Hint mutfağına özgü bir tür omlet ...

Akuri,
Hint mutfağına özgü bir tür omlet.
Malzemeler;
3 yemek kaşığı margarin
1 çay kaşığı kişniş,
5 dal maydanoz,
6 adet yumurta
1 adet yeşil biber
1 adet kırmızı biber
1 adet soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal
3 çay kaşığı tuz



Yapılışı;
Bir tavada margarin yağ eritilir. Tüm malzemeler bir kapta karıştırılır. Daha sonra tavada karıştırılarak kızgın tavada pişirilir. Hint usulu omlet bol baharatla lezzeti farklı olur. Afiyet olsun.

Çoban şiiri ...

Bükolik,
Eglog (églogue)
İng. Eclogue,
Bir çoban şiiri (pastoral) türüdür. Eglog genellikle diyalog.
Bu şiir türüne bükolik şiir (poésie bucolique) de denir.
Çoban şiiri.
Kır ya da çoban şiiri.
Çayırların monologu ya da çobanlar arasında bir diyalog biçiminde pastoral, kırsal bir şiir.
Çobanlar arasında konuşma şeklinde bir şiir türü, pastoral şiir türü.


Pastoral bir şekil olan eklog, ilk kez Theocritus'un idillerinde göründü.
Rönesans döneminde Dante, Petrarch ve Boccaccio tarafından canlandırıldı. Edmund Spenser'ın 12 eglog'sundan oluşan Shepheardes Calender, İngilizce'deki ilk seçkin pastoral şiirdir. O günden bu yana, eklog ve pastoral arasında ayrım yapılmış, eclogue sadece diyaloga ya da yalnızlığa atıfta bulunarak kırsal ya da pastoral bir hayatın kısa bir betimleyici şiiri oluşturuyor.

Kamboçya'nın para birimi ...

Riel,
Kamboçya' nın para birimi.

Kamboçya, 
Kamboçya Krallığı.
Khmer İmparatorluğu.
Yüzölçümü; 181,035 km² 
Güneydoğu Asya'da bulunan ülke Kuzeybatıda Tayland, kuzeydoğuda Laos, doğuda Vietnam ile komşudur.

Başkent: Phnom Penh
Telefon kodu: +855
Para birimi: Riel
Nüfus: 15,76 milyon (2016)
Resmi dili: Khmerce,
Resmi dini: Theravada Budizmi'dir, 
Halkın %95'i Budist'tir.


Bu fakir ülke kral tarafından parlamenter monarşi ile yönetilir. Ana geçim kaynağı tekstil ve tarımdır. Tarım ürünleri içerisinde pirinç çoğu Asya ülkesinde olduğu gibi önemli yer tutar. Turizm son yıllarda gelişme göstermektedir. En önemli turizm merkezi Angkor Tapınağıdır. Kamboçya 1863-1953 yılları arasında Fransız kolonisi, 1941-1945 yılları arasında Japon İmparatorluğunun işgali altında kaldı. Sonra Vietnam işgal etti.

Pol Pot liderliğindeki Kızıl Kmerler (Khmer Rouge), 1975-1979 tarihleri arasında ülkeyi kontrol etti. Bu dönemde gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı. Pol Pot yönetiminde dünyanın en büyük katliamlarından biri yapıldı. 1975-1979 yılları arasında 3.3 milyon Kamboçya'lı öldürüldü. 1998 yılında Pol Pot'un ölümüyle Kızıl Khmerler dağıldı.


Kızıl Kmerler’in sorgulama ofisi olarak kullandığı, eskiden okul olan Security Prison 21, Kızıl Kemerlerin yaptığı işkenceleri anlatan bir müze haline dönüştürülmüş. Tuol Sleng Soykırım Müzesinde, Kamboçya’nın trajik ve tüyler ürpertici geçmişi sergilenmektedir. 

Gargantua” ve “Pantagruel” adlı yergili yapıtlarıyla ünlü Fransız yazar ...

