Hurma ...

Hurma,(Farsça)
Bir sıcak iklim meyvesi.
Av,
Temr,
Rutab,
Hurma (Latince Phoenix dactylifera),
Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç, palmiye, palm.

Palmiyegiller (Arecaceae) familyasından dekoratif yapraklı bir palmiye türüdür. Palmiyeler gibi tropikal,ılıman ve çöl ikliminin görüldüğü yerlerde yetişir. Kazık ve saçak kök yapısına sahip olup, pürüzlü gövdesi gri ağırlıklı kahverengidir. Kardeşlenme yoluyla, gövdesinden ve altından yavrular verir. Yaklaşık 20-25 m. yükseklikteki ağaç, sert tohumdan oluşur. Yumurta şekilli meyvelerin büyüklügü, rengi ve muhtevası yetişme şartlarına göre değişir. Ağırlığı 8 kg.'a ulaşan bir salkımda bir çok meyve bulunur. Dikiminden 4-5 yıl sonra meyve vermeye başlar. 10-15 yıl içerisinde ise en verimli dönemine ulaşır. Her ağaçtan 40-80 kg. ürün elde edilir. Normal ömrü 150 yıl kadardır. Rutab denilen yaş  hurma için olgunlaşarak temr, denilen ve herkesçe bilinen kuru ve sert halini alır.

Azk, Hurma ağacı. 
Betile, Hurma fidanı. 

Guşane, Hurma ağacı altına düşüp toplanan hurma. 
Cerem, Hurma toplarken yere düşenleri yemek

Sagu, Hurma ağaçlarından çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı madde. 
Hursa, Cerid, Şimrah, Hurma budağı.
Ceram, Hurma çekirdeği.
Hurma dalı biçimindeki bir zafer sembolüne Palma, denir
Kavsara, Cavsara, Hurma dalı veya kamıştan yapılan iki yanı kulplu meyve sepeti. 

Hurma ile çekirdeğin arasındaki zara Kıtmir, denir.
Hasa, Hurma kabı.
Kalif, Hurma kabuğu.
Büsre, Hasle, Hurma koruğu.

Fazih, Hurma koruğundan yapılan şarap. 

Azüg, ajüg, Hurma lifi.
Asi,  Atalet, Hına, Idk, Izk, Hurma salkımı.
Hurma yaprağına, Husa, Huss, denir.Lakah, Hurma, incir gibi bazı meyve ağaçlarının erkeğinden dişisine yapılan aşı .
Hurmadan yapılan bir İsrail likörüne Tamara, denir.

Büllet, Hurmanın ıslanıp yaş olması.
Hurmanın iyisine Bürdi, denir.
Hurmanın tomurcuğuna Gazz, denir. 
Hurma çiçeğinin tomurcuğuna Bitlab, denir.
Hurmanın yaş olanına Bahv, denir.

Hintli kadınların ulusal giysisi...



Sari, (Hintçe).
Hint kadınlarına özgü giysi. 
Bu giysinin yapıldığı kumaş.
Bindi, Tika, Hintli kadınların kaşlarının arasına yapıştırdıkları süs.
Rudrokşa, Hintli rahiplerin boyunlarında taşıdığı tohumlardan oluşan kolye, takı.

Sari kelimesinin diğer anlamları;
Başkasına geçen, geçici. 
Bulaşıcı, bulaşık (hastalık).
Yana,
Sarı. Sara hastalığı ile ilgili.
Düşmüş. Yere düşmüş sar'alı kimse. 
Sari (Farsça), Süren, sürücü.
(Sâriye) Sirayet eden, bulaşıcı, geçici olan. 
Genişleyip başkasına da geçmeğe, yayılmağa müstaid olan.

Sari,
Sari, giymesi de, taşıması da zor bir giysidir. Sarinin bir parçası, uzun bir fular gibi bedeni dolanıp sağ kolun üzerine yerleştirilir. Bu giysiyi giyen kadınlar  sağ kolu istediği gibi kullanamazlar. Ayrıca bu kıyafetle hızlı yürümek, koşmak mümkün değildir.

