Tuz, çemen, kırmızıbiber karışımının et üzerine sürülerek güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek ...


Pastırma, (İng. pastrami),
Sığır etinin kuru kürleme yoluyla işlenmesi ve çemenlenmesiyle elde edilen bir et ürünü.
Tuz, çemen, kırmızıbiber karışımının et üzerine sürülerek güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek 

Eski Çağlarda Avrupa'ya akın eden Hun Türkleri'nin, pastırma yiyecek maddesi olarak kullandıklarını Romalılardan öğreniyoruz. Antalya' lı Amianus' un 273-275 yıllarında yazmış olduğu eserinde, Hun Türklerinin bu husustaki adetlerinden şu şekilde bahsettiğini bildirmektedir. Hunlar yemek tanımazlar, yaban etleri ile atın sırtında, baldırları arasında ezdikleri az pişmiş eti yerler. Halbuki Macar müzelerinde bulunan Hunlara ait cepli at eyerlerinden öğreniyoruz ki kurumuş etler bu çantalara sokmakta, atın baldırına ve vücuduna değmemektedir.  Orta Asya' dan batıya akın eden Türk Hun süvarilerinin eyerlerinin çantalarını dolduran kuru et konservesi, Anadolu' ya gelerek yerleş Oğuz Türkleri' nde pastırmacılığın bulunması ve asırları doldurarak zamanımıza kadar yaşayıp gelmesi, bugün Orta Asya bozkırlarında yaşayan göçebe Türklerin son baharda kışa hazırlık olarak tuzlu, kuru dumanlı et konserveleri yapmaları, bu sanatın Orta Asya' dan geldiği göstermektedir. 

Kayseri' de pastırmacılık bu şekilde Orta Asya' dan gelen Türkler,' in etkisiyle başlamış ve zamanla gelişmiştir. Sonradan bir kısım Ermeniler de bu sanatı yapmışlardır. Onyedinci yüzyılda 1611-1682 yılları arsında yaşamış olan ünlü Seyyah Evliya Çelebi, Seyahatname isimli eserinde Kayseri'den şu şekilde bahsetmektedir. Evliya Çelebi' nin kitabında bahsettiği bu sözlerden anladığımıza göre, Kayseri' de onyedinci yüzyılda bile pastırma imal edilmekte ve şöhreti bilinmekte idi. O zamanlar yapılan pastırmaların güzel kokulu olmaları için çemenlerine kimyon katıldığını da ayrıca öğrenmiş oluyoruz.  

Yüz sene öncesine kadar yapılan pastırmaların, çemenlerinin bibersiz olduğu söylenmektedir. Çemendeki buy otu ve sarımsağın ise ne zaman kullanılmaya başlandığını bilemiyoruz.  

Kayseri Melikgazi Belediyesinin eski mahallelerindeki evlerde dağınık ve kontrolden uzak olarak faaliyet gösteren pastırma ve sucuk imalâthaneleri, 1945 yılında belediyenin zorlaması ve uygun yer göstermesi üzerine, şimdi faaliyet gösterilen Kayseri' nin Karpuzatan mevkiindeki yerlerine taşındılar.

Pastırma çeşitleri;
Sırt, Kuşgömü, Tütünlük, Antrkot, Şekerpare, Dilme, Eğrice, Mehle,  Kenar, Döş, Omuz, Kürek,  cinsi pastırma çeşitleri vardır. 