François Rabelais,
(d. 1483-1494, Chinon, Fransa - ö. 9 Nisan 1553, Paris),
Alcofribas Nasier,
Séraphin Calobarsy.
Fransız yazar, doktor, Rönesans düşünürü, keşiş ve Antik Grekçe bilgini.
Gargantua ve Pantagruel adlı yergili yapıtlarıyla ünlü Fransız yazar.
İsminin harflerinin yerini değiştirerek oluşturduğu Alcofribas Nasier mahlası veya Séraphin Calobarsy olarak da tanınır. Tarihsel olarak elimizdeki bilgiler ve eserlerden onun bir fantezi, hiciv, grotesk, müstehcen güldürü ve şarkı yazarı olduğunu biliyoruz. 


Bir baba ile oğlunun hikayelerinden oluşan Gargantua ve Pantagruel baş yapıtlarıdır. Rabelais klasik dünya edebiyatının büyük yazarları arasında sayılmakta ve modern Avrupa edebiyatının kurucularından olduğu kabul edilmektedir. Hümanizmin öncülerindendir.  Eserlerinde canlı, mizah yüklü bir üslupla yeni insanı yaratmaya çalışmıştır. Yazar, Yunan ve Latin Edebiyatını en ince ayrıntısına kadar bilen, Fransız Rönesansının en büyüklerinden sayılır. Coşkun bir yaşama sevgisiyle, öğrenme aşkıyla doludur. Avrupa düşüncesinin ve Hümanizmin tekamülü açısından Erasmus ile Montaigne arasında köprü olmak derecesinde önemlidir.


Eserleri;
Gargantua ve Pantagruel, beş kitaptan oluşan bir seri:
Pantagruel (1532)
La vie très horrifique du grand Gargantua, genellikle Gargantua (1534)
Le Tiers Livre ("Üçüncü kitap", 1546)
Le Quart Livre ("Dördüncü kitap", 1552)
Le Cinquiesme Livre (Beşinci kitap)

Çoban Yamağı ...

Çona,
Çoban yamağı.
Çoban yamağı anlamında kullanılan yöresel bir sözcük. 
Çonay, Çontu sözcükleri de bazı yörelerde çoban yamağı anlamında kullanılır.

Ayrıca Beceriksiz, eli işe yakışmayan. 
Kalça, but.
Buzağının büyüğü, tosun.

Halk dilinde Parmakları açılmayan kimse, Doğuştan parmakları açılmayan.
Kayseri yöresinde sakar anlamında kullanılır.
Lazca da ışık anlamında kullanılan sözcük.

Tiryaki Hasan Paşa'nın Avusturya ordusuna karşı kahramanca savunduğu kale ve kent ...

Kanije,
Kanije kalesi.
Tiryaki Hasan Paşa'nın Avusturya ordusuna karşı kahramanca savunduğu kale ve kent.
Kanije Kalesi 1702 yılında yıkılmıştır.
Kanije kalesi, Büyük Kanije anlamına gelen Nagykanizsa şehrindedir. Kale adını arazinin sahibi olan Kanizsai ailesinden almaktadır.  
1532 yılında Kanizsai ailesinin mülkiyet hakkı tek varis olarak kalan Orsolya Kanizsai'ye verildi. Orsolya' nın Tamás Nádasdy ile evlenmesiyle kale ve topraklar onun denetimine geçti. 

1566 yılında Zigetvar kalesinin Osmanlı denetimine geçmesiyle Kanije kalesinin önemi arttı ve Habsburg krallığına bırakıldı. 1600 yılında Sadrazam Damat İbrahim Paşa tarafından 40 günlük kuşatma sonrasında, savunucularının teslim olmasıyla Kanije kalesi Osmanlı egemenliğine geçti. Kalenin komutanlığına Tiryaki Hasan Paşa atandı. Kalede 9.000 civarında asker, 1 yıl yetecek cephane ve erzak bırakan Osmanlı Ordusu geri çekildi. 

1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı döneminde, 1601 yılında 73 gün boyunca Kanije Kalesini kuşatan Avusturya Arşidükü Prens Ferdinand komutasındaki Habsburg ordusuna karşı Osmanlı ordusu savunma ve saldırı yapmıştır. Kazanılan bu zafer sonucunda Tiryaki Hasan Paşa’ya Beylerbeyi ünvanı verildi. 1690 yılında Habsburg ordusu tarafından ele geçirilmiş ve 90 yıllık Osmanlı egemenliği son bulmuştur.

İnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi...

Tipoloji,
İng. Typology.
Fransızca Typologie,
Örnekçeleme,
İnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi.
Bir olgu ya da bir süreci ayırıcı özelliklerine dayanarak soyut bir kalıp içinde biçimlendirme.

Tipoloji, 
Aynı katman içinde birbiriyle ilişkili olduğu tespit edilen buluntuların şekli özelliklerine göre sınıflandırılması. Tipoloji tip çalışması anlamına gelir. Bir örnekçelemedir. 

Tipoloji kelimesi, arkeoloji, antropoloji, mimari, görsel tasarım, dil bilimleri, psikoloji ve sosyoloji alanlarda farklı kullanımları vardır.

Bir sanat dalında ya da onun belirli bir alanındaki tüm yapıtların ya da yapıtı oluşturan tek tek ögelerin incelenerek, tiplerin belirlenip gerçek örneklerin bunlara göre sınıflanması işlemi. Mesela, resim sanatında tüm Rönesans Madonna'larının bir tipolojisi yapılabileceği gibi, mimarlıkta da Mardin konutlarının pencere tipolojisi oluşturulabilir. 

Nobel ödülü sahibi Alman fizyolog, kanser çalışmaları ile tanınmış, biyokimyacı ve tıp doktoru ...

Otto Heinrich Warburg 
(8 Ekim 1883, Freiburg - 1 Ağustos 1970, Berlin), 
Alman fizyolog, tıp doktoru ve Nobel ödülü sahibi, 
Otto Heinrich Warburg, Freiburg-Baden şehrinde dünyaya geldi. Babası "Gerçek Gizli Devlet Konseyi Fiziksel Reichsanstalt" Başkanı, fizikçi Emil Warburg'dur. 

Birinci Dünya Savaşı sırasında elit Alman mızraklı süvari askeri (süvari alayı) bir subay olarak görev yapmış ve cesareti için Demir Haç madalyası kazanmıştır. Yirminci yüzyılın tanınmış biyo kimyacılarından birisi olup 1931 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü kazanmıştır.
Ayrıca Nobel ödülüne üç kez de aday gösterilmiştir. 
Kaiser Wilhelm Enstitüsünde çalıştı. Öğrenim Berlin Üniversitesinde ve Heidelberg Üniversitesinde çalıştı. 



Aldığı ödüller;
Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü (1931).
Evlenmemiş ve atletizm sporu ile ilgilenmiştir. 
Oksijen eksikliği kanserin başlıca nedeni değildir, toksinler kanserin başlıca nedendir. Kanser sürecinin kendisi oksijen yetersizliğinin çoğuna neden olur, kanser sürecine neden olan oksijen eksikliği değildir.

Yürek biçiminde yaprakları olan ve süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki...

Kolyos,
Yaprak güzeli,
Coleus (Kolyos-Kolyoz) Çiçeği.
Yürek biçiminde yaprakları olan ve süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. Botanik adı 'solenostemon scutellarioides' dir. Ballıbabagiller familyasındandır. Kolyoz çiçeğinin,  150 kadar türü vardır. Anavatanı Asya ve Afrika'nın tropikal bölgeleridir. Bitkinin adı olan kolyoz, veya kolyos, ingilizce  adından  ( coleus blumei ) uyarlanmıştır. 


Kolyos gösterişli yaprakları olan, çok yıllık, yaz kış yapraklı, otsu bir süs bitkisidir. Halk arasındaki adı, 'yaprak güzeli' dir. Bir adı da 'solenostemon' dur. Kolyozlar renkli ve desenli yaprakları nedeniyle yetiştirilirler, çiçekleri güzel değildir, dekoratif bir bitkidir. Kolyos çiçeklerinin yaprakları, iki zıt renkli ve çok değişik desenlidir. Sıcak iklimlerde yetişen bir bitkidir. Bazı türleri yaprak biçimleri ile çok ilginçtir. 



