır. 


Parlak beyaz tuzun manzarası, kaya oluşumları ve kaktüslerle süslenmiş adalardan oluşmuştur. Buranın manzarası yine dünyaca ünlü merkez Incahuasi Adası'ndan görülebiliyor. Bu adada 1000 yıllık kaktüsler mevcut olup,  fosilleşmiş mercanlardan meydana gelmiştir. Tuz yatağının tam ortasındadır. 

Buradaki tuz kapasitesi 10 milyar ton. Yıllık 25.000 ton çıkarılmaktadır. Buradaki tuzun %40 'ında lityum var. Dünyanın lityum ihtiyacının %50-70 'i buradan sağlanmaktadır. 

Dolayısıyla esas üretim tuzdan ziyade lityum üzerinedir. Böylece dünyanın en büyük lityum yatakları da buradadır. 

Televizyon, telefon ve bilgisayar pilleri üretiminde kullanılan lityum'un elde edilmesinde Japon ve Alman teknolojisi yarışmaktadır. Çin de bu yarışa katılmıştır. 
Bolivya'nın Potosi kentindeki gümüş madeninden gümüşü daha rafine elde etmek için de lityum gereklidir.

Bu ekosistemde yaban hayatı az olmasına rağmen, birçok pembe flamingoları yaşar.

Hisse, pay ...

Sehim,
Arapça, Pay, حصه
Hisse,
Pay,
Düşerge,
Nasip,
Kısmete düşen kısım. 
Varise intikal eden kısım.

Terakki, Arapça hisse demektir.

Meyhaneci otu ...

Çoban düdüğü,
Meyhaneci otu,
Azaron,
Çetük otu,
İnsan kulağı.
Latince; Asarum europaeum


Halk arasındaki adları;
Çadır Çiçeği, 
Çedik otu, 
Afşar Otu, 
Kedi otu,
Kurbağa kaşığı.
At tırnağı,
Kusma kökü, Kusma otu
Kafur kökü,
Tavşankulakçığı,

Asarabacca,  Avrupada yabani zencefil (European Wild Ginger), pençe ayağı, hazelwort ve yabani spikard olarak biliniyor. Asarum europaeum, Avrupa'nın ılıman bölgelerinde bahçelerde yetişen çiçekli bir bitkidir. Lohusagiller familyasındandır. Meyhaneci otu, Türkiye ve Avrupada genellikle ormanların gölgeli kısımlarında yetişen çok yıllık rizomlu bir bitkidir. 

Çiçeklerinin iç kısmı esmer kırmızı renkte ve çana benzer. Yaprakları uzun ve yeşildir. Sivri, kısa ve parlak, 10-15 cm uzunluğunda sapları vardır. Rutubetli yerlerde yetişen bu bitki aynı zamanda da zehirlidir. İçeriğinde Azaron, pinen, eugonol ve alantoin bulunur. 

Bu bitkinin aşağıdaki faydaları rivayet edilir. Zehirli olduğu unutulmamalıdır.;
Ağız içi kokusunu giderir, 
Kökleri kusturucu ve balgam söktürücü, 
Karaciğer hastalıklarında kullanılır, kabızlığı giderir. 
Toz haline getirilerek kullanıldığında alkol ve buna bağlı karaciğer hastalıklarına iyi gelir. 
Ateş düşürücü ve idrar söktürücü olarak da kullanılır, 
Uyuza karşı haricen sürülür.

Hor görülme, aşağılanma, hakirlik ...

Zillet,
Arapça, ذلت
İng. humiliation
Frn. humiliation

Hor görülme, aşağılanma.
Aşağılık, 
Horluk, hakirlik, 
Alçaklık.
Düşkünlük,
Aşağılık.

Polonyalı matematikçi ve astronomi bilgini ...


Kopernik,
Copernicus,
Nicolaus Copernicus, 
Mikołaj Kopernik.
Koʊˈpɜːrnɪkəs,
Alm. Nikolaus Kopernikus, 
Niklas Koppernigk
D.19 Şubat 1473 -Ö. 24 Mayıs 1543
Rönesans dönemi bir matematikçi, astronom ve papaz.

Polonya Krallığının bir parçası olan Royal Prusya'da 1473 yılında Thorn (Toruń)'da doğmuş ve 1543 yılında Royal Prusya, Frombork (Frauenburg)'de ölmüş.

Kopernik temel eğitimini tamamladıktan sonra Krakow Üniversitesine devam etmiş ve 1494 yılında bitirmiş. 1494 yılında evine dönen Kopernik, dini eğitim için İtalya'ya gitti. İtalya'da gökbilimci Domenico Noworra ile beraber 1504 yılına kadar çalıştı. Bologna Üniversitesine 1496 yılında devam etmiş ve 1500 yılında, Polonya'ya dönerek bir süre kilisede görev yaptı. Padua Üniversitesinde hukuk okurken geçmiştir. 1501 yılında Tıp okumak üzere tekrar İtalya'ya döndü. Kopernik 1503 yılında, Ferrara Üniversitesinde  Tıp okumaya başladı. Burada hastalığa yakalandı. 

