Alaşım ...

Halita,
Alaşım.(İng. alloy, Fr. Alliage ),
Krama, Kramata (Yunanca).

Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün.
İki ya da daha çok metalin birlikte eritilmesi sonucu oluşan katı karışım.
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
İki ya da daha çok madenin birleşim ya da karışımından elde olunan özdek.

İki ya da daha çok öğenin oluşturdukları katı çözelti; kati çözelti ile karışımlı özdek.
Maden alaşımından olan adi maden; 
Değerli bir şeyin kıymetini azaltan unsur .
Kıymetli madene kıymetsiz maden karıştırmak.

İki ya da daha çok metalden, kimi durumda da metallerle C,P, Te gibi öğelerden oluşan metal görünümünde katı ya da sıvı karışım.
İki ya da daha çok metalden, bazı durumda da metallerle karbon, fosfor, tellür gibi elementlerden oluşan metal görünümünde homojen karışım.

Değişik niteliklerinden yararlanmak amacıyla iki ya da daha çok madenin ergime yolu ile birleştirilmesine, halita denir. Ağır alaşım Tungsten asıllı olan alaşımlardır. Hafif alaşımlar 1939 yılından beri kullanılmakta olan alüminyum ya da magnezyum alaşımlarıdır. Alüminyum alaşımlarının yoğunlukları ort. 2,7, magnezyum alaşımlarınınki ise ort. 1,8′dir. 

Sert alaşım Demir ailesinden bağlayıcı bir maden ya da alaşım (kobalt, nikel) yardımı ile meydana gelen alaşımdır. 

Alaşımların hazırlanmasında en yaygın metod, alaşımı meydana getiren elementlerin bir arada eritilip uygun şekilde soğutulmasıdır. Alaşımların çok azı, metallerin cevherlerinden elde edilmeleri esnasında hazırlanabilir (ferrokrom gibi). Sanayide kullanılan maddelerin çoğu birer alaşımdır. Alaşımlar iki grupta toplanır:

1. Demir alaşımları (Çelikler) : 
Bu alaşımlar çok önemlidir. Çeliklerde % 2’den az karbon bulunur. Pik ve işlenebilir demirlerde ağırlık olarak karbon oranı, % 2 ile % 5 arasında değişir. 

Çeliklere, karbondan başka ihtiva ettiği maddelere bağlı olarak özel isimler verilir.

En çok kullanılan paslanmaz çelikler % 18 krom, % 8 nikel ihtiva ederler.


2. Demirsiz alaşımlar: 
Bu alaşımların esasını bakır teşkil eder. Bakır oranı % 57 ile % 70 arasında değişir. Bronz, pirinç bu tür alaşımlardandır. Kalay, kurşun ve alüminyum metallerinin alaşımları çok kullanılır. Alüminyum alaşımları hafif olmaları sebebiyle uçak sanayiinde büyük önem taşır. Altın, gümüş, platin gibi değerli metallerin meydana getirdiği alaşımlar ise özel bir önem taşır.

"Ağabey" sözcüğünün konuşmada aldığı biçim ...

Abi,
Aka, (İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar).
Ede,
Büyük birader.
Ağabey, (Kadirli, Düziçi, Osmaniye bölgesinde)
Büyük erkek kardeş,
Abi,
Büyük erkek kardeş, (Kahramanmaraş yöresi),
Abla, büyük kız kardeş.
Kendisine saygı gösterilen (kimse).
Kabadayı. (Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü).
Ağa,
Büyük erkek kardeş, ağa, aka,
Ede, Efe,
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı imse.
Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan.
Büyük kardeş, Ağabey, büyük oğul, büyük erkek kardeş.
Baba, ata.
Yiğit, adam
Efendi, büyük, âmir.
Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san.
Cömert, eli açık.
Koca.
Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san,
Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.



Görece ...

İzafi,
Rölatif, (Fr. relatif).
Nisbi,
Gerece, Göreceli.
Bağıl, (İng. relative).
Özdeş türden başka bir şeyle karşılaştırılarak ölçülen ya da değerlendirilen (nicelik).

Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.
Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
İzafetle alakalı, izafete dair. 
Ona bağlamak suretiyle. 
Alakalı göstererek.
Diğerlerine göre kıyaslıyarak olan. 
Nisbete, ölçüye göre. 

"Altın Oran" da denilen, yaklaşık 1,61 değerindeki sayıya verilen ad ...

Fi, Phi Ø
Altın oran,

Kutsal oran,
İlahi oran,
Altın Bölüm,
Altın Sayı
Altın Oran olarak tanımlanan 1,618034 rakamı.
Greek alfabesindeki Phi Ø ile gösterilir. 

