Irk...

Halk,
Etnisite,
Soy,
İng. race,
Frn.race,
Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, (sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk gibi)
Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu.
Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm.   

Güney İtalya'yı Arnavutluk'tan ayıran boğazın adı...

Otranto,
Utrantu,


Otranto Boğazı.
Güney İtalya'yı Arnavutluk'tan ayıran boğazın adı.
Otranto boğazı etrafında  İtalya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Hırvatistan, Slovenya ve Karadağ bulunmaktadır. Adriyatik Denizini İyon Denizi'ne bağlayan boğaz, adını İtalya'nın Otranto kentinden almıştır. Tarihte stratejik bir öneme sahip olmuştur.



Eski dilde sevilen, aşık olunan erkek ...

Maşuk, 
Arapça ( معشوق ).
Erkek sevgili.
Bu sevgili bayan olursa maşuka denir.
Arapça Maşuka ( معشوقه ), Bayan sevgili.
Sevgili.
Sevilen, 
Sevilmiş kimse.
Eskiden sevilen, aşık olunan erkek.

Arjantin ile Birleşik Krallık arasında 1982 yılında başlayan savaş ...

Falkland,
Falkland Savaşı.

Falkland Adaları,
Arjantin'lilere göre, Malvinas Adaları.
Batı ve Doğu Falkland olarak iki büyük ada ve 700 küsür küçük adacıktan oluşmaktadır. Falkland Adaları, Atlas Okyanusunun güneyinde, bir İngiliz sömürgesidir. En yakın kara Arjantin'e  480 kilometre uzaklıktadır.

2 Nisan 1982 yılında Arjantin'de yönetimi ele geçiren cunta rejimi, Leopoldo Galtieri'nin Falkland ve Güney Georgia Adalarını işgal etmesi ile başlayan bir savaştır. İngiltere başbakanı Demir Leydi Margaret Thatcher, 2 uçak gemisinin desteklediği bir filoyu Falkland adalarına gönderdi. Savaş altı hafta sürmüş. Arjantin kuvvetlerinin elinde, Fransız yapımı Exocet füzeleri bulunuyordu. Bu füzeler sayesinde İngiliz donanmasına büyük kayıplar vermiş, tam 8 adet gemi vurulmuştu. Arjantin saldırılar sırasında sahip olduğu bütün Exocet füzelerini kullanmıştı. Fransa'nın bu  füzelerin kodarını İngilizlere vermesiyle füzeler, etkisiz hale getirilmiştir.


26 Nisan 1982 tarihinde İngiltere kuvvetleri Güney Georgia Adasını ele geçirdi. Bunun üzerine Falkland Adalarındaki Arjantin birlikleri komutanı teslim oldu. Savaşın sonucunda, 258 Britanyalı ve 649 Arjantinli ölmüş her iki taraf da büyük kayıplar vermiştir. Britanya, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun  (Avrupa Birliği) desteğiyle savaşı kazanmıştır.

Savaş sonrasında Arjantin teslim olarak işgal ettiği topraklardan çekilmiştir. Arjantin'de iktidardaki Leopoldo Galtieri yönetimi savaşın ardından devrilmiştir. İngiltere'de ise Margaret Thatcher zaferin etkisiyle 1983 yılında  Birleşik Krallık genel seçimlerini kazanarak iktidarına devam etmiştir.

Halen iki ülke arasındaki sorun kesin olarak çözümlenmemiştir. Adaların yönetimi Birleşik Krallıkta olmasına rağmen Arjantin, adalar üzerindeki hak iddiasından vazgeçmemiştir. 

İnce kesilmiş et ya da balık dilimi ...

Eskalop,
Fr. escalope, 
İng. Escalope.
Almanca: Schnitzel.
İnce kesilmiş et ya da balık dilimi. 
İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti.
Dövülerek inceltilmiş, dilim şeklinde dana, tavuk, hindi eti;

Kemiksiz, yağsız ve sinirsiz dilim parçası.


Dana eskalop dana bifteğe benzemektedir. Sadece dananın but kısmından yapılır.

Malzemeler:
600 gram dana eti ( but tarafı)
60 gram tereyağı
Yarım kahve fincanı beyaz şarap
3/4 kahve fincanı et suyu
Tuz ve karabiber

Yapılışı: 
• But tarafından kemiksiz dana etinin dokusunun aksi yönünde, her biri yüzer gramlık parmak kalınlığında allı parça kesilir. Et dövücüsüyle yarım parmak inceliğinde yassılaştırılır. Dumanı tütene kadar kızdırılmış yağda; hazırlanan etler kuvvetli ateşle 2’şer dakika her iki tarafları olmak üzere kızartılır. Delikli kepçeyle bir kaba alınır ve soğumaması için ılık bir yerde bekletilir.

• Tavadaki yağa, beyaz şarap ilave edilir. Saralını yarısı kaynatılarak, buharlaştırılır. Sonra şaraplı yağa; 1 tatlı kaşığı tuz ve karabiber ve eller ilave edilir. 1 dakika kadar ateşle tutulur. Etler suyuyla birlikte tabağa alınır ve servis yapılır.

Adolf Hitler’in yakın arkadaşı ve sağ kolu olan Alman Nazi politikacı ve Nazi Almanya Propaganda Bakanı ...