Dünyayı güneş yerine yerleştiren evrenin bir modelini, belki de on sekiz yüzyıl önce böyle bir modeli formüle etmiş olan Samos Aristarchus'tan bağımsız olarak başka bir şekilde formüle eden gökbilimci. Heliosentrik-Güneş merkezli teori, Kopernik teorisi olarak da adlandırılır. 

Kopernik, dünyanın ve diğer gezegenlerin güneş etrafında döndükleri kuralını açıklamıştır. Ancak bu teorileri din adamı olması nedeniyle kilisenin afarozundan korktuğu için ömrünün sonlarına doğru 1543 yılında açıklayabilmiştir.

Kopernik en önemli eserinde, "De revolutionibus orbium coelestium" heliosentrik teorisini detaylı olarak anlattı. 1540 yılında ise bütün fikirlerini içine alan kitabın basılması için müsaade çıktı. Kopernik, Yunanlı astronom Batlamyus'un yanlış olan teorisini dünyaya anlatarak bilime büyük hizmette bulundu. Yani dünya evrenin merkezi değildi.

1996 yılında Almanya’ daki ağır i̇yon araştırma merkezinde Prof. Sigurd Hofmann, füzyon deneyleri sırasında bulduğu 112. elemente yaşayan kişilerin adı elementlere verilemediği için Hofmannium adı yerine, Nicolaus Copernicus' in anısına Kopernikyum (Copernicium) adı verildi.


Kopernikyum (Cp), (Copernicium)

Yabani havuç ...

Keşür,
Keşir,
Kişür, 
Yabani Havuç,
Bilimsel adı, Daucus carota.
Havuç, Yeregeçen.
Pastinaca sativa, 
Arapça,  هاوچ‏
İng. carrot
Fr. carottes
Alm. Möhren
Rusça, морковь



Havuç kelimesi Farsça, Heviç kelimesinden dilimize geçmiştir. 

Havuç, maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu kültür bitkisidir. Bu bitkinin yenilen etli köküne verilen ad. Yerli havuç, Daucus Carota bir alt türündendir.

Avrupa ve güneybatı Asya'nın ılıman bölgelerinde yetişiyor. Kuzey Amerika ve Avustralya'ya özgü olup apiaceae familyasından beyaz çiçekli bir bitkidir. Yabani havuç, kuş yuvası, piskoposun özü, Kraliçe Anne'nin özü adları ile de biliniyor.

Yabani havuç, keşür maydanozgiller (Apiaceae) familyasından havuç ile akraba olan, etli kökü bir sebzedir. Havucu andırır ancak  açık renklidir. Daha kuvvetli bir tadı vardır. Sonbaharın başından ilkbaharın sonuna kadar tüketilir. 

Ülkemizin güneyinde yetişen yemeği, tatlısı, salatası yapılan mor havuca da yöresel olarak keşür, keşir, kişir denmektedir. Çukurova yöresinin sevilen içeceği şalgam bu mor havuçtan yapılmaktadır. Yabani havuç, keşür, havuç ve maydanoz gibi iki besleyici bitkinin ortak ürünü olan bir sebzedir. Keşürün kavurması ve turşusu çok güzeldir. 

Eminim, denemediğiniz farklı bir lezzet. Keşür kavurması;
Soğan bir tavada kavrulur. Beraberinde kavrulmuş kıyma, tuz, pul biber, karabiber eklenerek karıştırılır. Piştikten sonra üzerine keşür doğranıp kavrulmaya devam edilir. Son olarak başka bir tavada yağda pişirilmiş yumurta eklenir ve karıştırılarak afiyetle yenir.

Aile halkı ...

Horanta,
Aile halkı.
Ev halkı.
Farsça, Hörende, هاله
Horanta,
Arapça, كان حوران

Aynı çatı altında yaşayan kişiler, ev halkı.
Aile,
Halk dilinde, hora'nta.
Aile halkı, İng. family, household.
Çoluk çocuk, bütün aile fertleri.
Aile efradı, bir evde oturanlar.
Sülale,

Farsça, herende, Ailedeki kişiler demektir.

Farsça hor, yemek yemek anlamındadır.  Hor kelimesinin kökünden gelir. Benzer kelime olan köfte hor kelimesi de aynı kökten gelmiştir. Horanta, yiyenler, yiyiciler demektir. 

Kayseri, Kahramanmaraş, Adana ve Gaziantep civarında sıklıkla kullanılmakta olup, sülale veya aynı görüşten topluluk anlamındadır.

Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan, etyemez ...

Vejetaryen,
Vejeteryan, 
Doğru sözcük Vejetaryen.
Fransızca végétarien
İng. vegetarian,
Etyemez.
Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan.
Vejetaryen, kelimesi ilk kez 1842 yılında kullanılmış. Latince, vegatus, sözcüğünden geldiği ve sağlam, canlı, yaşam dolu anlamındadır.