Yapılışı: 
  • Etleri düzgün biçimde parçalara ayırıp dövün sonra üzerine 1 kat tuz, 1 kat et olmak üzere bir teneke içine dizin. 
  • Hepsini dizdikten sonra en üste bir ağırlık koyarak etlerin iyice yassı olmasını sağlayın. Böylece etleri 15-20 gün serin bir yerde bırakın. 
  • En son etlerin fazla tuzunun gitmesi için bol suda 1 gün bekletin. 
  • Etleri sudan çıkarıp uçlarından ip geçirip serin güneşsiz rüzgarlı bir yere asıp sularını süzdürün. 
  • Sarımsakla tuzu incecik dövün, içine çemeni, kırmızı biberi koyup karıştırın ve biraz su ile koyuca bulamaç hazırlayın. 
  • Suları iyice süzülmüş etlerin her tarafına bu bulamacı muntazam olarak sürün ve kuruması için tekrar serin bir yere asın.
  • Çemen kuruduktan sonra etleri ipten alıp, serin bir yerde kullanılacağı zamana kadar saklayın.

Sakarya iline özgü bir tür köfte...


 Islama Köfte,

Adapazarı' nın yöresel lezzetlerinden olan bir yemektir. Dilimlenmiş ekmekler biberli ve yağlı et suyuna batırılır ve köftelerle birlikte ızgaralanır.

Osmanlı döneminde Orta Anadolu'da yemek kültüründe ortaya çıkan köfte, daha sonra fetihlerle beraber Balkanlar, Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası'na kadar yayılmıştır. Yöresel tatları ve çeşitleri de yanına alan köfte özellikler Türkler'in Balkanlardaki 500 yıllık yaşamında çok gelişmiş şekiller, tatlar ve isimler almıştır. Mostar Köftesi, Rumeli Köftesi, Islama Köfte, Filibe Köftesi gibi.

Malzemeler : 
Kıyma, Soğan, Bayat Ekmek İçi,  Kimyon,  Et Suyu (kemik suyu),  Ekmek Dilimleri,  
Garnitürü İçin: Domates, Biber, Soğan, Maydanoz.
 
Hazırlanışı ;
Karıştırma kabına kıymayı alın.Kıymanın üzerine bayat ekmek içi, kimyon ve soğan rendesi ilave edin ve köfte harcını yoğurun. Köfte malzemesi ile istediğiniz büyüklüklerde köfte hazırlayın. Diğer tarafta kemik suyu hazırlayın. İçine biraz sıvıyağ ve rengi kırmızı olacak şekilde toz kırmızı biber ve tuz ekleyin. Izgarada köfteleri pişirin. Bayat ekmekleri bu suya batırıp bekletmeden alın. Köfteleri ve ekmekleri ızgarada yada yağsız tavada pişirin. 
Garnitürü için soğanı piyaz doğrayın. Maydanozu ince olarak kesin ve soğan ile beraber, harmanlayın. Domates ve biberleri de pişirdikten sonra en alta ekmekleri üzerine köfteleri ve en üstüne de domates biberleri koyarak sıcak servis yapın.



Roma mitolojisinde barışın kişileştirilmişi...

 Pax,   

Latince “pax” barış demek, Roma mitolojisinde Barış Tanrıçası, Yunan’daki Eirene eşdeğeri.  

Roma mitolojisinde, Augustus'un saltanatı sırasında tanrıça olarak tanınmıştır. Campus Martius'da Ara Pacis adında bir tapınak ve yine Forum Pacis'de onun adına adanmış bir tapınağı vardır. Sanat yapılarında genellikle zeytincornucopia (bereket boynuzu) ve bir asa ile betimlenmiştir. 3 Ocak'da adına düzenlenen bir festival vardı. Tanrı Jüpiter ve Justitia'nın kızlarıdır. Pax sık sık baharla ilişkilendirilmiştir.  

Roma İmparatorluğunun Trajan' ın fetihleriyle ulaştığı en geniş topraklar, Pax Romana (MÖ 27-MS 180), Latince "Roma Barışı" anlamına gelir. Roma İmparatorluğu' nun uzun soluklu barış dönemi için kullanılır. Terim, Roma yönetimi ve Roma Hukuk Sistemi altında, aralarında kavga eden rakip liderlerin ve eyaletlerin, bazen sert bir şekilde, barıştırılmasından çıkmıştır.  