Goebbels,
Paul Joseph Goebbels,
(29 Ekim 1897 - 1 Mayıs 1945)
Alman Nazi politikacı.
Alman Nazi propaganda bakanı.
Nazilerin propaganda bakanı (1933-1945), 
Nazi Almanya Şansölyesi (30 April 1945 – 1 May 1945),

Büyük Yalan Ustası.
Antisemit görüşleri ile tanınıyordu. 
Yahudi Soykırımı ve Yahudilerin imhası da dahil olmak üzere sert ayrımcılığı savundu.
Joseph Goebbels, Adolf Hitler’in yakın arkadaşı ve aynı zamanda sağ koludur. 
Savaşın sonu geldiğinde, yakalanmamak için tüm ailesini ve kendisini öldürecek kadar davasına bağlı bu ilginç insan, siyaset ve kitle yönetimi üzerine uzman.


Goebbels, 1921 yılında Heidelberg Üniversitesi'ni Felsefe Doktoru derecesi ile bitirdi. Yazar olmak istiyordu. 1924 yılında Nazi Partisi'ne katıldı ve kuzey şubelerinde Gregor Strasser ile çalıştı. 1926 yılında Berlin bölge lideri olarak atandı. Burada ve sonrasında partiyi ve programını tanıtmak için propaganda kullanımı ile ilgilenmeye başladı. 1933 yılında  Nazilerin iktidara gelmesiyle, Propaganda Bakanı oldu. Goebbels, Almanya'daki medya, sanat ve enformasyon üzerine denetleyici denetimler kazanmış ve uygulamıştır. Özellikle propaganda amaçlı bir radyo ve film medyasının kullanılmasında ustalaşmıştı. Parti propagandası, antisemitizm, hıristiyan kiliselerine saldırılar ve İkinci Dünya Savaşı için yoğun bir faaliyet yürütmüş.

1943 yılında, Goebbels, Hitler'e savaş harekatı için gerekli olmayan işlerin kapatılması, kadınların işgücüne katılmaması ve toplam savaş üretecek tedbirleri uygulamaya koymaya başladı. Hitler 23 Temmuz 1944 yılında Reich Genel Savaş için Tam Yetkili Kişi olarak atandı. Bu sayede Goebbels, silah üretimi ve savaş gücü için mevcut insan sayısını artırmak için büyük ölçüde başarılı adımlar attı.

1945 yılında savaş sona erdi. Nazi Almanyası yenilgiye uğradı. Eşi Magda Goebbels ve Goebbels'in çocukları Berlin'de ona katıldı. 22 Nisan 1945 yılında Hitler'in yeraltı sığınağı kompleksinin bir parçası olan yeraltı sığınağına taşındılar. Hitler 30 Nisan 1945 yılında intihar etti. Hitler'in iradesine uygun olarak, Goebbels Almanya Şansölyesi oldu (30 April 1945 – 1 May 1945). Bir gün görev yaptı. Ertesi gün, Goebbels ve eşi altı çocuğunu siyanürle zehirledikten sonra intihar ettiler.

Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in günümüzde de geçerliliğini koruyan 7 Tavsiyesi. 

  • Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.
  • Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutacak ve kendi fikri gibi benimseyerek savunacaktır.
  • Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanıp kendilerini adamaları o kadar kolaylaşır. Çünkü herkes büyük bir şeyin parçası olma fikrine bayılır.
  • Halkı her zaman ateşlemelisiniz, asla soğumalarına ve düşünmelerine izin vermeyin.
  • Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin, asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin, asla kendinizden ve taraftarlarınızdan başkalarına serbest hareket alanı bırakmayın, asla kabahat ve suç üstlenmeyin, sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.
  • Kimin haklı olduğu değil, kimin sesinin daha gür çıktığı önemlidir. İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır.
  • Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü kitleleri kandırmak her zaman çok daha kolaydır. Bana sadece vicdansız bir medya ve karizma sahibi bir lider verin, size bilinçsiz bir halk ve girdiği her seçimi kazanan yıkılmaz bir parti sunayım.
Başlıca eserleri: 
Das Bucuh İsidor (İsidor’un Kitabı) 1928, 
Kampft um Berlin (Berlin Uğruna Kavga) 1932. 
Vom Kaiserhof zur Reichskanzleri (Kaiserhorf’tan Reich Şansöliyeliğine) 1934, 
Tagebücher 1942-1943, (1942-1943 günlüğü).

Gümrük muhafaza memuru ...

Baladur,
Kolluk,
Gümrük muhafaza memuru.
Gümrük Muhafazasında çalışan görevli. 
Kolluk yani güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma.

Genel Kurmay Başkanlığına bağlı "Gümrük Muhafaza Umum Komutanlığı" adıyla askeri bir teşkilat olarak 1956 yılına kadar hizmet etmişler. Gümrük Muhafaza Memurları günümüzde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı kolluk görevlisidir. Kaçakçılıkla mücadele görevini yürüten bu meslek elemanlarına eskiden Baladur denmiştir. 

Kaçakçılığı men, takip ve soruşturmakla görevlidirler. Eşyanın gümrük işlemlerinin yapılmadan yurda girişine ya da yurttan çıkışına engel olurlar. Silah taşıma ve kullanma yetkileri vardır. Alo 136 ihbar hattı ile 7 gün 24 saat alınan ihbarları değerlendirilip gereği yerine getirilmektedir.