Vejetaryenlik, etyemezlik;
Muhtelif nedenlerle et ve kümes hayvanları ile balık tüketmemeye verilen addır. Buna bağlı olarak et yemeyen ve ilave olarak hayvanların ürettiği yumurta, süt, bal vb. ürünleri de yemeyenlere de vegan denir. Veganlar hayvan eti ve bu hayvanların ürünlerini de kullanmıyor Vejetaryenlik ve veganlığın farkı ise vejetaryenlikte bal ve kimine göre süt ile yumurta tüketilebiliyor. Ama veganlar, hiçbir hayvansal ürünü kullanmamaktadırlar. İlave olarak bazı kişiler süt ürünlerini kullanıyorsa lakto-vejetaryen, yumurta da yiyen kişilere ise ovo-vejetaryen deniyor.

Vejetaryenlik dini, ahlaki ve beslenmeye bağlı olarak başlamaktadır. Vejetaryenlerin bazıları hayvansal maddelerden yapılan ya da hayvanlarda test edildiğn bildikleri temizlik, güzellik ürünlerini bile kullanmazlar. 

Pesketeryan,
Pescetarian,

Balık yiyen vejeteryanlara verilen ad.

Vejetaryenlık üzerine tanımlar;
Pesketeryan, Kırmızı ve tavuk eti yemez, ama süt, süt ürünleri, yumurta ve balık yer.
Semi-Vejetaryen, Sadece hayvansal gıda olarak kırımızı et yenmez. Ama süt, süt ürünleri, yumurta, tavuk ve balık yenir.
Lakto-Ovo Vejetaryen, Hayvan eti yenmez, ama süt, süt ürünleri ve yumurta yenir.
Lakto Vejeteryanler, Hayvan eti ve yumurta yemez. Süt ve süt ürünleri yenir.
Ovo Vejetaryenler, Hayvan eti, süt ve süt ürünleri yenmez. Ama yumurta yenir.


Vegan,  Hayvan eti ve hayvan ürünleri yenmez. Hayvan ürünlerinden giysiler ya da eşyalar da kullanmaz. Sadece Sebze ve Meyve Yiyen Vejeteryanlardır.

Gaye ...

Amaç,
Arapça, غایه,
İng. purpose, objective,
Frn. objectif,
Alm. Ziel,

Rusça, цель
Maksat,
Gaye,

Erek,
Hedef,
Annaç,
Erişilmek istenen sonuç,
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.
Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

Balık yiyen vejetaryenlere verilen ad ...

Pesketeryan,
Pescetarian,
Balık yiyen vejeteryanlara verilen ad.
Peslertarizm (Pestaryanizm), 
Balık ve diğer deniz ürünlerini içeren, ancak diğer hayvanların etlerini yemeyen kimseler. 
Balık ama başka et yok. 
Pesketeryan, Kırmızı ve tavuk eti yemez, ama süt, süt ürünleri, yumurta ve balık yer.



Vejetaryen,
Vejeteryan, (Doğru sözcük Vejetaryen).
Fransızca végétarien
İng. vegetarian,
Etyemez.
Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan.
Vejetaryen, kelimesi ilk kez 1842 yılında kullanılmış. Latince, vegatus, sözcüğünden geldiği ve sağlam, canlı, yaşam dolu anlamındadır.

Vejetaryenlik, etyemezlik;
Muhtelif nedenlerle et ve kümes hayvanları ile balık tüketmemeye verilen addır. Buna bağlı olarak et yemeyen ve ilave olarak hayvanların ürettiği yumurta, süt, bal vb. ürünleri de yemeyenlere de vegan denir. Veganlar hayvan eti ve bu hayvanların ürünlerini de kullanmıyor Vejetaryenlik ve veganlığın farkı ise vejetaryenlikte bal ve kimine göre süt ile yumurta tüketilebiliyor. Ama veganlar, hiçbir hayvansal ürünü kullanmamaktadırlar. İlave olarak bazı kişiler süt ürünlerini kullanıyorsa lakto-vejetaryen, yumurta da yiyen kişilere ise ovo-vejetaryen deniyor.

Vejetaryenlik dini, ahlaki ve beslenmeye bağlı olarak başlamaktadır. Vejetaryenlerin bazıları hayvansal maddelerden yapılan ya da hayvanlarda test edildiğn bildikleri temizlik, güzellik ürünlerini bile kullanmazlar. 

Vejetaryenlık üzerine tanımlar;
Pesketeryan, Kırmızı ve tavuk eti yemez, ama süt, süt ürünleri, yumurta ve balık yer.
Semi-Vejetaryen, Sadece hayvansal gıda olarak kırımızı et yenmez. Ama süt, süt ürünleri, yumurta, tavuk ve balık yenir.
Lakto-Ovo Vejetaryen, Hayvan eti yenmez, ama süt, süt ürünleri ve yumurta yenir.
Lakto Vejeteryanler, Hayvan eti ve yumurta yemez. Süt ve süt ürünleri yenir.
Ovo Vejetaryenler, Hayvan eti, süt ve süt ürünleri yenmez. Ama yumurta yenir.

Vegan,  Hayvan eti ve hayvan ürünleri yenmez. Hayvan ürünlerinden giysiler ya da eşyalar da kullanmaz. Sadece Sebze ve Meyve Yiyen Vejeteryanlardır.

Mikrokristalin silisten (SiO2) oluşan çok sert bir kayaç ...