Altın orana kısaca "göz nizamının oranı" da diyebiliriz.

Fibonacci sayı dizisinin Leoardo Fibonacci tarafından bir problemin çözümünde bulunduğunu ve bu sayıların 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144,... şeklinde kendinden önce gelen iki sayının toplamı şeklinde ilerlediği görülmektedir. Fibonacci sayılarını oluşturan, 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987. .. dizisindeki terimleri kendilerinden sonra gelen sayıya bölersek,  gittikçe 0,618033989 sayısına yaklaşılır. 


13. sıradan sonra tekrar etmeside ilginç bir durumdur.
(0/1=0,0000,  1/1=1,00000,  1/2=0,5000,  2/3=0,666666, ..., 34/55=0,6181818,  89/144=0,6180555,  144/233=0,618025,  610/987=0,61034 ... gibi)

Bu yöntemle ilerleyecek ve bu işlemi sonsuza devam ettirecek olursak 0,618033989 sayısına giderek yaklaşacaktır. Diğer taraftan, F2/ F1 = 2, F3/F2 = 1,5 olarak devam edersek, yani dizilim içinde bir sayıyı kendisinden önce gelen sayıya bölerek ilerlersek ulaşacağımız sonuç:  
1,618034 rakamına sürekli yaklaşacak şekilde oluşacaktır.

Altın Oran ile doğada hemen hemen her yerde karşılaşmaktayız.  Bitki yapraklarında,  tohumlarında, çiçek yapraklarında, çam kozalaklarında, deniz kabuklarında, en yakın örneği ise insan vücudundadır. 



Ayçiçeğinin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbirine oranı, altın oranı verir. İnsan boyuna x, göbek deliğinden ayak uçlarına kadar olan bölüme de y dersek; göbekten başa kadar olan uzunluk “x-y” olacaktır. Bu durumda ideal yani altın orana göre olan insan vücudunun denklemi: x / y = y / (x – y ) olacaktır.
Bu formül insanın diğer uzuvları, parmak boğumları, kol oranı, yüz hatlarının oranı  için de geçerlidir. 

Mısır Piramitleri: 
Her bir piramitin tabanının yüksekliğine oranı yine altın oranı veriyor.
Sanatta ve mimaride ise Altın Oranı veren birçok eser bulabilmekteyiz. Eski Yunan Mimarisinden Leonardo Da Vinci, Raphael, Rubens, Boticelli gibi ünlü ressamlar da resimlerinde Altın Oran’ı kullananların başında gelmektedir. Altın Sayı, matematiksel hayal gücünün değil de, denge yasalarına ilişkin doğal prensibin bir ürünüdür. Kısaca altın orana "göz nizamının oranı" diyebiliriz.

Leonardo Da Vinci’ ye ait olan “The Annonciation” adlı yukarıdaki tablonun da gelişi güzel değil, belli bir oran dahilinde yapıldığı görülmektedir. Leonardo ve çağdaşlarının o dönem sadece resim ve mimari ile uğraşmadığı, çok yönlü, yani matematik, fizik gibi dallarla da yakından ilgili olduğu düşünüldüğünde bunu tablolarına yansıtmaları mantıklı durmaktadır.

Görüldüğü gibi Fibonacci sayı dizisinin ve Altın Oran’ın kullanıldığı ve doğada görüldüğü alanlar saymakla bitmiyor. İşte tam da bu yüzden, bugüne kadar bu konuda araştırma ve inceleme yapmış bilim insanları ona Tanrı’nın dünyayı yaratırken kullandığı oranı kastetmek amacıyla Kutsal Oran, İlahi Oran benzetmesini yapmışlardır.






























Kaynak: Kıvanç, F. E. (2005). Fibonacci sayı dizisi ve altın oran.

Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde antik bir kent ...

Apameia Kibotos 
(Antik Yunanca).
Kelainai (Eski adı). 

Bugünkü Dinar ilçesinde bulunan kentin daha önceki adı Kelainai’dir. 
Roma döneminde Apameia Kibotos adını almıştır. 

Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde antik bir kent.
Antik Roma döneminde Pameia Kibotos olarak bilinir.
Antik kent MÖ VI. yüzyılda Efes'ten sonra ikinci büyük kent olarak kayıtlanmıştır. İmparator adına sikke bastırmış olan kente ait stadyum, tiyatro gibi eserler günümüze kadar kalmıştır. 

Eskişehir ilinde bir kaplıca...