Üzüm, incir alıp satanların başına da Baladur denir.



Zamanında ABD' nin ve Dünyanın en büyük kemer beton barajı ...

Hoover,
Hoover Barajı,

Hoover Barajı, ABD' de Arizona ve Nevada eyalet sınırında bulunan 221 m. yüksekliğinde, 590 m. kret uzunluğunda beton kemer barajdır. Enerji ve Sulama amaçlı olan bu barajın;
Göl alanı: 640 km2  ve Göl hacmi: 2,480,000 m³ dür.

Hoover Barajı, Kolorado Nehrinin Black kanyon bölgesinde 1928 yılında, Six Companies adlı konsorsiyum tarafından inşaatına başlanmıştır. 1935 yılında tamamlanmıştır. ABD başkanı Franklin Roosevelt tarafından 30 Eylül, 1935 tarihinde hizmete açmıştır. Enerji santralında  2080 MW gücünde 17 tribün vardır. Modern mühendisliğin zaferi olarak nitelendirilen Hoover Barajı, 4 milyar kilowatt saat elektrik üretmektedir. Hoover barajının oluşturduğu göl ve bunun yanında sağladığı kontrollü akış elektrik üretimi ve sulamanın yanında birçok faaliyet için önemli kullanım alanı, göletler büyük rekreasyon alanları oluşturmaktadır. 

Baraj, inşaası esnasında 15.000 civarında işçi, 200'den fazla mühendis doğrudan veya dolaylı olarak çalışmıştır. İnşaatı esnasında yüzden fazla ölümlü kaza olmuştur. Bu proje ABD’nin en yüksek kemer baraj olması yanında federal hükümetin üstlendiği en büyük proje olmuş ve 165 milyon dolara mal olmuştur. Barajın finansmanı Amerika Federal Hazinesi tarafından karşılanmıştır.

Dünyada en yüksek barajları;

  1. Nurek Barajı (300 m.) Toprak dolgu - Tacikistan
  2. Xiaowan Barajı (292 m.) Beton kemer -Çin 
  3. Grande Dixence Barajı (285 m.) Beton ağırlık-İsviçre
  4. İnguri Barajı (271.5 m.) Beton kemer- Gürcistan
  5. Vajont Barajı (261.6 m.) Beton kemer- İtalya
  6. Chicoasen Barajı (261 m.) Toprak dolgu- eksika
  7. Tehri Barajı (261 m.) Toprak dolgu-Hindistan
  8. Alvaro Obregon Barajı (260 m.) Beton kemer-Meksika
  9. Mauvoisin Barajı (250 m.) Beton kemer- İsviçre
  10. Laxiwa Barajı (250 m.) Beton kemer-Çin 
  11. Deriner Barajı (249 m.) Beton kemer-Türkiye
  12. Alberto Lleras-Guavio Barajı (243 m.) Kaya dolgu-Kolombiya
  13. Mica Barajı (243 m.) Toprak dolgu-Kanada
  14. Sayano Shushenskaya Barajı (242 m.) Beton-kemer ağırlık-Rusya
  15. Srisailam Barajı (241 m.) Beton ağırlık-Hindistan
  16. Ertan Barajı (240 m.) Beton kemer-ağırlık-Çin
  17. La Esmeralda Barajı (237 m.) Kaya dolgu-Kolombiya
  18. Oroville Barajı (235 m.) Toprak dolgu-ABD
  19. El Cajón Barajı (234 m.) Beton kemer-Honduras
  20. Chirkey Barajı (232,5 m.) Beton kemer-Rusya
  21. Shuibuya Barajı (233 m.) Beton, kaya dolgu -Çin
  22. Karun-4 Barajı (230 m.) Beton kemer ağırlık-İran
  23. Bhakra Barajı (226 m.) Beton ağırlık-Hindistan
  24. Luzzone Barajı (225 m.) Beton kemer-İsviçre
  25. Hoover Barajı (221 m.) Beton ağırlık kemer-ABD

Eski dilde güneş ...


Şems,
Güneş,
Büteyra.

Arapça şems, شمس
Afitab, (aftab).
Farsça, güneş  آفتاب‏
Eski dilde güneş.

Eski dilde Taç ...

İklil,
Eski dilde iklil.
Taç.
Çiçekten taç. 
Serlevha. (Farsça, سرلوحه)
Başlık.


Hz. Peygamber'in Zebur'da geçen bir ismidir. 
Müzeyyen taç manasına da gelir.
Baştacı.

Çocukların ağaca ip takmak suretiyle yaptıkları salıncak ...

Evrek,
Farsça, اورك
Arapça, evrek.
Çocukların ağaca ip takmak suretiyle yaptıkları salıncak.

Eski dilde edinilen, kazanılan bilgiler ...

Müktesebat,
Arapça, مكتسبات
Bilgi birikimi.
Eski dilde edinilen, kazanılan bilgiler.
Elde edilmiş olanlar. 
Kazanılmış olanlar. 
Çalışmak suretiyle kazanılmış olanlar.

Dünyanın en yüksek dağı ...



