Mikrokristalin silisten (SiO2) oluşan çok sert bir kayaç ...

Çört,
Flint,
Çakmaktaşı,

Flint, Çört kelimesinin eşanlamlısıdır. 
Silis kabuklu bazı mikroorganizmaların derin okyanus tabanında birikmesi ve taşlaşmasıyla mikro kristalli oluşturdukları kuvars kayalarına verilen ad.
Çört Mikrokristalin silisten (SiO2) oluşan çok sert bir kayaçtır. En iyi bilinen biçimi çakmaktaşı (flintstone) dır. 





Organik materyal içerdiğinde, koyu renk alır. Jasper adı verilen türü demir oksit içerdiğinden kırmızı bir renkte gözlenir. Bantlı yapıda oluşumları agat (agate) olarak bilinir.

Mikrokuvars, Kalsedonik kuvars, Megakuvars olmak üzere üç dokusal tipte olabilir.
Çört yumruları

  1. Çört - flint (çakmaktaşı)
  2. Çört - jasper
  3. Çört - agate


Flint, kretase tebeşirlerinde oluşan bir çeşit çört çeşididir. Özellikle çört nodülleri için kullanılır. Çörtler, çoğunlukla mikrokristalen kuvarstan oluşur.

Herkesçe bilinen tanınan ...

Maruf,
Arapça, maruf, ( معروف )
Ünlü,
Bilinen,
Tanınan,
Herkesçe bilinen, tanınan.
Tanınmış,
Belli, meşhur.

Şeriatın makbul kıldığı veya emrettiği. 
Herkesçe bilinen, tanınan, belli, sanlı.

Çok cahil, çok bilgisiz ...

Eçhel,
Eçhel, Echel, 
Arapça, (ﺍﺟﻬﻞ)
Çok cahil, 
Çok bilgisiz.
Çok cahil. 
Çok bilgisiz. 
En cahil.
Pek bilgisiz, 
Arapça cehl, bilgisiz olmak, echel.
Aşırı derecede cahil, çok bilgisiz (kimse).
Echel,  
Arapça  اَجْهَلْ
Zırcahil. 

Endonezya'nın Sulawesi kıyısında, Siau Adasında bulunan bir volkan ...

Karangetang,
Api Siau,
Karangetang- Sangihe Islands-Endonezya
Stratovolkan, 
Karangetang volkanı Api Siau olarak da biliniyor. Endonezya'nın Sulawesi kıyısındaki, Siau Adası' nın kuzey ucunda bulunur. 
Karangetang Volkanı, ortalama eğimi yüzde 25 olan bir koni şeklindedir ve iki tepesi vardır. Yani Güney Zirvesi (1827 m) ve Kuzey Zirvesi (1784 m). 


Endonezya'da Karangetang volkanı 08.02.2019 tarihinde tekrar faaliyete geçerek lav püskürttü ve köy yollarını kapattı. Bu nedenle civardaki yüzlerce kişi deniz yoluyla tahliye edildi. 1675 yılından son patlama tarihine kadar kırk bir kez patlayan Endonezya'daki en aktif volkanlardan biridir. Adada 22.000 kişi yaşamaktadır. 

Karangetang Volkanı
KARANGETANG



Batı Samoa'nın başkenti ..

Apia,
Batı Samoa'nın başkenti.
Güney Pasifik adası Samoa ülkesinin başkenti ve en büyük şehridir. Apia, Samoa'daki tek şehirdir. 1900-1919 yılları arasında Alman Samoası'nın olarak biliniyor. Şehir, Samoa'nın en büyük ikinci adası olan Upolu'nun kuzey kıyısındadır.
Apia'nın kentsel alanın nüfusu 2011 nüfus sayımına göre 40 bin kişidir. Apia, Samoa'da iş, hükümet ve alışveriş merkezidir.




Samoa,
Samoa ya da resmi adı ile Bağımsız Samoa Devleti, 
Güney Büyük Okyanus'unda, Polinezya'da bulunan, adalar topluluğundan oluşan bir ülkedir.
1900-1914 yılları arasında Alman Samoası, 1914-1997 yılları arasında da Batı Samoa adını almıştır. Birleşmiş Milletler tarafından 1976 yılında Samoa olarak tanınmıştır. Güneybatı Asya'dan gelen göçmenlerce kurulan ilk yerleşim yerleri, 1700 yıllarında Avrupalı sömürgeciler tarafından keşfedilmiş. 1830 yılında İngilizlerce işgal edilmiş.