Roma yönetimi ve Roma Hukuk Sistemi altında, aralarında kavga eden rakip liderlerin ve eyaletlerin, bazen de çok sert bir şekilde barıştırılmasından neşet etmiştir. “Pax Romana’yı” da, tabiatıyla Augustus Caesar tesis eder.

Eski dilde at....

Esb,  (Far. esb). 
At, beygir.

Hasır taklidi kağıt...

Labo,

Gemide hareket halinde bulunan bir halatın ya da zincirin, bir an durdurulması için verilen komut...

Abosa,  (İtalyanca abbozza). 
 
Gemide hareket hâlindeki halatın veya zincirin bir an durdurulması için verilen komut.

Bosaya vur manasında kullanılan bir terim. Hisa edilmekte olan bir halatın veya vira edilmekte olan bir zincirin kısa bir müddet tutulması için bosaya vurulması.

Akan bir zinciri veya halatı o durumda durdurmak ve tutmak için bosaya vurmak.

Düşüncesiz, budala....

Dangalak,
Akılsız, düşüncesiz kimse,
Boşboğaz.

Amonyak tuzu...


Nışadır,
Nişadır, (Ammonium  chloride, Amonyum klorür.
Alm. Salmiak (m), Fr. Sel (m) ammoniac, İng. Salamoniac. Beyaz renkli amonyak tuzu.

Amonyak tuzu olarak bilinen amonyumklorür bileşiği (NH4Cl). Lehim yapmada kullanılır. Tuzlu ve yakıcı Amonyum klorhidratın ya da amonyum sülfatın ticaretteki adı. 

Tuzun ayrışmasından meydana gelen amonyak (NH3) ve hidroklorik asit (HCl), metalin yüzeyinde hâsıl olmuş oksit tabakasını kaldırdığından metal, lehime müsâit hâle gelir. Nişadır, kantaşında da bulunur. 

İdrar söktürücü, ifrazat arttırıcı, uyarıcı olarak kullanılabilinir. Fazlası, mide bulantısı ve kusmaya sebep olur.

Endonezya’da yaşayan ötücü bir kuş...

İrena,

Endonezya'da yaşayan ve mavi peri kuşu da denilen ötücü kuştur. Irenidae familyasından peri mavi kuşu yüksek bölgelerde yaşayan bir kuş türü olup orman, ve korularda yaşarlar. Tropikal güney Asya ve Filipinler' de bulunur. Bu tür kuşlar bülbül benzeri olup açık orman veya çalılıklarda küçük böcekler ve meyvelerle beslenen ötücü kuşlardandır.

Yer fıstığı...

Araşit,
Kikirik,

Yer fıstığı,
(Arachis hypogaea),
Yerfıstığı, Baklagillerden aynı adı taşıyan biryıllık otsu bitkinin meyvesidir. Bitki 20-70 cm. kadar boylanabilen ve birçok türü olan yerfıstığının anayurdu Güney Amerika'dır.

Bitkinin karşılıklı ve ikili olarak dizilmiş yeşil renkli küçük yaprakları, sarı renkli ufak çiçekleri vardır.

Bu çiçekler döllendikten sonra yere doğru eğilerek oluşan meyvelerini toprağa gömer. 
Yerfıstığı bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır.


Bitkinin kavrulmamış kalın ve sert kabuklarından çıkarılmış tohumları, ilkbahar mevsminde doğrudan doğruya derin kazılmış, düzeltilip iyi hazırlanmış yerine, sıralar üzerinde 30-40 cm. aralıklarla, 5 cm. derine ekilir.  Yerfıstığı, sıcak ve ılık iklimli bölgelerin bitkisidir. Soğuk yerlerde yetişirse de fıstık tanesi (tohumu) küçük ve az yağlı olur.

Ortalama 235 kg/da ürün alınmaktadır. Yer fıstığının 32 türü tespit edilmiştir; bunların bir kısmı tek yıllık, bir kısmı ise çok yıllıktır.