Çört,
Flint,
Çakmaktaşı,

Flint, Çört kelimesinin eşanlamlısıdır. 
Silis kabuklu bazı mikroorganizmaların derin okyanus tabanında birikmesi ve taşlaşmasıyla mikro kristalli oluşturdukları kuvars kayalarına verilen ad.
Çört Mikrokristalin silisten (SiO2) oluşan çok sert bir kayaçtır. En iyi bilinen biçimi çakmaktaşı (flintstone) dır. 





Organik materyal içerdiğinde, koyu renk alır. Jasper adı verilen türü demir oksit içerdiğinden kırmızı bir renkte gözlenir. Bantlı yapıda oluşumları agat (agate) olarak bilinir.

Mikrokuvars, Kalsedonik kuvars, Megakuvars olmak üzere üç dokusal tipte olabilir.
Çört yumruları

  1. Çört - flint (çakmaktaşı)
  2. Çört - jasper
  3. Çört - agate


Flint, kretase tebeşirlerinde oluşan bir çeşit çört çeşididir. Özellikle çört nodülleri için kullanılır. Çörtler, çoğunlukla mikrokristalen kuvarstan oluşur.

Herkesçe bilinen tanınan ...

Maruf,
Arapça, maruf, ( معروف )
Ünlü,
Bilinen,
Tanınan,
Herkesçe bilinen, tanınan.
Tanınmış,
Belli, meşhur.

Şeriatın makbul kıldığı veya emrettiği. 
Herkesçe bilinen, tanınan, belli, sanlı.

Çok cahil, çok bilgisiz ...

Eçhel,
Eçhel, Echel, 
Arapça, (ﺍﺟﻬﻞ)
Çok cahil, 
Çok bilgisiz.
Çok cahil. 
Çok bilgisiz. 
En cahil.
Pek bilgisiz, 
Arapça cehl, bilgisiz olmak, echel.
Aşırı derecede cahil, çok bilgisiz (kimse).
Echel,  
Arapça  اَجْهَلْ
Zırcahil. 

Endonezya'nın Sulawesi kıyısında, Siau Adasında bulunan bir volkan ...

Karangetang,
Api Siau,
Soputan,
Karangetang- Sangihe Islands-Endonezya
Stratovolkan, 

Karangetang volkanı Api Siau olarak da biliniyor. 
Endonezya'nın Sulawesi kıyısındaki, Siau Adası' nın kuzey ucunda bulunur. 


Karangetang Volkanı, ortalama eğimi yüzde 25 olan bir koni şeklindedir ve iki tepesi vardır. 

Yani Güney Zirvesi (1827 m) ve Kuzey Zirvesi (1784 m). 

Endonezya'da Karangetang volkanı 08.02.2019 tarihinde tekrar faaliyete geçerek lav püskürttü ve köy yollarını kapattı. Bu nedenle civardaki yüzlerce kişi deniz yoluyla tahliye edildi. 1675 yılından son patlama tarihine kadar kırk bir kez patlayan Endonezya'daki en aktif volkanlardan biridir. Adada 22.000 kişi yaşamaktadır. 

Karangetang Volkanı
KARANGETANG



Batı Samoa'nın başkenti ..

Apia,
Batı Samoa'nın başkenti.
Güney Pasifik adası Samoa ülkesinin başkenti ve en büyük şehridir. Apia, Samoa'daki tek şehirdir. 1900-1919 yılları arasında Alman Samoası'nın olarak biliniyor. Şehir, Samoa'nın en büyük ikinci adası olan Upolu'nun kuzey kıyısındadır.
Apia'nın kentsel alanın nüfusu 2011 nüfus sayımına göre 40 bin kişidir. Apia, Samoa'da iş, hükümet ve alışveriş merkezidir.


Samoa,
Samoa ya da resmi adı ile Bağımsız Samoa Devleti, 
Güney Büyük Okyanus'unda, Polinezya'da bulunan, adalar topluluğundan oluşan bir ülkedir.
1900-1914 yılları arasında Alman Samoası, 1914-1997 yılları arasında da Batı Samoa adını almıştır. Birleşmiş Milletler tarafından 1976 yılında Samoa olarak tanınmıştır. 

Güneybatı Asya'dan gelen göçmenlerce kurulan ilk yerleşim yerleri, 1700 yıllarında Avrupalı sömürgeciler tarafından keşfedilmiş. 1830 yılında İngilizlerce işgal edilmiş. Yüzölçümü: 2.831 km2 olup volkanik özellikli, kayalıklı, iç kısımlarda dağlar yer alır. En yüksek tepesi, Savaii Adası’nda Mauga Silisili Dağı’dır (1.857 m). Adalarda ırmak yoktur. 

Samoa dili, İngilizcedir.
Para birimi, Batı Samoa doları, Tala'dır.
1 tala= 100 sene. 

Ortagüneybatı Pasifik’te adalar devletidir. Yeni Zelanda’nın kuzeydoğusundadır. 
Upolu (1.114 km2), Savaii (1.131 km2), Apolima, Manoo adaları; Upolu’nun doğu kıyısının açıklarında yerleşim bulunmayan, mercan kayalıklarıyla çevrili ve yanardağ kökenli,  5 adacıktan oluşur. Ülkede tropikal deniz iklimi egemendir. Yıl boyunca önemli bir ısı değişiminin gözlenmediği adalarda ortalama sıcaklık 26-27°C'dir. Ekonomi, temelde tarım ve balıkçılık etkinliklerine dayanır.

