Samsun'un Bafra ilçesinde Ramazan'ın 14'ünü 15'ine bağlayan akşamı düzenlenen eğlence ...

Sele Sepet,
Bafra'da fenere verilen ad.
Top Kandil,

Ramazan ayında iftardan sonra çocukların ev ev dolaşıp maniler söyleyerek ve bahşiş toplayarak yaptıkları tören. 

Ramazan sadece Müslümanlarla ilgili görünse de, Osmanlı’daki yerel gelenekler, kültürel etkileşimi kapsamında yapılan helesa yalesa törenine benzer. 



Samsun'un Bafra kazasında her ramazan, bir eğlence yapılır. Ramazan ayının 14'ünü 15'inbağlayan akşam akşamın en güzel eğlencesidir. Ellerinde taşıdıkları kandil, kağıt fenerlerin içinde mum yanarak ev ev dolaşıp maniler söyleyerek bahşiş ya da iftariyelik toplarlar. 

İşte bu gelenek çeşitli yörelere göre farklı isimlendirilir.
Helesa,
Sellime,
Sellime Çıkma.

Helesa,

Sele-sepet, kağıttan fenere verilen ad. Bafra yöresinde böyle biliniyor. Ramazanın 14'ünde Mahallenin çocukları sabahdan hazırlık yaparlar. Elbiselerini, kıyafetlerini, pabuçlarını ve en önemlisi fenerlerini önceden hazırlarlar. O güne mahsus hazırlığı yapanlar sadece çocuklar değildir. Çocukları karşılayacak olan büyükler de hazırlık yapar. Harçlık bozuk paralar, şekerler, kurabiyeler hazırlanır. O gün iftardan hemen sonra mahallenin çocukları  giyinir, süslenirler. Bildikleri veya ezberledikleri manileri söyleyerek dışarı çıkıp konu komşular ziyaret edilir. 

Tabi ki aşağıdaki mani okunarak diyerek tüm arkadaşlar davet edilir.;
Mahallede şenlik var,  
Bize geldi etraf dar,  
Sele-sepetleri alın,  
Çıkın yola ey çocuklar,


Hazırlanmış fenerleri alan (Sele-sepet) çocuklar, kapı kapı gezmeye başlarlar. Çaldıkları kapıda, 
"Sele-sepet, top kandil, 
Aç kapıyı ben geldim,  
Ayda yılda bir kere, 
Kapınıza hoş geldim." diyerek hediyelerini, bahşişlerini beklerler.

İçlerinde mum yanan fenerlerle rengarenk görüntü kaplar mahalleyi. Fener kağıttandır. Bizim grafon kağıt dediğimiz ince ve renklidir. İçinde mum yanarak kağıdın rengini ve dalgasını yansıtır etrafa. Tabi fener ve mum ve kağıt ve de  çocuk. Sonunda bir şekilde çocuk feneri yakar ve başlar maniyi söylemeye; 
"Sele-sepetim yandı,  
Şekeri içinde kaldı,  
Üzüntümü gören babam,  
Bana yenisini aldı."


Bafra'da bu geleneğin tarihi bilinmiyor. Neyi sembolize eder, ne zaman başlamıştır bu gelenek bilinmiyor. Bafra'ya has diye biliniyor. Ancak Sinop'ta da benzer bir adet var. Sinop yöresinde çok eskiden, yelkenli gemilerin, Karadeniz'de sığınacağı üç liman varmış. Bu limanlar, Sinop, Temmuz ve Ağustos olduğu söylenirmiş. Bu ifade de, belirtilen gerçek ise "Karadeniz sadece Temmuz ve Ağustos aylarında fırtınasız olur. Yılın diğer zamanlarında ise gemiler ancak Sinop limanında barınabilir." demekmiş.

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!