Kuruyemiş olarak tüketilmesinin yanı sıra özellikle Batı ülkelerinde, yemeklik olarak ve sabun yapımında kullanılan yağı çıkarılır. Preslerde yağı alınan tohumun küspesi azot bakımından çok zengin olduğu için hayvanlara yem olarak yedirilir. Ayrıca ürün alındıktan sonra toprakta kalan bitkinin sap ve yaprakları da iyi bir hayvan yemi olur. Batı ülkelerinde yerfıstığı, tatlıcılıkta ve çikolatacılıkta da kullanılmaktadır.

Yağ ve protein yönünden zengin bir besin olan yerfıstığının 30 gramının tuzla kavruluşundan sonra içerdiği besin değerleri şunlardır:

Kalori: 167
Protein: 7.4 gr.
Karbonhidrat; 5,4 gr.
Kolesterol;  yok
Yağ;  14.2 gr.
Lif; 0,7 gr.
Fosfor; 114.6 mgr.
Kalsiyum; 21,5 mgr.
Sodyum: 119 mgr.
Potasyum; 193 mgr.
Magnezyum; 50 mgr.
B1-B2-B3  vitaminleri vardır.



Faydaları;
Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler. İçerdiği minerallerden magnezyum (276 mg/100 gr) kemik ve sinir dokusunu besler, kasların çalışmasını düzenler, kalp atışlarını düzenler. Kansızlığın önemli rahatsızlıklara yol açtığı hamile ve çocuklarda D vitamini içeriği ile eksikliği giderir, kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle gebelikte takviyesi gereken demir (6,43 mg/100 gr) mineralini içerir. İçerdiği selenyum ile vücudu çeşitli hastalıklardan korur,şeker hastalığının gelişimini engeller,kansere karşı direnci arttırır. İçerisinde bulunan potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
Yerfıstığı, kandaki yüksek kolesterol düzeyini düşürür.

Kızılırmak’ın önemli bir kolu olan akarsu....


Acıçay,
Acıçay, Kızılırmak'ın önemli bir kolu. Tatlısu ve Terme çaylarının birleşmesiyle oluşur. Suları geçtiği topraklardaki kaya tuzunun ve jips yataklarının etkisiyle acıdır. 

Kızılırmak Nehri Türkiye topraklarından doğarak yine, Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Uzunluğu 1.150 km dir. Deniz taşımacılığı için kullanılmaz.  Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e ulaşır.

Başlıca kolları;
Delice Irmağı, 
Devrez, 
Gökırmak,
Acıçay,
Tatlısu, 
Terme çayı,


Ticaretle uğraşan kimse....

Tacir, (İng. dealer, merchant).
Tüccar, 
Satman, Satkan, 
Tecimen.
Ticaretle uğraşan kimse.

Ticaret yapan, alım-satım işleriyle uğraşan, bir ticârî işletmeyi kısmen dahi kendi adına işleten; tüccar. Tâcir, insanın ihtiyaçlarını temin eden, ayağına getiren kimsedir. Kolay kazanç sağladıkları ileri sürülerek bâzı memleketlerde hor görülmüşlerdir. Tâcirleri hor görmeyip, onların hakkını gözeten memleketler tâcirlerle berâber zengin olmuşlardır. İlk tâcir milletler, Fenikeliler ve Venediklilerdir. Günümüzde ise tâcirlik rağbet bulan bir iş sahasıdır.