Everest,
Sagramata, Çonnolugma (Nepal dilinde),
Çomolungma (Tibet dilinde),
Kaf Dağı,

Everest, Himalayalar sıradağlarında Çin(Tibet) - Nepal sınırında bulunur. Everest dağının yüksekliği 8848 m. dir. Tibetçe Evrenin kutsal annesi(Dünyanın Ana Tanrıçası) manasında  Çomolungma denilir. Nepal dilinde gökyüzünün tepesi anlamında Sagramata denir.  


Hindistan yarımadasıyla Tibet yaylasının birbirine yaklaşması sonucunda, jeolojik tortul havzalardaki sıkışmayla başladı. Bunu izleyen evrelerde Katmandu ve Khumbu napları (kırık ve devrik yamaç kıvrımları), sıkışıp yukarı doğru çıkarak birbirlerinin üzerine kıvrıldılar ve ilkel bir dağ sırası oluşturdular. Bu dağ sırası büyük  Himalayalardır.Kuzeydeki arazi kütlesinin toptan yükselmesi, bölgenin yüksekliğini arttırdı. Pleyistosen Bölümün (yaklaşık 2,5 milyon yıl önce) Mahabarat Evresinde Everest Dağı ortaya çıkmış.  

Everest Dağı, troposferin üçte ikisini geçer. Burada oksijen azdır. Zaman zaman (-70 °C) dereceye kadar düşen aşırı soğuklar, oksijen eksikliği ve hızı saatte 100 km ye varan sert rüzgarlar ile yamaçlarda herhangi bir hayvan ya da bitkinin yaşamasına olanak vermez.

İngiltere'nin Hindistan sömürge yönetiminde görevli kadastro genel müdürü George Everest isminden dağa Everest adı Londra Kraliyet Coğrafya Cemiyeti tarafından 1865 yılında kabul edildi. Tüm itirazlara rağmen dünyanın en yüksek dağının adı Everest olarak belirlendi. 


Everest Dağı’nın zirvesine ilk tırman an kişiler 29 Mayıs 1953 yılında tırmanışlarını tamamlayan Yeni Zelandalı Sir Edmund Hillary ve Nepalli Tenzing Norgay’dır. Zirve tırmanışını başarıyla tamamlayan ilk kadın 1975 yılında Japonyalı Junko Tabei’dir.

2013 yılında Everest’e tırmanan en yaşlı dağcı, en yaşlı erkek 80 yaşında Japonya’dan Miura Yiuchiro'dur. En yaşlı kadın ise Tamae Watanabe'dir,
  
Şu ana kadar tırmanan en genç kişi, 13 yaşındaki, Kaliforniyalı bir öğrencidir. Everest’e tırmanan en genç ikinci kişi ise 2003’te 15 yaşındaki Nepalli Ming Kipa Şira'dır. Everest'e çıkan ilk Türk dağcı, 21 Mayıs 1995 yılında Nasuh Mahruki oldu. Everest dağına tırmanan ilk kadın dağcı, Elif Eylem Maviş, 15 Mayıs 2006 yılında başardı. Everest Dağı’na tırmanmanın maliyeti yaklaşık olarak 65 bin dolardır. 


Nepal’in batısında yaşayan insanlara Sherpalar denir. Sherpalar, dağa tırmanış esnasında ana kamp ve orta kamplarda gıda, çadır ve destek malzemelerini taşımak için dağcılara yardım ederler.

Everest Dağı her yıl 4 milimetre yükselmektedir. Everest’in zirvesine 18 adet resmi tırmanış yolu vardır. Everest tırmanışının en zorlu etaplarından bir tanesi günümüzde Edmund Hillary anısına Hillary Step olarak anılmaktadır. En popüler olanı Nepal'de South Col'dur. 

Everest Dağındaki, Kangşang Buzulu, Rongbuk Buzulları, Pumori Buzulu, Khumbu Buzulu olup Khumbu Buzulu eriyerek Nepal’de Lobucya Khola Irmağı'na karışır. Dağın  yamacında bulunan Pumori ve Rongbuk buzullarından Çin Halk Cumhuriyetindeki Rong Çu Irmağı  ve Kangsang Buzullarından Karma Çu Irmağı doğar.



Gökyüzünün Tepesi

Bilinen en yüksek dağ 8848 metre ile Everest Dağı olmasına rağmen, Hawaii'de, Pasifik Okyanusu’ nun tabanında yükselen Mauna Kea volkanik bir dağı 10.100 metredir.  1 milyon yaşındaki Mauna Kea’nın okyanus seviyesinin üst kısmında kalan bölümü 4207 metredir. Bu açıdan ele alındığında Mauna Kea dünyanın en yüksek dağı unvanını alıyor. 

          Dünyanın en yüksek 10 dağı. 