Sari, dikdörtgen şeklinde yaklaşık 3.5 x 4.5 metre boyutlarında bir kumaş. Çeşitli şekillerde giyilebilen sari, giyiliş şekli ve rengi, dokusu ile giyen kişinin sosyal statüsü, mesleği, bölgesi ve dini hakkında bilgi verir. Sari'nin altına giyilen dar ve kısa bluza choli denir ve MÖ. 10. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Hintli kadınların giydiği diğer giysiler, şalvar-kamiz' dir. Keşmir ve Pencap'ta kullanılan bu giysi, Hindistan'ın bütün bölgelerinde yaygın olarak kullanılır. Şalvar, pijamaya benzeyen bir pantolon olup üzerine kamiz adı verilen uzun ve bol bir ceket giyilir. Bu şalvar yerine bazen churidar da giyilebilir. Chudar üzerine, kurta adı verilen yakası da olabilen bir ceket giyiliyor.

Hintli erkekler gömlek ve pantolon, köy erkekleri ise kurta, lungi, dhoti ve pijama gibi geleneksel kıyafetler giyerler. Lungi bugün hem erkekler hem de kadınlar tarafından bele giyilen küçük uzunlukta bir kumaştır. Dhoti, lunginin uzunudur. Lenga ise köylülerin giydiği pijamaya benzer bir pantolondur.

Bir Elam Tanrısı ...


Upurkupak,

Elam, Güneydoğu Mezopotamya'ya verilen addır.
Elamlar ya da Elamlılar, MÖ 1400'den itibaren Güneydoğu Mezopotamya'da varlık göstermişlerdir. Sümer ve Akkad'ın doğusunda, bugünkü İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde ve Fars eyaletinin batısında yer almıştır.


Elam Tanrıları;
Susian (Shushinak), Dimesh (veya Samesh), Dagbag, Assiga, Adaene (Aduene), Humba (yazılışı kesin değil, Khumban olabilir) ve Umman (Kaldeliler bu tanrının kendi tanrıları Ninib’e karşılık düştüğünü söylerler), Shumudu, Lagamaru, Partikira, Ammankasibar (Yunanlıların Memnon dedikleri), Uduran, Sapak, Upurkupak.
 
Speıser, Maspero’da anılmayan birkaç diğer Elam tanrısı sayar: Pinikir, Kirpisir, Ruhuratir, ve Nitutir.  Elamlıların tarihleri boyunca Ay ve Güneş tanrılarına sahip olduklarına işaret edilerek, adı bilinmeyen Elam ay tanrısının Napir adında bir tanrı olabileceği söylenir. Elam tanrılarının hepsi Susa’ya yakın kutsal bir ormanın derinliklerindeki bir tapınakta idiler ve oraya sadece rahipler ve kral girebilirdi.
Elam panteonunun başı, Susian (Sus, Susi) adlı tanrıydı. Maspero’ya göre onun adı Susa kentinin adından gelme bir sıfattır ve adı muhtemelen gizli tutulmuştur. 

Bu tanrının adı Speıser’de Ba. Sa-Shushinak veya Ba. Sa (Shushinak) olarak, The Camb. Anc. Hist.’de In-Shushinak (Susa’nın Efendisi, Susa’nın Lordu demektir bu) olarak verilir. Sümerce’de Nin-Shushinak şeklinde söylenen bu tanrının Güneş tanrısı olabileceği belirtilir. The World’s History’de ise ondan ‘Tanrıça Susa’ olarak sözedilir ve mabedinin başkent Susa’da olduğu öne sürülür.
Elam panteonu hakkında bilinenler, daha doğrusu benim ulaşabildiğim bilgiler bunlardan ibaret. Bu verilerden hareketle Mari kentindeki ünlü Ninni-Zaza tapınağının In-Shushinak (Nin-Shushinak) veya Susi adlı bu tanrıyla ilintili olabileceğini düşünüyorum. Bu ise Mari kenti ve krallığı ile ilişkili olduklarını düşündüğüm Hurriler’le Susalılar’ın bağlantısına işaret eder. O, Za veya Zu adlı tanrı ile de aynı olabilir.

Zazalarda tanrıya Homa denir ki, bu Khumba ile ilişkili olabilir. Huma kuşu tabiri ise Zu adlı fırtına tanrısı kuşu temsil eder gibidir. 

Elam panteonunun Susa civarında kutsal bir ormanın derinliklerinde olduğu ve oraya kraldan ve rahiplerden başka kimsenin sokulmadığı söyleniyor ki, bana Gılgamış Destanı’nda bir dev olarak resmedilen Humbaba (Huwawa)’nın koruduğu ormanı hatırlatıyor bu.





































Van, Erçiş ilçesinde bir kaplıca...