Ukraynaca ile Rusçanın karışımı olan dil ...

Surjik,
Surzhyk,
ʒɪsurʒɪk
Ukraynaca: су́ржик,
Ukraynaca ile Rusçanın karışımı olan dil .
Ukraynaca "surzhyk" sözcüğü başlangıçta karışık tahıllardan yapılan un veya ekmek anlamına gelir. Çavdar ile buğday karışımı.
Ukrayna'nın bazı bölgelerinde ve komşu topraklarda kullanılan Ukrayna ve Rus dillerinin karışımı olan dil. 


Ukrayna'nın resmi dili Ukraynaca' dır.  Ukraynaca, yapısal olarak tüm Slav dilleri gibi Rusça’ya benzer. Ancak Rusça’yla aynı değildir. Ukrayna nüfusunun % 67.5'inin ana dilidir. Doğu Slav dilidir. Rusça, Ukrayna nüfusunun% 29.6'sının ana dilidir. Nüfusun geriye kalan % 2.9 diğer dilleri oluşturur. Eski Sovyetler Birliği'ne özgü 40'a yakın  azınlık dili ve lehçesi Etnologlar tarafından belirlenmiştir. Ukrayna'nın resmi dili Ukraynaca' dır.  Ukraynaca, yapısal olarak tüm Slav dilleri gibi Rusça’ya benzer. Ancak Rusça’yla aynı değildir. Ukrayna nüfusunun % 67.5'inin ana dilidir. Doğu Slav dilidir. Rusça, Ukrayna nüfusunun% 29.6'sının ana dilidir. Nüfusun geriye kalan % 2.9 diğer dilleri oluşturur. Eski Sovyetler Birliği'ne özgü 40'a yakın  azınlık dili ve lehçesi Etnologlar tarafından belirlenmiştir. 

Surjik dili Donetsk, Kharkiv, Luhansk ve özellikle nüfusun çoğunluğunun Rusça kullandığı Kırım'ın büyük metropol alanları dışında, Doğu Ukrayna'nın kırsal alanlarının çoğunda yaygın olarak konuşulur. Batı Ukrayna'nın kırsal bölgelerinde, konuşulan dil orta ve doğu Ukrayna'dan daha az Rusça unsur içeriyor.

Ukraynaca Çarlık Rusyası ve SSCB döneminde yasaklanmış bir dil olmasına rağmen varlığını sürdürmüştür. Bugün halkın neredeyse tamamı Ukraynaca konuşuyor.


Ukraynaca yapısal olarak diğer Slav dillerine benzer. Rusça, Bulgarca, Lehçe ya da Slovakça gibi bir dil biliyorsanız Ukraynacayı kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Eski dilde ayak ...

Pa,
Ayak,
Fr. Pied
İng. pous, foot
Eski dilde ayak.
Farsça ayak, Pa, پا
Bacakların, bilekten sonraki bölümü.

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümüne ayak denir.
Bacak. 
Vücudun belden aşağı bölümü.
Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.

Ayak, Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. 
Halk edebiyatında, yazınında uyak' a verilen ad.

Tekstil, otomobil, iplik, kağıt, elyaf, ilaç sektöründe kullanılan kendir de denilen bitki ...

Kenevir,
Kendir,
İng. Hemp,
Lat. Cannabis sativa 
Esrar otu,
Cannabis sativa,
Fr. Chanvre,
Arapça kendir, مستقل
Arapça, kenevir, قنب
Arapça Kanfai, 
Azallu, (Akkad dilinde),  


İran’da imparator tohumu anlamında, Shahdanah olarak bilinir.

Kenevir, kendirgillerden sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli tek yıllık bir bitki, kendir.

Kenevirgiller (Cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkilerdir. 
Çiçekli tepelerinden reçine, yaprak ve saplarından haşhaş, tohumlarından kenevir yağı, gövdesinden elyaf elde edilir. 
Cannabaceae familyasında yer alan tek yıllık bir bitki olan kenevirin biyolojik olarak 3 farklı bitki türü bulunur. 

1.    Cannabis indica, 
2.    Cannabis Sativa,
3.    Cannabis Ruderalis,

Endüstriyle hammadde üretimi amacıyla yetiştirilen cannabis indica türü kenevir bitkisinin uyuşturucu etkisi yoktur. Uyuşturucu etki gösteren psikoaktif madde (THC - tetrahidrokannabinol) içeriği oldukça düşük, tehlikesiz sayılabilecek düzeydedir. İnşaat, plastik, kağıt, kuyumculuk, ayakkabı, hayvancılık, biyoyakıt, toprak ve su arıtılması endüstrisinde hammadde kaynağı olarak kullanılır.

Marihuana olarak bilinen, keyif verici olarak kullanılan kenevir türü dilimize Hint keneviri olarak geçmiş olan cannabinaceae familyasından, Cannabis Sativa'dır. Birçok faydası bulunan kenevir denilince ön yargıyla uyuşturucu olarak biliniyor. İngilizcede Hemp olarak anılan Cannabis sativa türü kenevir, marihuana elde edilen türüdür.