Güneş, bu bitki için çok önemlidir, yapraklarının rengi güneşe göre renk değiştirmektedir. Gölge yerlerde yaprakların rengi yeşile döner ve canlılığını kaybeder. Çiçek direkt güneşi ve gölge yerleri  sevmez, yarı gölge yerler en uygun yerlerdir. Yazın yapraklarına sık sık su serpilmelidir. Tohum almak dışında  çiçek açmasına izin vermemek gerekmektedir. Kolyos çiçeği tohumdan yada çelik ile üretilmektedir. Özellikle çelikle çok kolay olup, kesilen dal suya konarak ya da doğrudan toprağa dikilerek çoğaltılabilir.

Fırça gibi dik kesilmiş erkek saçı ...

Alabros,
Fr. à la brosse,
İng. Crew cut, 
Alablus, Alabulus.
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
Fırça gibi dik kesilmiş erkek saçı.
Subay Tıraşı,
Bir saç modeli.
Fransızca fırça anlamına gelen kelime.
Her taraf üç numara, önde azcık saç bırakılan kesim şekli. Eskilerin çok tercih ettiği bir model. 



Berber koltuğuna oturup, Alablus - Alabulus tıraş dedim mi işte bu tıraş modelidir.

Erik, kayısı, badem gibi ağaçlardan sızan zamk ...

Püs,
Kedibalı,
Pisbal, 
Zamk,
Kitre,
Pisik, 
Pürç, 
Ağaç püsü, (ağaç pusu, pus, püs),
Akındırık,
Çam sakızı,
Akma,
Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk.


Ağaçlardan elde edilen reçine,
Ağaçlardan sızan zamk. 
Keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre.
Bazı ağaç ve bitkilerin gövdesinden sızan zamk, ağaç balı. 


Ucu halkalı civata ...

Mapa,
İt. mappa 
İng. ring, hooded lantern
Ucu halkalı civata.
Ucu halkalı cıvata.
Güverte yada küpeşteye perçin yada kaynakla takılmış olan ve tepesinde palanga ya da loça takmaya yarar ucu halkalı cıvata.
Gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fenerlere de mapa denir.
Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar mapa olarak adlandırılır.

Zincir kilidi olarak kullanılan ekipmana da mapa denir.
Bir demir kaldırmak için bedenine konmuş olan mapaya askı mapası denir.

Beli çökük at ...

Meles,
Beli çökük at.
Halk dilinde beli çökük at için meles kelimesi kullanılır.
Ayrıca, 
Köpeğin yaşı için de meles denir.
Meles, Köpek bağlamak için ağaçtan yapılmış, zincir ödevini gören bir araç. 
Meles, Çoban köpeğinin boynuna takılan mahmuzlu, demir halka, tasma.

"Dünya Başkenti İstanbul", "Senfoni Türk", "Beyazıt'ta Zaman" gibi albümleriyle tanınmış besteci ve piyanistimiz ...

Tuluyhan Uğurlu,
 (15 Kasım 1965 İstanbul), 
Türk besteci ve piyanist. 
Dünya Başkenti İstanbul, Senfoni Türk, Beyazıt'ta Zaman, gibi albümleriyle tanınmış besteci ve piyanistimiz ...
İstanbul Belediye Konservatuvarı piyano bölümüne 4 yaşında başladı. Cemal Reşit Rey’in öğrencisi oldu.

Harika Çocuklar Sınavını 7 yaşında kazanarak yurt dışında yüksek müziği eğitimi yapmaya hak kazandı. Konservatuvar eğitimini Viyana Müzik Akademisinde tamamladı. 
1996 yılında Türkiye’de İstanbul Kanatlarımın Altında film müziği ile ünlendi. Cumhuriyetin 75. yıl kutlamaları için Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri, büyük depremin ardından Şehrin Gözyaşları isimli eserlerini besteledi.