Yüzölçümü: 2.831 km2 olup volkanik özellikli, kayalıklı, iç kısımlarda dağlar yer alır. En yüksek tepesi, Savaii Adası’nda Mauga Silisili Dağı’dır (1.857 m). Adalarda ırmak yoktur. 

Samoa dili, İngilizcedir.
Para birimi, Batı Samoa doları, Tala'dır.
1 tala= 100 sene. 

Ortagüneybatı Pasifik’te adalar devletidir. Yeni Zelanda’nın kuzeydoğusundadır. 
Upolu (1.114 km2), Savaii (1.131 km2), Apolima, Manoo adaları; Upolu’nun doğu kıyısının açıklarında yerleşim bulunmayan, mercan kayalıklarıyla çevrili ve yanardağ kökenli,  5 adacıktan oluşur. Ülkede tropikal deniz iklimi egemendir. Yıl boyunca önemli bir ısı değişiminin gözlenmediği adalarda ortalama sıcaklık 26-27°C'dir. Ekonomi, temelde tarım ve balıkçılık etkinliklerine dayanır.

Ukraynaca ile Rusçanın karışımı olan dil ...

Surjik,
Surzhyk,
ʒɪsurʒɪk
Ukraynaca: су́ржик,
Ukraynaca ile Rusçanın karışımı olan dil .
Ukraynaca "surzhyk" sözcüğü başlangıçta karışık tahıllardan yapılan un veya ekmek anlamına gelir. Çavdar ile buğday karışımı.
Ukrayna'nın bazı bölgelerinde ve komşu topraklarda kullanılan Ukrayna ve Rus dillerinin karışımı olan dil. 


Ukrayna'nın resmi dili Ukraynaca' dır.  Ukraynaca, yapısal olarak tüm Slav dilleri gibi Rusça’ya benzer. Ancak Rusça’yla aynı değildir. Ukrayna nüfusunun % 67.5'inin ana dilidir. Doğu Slav dilidir. Rusça, Ukrayna nüfusunun% 29.6'sının ana dilidir. Nüfusun geriye kalan % 2.9 diğer dilleri oluşturur. Eski Sovyetler Birliği'ne özgü 40'a yakın  azınlık dili ve lehçesi Etnologlar tarafından belirlenmiştir. Ukrayna'nın resmi dili Ukraynaca' dır.  Ukraynaca, yapısal olarak tüm Slav dilleri gibi Rusça’ya benzer. Ancak Rusça’yla aynı değildir. Ukrayna nüfusunun % 67.5'inin ana dilidir. Doğu Slav dilidir. Rusça, Ukrayna nüfusunun% 29.6'sının ana dilidir. Nüfusun geriye kalan % 2.9 diğer dilleri oluşturur. Eski Sovyetler Birliği'ne özgü 40'a yakın  azınlık dili ve lehçesi Etnologlar tarafından belirlenmiştir. 

Surjik dili Donetsk, Kharkiv, Luhansk ve özellikle nüfusun çoğunluğunun Rusça kullandığı Kırım'ın büyük metropol alanları dışında, Doğu Ukrayna'nın kırsal alanlarının çoğunda yaygın olarak konuşulur. Batı Ukrayna'nın kırsal bölgelerinde, konuşulan dil orta ve doğu Ukrayna'dan daha az Rusça unsur içeriyor.

Ukraynaca Çarlık Rusyası ve SSCB döneminde yasaklanmış bir dil olmasına rağmen varlığını sürdürmüştür. Bugün halkın neredeyse tamamı Ukraynaca konuşuyor.


Ukraynaca yapısal olarak diğer Slav dillerine benzer. Rusça, Bulgarca, Lehçe ya da Slovakça gibi bir dil biliyorsanız Ukraynacayı kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Eski dilde ayak ...

Pa,
Ayak,
Fr. Pied
İng. pous, foot
Eski dilde ayak.
Farsça ayak, Pa, پا
Bacakların, bilekten sonraki bölümü.

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümüne ayak denir.
Bacak. 
Vücudun belden aşağı bölümü.
Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.

Ayak, Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. 
Halk edebiyatında, yazınında uyak' a verilen ad.

Tekstil, otomobil, iplik, kağıt, elyaf, ilaç sektöründe kullanılan kendir de denilen bitki ...