Kendirin sapındaki uzun lifler soyularak tekstil, ip, urgan olarak kullanılır. Kumaş ve kağıt yapımından kullanıma uygundur. Dayanıklı ve uzun lifleri kaba dokumacılıkta kullanılır. Yaprakları tıp ve kozmetik endüstrilerinde değerlendirilir. Tohumu ise besleyici içeriği sayesinde gıda olarak ülkemizde de kullanılır. Soyulan odunsu kısmına kelek denir. Kelek ve sökülerek ayrılan kök kısımları kışın yakacak olarak kullanılır. 


Sol yandaki resimde marihuana elde edilen kenevir türü gösterilmiştir. Sağ taraftaki resimde ise tıp, kağıt, tekstil üretimi ve daha birçok sektörde kullanılan kenevir türü olan Cannabis indica gösterilmektedir. Kenevir üretiminde % 0,3 oranından daha fazla THC bulunması yasaktır. Esrar veya hint keneviri olarak adlandırılan bu uyuşturucu maddeler dişi kenevir bitkisinin çiçeğinden elde edilir.  

Kenevir, kendir soluk yeşilimsi renkli çiçekler açar. Yabani olarak yetişebildiği gibi endüstriyel olarak tarımı da yapılabilmektedir. Çok eski zamanlardan beri ekimi yapılan kenevirin boyu 50 cm.’den 3 m.’ye kadar olabiliyor. Meyvesi 3-5 mm. boyunda, mercimek şeklinde, grimsi-yeşilimsi, esmer renklidir. Liflerinden faydalanılacak kendir, kenevirler doğrudan doğruya tohumu toprağa serpilerek ekiliyor. Kenevir tohumlarından yağ çıkartılır. Çıkartılan yeşilimsi renkli bu yağ, özellikle sabun yapımında kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kendir yağı tıbbi amaçlı kullanılmaktadır. 

2019 yılında lif ve tohum amaçlı kenevir ekimine Samsun'un Vezirköprü ilçesinde pilot bölge olarak başlandı.

Yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki, ful ...

Bakla,
Fasulye.
Ful,
Eşek baklası,
Vicia faba.
Fr. Anneau,
İng. broad bean,
Lat. Vicia fabal,
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki.


Baklagiller (Leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bir bitkidir.

Fiğ familyasından olan, yeşil yaprakları veya tohumları protein bakımından zengin, bazı türleri vicine ve convicine ile tanen gibi antibesleme faktörü taşıyan bir yem bitkisi.
Meze olarak favası yapılır. Bakla içinin haşlanıp ezilmesiyle hazırlanan fava, Ege ve Akdeniz’in dereotlu, zeytinyağlı meşhur mezesidir.
Dereotu, sarımsaklı yoğurt pezevengidir.
Bazı yörelerde eşek baklası olarak bilinen ve eşeklerin oldukça sevdiği bir gıdadır.
Afrika'da Etiyopya soğan ve bakla tarımı yoğun olarak yapılmaktadır. Üreticiler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde Samsun, Vezirköprü, Amasya ve Tokat yöresinde çok üertilip tüketilir. Özellikle Tokat'ta bazı yemeklerin vazgeçilmez sebzesidir.


Baklanın taze yaprakları çiğ olarak salata yapılarak tüketilir. Ayrıca pastırma ile kavurularak sabah kahvaltısı yapılabilir. 

İçi çıkarılan bakla kurutulur. Kurutulmuş bakla daha besleyicidir. Bakla dolma içine katılarak yaprak sarmasında kullanılır. Tabanına kemikli et konarak pişirilen yaprak sarması, sarımsaklı yoğurt ve dere otu ile ayrı bir lezzettir. 



Bakla faydalı bir sebze olsamasına rağmen tüketiminde aşağıdaki bazı hususlara dikkat etmek gerekir. 

Özellikle baklanın aşırı şekilde tüketilmesi sonucunda Favizm, yani bakla zehirlenmesi riski vardır. Aşırı bakla tüketimi kansızlığa yol açabileceği gibi hayati risk de taşıyabilir. Koyu renkli idrar, göz akında sarılık gibi belirtiler bakla zehirlenmesinin işareti olabilir. Hemen doktora başvurulmalıdır. 

Şeker hastaları da ayrıca dikkatli olmaları lazımdır. Baklada bol nişasta olduğundan yüksek kan şekeri değerlerine neden olabilir. Baklanın doktor onayı alındıktan sonra şeker hastaları tarafından kontrollü olarak tüketilmesi gerekir. 

Bakla faydalı bir sebze olsa da tüketiminde bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Özellikle baklanın aşırı şekilde tüketilmesiyle Favizm, yani bakla zehirlenmesi riski vardır. Favizm hastaları kesinlikle bakla ve diğer oksitleyici besinleri tüketmemelidir. Bakla yedikten 1 ya da 2 gün sonra ortaya çıkan favizm hastalığı alyuvarların yıkımına neden olur ve ortaya çıkan kansızlıkta hastanın ölümüne dahi neden olabilir.