  1. Everest Dağı, (8848 m.) Çin(Tibet) - Nepal sınırındadır.
  2. K2 Dağı (Godwin Austin), (8611 m.) Karakurum; Pakistan ile Çin Halk Cumhuriyeti sınırı üzerinde yer alan K2 dağı dünyanın en yüksek 2. dağıdır. K2 dağına ilk defa 31 Temmuz 1954 yılında İtalyan Lino Lacedelli ve yine İtalyan Achille Compagnoni tırmanmayı başarmıştır. İlk Türk dağcı 2001 yılında yaptığı tırmanış ile Ali Nasuh Mahruki olmuştur. 
  3. Kançencunga Dağı (8,586 m.); Hindistan ile Nepal arasında Himalayalarda bulunan bu dağa ilk defa 25 Mayıs 1955 yılında Joe Brown ve George Band çıkmayı başarmıştır.  
  4. Lhotse Dağı, (8516 m.) Himalayalar; Lhotse Dağının güney yüze dünyanın en dik tırmanış parkurudur. Lhotse'ye ilk kez 18 Mayıs 1956 yılında İsviçreli  Fritz Luchsinger, Ernst Reiss tırmanmışlardır. 
  5. Makalu Dağı, (8,418 m.) Himalayalar; Himalayalarda Nepal ile Çin Halk Cumhuriyeti sınırında yer alır.  Makalu dağına ilk defa 15 Mayıs 1955 yılında Fransız Lionel Terray ve Jean Couzy tarafından tırmanılmıştır. 
  6. Cho Oyu Dağı, (8201 m.) Himalayalar; Everest'in 20 km batısındadır. Cho Oyu dağına ilk defa 19 Ekim 1954 yılında Herbert Tichy, Joseph Joechler ve Şerpa Pasang Dawa Lama'dan oluşan Avusturyalı bir takım tarafından tırmanılmıştır. Cho Oyu dağına çıkan ilk Türk ise 1997 yılında Nasuh Mahruki olmuştur. 
  7. Dhaulagiri Dağı,(8167 m.) Himalayalar; Buzullarıyla ünlü Daulagiri dağına ilk tırmanış 1960 yılında gerçekleşmiştir.  
  8. Manaslu Dağı, (8164 m.) Himayalar; Nepal Himalayalarında bulunur. Manaslu dağına ilk defa 9 Mayıs 1956 yılında Japon Toshio Imanishi ve Gyalzen Norbu tarafından tırmanılmıştır. 
  9. Nanga Parbat Dağı, (8126 m.) Himalayalar; Pakistan'daki Kaşmir bölgesinde yer alır. İlk kez 3 Temmuz 1953 yılında Hermann Buhl tarafından zirvesine tırmanılmıştır. 
  10. Annapurna I, (8091 m.) Himalayalar; Annapurna I dağına ilk tırmanış 1950 yılında olmuştur. 

Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre meydana gelmiş en büyük nükleer kaza ...


Çernobil,    
Çernobil Kazası,    
Çernobil Nükleer kazası,    
Çernobil Reaktör kazası,    
Çernobil Felaketi,    
Çernobil Faciası,

Çernobil, Ukrayna'nın Pripyat şehrinin 14,5 km. kuzeybatısında bulunur. 26 Nisan 1986 yılında Çernobil Nükleer Santralında bir  kaza meydana gelmiştir. 


Elektrik kesilmesi deneyinin ardından, reaktörün acil kapatılması sırasında çekirdek kazara patlayarak bir facia meydana gelmiştir.  Tarihte meydana gelmiş Uluslararası Nükleer Olay Ölçeğine göre, en yüksek sınıflandırma oranı olan 7 ile ölçeklendirilmiş en büyük nükleer kazadır. Bu kaza sonucunda meydana gelen patlama ve yangın sonrasında SSCB ile Avrupa ve Türkiye'ye büyük miktarda radyasyon yayıldığı tespit edilmiştir. Meydana gelen patlama, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının tam 200 katından fazla bir etki yarattı.

Benzer şekilde Japonya'nın Fukushima  kentinin sahilinde kurulu Daiichi Nükleer Santral Kazası olmuştur. Bu talihsiz kaza 11.03.2011 tarihinde Japonya'nın Sendai kentinden 130 km uzaklıkta meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem sonrasında oluşan tsunami sonucu, tarihin ikinci büyük kazası meydana gelmiş. 
  
Çernobil felaketi sonrasında 500.000'den fazla işçi radyasyona maruz kalmış ve 31 kişi ölmüştür. Kaza sonrası yayılan radyasyonun ağır sonuçları sonradan ortaya çıkmıştır.  Avrupa'da bir çok kişi kansere yakalanmıştır. O dönemde Sovyetler Birliği'nin parçası olan Ukrayna'daki bu felaket ilk günlerinde gizlenmeye çalışıldı. Ancak bu boyutta bir nükleer felaketi gizlemek mümkün değildi. 



































Kazada oluşan nükleer bulutlar 2 gün sonra İskandinavya'ya ulaşmıştı. Avrupa'daki radyasyon düzeyinin ciddi boyutta artmasıyla gözlerin çevrildiği SSCB, felaketi dünyaya duyurdu ve yardım istedi. Çernobil faciası, sonucunda radyasyondan en çok etkilenen santralin çevresindeki 30 kilometre çapındaki alan boşaltılarak bu bölgede yaşayan 135 bin kişi tahliye edildi. Reaktör binası 410 bin metreküp çimento ve 7 bin ton çelikle gömüldü. 
Radyasyon bulaşan gıdaların tüketimi yasaklandı. Ukrayna'da 18 bin kilometrekarelik tarım toprakları radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Ülkedeki ormanların yüzde 40'ı kirlendi. 

Kazadan 25 yıl sonra 2011'de yapılan bir araştırmada bile incelenen sütlerin yüzde 93'ünde kabul edilebilir düzeyin çok üzerinde uzun ömürlü izotop sezyum-137 belirlendi. 