Kenevir,
Kendir,
İng. Hemp,
Lat. Cannabis sativa 
Esrar otu,
Cannabis sativa,
Fr. Chanvre,
Arapça kendir, مستقل
Arapça, kenevir, قنب
Arapça Kanfai, 
Azallu, (Akkad dilinde),  


İran’da imparator tohumu anlamında, Shahdanah olarak bilinir.

Kenevir, kendirgillerden sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli tek yıllık bir bitki, kendir.

Kenevirgiller (Cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkilerdir. 
Çiçekli tepelerinden reçine, yaprak ve saplarından haşhaş, tohumlarından kenevir yağı, gövdesinden elyaf elde edilir. 
Cannabaceae familyasında yer alan tek yıllık bir bitki olan kenevirin biyolojik olarak 3 farklı bitki türü bulunur. 

1.    Cannabis indica, 
2.    Cannabis Sativa,
3.    Cannabis Ruderalis,

Endüstriyle hammadde üretimi amacıyla yetiştirilen cannabis indica türü kenevir bitkisinin uyuşturucu etkisi yoktur. Uyuşturucu etki gösteren psikoaktif madde (THC - tetrahidrokannabinol) içeriği oldukça düşük, tehlikesiz sayılabilecek düzeydedir. İnşaat, plastik, kağıt, kuyumculuk, ayakkabı, hayvancılık, biyoyakıt, toprak ve su arıtılması endüstrisinde hammadde kaynağı olarak kullanılır.

Marihuana olarak bilinen, keyif verici olarak kullanılan kenevir türü dilimize Hint keneviri olarak geçmiş olan cannabinaceae familyasından, Cannabis Sativa'dır. Birçok faydası bulunan kenevir denilince ön yargıyla uyuşturucu olarak biliniyor. İngilizcede Hemp olarak anılan Cannabis sativa türü kenevir, marihuana elde edilen türüdür.

Kendirin sapındaki uzun lifler soyularak tekstil, ip, urgan olarak kullanılır. Kumaş ve kağıt yapımından kullanıma uygundur. Dayanıklı ve uzun lifleri kaba dokumacılıkta kullanılır. Yaprakları tıp ve kozmetik endüstrilerinde değerlendirilir. Tohumu ise besleyici içeriği sayesinde gıda olarak ülkemizde de kullanılır. Soyulan odunsu kısmına kelek denir. Kelek ve sökülerek ayrılan kök kısımları kışın yakacak olarak kullanılır. 


Sol yandaki resimde marihuana elde edilen kenevir türü gösterilmiştir. Sağ taraftaki resimde ise tıp, kağıt, tekstil üretimi ve daha birçok sektörde kullanılan kenevir türü olan Cannabis indica gösterilmektedir. Kenevir üretiminde % 0,3 oranından daha fazla THC bulunması yasaktır. Esrar veya hint keneviri olarak adlandırılan bu uyuşturucu maddeler dişi kenevir bitkisinin çiçeğinden elde edilir.  

Kenevir, kendir soluk yeşilimsi renkli çiçekler açar. Yabani olarak yetişebildiği gibi endüstriyel olarak tarımı da yapılabilmektedir. Çok eski zamanlardan beri ekimi yapılan kenevirin boyu 50 cm.’den 3 m.’ye kadar olabiliyor. Meyvesi 3-5 mm. boyunda, mercimek şeklinde, grimsi-yeşilimsi, esmer renklidir. Liflerinden faydalanılacak kendir, kenevirler doğrudan doğruya tohumu toprağa serpilerek ekiliyor. Kenevir tohumlarından yağ çıkartılır. Çıkartılan yeşilimsi renkli bu yağ, özellikle sabun yapımında kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kendir yağı tıbbi amaçlı kullanılmaktadır. 

2019 yılında lif ve tohum amaçlı kenevir ekimine Samsun'un Vezirköprü ilçesinde pilot bölge olarak başlandı.

Yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki, ful ...

Bakla,
Fasulye.
Ful,
Eşek baklası,
Vicia faba.
Fr. Anneau,
İng. broad bean,
Lat. Vicia fabal,
Osm. Ful.
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki.

Baklagiller (Leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bir bitkidir.