Aşırı bakla tüketimi kansızlığa yol açabileceği gibi hayati risk de taşıyabilir. Koyu renkli idrar, göz akında sarılık gibi belirtiler bakla zehirlenmesinin işareti olabilir. Hemen doktora başvurulmalıdır. 

Bakla, 1-7 yaş arası çocuklar tarafından fazla miktarda tüketilmemelidir. Uzmanlar vücutta su tutma özelliği olan baklanın pişirildiği gün tüketilmesini öneriyor. Bekletilen baklanın karaciğerinizi yorabileceğini belirtiyor. Bakla her yaştaki kişiler tarafından bilinçli şekilde tüketilmelidir.

Zeytinyağlı Bakla Tarifi:
Namı Değer Eşek Baklası 

Malzemeler:
Yarım kilo taze bakla (Taze bakla kararmamış olmalıdır. Yeşil, diri ve orta büyüklükteki baklalar en tazesidir)
1 adet soğan
Yarım su bardağı zeytinyağı
Yarım su bardağı su
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı un
Tuz, karabiber
Servis için:
Dereotu ve yoğurt

Hazırlanışı:
Baklaları yıkadıktan sonra ayıklayın. Ayıklarken kılçıklarını çıkarınız. Baklaları elle bölerek parçalara ayırın. Baklaları kararmaması için unlu suda bekletin. Başka yerde bir tencerede zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları kavurun. Unlu suda beklettiğiniz baklaları süzüp güzelce yıkadıktan sonra tencereye ekleyin. Su, tuz, karabiber, şeker ve 1 yemek kaşığı un ilavesiyle karıştırarak biraz kavurun ve orta ateşte pişirin. Zeytinyağlı baklanız piştikten sonra soğumaya bırakın. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve kıyılmış dereotu ile süsleyerek servis yapın. Afiyet olsun.

Bakla kelimesinin başka anlamları;
Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biridir.
Zincir halkası.
Beyaz siyah renkli bir yılan.

"Yemeni" de denilen bir tür ökçesiz ayakkabı ...


Kalavra,
Kalevra,
Karevle,
Garevle,
Yemeni,  
Ökçesiz ayakkabı, yemeni.
Yemeni de denilen bir tür ökçesiz ayakkabı.
Bazı yörelerde yazmaya da yemeni denir. 


Yemeni yurdumuzun bazı yörelerinde başörtüsüne, yazmaya verilen isimdir.


Yemeni; 
Üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı köseleden dikilen topuksuz ve çok sıhhatli olan ayakkabıdır. Yemeni yapanlara köşger denir. Farsça Köşger, Keşfger, جناح، kelimesinden türetilmiştir.

Yemen'den Halep'e, oradan Güneydoğu Anadolu'ya, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Antakya ve Adana yöresine yayılmış. 


Tabanında, manda veya sığır derisinden yapılan gön, kösele kullanılır. Yemeninin yüz kısmı, sırt ile birbirine birleştirilmiş ve çirişle yaptırılmış sahtiyan ve meşinden oluşur.  Yemeninin yüzü keçi derisinden, iç astarı koyun derisinden, iç tabanı ise sığır veya keçi derisinden yapılır. Kenar kısmı oğlak derisinden yapılır. Yemeni yapımında dikişler elle yapılır. 

Suni deri ve  plastik malzeme kullanılmaz. Ökçesizdir. Yemeni tersinden dikilir ve ters yüz edilir. Düz tarafı çevrildikten sonra kalıplanır. Kenarları kesilir. Kenar dikişi yapılarak  satılır.

Yemeni ayak sağlığı açısın ayakta nasır, mantar, terleme ve koku yapmaz. Yağmurda ıslanınca gerçek deri olduğundan şişme yapar. İçine gazete kağıdı yerleştirilir ve kurutularak giyilir. 

Asya' da yaşayan yabanıl bir keçi ...

Tar,
Asya' da yaşayan yabanıl bir keçi.
Asya'nın dağlık kesimlerinde yaşayan yabanıl keçidir. 
Dağ keçileri (Capra) Afrika' nın kuze­yinde, Asya'nın güneybatısında ve Avrupa' nın güneyindeki yüksek dağlarda başıboş sürüler halinde yaşayan iri yabankeçileridir.  Dağkeçileri son derece çevik hay­vanlardır. Dağ yamaçlarında ve en sarp kaya­lıklarda inanılmaz bir ustalıkla dolaşırlar.


Bazen uçurumları aşmak için bir sıçrayışta 12 metre öteye atlarlar. Ön bacakları arka bacaklarından biraz daha kısa olan bu dağ keçisinin omuz yüksekliği yaklaşık 1 metredir. Alından düz çıkıp sonra bir yay gibi geriye doğru bükülen boynuzlarının uzunluğu ise özellikle tekelerde bazen 1 metreyi aşar. Boynuzlarının alt yüzü düz, üst yüzü enine kabarık çizgili ve boğum­ludur; bu boğumların sayısı hayvanın yaşını gösterir. Asya dağkeçisinin kışın sarımsı boz renkte olan kalın postu yazın yerini kızıl kahverengiye çalan daha kısa tüylere bırakır. Dişiler beş aylık bir gebelikten sonra genellikle tek bir yavru doğurur, yavrular doğumdan hemen bir-iki gün sonra annelerinin ardından koşup zıplamaya başlayabilir. 