Ticari işletme kavramı kanunda açık ve net olarak tanımlanmış değildir. Sadece kanunun 11. maddesinde ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer müesseseler, ticari işletme sayılır denilmektedir. Ekonomik hayatta karşımıza çıkan, para ya da parayla ölçülebilen değerlerle ilgili faaliyet gösteren her iktisadi kurum, teknik anlamda mutlaka bir ticari işletme olmayabilir. Tacir, ticari bir işi sürekli olarak yapan ve onu meslek edinen, bu faaliyeti bir düzen içerisinde meslek ve sanatının gereklerine göre yapan gerçek veya tüzel kişilerdir. Ticaret Kanunu; ticari bir işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.  
Bu tanımlamaya göre tacir olabilmenin koşulları şunlardır:
- Ticari bir işletmenin var olması
- Ticari bir işletmenin işletilmesi
- Ticari bir işletmenin kısmen dahi olsa kendi adına işletilmesi

Ticari bir işletmeyi kurup açtığını sirküler, gazete, radyo, vs. ilan vasıtalarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek durumu ilan etmiş olan kimse gerçekten işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

İşletmeyi tacirin kendisi veya yasal temsilcileri işletmekle beraber bunlar ticari etkinliklerinde bazı yardımcılara ihtiyaç duyabilir. Tacir yardımcıları tacire bağlı olanlar ve bağlı olmayanlar diye iki gruba ayrılır. Tacir yardımcılarının bir kısmı tacire bağımlı olarak çalışır. Bunlar tacirin talimatları çerçevesinde onun denetimi ve gözetimi altında faaliyet gösterir. Diğer bir kısmı ise, çalışma yöntem ve zamanını serbestçe belirleme yetkisine sahip, bağımsız yardımcılardır.

Seyyar tüccar memuru, işletmenin sahibi tacir adına ticari işletmenin merkezinin dışındaki yerlerde tacir adına işlem yapmaya yetkili kişidir. Bunlar, ticari işletmenin faaliyet çevresini genişletmek ve merkez dışındaki yerlere de yaymak için atanır. Seyyar tüccar memuruna, gereğinde işlem yapacağı üçüncü kişilere ibraz etmek üzere bir yetki belgesi verilir. Seyyar tüccar memurları tacir adına üçüncü kişilerle sözleşme yapmak ve bu sözleşmelerle ilgili olarak bedel tahsil etmek yetkisine sahiptir. Seyyar tüccar memurları ancak işletme merkezinin bulunduğu yer dışındaki yerlerde işlem yapabileceğinden, bu yerlerin merkezin bulunduğu büyük şehir belediyesi sınırları ya da il sınırları dışındaki bir yer olması gerekmektedir.

Ticari vekil, ticari mümessil sıfatına sahip olmaksızın bir ticari işletme sahibi tacir tarafından ticari işletmenin bütün veya belirli bazı işlerini yapmak üzere temsil yetkisi ile donatılan kişidir. Eğer ticari vekil tacir tarafından ticari işletmenin tüm işlerini yapmak üzere atanıyor ise, bu kişiye genel yetkili ticari vekil, örneğin fabrika müdürü; ticari işletmenin belirli bazı işlerini yapmak üzere atanıyor ise, bu kişiye de sınırlı (özel) yetkili ticari vekil, örneğin satın alma işleri ile görevli kişi denir. Ticari mümessil bir işletmenin olağan ve olağanüstü nitelikteki tüm işlemleri yapmaya yetkili olduğu halde, genel yetkili ticari vekil işletmenin sadece olağan işlerini yapabilir. Ticari vekil özel yetki verilmedikçe ticari mümessil gibi kambiyo taahhüdünde bulunamaz.

Hareketsiz, durgun....

Atıl,
Tembel.
İşsiz, aylak.
Etkisiz, işe yaramaz.
Süreduran.

Sinemaya da aktarılan “Benim Afrikam” adlı yapıtıyla tanınmış Danimarkalı kadın yazar...

Barones Karen von Blixen-Finecke 
(Isak Dinesen takma adı).