Fiğ familyasından olan, yeşil yaprakları veya tohumları protein bakımından zengin, bazı türleri vicine ve convicine ile tanen gibi antibesleme faktörü taşıyan bir yem bitkisi.
Meze olarak favası yapılır. Bakla içinin haşlanıp ezilmesiyle hazırlanan fava, Ege ve Akdeniz’in dereotlu, zeytinyağlı meşhur mezesidir.
Dereotu, sarımsaklı yoğurt pezevengidir.
Bazı yörelerde eşek baklası olarak bilinen ve eşeklerin oldukça sevdiği bir gıdadır.
Afrika'da Etiyopya soğan ve bakla tarımı yoğun olarak yapılmaktadır. Üreticiler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde Samsun, Vezirköprü, Amasya ve Tokat yöresinde çok üertilip tüketilir. Özellikle Tokat'ta bazı yemeklerin vazgeçilmez sebzesidir.


Baklanın taze yaprakları çiğ olarak salata yapılarak tüketilir. Ayrıca pastırma ile kavurularak sabah kahvaltısı yapılabilir. 

İçi çıkarılan bakla kurutulur. Kurutulmuş bakla daha besleyicidir. Bakla dolma içine katılarak yaprak sarmasında kullanılır. Tabanına kemikli et konarak pişirilen yaprak sarması, sarımsaklı yoğurt ve dere otu ile ayrı bir lezzettir. 



Bakla faydalı bir sebze olsamasına rağmen tüketiminde aşağıdaki bazı hususlara dikkat etmek gerekir. 

Özellikle baklanın aşırı şekilde tüketilmesi sonucunda Favizm, yani bakla zehirlenmesi riski vardır. Aşırı bakla tüketimi kansızlığa yol açabileceği gibi hayati risk de taşıyabilir. Koyu renkli idrar, göz akında sarılık gibi belirtiler bakla zehirlenmesinin işareti olabilir. Hemen doktora başvurulmalıdır. 

Şeker hastaları da ayrıca dikkatli olmaları lazımdır. Baklada bol nişasta olduğundan yüksek kan şekeri değerlerine neden olabilir. Baklanın doktor onayı alındıktan sonra şeker hastaları tarafından kontrollü olarak tüketilmesi gerekir. 

Bakla faydalı bir sebze olsa da tüketiminde bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Özellikle baklanın aşırı şekilde tüketilmesiyle Favizm, yani bakla zehirlenmesi riski vardır. Favizm hastaları kesinlikle bakla ve diğer oksitleyici besinleri tüketmemelidir. Bakla yedikten 1 ya da 2 gün sonra ortaya çıkan favizm hastalığı alyuvarların yıkımına neden olur ve ortaya çıkan kansızlıkta hastanın ölümüne dahi neden olabilir.

Aşırı bakla tüketimi kansızlığa yol açabileceği gibi hayati risk de taşıyabilir. Koyu renkli idrar, göz akında sarılık gibi belirtiler bakla zehirlenmesinin işareti olabilir. Hemen doktora başvurulmalıdır. 

Bakla, 1-7 yaş arası çocuklar tarafından fazla miktarda tüketilmemelidir. Uzmanlar vücutta su tutma özelliği olan baklanın pişirildiği gün tüketilmesini öneriyor. Bekletilen baklanın karaciğerinizi yorabileceğini belirtiyor. Bakla her yaştaki kişiler tarafından bilinçli şekilde tüketilmelidir.

Zeytinyağlı Bakla Tarifi:
Namı Değer Eşek Baklası 

Malzemeler:
Yarım kilo taze bakla (Taze bakla kararmamış olmalıdır. Yeşil, diri ve orta büyüklükteki baklalar en tazesidir)
1 adet soğan
Yarım su bardağı zeytinyağı
Yarım su bardağı su
1 yemek kaşığı toz şeker
1 yemek kaşığı un
Tuz, karabiber
Servis için:
Dereotu ve yoğurt

Hazırlanışı:
Baklaları yıkadıktan sonra ayıklayın. Ayıklarken kılçıklarını çıkarınız. Baklaları elle bölerek parçalara ayırın. Baklaları kararmaması için unlu suda bekletin. Başka yerde bir tencerede zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanları kavurun. Unlu suda beklettiğiniz baklaları süzüp güzelce yıkadıktan sonra tencereye ekleyin. Su, tuz, karabiber, şeker ve 1 yemek kaşığı un ilavesiyle karıştırarak biraz kavurun ve orta ateşte pişirin. Zeytinyağlı baklanız piştikten sonra soğumaya bırakın. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve kıyılmış dereotu ile süsleyerek servis yapın. Afiyet olsun.