Sakarılıca,
Eskişehir’in 32 km. kuzeyinde bulunan Sakarılıca Kaplıcaları, Mihalgazi ilçesinde ve Sakarılıca Köyü sınırları içinde, Kaplıca alanı çam ormanlarıyla kaplı iki dağ arasındaki vadide konumlanmıştır.

Sakarılıca Kaplıcaları sularının sıcaklığı 18-56 derece arasında değişmekte olup, bikarbonatlı, magnezyumlu ve hipertermal özellikler göstermekte ve mide hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kadın hastalıkları, kırık ve çıkıklar, sindirim ve beslenme bozukluğu hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Kaplıca suyu renksiz, Berrak, H2S kokulu hipertermal, hipotonik (55.95milimol/lt), Bikarbonatlı (%83.3), magnezyumlu (%32.1 minival ), termal sular sınıfına girmektedir. 126.5 kg/lt karbondioksit ile 8.77 mg/lt metaborik asit içermektedir. Ph değeri: 6.75,  iletkenlik: 4657.6,  Co2:1.71, Radyoaktivite 13-25 değeri bulunan suyun, sıcaklığı,  57 ºC 'dir.

Kaplıca suyunun Sağlık Bakanlığınca tespit edilmiş tedavi özellikleri aşağıda belirtilmiştir: Toplam minerilizasyonu 2305 mg/lt olan bikarbonatlı karışık termomineralli su; Hekim kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde kronik dönemdeki romatizmal hastalıkların tedavisinde, ortopedik ve nörolojik hastalıkların iyileştirilmesinde, içme uygulamaları şeklinde üst gastrointestinal sistemin fonksiyonel rahatsızlıklarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilmektedir.

Eskişehir 'de diğer kaplıcalar ve diğer kaynaklar;


Eskişehir Kaplıcası (Merkez): 
İl merkezinde, Porsuk Çayı’nın güney kıyısında, geniş bir alandaki 5 kaynaktan oluşmaktadır. Merkez’deki hamamlar kaplıca suyundan kendi açtıkları artezyen kuyuları ya da belediyenin açmış olduğu kaptaj kuyusu yoluyla yararlanmaktadır. Suyun ana kaynağı, kaptaj kuyusu olup, sıcaklığı 38-45 ˚C arasında değişmektedir. 30lt/sn miktarında çıkan su, Merkezde Odunpazarı semtinde verilen kullanma suyuna katılmaktadır.

Hasırca Kaplıcası (Merkez): 
Türkiye’nin 3. derece önemli ve öncelikli kaplıcaları arasında yer almaktadır. İl merkezinde 30 km. Kızılinler köyüne 15 km. uzaklıkta çiftlik içerisinde bulunan yuvarlak bir havuzun içinden kaynaklanmaktadır. Dışarıda büyük bir yüzme havuzunda toplanan su, sonradan toprağa bırakılmaktadır. Yüzme sporu için yararlanılan suyun kimyasal ve fiziko-kimyasal tahlili yapılmıştır. Bikarbonat, sülfat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içeren kaplıca suyunun debisi 4 lt/sn., sıcaklığı 32 ˚ C dir ve oligometalik bir maden bulunur. Romatizmal hastalıklara, dolaşım ve kalp hastalıklarına, sinir sisteminin uyarılmasına ve metobalizma bozukluklarına iyi gelmektedir.

Kızılinler Kaplıcası (Merkez): 
Eskişehir’e 13 km. uzaklıkta Merkez, Kızılinler köyündedir. Köyde bitişik nizamda pansiyon tipinde 4 odada kaplıca hizmeti verilmektedir. Kimyasal ve fiziko-kimyasal analizi yapılan su bikarbonat, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bromür içermektedir. Debisi 0.4 lt/sn olan suyun sıcaklığı 38˚ olup, mide, böbrek, bağırsak, romatizma, kadın hastalıkları ve cilt hastalıkları tedavisinde yararlıdır.

Aşağı Ve Yukarı Ilıca (Merkez): 
İl merkezinin 30 km güneyinde, Kalabak deresine karışan Ilıca suyu kenarındadır. Kaynaklar basit duvarlar içindedir. Suları sıcak, doğal lezzette hafif kükürtlüdür. Ağrılı hastalıklar ve en çok yıkanmak için kullanılır.

Uyuzhamam Kaplıcası (Alpu): Alpu’nun 16 km. güneydoğusunda aynı isimli köyden çıkan su, üzeri 1.5 m.derinliğinde ve 5×4 m. boyutlarında duvarla çevrili iki havuzun birinden kaynayıp diğerinden taşmaktadır. 29 ˚C sıcaklığındaki kaplıca suyunun debisi 1 lt/sn.dir. Toprak alkali hidrokarbonatlı sular gurubuna giren uyuz hamamı suyundan içme ve bonyo uygulamalarıyla yararlanılır. Deri hastalıkları için suyun yatağındaki çamur tedavisinde kullanılmaktadır.