Sanatçı 2003 yılından itibaren konserlerini konser salonlarının dışına taşımıştır. Nemrut Dağı (2150 m.), Sirkeci Garı, Hattuşa, Truva, Tuşba antik kentleri, Dolmabahçe, Yıldız, Çırağan ve Beylerbeyi Sarayları, Çimenlik Kalesi, Sultanahmet Meydanı, Kapalıçarşı gibi yerlerde konserler verdi. 26 Ağustos 2005 sabahı saat 05.30’da piyanosunu 1753 metrede Kocatepe’ye çıkararak, Atatürk ve şehitler için çaldı. 
2005 yılında hazırlanan İstanbul tanıtım filminin müziklerini yaptı.

Eserleri;
Go with God (1987
Kutsal Kitaplardan Ayetler-1 (1993)
Kutsal Kitaplardan Ayetler-2 (1997)
Mustafa Kemal Atatürk ve Güneşin Askerleri (1998)
Şehrin Gözyaşları (1999)
Benim Babam Bir Ozandı (2000)
Beyazıt’ta Zaman (2002)
Senfoni Türk (2002)
Dünya Başkenti İstanbul (2006)
Akdeniz (2009)
İstanbul Kanatlarımın Altında (1996)
Sonsuza Kadar İstanbul

Tuluyhan UĞURLU

Türk öğretmen ve eğitimci, F klavyenin mucidi ...

İhsan Sıtkı Yener
(D. 1925, Afyon-Ö. 2 Eylül 2016, İstanbul), 
F klavyenin mucidi.
Türk öğretmen ve eğitimci,
INTERSTENO - Uluslararası Bilgi İşlem ve İletişim Federasyonu, Türkiye Temsilciliği Onursal Başkanı Dr. İhsan Sıtkı Yener.

30 bin sözcüğü inceleyerek Türkçede en sık kullanılan seslere göre F klavyeyi tasarladı. 

İzmir Ticaret Lisesini 1942 yılında bitirdi. Ortaokul yıllarında daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940 yılından itibaren standart klavye hususunda çalışmaya başladı. Sultanahmet Lisesinde daktilografi öğretmenliği yaptı. 1946 yılında İstanbul' da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdi. 


1955 yılında On parmak için ideal Türk Klavyesini  kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesinde Ölçme ve Değerlendirme konusunda master yaptı.

İnovasyon ...

Yenileşim,
Yenilik,
Yenileme,
Değişim,
İnovasyon,
Latince innovatus,
İng. Frn. Alm. Innovation,
Rusça, инновация, 
Çince, 革新

Türkçe'de yenilik, yenileme gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. 

İnovasyon, toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması anlamındadır. Yenilik dendiğinde ticari başarıya sahip olsun veya olmasın, her türlü yeni eylem anlaşılmaktadır. Bilim ve teknolojinin ekonomik ve toplumsal yarar sağlayacak şekilde yenilenmesi sürecidir. Yani yaratıcılığın, ticari ustalıkla birleştirilmesidir. Değişen koşullara uyabilmek için toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması, yenilik. 

İnovasyon, ekonomik ve toplumsal fayda sağlayacak yeni fikirler, yöntemler, ürünler geliştirmek ve bunları uygulamaktır. Böylece, daha önce çözülmemiş sorunları çözmek veya daha önce karşılanmayan ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla geliştirilebilir ya da zaten var olan pek çok ürün ve hizmeti daha güzel, daha kullanışlı, daha çok insana fayda sağlayacak hale getirmeyi amaçlayabilir. Bu fikirlerin hayata geçirilmesi ve ortaya ürün, hizmet veya yöntemlerin çıkarılmasıyla ve ardından bu ürün ve hizmetlerin satılmaya veya yöntemleri uygulanmaya başlanmasıyla inovasyon yapılmış olur.

Yenileşim, geçim bilimsel açıdan uygulanabilirlik aşamasına getirilmiş yeniliktir. Bu anlamda buluş (icat bilim-inventology) olgusundan öte bir kavramdır. Yenilik ve giderek yenileşim dediğimiz şey üç biçimde ortaya çıkabilir: Yeni mal veya hizmet olarak yeni ürün; yeni mal ve hizmet üretim süreci; başka amaçlı mal ve hizmet ürünlerine başka yeni kullanım yerleri ve pazarları bulmak. 

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!