Bakla kelimesinin başka anlamları;
Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biridir.
Zincir halkası.
Beyaz siyah renkli bir yılan.

"Yemeni" de denilen bir tür ökçesiz ayakkabı ...


Kalavra,
Kalevra,
Karevle,
Garevle,
Yemeni,  
Ökçesiz ayakkabı, yemeni.
"Yemeni" de denilen bir tür ökçesiz ayakkabı.
Bazı yörelerde yazmaya da yemeni denir. Yemeni yurdumuzun bazı yörelerinde başörtüsüne, yazmaya verilen isimdir.


Yemeni; 
Üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı köseleden dikilen topuksuz ve çok sıhhatli olan ayakkabıdır. Yemeni yapanlara köşger denir. Farsça Köşger, Keşfger, جناح، kelimesinden türetilmiştir.

İlk defa yemende, Yemen-i Ekber isminde birisi tarafından yapılmış. Yemen'den Halep'e, oradan Güneydoğu Anadolu'ya, Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Antakya ve Adana yöresine yayılmış. 

Tabanında, manda veya sığır derisinden yapılan gön, kösele kullanılır. Yemeninin yüz kısmı, sırt ile birbirine birleştirilmiş ve çirişle yaptırılmış sahtiyan ve meşinden oluşur.  Yemeninin yüzü keçi derisinden, iç astarı koyun derisinden, iç tabanı ise sığır veya keçi derisinden yapılır. Kenar kısmı oğlak derisinden yapılır. Yemeni yapımında dikişler elle yapılır. 



Suni deri ve  plastik malzeme kullanılmaz. Ökçesizdir. Yemeni tersinden dikilir ve ters yüz edilir. Düz tarafı çevrildikten sonra kalıplanır. Kenarları kesilir. Kenar dikişi yapılarak  satılır.

Yemeni ayak sağlığı açısın ayakta nasır, mantar, terleme ve koku yapmaz. Yağmurda ıslanınca gerçek deri olduğundan şişme yapar. İçine gazete kağıdı yerleştirilir ve kurutularak giyilir. 

Asya' da yaşayan yabanıl bir keçi ...

Tar,
Asya' da yaşayan yabanıl bir keçi.
Asya'nın dağlık kesimlerinde yaşayan yabanıl keçidir. 
Dağ keçileri (Capra) Afrika' nın kuze­yinde, Asya'nın güneybatısında ve Avrupa' nın güneyindeki yüksek dağlarda başıboş sürüler halinde yaşayan iri yabankeçileridir.  Dağkeçileri son derece çevik hay­vanlardır. Dağ yamaçlarında ve en sarp kaya­lıklarda inanılmaz bir ustalıkla dolaşırlar.


Bazen uçurumları aşmak için bir sıçrayışta 12 metre öteye atlarlar. Ön bacakları arka bacaklarından biraz daha kısa olan bu dağ keçisinin omuz yüksekliği yaklaşık 1 metredir. Alından düz çıkıp sonra bir yay gibi geriye doğru bükülen boynuzlarının uzunluğu ise özellikle tekelerde bazen 1 metreyi aşar. Boynuzlarının alt yüzü düz, üst yüzü enine kabarık çizgili ve boğum­ludur; bu boğumların sayısı hayvanın yaşını gösterir. Asya dağkeçisinin kışın sarımsı boz renkte olan kalın postu yazın yerini kızıl kahverengiye çalan daha kısa tüylere bırakır. Dişiler beş aylık bir gebelikten sonra genellikle tek bir yavru doğurur, yavrular doğumdan hemen bir-iki gün sonra annelerinin ardından koşup zıplamaya başlayabilir. 

Markor (Capra falconeri) adıyla bilinen iri bir dağkeçisidir. Keşmir, Türkistan ve Afganis­tan'da az sayıda yaşar. Markorun bir tirbu­şon gibi kıvrılan boynuzları geriye doğru bükülürken aynı zamanda iki yana doğru açılır. 

Hemitragus cinsi dağ keçilerine Tar denir. Hindistan ve Arabistan'ın ağaçlı dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanların erkeği sakalsızdır. Himalaya Dağlarında ya­şayan bir türün erkeğinde boyun ve gövdenin ön bölümlerini bütünüyle örten uzun tüylü bir yele bulunur. Tarın kısa boynuzlan koç boynuzu gibi geriye ve yanlara doğru açılır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