Hasanabdal,
Hasanabdal Kaplıcası,
Deliçay Hasanabdaz  Kaplıcası.
Erciş ilçesinin yaklaşık 30 km uzağında bulunan Hasan Abdal Kaplıcası da sağlık turizmine ilgi duyanlar ve kaplıcalarda şifa arayanlar için ideal. Van ili Erciş ilçesi Deliçay’da bulunan bu kaplıcanın suyunun sıcaklığı 68 derecedir. Kaplıca suyu saniyede 2 litre kaynamaktadır.

Hasanabdal Kaplıcası, Zilan Çayı Vadisi’nde Hasanabdal ve Doğancı (Hasanabdal Köyü’nün 3 km. kuzeydoğusunda ve Doğancı Köyü’nün 1 km doğusunda) köyleri arasında yer almaktadır. Erciş-Hasanabdal Kaplıcası arasında 23 km.lik bir mesafe bulunmaktadır. 

Hasanabdal Kaplıcası’nda iki sıcak su kaynağı değerlendirilmektedir. Bunlardan Birisi Erkek Hamamı, diğeri Kadın Hamamı kaynağıdır. Bu kaynaklardan Erkek Hamamı kaynağının debisi 0.4 lt/sn dir. Bu kaynağın suyunun sıcaklığı 66 °C dir. Kadın Hamamı kaynağının debisi 0.3 lt/sn dir. Bu kaynağın suyunun sıcaklığı ise 64 °C dir. Kaynakların Toplam debisi; 0.7 lt/sn (42 lt/dak) olup doğal kaynaklardır. Her iki kaynak da fiziksel sınıflandırma açısından hipertermal maden suyu olarak nitelendirilmektedir. Yani bu sular çok sıcak sular olarak kabul edilmektedir. 

Kimyasal olarak, Sodyum, Bikarbonat, Klorür ve Hidrojen Sülfürlü sulardandır. Her iki kaynağın esas katyonlarını Na+, Ca++, K+, Mg++ , esas anyonlarını ise Cl- , HCO3 - , SO4-- oluşturmaktadır. Kaynaklar karbondioksit (CO2) ve az miktarda kükürtlü hidrojen ihtiva etmektedirler. Kaynakların total mineralizasyonları ise 4 grama yakındır.  Kaplıca kaynak suları tıbbi bakımdan tuzlu, bikarbonatlı kalevi sular sınıfına girerler. Kaynaklardan kronik iltihaplı romatizmal hastalıklardan ve cilt hastalıklarından şifa bulmak amacıyla faydalanılmaktadır..

Hasanabdal Kaplıcası’nın da yer aldığı Zilan Çayı Vadisi’ndeki jeotermal alanın rezervuar sıcaklığının 108°C -138°C arasında olduğu tahmin edilmektedir. Jeotermal akışkanın 120°C rezervuar sıcaklığına göre debisi 2300 lt/s dir. Bu da oldukça büyük bir potansiyeli teşkil etmektedir. Günümüzde yöredeki jeotermal su kaynaklarından sadece kaplıca turizmi alanında ve oldukça düşük oranlarda faydalanılmaktadır. 

Van ilindeki diğer Madensuları ve kaplıcalar şunlardır: 
Erciş Hasanabdal Zilan Kaplıcası, 
Başkale Hagi Madensuyu, 
Başkale Kanlıbudak Madensuyu, 
Başkale Kiloğlan Kaplıcası, 
Başkale Zereni Kaplıcası, 
Erciş Akbaş Köyü Madensuyu, 
Gürpınar Yoldüştü Köyü Madensuyu, 
Muradiye Aşağı Şerefhane Madensuyu, 
Muradiye Deftriş Kaplıcası, 
Muradiye Dergezin Kaplıcası 
Özalp Bolbölük Madensuyu.






























Kaynak:  
Marmara Üniversitesi, Marmara. Coğrafya Dergisi, Sayı: 6, İstanbul.

Genellikle 15 Ekim' de görülen bir fırtınanın adı ...

Meryemana,
Fırtınalar takviminde gösterilen 14 Ekim' deki fırtına.
Meryemana fırtınası.

Denizde seyir yapanların, dalanların özellikle dikkat ettiği ve uzun yılların gözlemlerine dayanarak hazırlanan bu takvimde yer alan fırtınaların, özellikle isimli olanlarının, bir iki gün sapmayla da olsa tuttuğu bilinmektedir.