Markor (Capra falconeri) adıyla bilinen iri bir dağkeçisidir. Keşmir, Türkistan ve Afganis­tan'da az sayıda yaşar. Markorun bir tirbu­şon gibi kıvrılan boynuzları geriye doğru bükülürken aynı zamanda iki yana doğru açılır. 

Hemitragus cinsi dağ keçilerine Tar denir. Hindistan ve Arabistan'ın ağaçlı dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanların erkeği sakalsızdır. Himalaya Dağlarında ya­şayan bir türün erkeğinde boyun ve gövdenin ön bölümlerini bütünüyle örten uzun tüylü bir yele bulunur. Tarın kısa boynuzlan koç boynuzu gibi geriye ve yanlara doğru açılır.

Yeni Zelanda'nın Otago bölgesinde bulunan, yalnız ağaç manzarası ile ünlü gölü ..

Wanaka Gölü, 
Yeni Zelanda'nın Otago bölgesindedir.
Yeni Zelanda'nın en büyük göllerinden olup derinliği 300 m. dir. Wanaka gölü 278 metre yükseklikte yer almaktadır.  kaplıyor. Wanaka Gölü, Aspiring Dağında 192 km²' lik bir alanı kaplayan adanın 32 km. doğusunda ve Haast Geçidi'nin 32 km. güney batısında yer alan bir buzul gölüdür.

Wanaka, Anaka'nın yeri anlamına gelen, Oanaka kelimesinden türetilmiştir. Anaka, ise bu bölgede bulunan Maorilerin ilk şefinin adıdır. Gölün eteklerinde bulunan kasabanın adı da Wanaka’dır.
  














Aspiring Dağı eteklerinde  bulunan göl, yalnız ağacı ile ünlüdür. 

Wanaka bölgesi, nefes kesici dağ manzaraları, muhteşem buzulları, yemyeşil yağmur ormanları, dağ çayırları, berrak gölleri, nehirleri ve göl kenarındaki bar ve kafeleri ile tam bir turizm cennetidir. 


Dünyanın en temiz gölü Mavi Göl olarak adlandırılan (Rotomairewhenua), Nelson Gölleri Milli Parkındadır. 

Yeni Zelanda,
Yeni Zelanda Milletler Topluluğu,
Güney Büyük Okyanus'ta bir ada ülkesidir.
Maorice, uzun beyaz bulutların ülkesi anlamına gelen Aotearoa olarak biliniyor.


Başkent, Wellington'dur. Ülkede Angalikan, Katolik, Metodist, Presbiteryan dinleri yaygındır. İngilizce ve Maorice konuşuluyor. Para birimi Yeni Zelanda doları'dır. Yeni Zelanda halkı kendilerine Yeni Zelanda'da yaşayan uçamayan bir ulusal kuş olan Kivi diyorlar. 1769-1779 yılları arasında ülkeyi 4 kez ziyaret eden İngiliz kaşif James Cook tarafından şimdiki ismi New Zealand olarak adlandırılmıştır. Avustralya'nın yaklaşık 1.500 km güney doğusundadır. Pasifik Okyanusunda, iki büyük North ve South Island ile birçok küçük adadan oluşur. Yeni Zelanda, Felemenkçe Zeeland adından geliyor. Zeeland, Hollanda'da bir ilin adıdır. Yeni Zelanda'nın yerli halkı Maoriler olup nüfusun %15'ini oluştururlar.

I. Dünya Savaşında, Yeni Zelanda, İngiltere yanında savaşa katıldı. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden kurulmuş ANZAC'lar (Australian and New Zealand Army Corps) Çanakkale’de Türk ordusu karşısında bozguna uğradı. Savaşta 17.000 ölü ve 50.000 yaralı ile ülkelerine geri dönmüşlerdir. 

Adada Tongariro, Ngauruhoe, Ruapehu ve Egmont faal volkanik dağlardır. Alp dağlarının ülkedeki en yüksek Cook Dağıdır. (3764 m) Taupo Gölü, Te Anau gölü, Plenty, Hawkes ve Poverty körfezleri ve Auckland, Wellington, Tauranga, Dunedin ve Whangarei limanları vardır. Dünyanın dördüncü büyük şelalesi Sutherland da buradadır.

Yeni Zelanda’nın adaları;  
Stewart, Chatham, Campbell, Kermadec, Snares, Auckland, Antipodes, Baunty, Niue, Tokelau.

Yeni Zelanda genellikle yumuşak bir iklime ve az fakat verimli topraklara sahiptir. Bu yüzden ülke bir tarım ülkesi olup ülkede et ve süt endüstrisi çok gelişmiştir. Ülke etrafı tamamen okyanus ile çevrilmiştir. Bu yüzden balıkçılık çok önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Kılıçbalığı ve tonbalığı bol miktarda avlanmaktadır. Ayrıca balina avcılığı da yapılmaktadır. Turizm, Yeni Zelanda için önemli bir gelir kaynağıdır.

Peter Jackson’ın “Yüzüklerin Efendisi” filmleri Yeni Zelanda'da çevrilmiştir.  

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