Benim Afrikam, Filmin uyarlandığı aynı adı taşıyan roman. 
Danimarkalı Barones Karen von Blixen-Finecke 'nin (Romanı Isak Dinesen takma adı ile yazmıştır) ilk kez 1937 yılında yayımlanmıştır. Kitap 1914-1931 yılları arasında o zamanki adı İngiliz Doğu Afrikası olan Kenya 'daki Avrupalı yerleşimciler ile yöresel kabilelerin ilişkileri fonunda bir aşk öyküsünü anlatır.  1985 ABD yapımı otobiyografik filmdir. Özgün adı Out of Africa olan film Mart 1987 yılında Türkiye' de sinemalarda gösterilmiştir. 

Film, Isak Dinesen takma adıyla yazan Karen Blixen'ın 1937 yılında yayımladığı kendi anılarına dayanan Out of Africa, Shadows on the Grass (Otlakların Gölgeleri) ve Letters from Africa(Afrika'dan Mektuplar) adlı üç otobiyografik kitabı ile Judith Thurman'ın Isak Dinesen: The Life of a Storyteller (Isak Dinesen: Bir Öykücünün Yaşamı) ve Errol Trzebinski'nin Silence Will Speak(Sessizlik Konuşacak) adlı biyografi kitaplarından uyarlanmıştır. Senaryosu Kurt Luedtke tarafından kaleme alınan filmi Sydney Pollack yönetmiştir.  Film, aralarında 7 Oscar, 3 BAFTA ve 3 Altın Küre ödülünün de bulunduğu tam 22 ödül almış, 17 ödüle de aday gösterilmiştir.

Danimarkalı bir soylu olan Karen Blixen (Meryl Streep),barones ünvanı için Bror Blixen (Klaus Maria Brandauer) ile evlenerek kahve yetiştiriciliği yapmak üzere Afrikaya yerleşirler.Yıl 1913 'tür ve Afrika büyük ölçüde Avrupalıların sömürgesi durumundadır.Kocasının kendisini ihmal etmesi ve aldatması Karen'i sürekli yanlızlığa iter.Bu arada maceracı avcı Denys Finch Hatton (Robert Redford) la tanışır ve ona aşık olur.

1986 yılında tam 11 dalda Oscar 'a aday gösterildi.Bunlardan 7 'sini aldı.   Akademi Ödülleri dışında 22 farklı ödülün daha sahibi oldu. 

“Çalma, aşırma” anlamında argo sözcük...

Aşıramento,  (Argo),
Çalma, Aşırma.

Yaşama gücü...

Dirim,
Hayat,
Canlılık,
Hayatiyet,

Bütün beyitleri arasında konu birliği bulunan gazele verilen ad...

Yekavaz,  (Divan edebiyatı terimi) .
Baştan sona kadar güzel olan koşuk.
Tekün,

Moğolların batıya ilerleyişini ve fetihlerini anlatan “Tarih-i Cihangüşa” adlı yapıtıyla tanınmış İlhanlı tarihçi ve devlet adamı...

Alaaddin Ata Melik Cüveyni,
Tarih-i Cihangüşa,
Cihan Fatihinin Tarihi manasına gelir.
Moğolların 1217-1257 yılları arasındaki tarihini anlatmaktadır.
XIII. yüzyılda Moğol hükümdarı Mengü Han'ın Karakurum'daki sarayında bizzat yaşamış olup Hülagü zamanında 20 yıl Bağdat valiliği yapmış olan İran' lı tarihçidir. 


Tarihi Cihangüşa, Moğollar ve İlhanlılar devletinde önemli görevler üstlenmiş olan ünlü tarihçi ve devlet adamı Alaaddin Ata Melik Cüveyni tarafından üç cilt olarak Farsça yazılmıştır. 

Moğollar, Harzemşahlar ve İsmailiye tarihinin birinci derecede önemli kitabıdır. Bu kitap günümüze kadar değerini korumuştur. Bir çok tarihçi tarafından kaynak olarak kullanılmıştır. Alaaddin Ata Melik Cüveyni, İran'nın kuzeydoğusunda tarihi büyük Horasan'nın Juvain şehrinde 1226 yılında doğmuştur. Alaaddin Ata Melik Cüveyni 1283 yılında Azerbaycan'da Muğan Ovasında veya Arran'da ölmüştür.