Ukrayna, Rusya ve Belarus'ta 30 bin ile 60 bin arasında insan Çernobil'in neden olduğu ölümcül kanser türlerine yakalandı. SSCB Büyükelçisi, Türk yetkilileri uyararak, Karadeniz 'de ölçüm yapmalarını istediler. Türkiye Atom Enerjisi Başkanı (TAEK), Türkiye'ye ulaşsa bile etkilemez şeklinde açıklama yaparak dikkate almadılar. Türkiye için Çernobil felaketi başlamış oldu.

Avrupa ülkeleri radyasyonlu olduğu gerekçesiyle Türkiye'den fındık alımını durdurdu. Hollanda Sağlık Bakanlığı, Türk çayında yüksek oranda radyasyon olduğunu açıkladı. Federal Almanya, Türkiye'den alınan 13 ton çayı iade etti. Çernobil'in etkisine maruz kalan ülkelerden biri de Türkiye'ydi. Ancak o dönemde Türkiye'de yetkililer bu felaketi o kadar hafife aldılar. Türkiye'de Çernobil felaketi sırasında radyasyon seviyesini gösteren sayısal değerler açıklanmadı, halktan gizlendi. Yetkililerin gerekçesi ise panik yaratmamaktı.Hatta Çernobil kazasından 7 yıl sonra bile Çernobil felaketinin sağlığa etkileri yok sayılmaya çalışıldı. Türkiye'de kanser hastalığının oranında çok ciddi bir şekilde artış olduğu görüldü. 
Uzmanlar, Çernobil'in risklerinin hala devam ettiği uyarısında bulunuyor. Kanser vakaları, Marmara Bölgesi'nde 1986-1987 arası yaklaşık iki kat, Karadeniz'de ise 1995'ten sonra yaklaşık üç kat arttı.

Çernobil'den sonraki yıllarda Karadeniz bölgesindeki kanser vakalarının artışı felaketle bağlantılı olarak sık sık gündeme geldi. Kansere yenik düşen Karadenizlilerden biri de 2005 yılında 33 yaşında ölen şarkıcı Kazım Koyuncu oldu.

Çileğe benzer meyveleri olan ve yapraklarını kışın dökmeyen küçük bir ağaç ...


Kocayemiş.
Folium Arbuti,
Kocakarı yemişi,
Dağ Çileği,
Hartlap,
Kızılbacak,
Arbutus andrachne L.,

Çileğe benzer meyveleri olan ve yapraklarını kışın dökmeyen küçük bir ağaç.
Türkiye’nin çeşitli yörelerinde, Dağ Çileği, Çilek Ağacı, Hartlap, Kızılbacak, Kocayemiş, Sandal Ağacı, Yunan Kocayemişi gibi adlar ile de bilinmektedir.



Kocayemiş (Arbutus unedo), fundagiller (Ericaceae) familyasından meyveleri yenen bir çalı türüdür. İki renkli meyveleri ve çiçekleri ile 5-10 m boylarında bir ağaç. Türkiye'de Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgesindeki makilerle birlikte bulunur. Özellikle kıyı bölgelerinde, Marmara ve Karadeniz Bölgesinin bütün kesimlerinde görülür. Sandal Ağacı ise Akdeniz Bölgesinde, Torosların birçok yerinde çok sık rastlanan bir türdür.

Kocayemişin çiçekleri beyaz renkli, uç kısımları yeşilimsi, salkım şeklindedir. Meyveleri küre biçiminde, 1–2 cm çapında, yüzeyi pürtüklü, önceleri yeşilimsi, olgunlukta ateş kırmızısı veya portakal rengindedir. 4-5 tohumlu etli bir meyvesi vardır. Ormanlık ve çalılık alanlarda yetişen dağ çileğinin meyveleri, mayıs-haziran gibi beyaz renkli çiçek açar. Dağ çileğinin kullanılan kısmı yaprakları ve meyvesidir. Yapraklar ilkbaharda toplanıp kurutulur.  

Etli ve çekirdekli meyvelerin toplama zamanı ise yaz ortasıdır. Dağ çileği içerisinde alkol bulunmaktadır. Bu sebeple fazla yenildiğinde bir miktar sarhoş ettiği söylenmektedir.Likör ve çeşitli içeceklerin yapımında kullanılır. Kamkat ağacında olduğu gibi meyveleri bir sene boyunca bitki üzerinde kalabilmektedir. Kocayemişin sert, ağır bir odunu vardır. Kocayemiş meyveleri taze olarak yenilmesine rağmen, reçel, marmelat, jöle ve parfüm yapımında kullanılır.

Geleneksel kullanımının yanında, zengin bir antioksidan(anthocyaninler, galik asit türevleri ve taninler)   vitamin C ve E, karoten içeriğe sahiptir. Bu nedenle sağlığı destekleyen önemli bir besindir. Halk arasında antiseptik, idrar söktürücü ve müshil olarak kullanılmaktadır. 

Dağ Çileği içeriğinde elma ve limon asitleri ile C vitamini bulunur. Bu nedenle, tansiyonu düşürmekte ve kanı temizleyici özelliği bulunmaktadır. Yapraklarından hazırlanan preparatın idrar söktürücü özelliği vardır. Nikriz hastalığına faydalı olduğu söylenir. Nikriz, halk arasında damla yada gut hastalığı olarak bilinen tıp dilinde ise podagra adı verilen bir hastalıktır. 