Çifteler Hamamı (Çifteler): Kırkızbaşı köyünün yakınında Sakarya başındadır. Basit bir hamamı vardır. Sular dere oluşturacak kadar boldur. Sıcak doğal tatda kükürt kokuludur. Ağrılı hastalıklara iyi gelir.

Çardak (Hamamkarahisar) Kaplıcası (Günyüzü): 
Sivrihisar Polatlı yolundan Günyüzü’ne ayrılan yolun 15. km’sinde Hamamkarahisar adlı köyün yakınında bulunan kaplıcanın suyu hafif eğimli bir tepenin yamacındaki tek bir kaynaktan çıkmaktadır. 35˚ C sıcaklıktaki suyun debisi 45 lt/sn’dir. Kaplıcada yer alan ve tarihsel değeri de olan iki hamamın içinde 1.5 m. derinliğinde ve 6×6 m boyutlarında biri erkeklere biri kadınlara ayrılmış iki havuz vardır. Çardak Hamamı Kaplıca suyu, kükürtlü ve toprak alkali hidrokarbonatlı bir su olup, özellikle deri hastalıklarında olumlu etki yapmaktadır.

Yarıkçı Kaplıcası (Mihalıççık): 
Mihalıççık İlçe Merkezinin güneydoğusunda Sazak İstasyonunun kuzeyinde, Yarıkçı köyünün doğusunda, Hamam Dağının eteğinde, Hamam Deresinin kenarındadır. Denizden yüksekliği 900 m’dir. Sıcak ve soğuk hamamları vardır. Suları kalsiyum karbonat biriktirmekte, bunların örnekleri vadide taşlaşmış çağlayanlar şeklinde görülmektedir. 39 ˚C deki sular fazla kükürt kokuludur. İçinde kükürt de bulunmaktadır. Karbondioksitten yana çok zengindir. Romatizma, yara ve felçlere iyi gelir.

Laçin Maden Suyu (Sarıcakaya): 
Sarıcakaya ilçe merkezinin 13.km. doğusunda Laçin köyünde bulunan maden suyu şişelenerek bir süre üretim ve pazarlaması yapılmışsa da işin devamlılığı sağlanamamıştır. Bu gün atıl durumda bulunmaktadır.

Yenisofça,  
Termal kaynağı Türkiye çapında tanınmıştır.


New York Times gazetesinin efsanevi yayıncısı ...


Arthur Ochs Sulzberger, (1926-2012)
Takma adı Zımba,

Amerika'nın New York şehrinde basılan New York Times gazetesi 18 Eylül 1851 yılında kurulmuştur.  New York Times gazetesinin efsanevi yayıncısı Arthur Ochs Sulzberger, 86 yaşında 2012 tarihinde hayata veda etmiştir. Takma adı Zımba olan ünlü gazeteci, İkinci Dünya Savaşı’na NY Times muhabiri olarak askere gitmiştir. Kore Savaşı’nı izlemiştir. Sulzberg’in 30 yılı aşkın görev süresinde, gazete 31 Pulitzer ödülü kazanmıştır. The New York Times şirketi International Herald Tribune ve The Boston Globe gazetelerinin de olduğu 18 başka yayını da basmaktadır.
Arthur Ochs Sulzberger, yayıncı, yönetim kurulu başkanı ve CEO olarak görev yapmıştır. New York Times gazetesi Barack Obama ve Demokratik Parti destekçisi olarak tanınenır.

ABD'nin en etkili ve en çok  satan gazetelerinden biri olan New York Times gazetesi, yönetiminde Basın özgürlüğü ve bağımsız gazetecilik için verdiği mücadele ile 20. yüzyıla damgasını vurmuştur. Şu an gazetenin başında bulunan oğlu Arthur Ochs Sulzberger Jr. görev yapmaktadır.

Arthur Ochs Sulzberger,  New York Times'a muhabir olarak katılan, daha sonra dedesinin ve  babasının yerine yayıncı olan Arthur Ochs Sulzberger'in 30 yıl görev yapmıştır.

Sadece ekonomik bağımsızlığa sahip gazetelerin güçlü ve özgür  olabileceğine dikkati çeken Sulzberger, 1971 yılında ABD Başkanı Nixon döneminde Vietnam savaşı ile ilgili Pentagon belgelerini yayımlamak için büyük mücadele vermiştir. 
Sulzberger, 1990'lı yıllarda tıpkı kendisi gibi gazeteciliğe  muhabirlikten başlayan oğluna New York Times'ın başkanlığını devretmiştir.