Fırtınalar Takvimi;
08 Ocak - Zemheri Fırtınası (07)
14 Ocak - Karakancalos
28 Ocak - Ayandon (30)
31 Ocak - Balık
01 Şubat - Hamsin
20 Şubat - 1.Cemre Havaya
27 Şubat - 2.Cemre Suya
06 Mart - 3. Cemre Toprağa

11 Mart - Kocakarı soğukları (Bardül'acz)

12 Mart - Hüsun(Husüm)

23 Mart - Kozkavuran

26 Mart - Çaylak
26 Mart - Gün dönümü fırtınası
30 Mart - 3 dokuzlar, 2.

08 Nisan - Kırlangıç fırtınası
09 Nisan - 3 dokuzlar, 3.
11 Nisan - Fırtına (Leyleklerin gelmesi)

16 Nisan - Kuğu fırtınası

21 Nisan - Sitteisevir, sitte-i sevir
04 Mayıs - Çiçek fırtınası
07 Mayıs - Fırtına (Doğu rüzgarları)
11 Mayıs -
Mevsimsiz soğuklar (3 gün)

17 Mayıs -
Filizkıran fırtınası
19 Mayıs -
Kokulya fırtınası (2 gün)
21 Mayıs -
Ülker fırtınası
30 Mayıs -
Kabak, Çabak meltemi (2 gün)
31 Mayıs - Bevarih Rüzgarları
03 Haziran - Filiz koparan fırtınası (3 gün)
10 Haziran -
Ülker doğumu fırtınası (3 gün)
22 Haziran -
Gün dönümü fırtınası
27 Haziran - Kızıl erik fırtınası (2 gün)
01 Temmuz - Yaprak fırtınası
03 Temmuz - Sam yelleri
11 Temmuz - Çark dönümü fırtınası(09)
18 Temmuz - Sıcakların Artması
20 Temmuz -
Gün dönümü fırtınası
30 Temmuz - K
ara erik fırtınası
03 Ağustos -
Doğumgünü fırtınası (marmara bölgesi'nde).
19 Ağustos - Fırtına (leyleklerin dönüşü)

31 Ağustos - M
ercan-Mircan- Mihrican Fırtınası
07 Eylül - Bıldırcın geçimi fırtınası
13 Eylül -
Çaylak fırtınası [mükerrer]
28 Eylül -
Kestane karası fırtınası
30 Eylül - T
urna geçimi fırtınası
03 Ekim -
Kuş geçimi fırtınası
04 Ekim -
Koç katımı fırtınası
09 Ekim -
Yaprak dökümü fırtınası

14 Ekim - Meryemana fırtınası
17 Ekim - Kırlangıç Fırtınası
18 Ekim - Kozkavuran fırtınası
21 Ekim -
Bağ bozumu fırtınası
28 Ekim -
Balık fırtınası
02 Kasım -
Kuş geçimi fırtınası
07 Kasım - Kasım fırtınası

12 Kasım - Lodos fırtınası

17 Kasım -
Koç katımı fırtınası
24 Kasım - Güney rüzgarları

02 Aralık - Ülker dönümü fırtınası

06 Aralık - Kuzey rüzgarları

07 Aralık - Zemherinin Fırtınası
09 Aralık -
Karakış fırtınası (2 gün)
21 Aralık -
Gün dönümü fırtınası



















http://www.bulmacabul.com/

Cazibe...

Alım,
Albeni,
Cazibe,
Çekicilik,
Alımlılık,
Yer çekimi, yıldızların birbirini çekmesi.
Çekme kuvveti.
Çekici olma durumu, 
Kendisini hemen gösteren ve başkalarına beğendiren ve onların almaları sonucunu doğuran nitelik.
Sevimlilik, afsun, cazibe, albeni, alımlılık, tılsım, sihir, büyü, muska, nazarlık. 
Letafet zamanı.
Hüsn-ü cemal.

Eski dilde kılıç ...


Tig, (Farsça).
Seyf,
Kılıç.
Kılınç, 
Seyf,
Şimşîr, Şemşir, 
Tîg, 

Kılıç sözcüğü Türkçe’dir; kılınç olarak da yazılır ve söylenir. Osmanlı Türkçesi’nde Arapça seyf ile Farsça tîg ve şemşîr sözcükleri de kullanılır. 

Kılıç, Seyfî (kılıçlı, kılıç gibi), Seyfullah (Allah’ın kılıcı) ve Seyfeddin (Dinin kılıcı) sözcükleri Türkçe’de erkek adı olarak kullanılmıştır.  

Kılıç yatağan, pala (gaddâre), meç, hançer, kama ve bıçak (varsak) türünden kesici silahların en büyüğüdür. Genellikle belde, belden aşağı sarkıtılarak taşınır. Kılıç takılan kayış kemere kılıç bağı denir. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