Acıklı, keder verici ...

Nekkad,
Müfecci,
İng. sorrowful
Üzücü, 
Üzen,
Koygun
Acıklı,
İng. tragic,
Keder verici,
Acındıracak, 
Acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, 
Kaddar,

Esef, (Arapça,  اسف )

Üzüntü,
Üzülme, 
Kaygı,
Hüzün,
Gam,
Tasa, 

Nekkad

Akdenizde yaşayan bir balık ...

Çotira,
Çotira (Balistes capriscus), 
Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balıktır.

Akdeniz ve Atlantik kıyılarında yaşar. 
Boyu 30 cm kadar. Rengi, göz alıcı değildir. Morumsu kahve zemin üzerinde çeşitli renklerde dalgalıdır. 


Akdenizde yaşayan balıklar;
Akya (Leka).
Barbunya,
Çipura, Halk arasında "Çipura" ya da "çupra" olarak bilinen, Sparidae familyasına mensup sparus aurata, genellikle Akdenizde yaşayan bir balık türüdür. 
Çırçır, Çupra, Çütre-Domuz,
Dikenli Lipsoz, Dülger,
Fener,
Grondin, Gümüş,
Hannos, Hani, Horozbina,
Iskarmoz (Turna), Iskatari,
İşkin, İskorpit, İzmarit
Karavida, Kardinal, Kılıç, Kırlangıç, Kikle, Kupes, Kolyos,
Lahos, Lagos, Lambuka,  Lapin, Lipsos, 
Lüfer, Levrek,
Mazak, Melanurya, Mendik, Mercan, Mırmır,
Orkinos, Orfoz,
Palamut, Papağan, Papaz,
Sarpa, Sargos, Sinarit, 
Tekir, Tirsi, Tombik, Trakonya,
Uskumru,
Yalederma, Yılan,
Zargana, Zurna.

Tokat'ın Sulusaray ilçesinde antik bir kent ..

Sebastopolis,
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde antik bir kent.

Tokat'ta Çekerek ırmağı kıyısında yer alan Sulusaray (Sebastapolis) ilçesi, etrafı dağlarla çevrili bir ova üzerinde kurulmuştur. Tokat il merkezine 67 km. uzaklıktadır. İlçenin rakımı 1030 m olup, 1990 yılında ilçe olmuştur. Sulusaray ilçe merkezinde yer alan Sebatapolis antik kenti, tunç çağında bir höyük üzerine kurulmuştur. Antik Sebastapolis Kentinin kuruluş tarihi henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda M.Ö.  1. yüzyılda kurulmuş olduğu kaydedilmektedir. Sebastapolis kelime olarak Latincedir. Sebasto, büyük, ulu, azametli ve polis şehir anlamındadır. Sebatapolis, büyük azametli şehir demektir. 

Sulusaray'da bulunan "Çermik önü-Ilıca Kaplıcası" olarak da anılan kaynak, tarihi Sebastapolis Antik Kenti yakınlarında bulunmaktadır. Antik kent kalıntıları içinden çıkan kaplıca kaynağı deniz seviyesinden 750 m. yüksekliktedir. Soğuk ve ılık tuzlu su kaynakları arasında gösterilen suyu sodyum klorür, sülfat ve bikarbonatlı sudan oluşmaktadır. Sıcaklığı 32-44,3 derece olan kaplıca bir fay hattından kaynaklanmakta ve Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de etkin olmuştur.

Gönül gözüyle gerçeği gören ...

Binadil,
Farsça, انتبه
Basiretli. 
Gönül gözüyle gerçeği gören.
Kalbi hakikatı kavrayan.
İleri görüşlü, ferasetli.
Bina-dil farsçadır. 
Bina, yapı, ev, yapma, kurma, görme, göz.
Na-bina , Kör, Ama, Gözleri görmez, Anadan doğma kör.

Muğla'da "Hisar" da denilen sit alanı bir dağ ...
























Asar,
Asar Dağı,
Hisar,

Ege Bölgesinin güneyinde yer alan Muğla, Menteşe denizden 670 m yükseklikte, üstü düz bir kaya kütlesi şekliyle ilginç bir görünüme sahip olan ve halk arasında Masa Dağı olarak anılan Hisar (Asar) Dağı  eteklerinde ovaya doğru yayılmış, kendine has mimarisi, daracık sokakları ve herbiri turizm merkezi ilçeleri ile tam bir turizm cennetidir. 

Muğla ilinin % 77’si dağlar, % 12’si platolar ve % 11’i ovalarla kaplıdır. Akdeniz ve Ege Denizinde sahilleri bulunan Muğla’nın kıyıları dünyanın en girintili ve çıkıntılı yerlerinden biridir. Bu kıyılarda pekçok körfez, koy, yarımada ve irili ufaklı ada vardır. Muğla ili dağlık bir bölgedir. Dağ ve platolar ilin % 89’unu kaplar. Dağ ve platoların yapısı kalkerdir. 