New York Times’ın yayıncısı ünlü gazeteci Arthur Ochs Sulzberger 86 yaşında hayata gözlerini yumdu.




Uzun tüylü kalpak...


Papak,
Uzun tüylü kalpak.
Genellikle Azerbaycan ve Kafkasya'da giyilen, kuzu derisinden veya yününden yapılan, uzun tüylü başlık.
Kalpak. 
Silindir şapka.
Külah. 
Başa giyilen yünden örülmüş tüylü kalpak. Özellikle doğu anadolu insanının kış mevsiminde iklim gereği giyilen yün kalpak.

Papaklar genellikle kuzu derisi ya da yünden yapılır. Uzun tüyleri olan papaklar insan sağlığı için son derecek yararlı olarak kabul ediliyor. Genellikle körpe (küçük) kuzu derisinden yapılmaktadır. Kuzu doğar doğmaz vücuduna bir kılıf geçirilir. Kuzu büyüdükçe ve yünü uzadıkça kıvırcık bir hal alır. Bu deri soyularak papak yapılır. Bunun dışında koyun ve keçi derisi de kullanılmaktadır. Güney Kafkasya’dan gelerek Kars’a yerleşmiş olan terekemeler keçi derisinden yapılma uzun tüylü ve iri papaklar kullandıklarından ve bu papaklar genellikle siyah renkli olduğundan bunlara karakalpak adı verilmiştir. Ayrıca gök mavisi olanı da vardır. Bunların Azerbaycan ve Dağıstan tipleri de vardır. Dağıstan tipleri biraz daha kıllıcadır. 

Büyük kardeş, Ağabey ...


Aka,
İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar.

Ede,
Büyük birader.
Ağabey, (Kadirli, Düziçi, Osmaniye bölgesinde)
Büyük erkek kardeş,
Abi,
Büyük erkek kardeş, (Kahramanmaraş yöresi),
Abla, büyük kız kardeş.
Kendisine saygı gösterilen (kimse).

Finlandiya' da bir Liman kenti...

Rauma,
Hanko, 
Helsinki, 
Kotko,
Porvoo, 
Raahe,
Oulu, 
Turku, 




Raumo,
Eski ahşap mimarisi ile Unesco Dünya mirası korumasına alınmıştır. Rauma'nın adı Almanca akım-akış anlamındaki strauma  kelimesinden gelmektedir. Rauma  şehri bir ahşap şehir olup, 1640 ve 1682 yıllarında çıkan yangınlarla harap oldu.Şehir 1809 yılına kadar büyük ahşap evlerin merkezi olup, yaklaşık 600 ahşap bina var. Denizciliğin gelişmesine parelel olarak evlerin birçoğu neo-rönesans tarzıdır. 1897 yılında Rauma 57 gemiden oluşan dünyanın en büyük yelkenli filosuna sahiptir. Ticaretinin büyük bir kısmını Almanya, Stockholm ve Baltık ülkelerine ihraç edilmektedir.

Finlandiya,
(Finlandiya'nın resmi adı. Suomi). 

Parlementer demokrasi ile idare olunan Doğusunda Rusya, kuzeyinde Norveç, Batıda İsveç ile komşu olan ülkede fince ve İsveççe konuşulmaktadır. Ülkede 338,145 km2 yüzölçümünde yaşayan 5,307,578 kişilik nüfusun dini genel olarak Hıristiyan (Luteryen)' dır.

Ediskunta, Finlandiya parlamentosuna verilen isim.
Finlandiya'da bir dağ: Pallas-H
altia(En yüksek dağı).
Finlandiya'da bir göl:Saimaa-İnari-N
afi-Kalla-Kianta
Finlandiya'nın başlıca nehirleri:Kemi-
Livi-Ounas-Ivap-Siika

 
Önemli Şehirleri;
Alavus, Akaa,
Espoo,  Ekenäs,
Forssa,
Helsinki (Başkent), Hanko, Hamina,
Jyväskylä, 
Kuopio, Kauniainen, Kaarina, Karis, Kem, Kerava, Kokkola,
Lahti, Lapua, Lohja,
Mikkeli,
Nivala, Nurmes,
Oulu, Orivesi,
Pori, Porvoo, Pargas, Paimio,
Siuntio, Somero,
Tampere, Turku(En eski şehri), Tornio
Ulvila,
Vantaa, Vaasa, Virrat,



Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