Karadağ, Kızıldağ, Masa Dağı ve Hamursuz Dağı ile çevrelenmiş bir çanak görünümündedir. Genel olarak güneyden kuzeye ve doğuya doğru yükselen sık çam ormanları ile kaplı dağlık ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir. Düğerek'in kurulduğu yamaçların gerisinde rakım hızla artar ve Menteşe Dağları silsilesi içinde yer alan Yılanlı Dağı’nda yükseklik 2.000 metreye yaklaşır.

Muğla ilindeki dağlar;
Ahat Dağı, Akdağlar (3014 m), Aksivri Tepe (1.396 m), Altıçam Dağı, Ardıç Tepe (857 m), Aygır Dağı, Asar Dağı(Hisar).
Babadağ (1969 m), Balaban Dağı (999 m), Bencik dağı,  Belen Dağı, Beşparmak dağı, Boncuk Dağları, Bozdağ (1175 m), 
Çal dağı, Çiçekbağı Dağı (2295 m), Çetibeli dağı, Çatal Dağı, Çürük Dağ
Değirmen Dağı,
Eren dağ,
Gayran Dağı, Göktepe (2234 m), Gölgeli Dağları, Gökdağ, Güver Dağı, Güntutan Dağı,
Haticeana Dağı, Hisar (Asar dağı), Hamursuz dağ,
İlbir dağı,  İncirerene Tepe
Kabalak Dağı, Kaplan Dağı, Kavak Dağı (1.370 m), Karadiken Tepe (962 m),  Kepez Dağı,  Kertel Dağı, Kösten Dağı, Kapıkargın Dağı, Kızlan Dağı, Kara Tepe(627 m),  Kızıldağ,  Kocadağ, Kirzeytin Dağı, Kudrubaşı Tepe (1.612 m), Karayüksek Tepe (536 m), 
Laba Dağı (1073 m), 
Marçal Dağları (1368 m), Masa dağı (Asar dağı, Hisar Dağı olarak bilinir), Menteşe Dağları, Mengeç Dağı, Mount Suvela, 
Pazar Dağı (690 m) 
Oyluk Dağı (1892 m), Oyuklu Dağı (1.862 m), Otlutaş Dağı, Oyuk Dağı,
Sandras dağı, Çiçekbaba Tepe (2.295), Sarnıç Dağı, Sodra dağı,
Tırman Dağı
Uğurca Dağı, Ulualan Dağı, Uyluk Tepe (3.015 m), Uludümen Dağı,
Yaran Dağı (879 m), Yayla Tepe (860 m), Yılanlı dağ,

Muğla ilindeki Ovalar;
Yatağan, Bozöyük, Leyne, Dalaman, Ortaça, Dalyan, Kumlu, Bayat, Pisiköy, Yaşyer, Tekfuranbarı, Bitez, Akçaalan, Kara, Milas, Ören, Varvil, Kızılkaya, Gök, Muğla, Dirgene, Gülağzı, Yerkesik, Ula, Menkefe yaylası. 

Muğla ilindeki göller;
Köyceğiz Gölü, Bafa Gölü, Denizcik Gölü (Krater gölü), Hacat Gölü, Kartal gölü, Kocagöl, Sülündür gölü, Akarcadere.

Muğla ilindeki akarsular;
Dalaman Çayı, Eşen Çayı(Kocaçay), Namman Çayı, Sarıçay, Varvil Çayı, Çine Suyu , Akçay, Dipsiz, Kargıcık, Kargı çayı, Karaçulha deresi. 

Altın külçesi ..

Tibr,
İng. bullion
Arapça, تبر 
Altın parçası.
Altın ve gümüş tozu.

Toz halinde altın, 
Altın tozu. 
Altın külçesi.

Altın ve gümüş tozu. 
Eritilerek kalıba dökülmüş altın, kalıp durumundaki altın. 
Altının dikdörtgen şeklinde dökümü ve sonrasında soğutulmasıyla oluşturulan, özellikle bankalar ve uluslararası altın ticaretinde kullanılan dökümlere külçe altın denir.

Külçe altın, gümüş veya diğer değerli metaller bar veya külçe biçimindedir. Tipik olarak, külçe bir piyasada ticaret için kullanılır. Külçe sözcüğü, kaynama anlamına gelen eski Fransızca, "bullion" kelimesinden gelir ve eritme evinin aktivitesini tanımlamak için kullanılır.  

Külçe altın Türkiye Cumhuriyeti Darphanesi tarafından dökülür. Külçe altın, birkaç gram olarak piyasada rahatça bulunabilir. Külçe altın ülkemizde yatırım amacı olarak kullanılan en yaygın madendir. Külçe altınlar, 1 gramdan başlayıp 10 kg kadar bulunabilir. 24 ayar (kırat) halinde eritilerek kalıplara dökülen bu altın için işçilik aranmaz. Külçe altınların sertifika ile satılmaları zorunludur. Sertifikalarında nerede üretildiği kilosu ve saflık derecesi belirtilmelidir.  Külçe altın ağırlığı ve ağırlığına bağlı olarak fiyatı dolayısıyla herkes tarafından alınabilecek bir maden değildir. 

Külçe altın almak isteyenler dilerse İstanbul Altın Rafinerisinden satın alabilir ve orada muhafaza edebilirler. Günümüzde külçe altın 1 gram, 5 gram, 10 gram, 50 gram ve 100 gram olarak da satılıyor. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