Yabani eşek sürüsü...

Ane,


Dişi ve yabani eşek.
Yabani eşek sürüsü. 
Cedi (keçi) burcundan bir kısım yıldızlar. 
Kasık kılı.
Üç ayaklı sehpa. 
Apış arası, kasık.
Bir aşiretin bütünlüğü veya işleri veya şerefi. 
Kelime sonuna getirilerek zarfiyet ifâdesi için kullanılan nisbet edatıdır.
Odun koyup yakmaya yarayan ızgara.

Eşek, 
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulak .
Eşek Ana vatanı Afrika ve Asya olup Eski Mısırda M.Ö 4000’herde evcilleştirilip doğduğu düşünülüyor. Avrupa’daki eşeklerin M.Ö.2000’de Anadolu’dan gittiği rivayetlerde vardır. 18.YY’da önemli bir yere sahiptir. Semerkant adına kaynak teşkil etmiştir. Ülkemizde Merzifon eşeğinin semerinin özellikle Çorum İskilip’de yapıldığı bildirilmektedir. Merzifon eşekleri nispeten yüksek rakımda bulunduklarından sert sesli anırması ile meşhurdur. 

En yaygın renk gri olup ardından kahverengi, siyah, kırçıl ve kahverengi beyaz yada siyah beyaz benekli renkler görülür. Renk ve genel yapı açısından en dikkat çeken ırk Fransa orijinli Poltou’dur. Bu ırk kalın tüylü derili, geleneksel olarak donuk mat ve Kahverengi doru renktedir.  Afrika kökenli ırklar Kızıl denizin güneyi, Akdeniz sahilleri Sahra çölü arasında yayılmış olup iki ayırıcı türü bulunur. Nubya yabani eşeği ve Somali yabani eşeği .Asya kökenli ırklar ise Kızıldeniz, Kuzey Hindistan ve Tibet’e varan geniş yerlere yayılmıştır. Asya’da çok değişik yükselti ve iklim kuşağındaki yayılışına bakarak Asya yabani eşeklerininde birden çok grup oluşturmuş olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak günümüzde yok olma tehlikesi altındadır.        Eşeklerin tarihi ipek yolunda Akdeniz Pasifik arasında yük getirip götürdüğü bilinmektedir. Bu mesafe birkaç yıllık yolculuğu gerektiren 6400 kmdir. Bu olgu bu ırkın dayanıklı çekiç gücünü gösterir. Netice itibariyle küçük Asya’da ve Ege’de nihayetlenen bu yolculuk’ta birçok eşek ırkının melezlenmesi söz konusu olmuştur. Eşek Akdeniz ülkelerinde dar patikalarda yürüme yeteneği ile bağ, bahçe, çeki gücünde çok özgün tercih edilen mevkiye gelmiştir.

Evcil Eşek' in (Equus asinus) ataları Afrika yabani eşeğidir. Bunlar Kuzey Afrika yaban eşeği (Equus asinus atlanticus) Nubian yabani eşeği (Equus asınus africanus) ve Somali Yaban Eşeği (Equus asinus somelicus) gibi üç gruba ayrılır. Equus asinus atlantıcus  Romalılar devrinde yok olmuştur. Halen mevcut evcil eşeğin (Equus asinus asinus) muhtemelen Nubya yabani eşeğinden türediği varsayılır. Somali eşeği açık kırmızı renkli, omuzda çapraz çizgisi olmayıp ayaklarda şerit çizgiler bulunur ve 130-140 cm yüksekliktedir. Asya Yabani Eşeği diye bilinen (Equus hemionus) Onager olarak adlandırılan grubun Uralların batısındaki steplerde Kazakistan, Türkmenistan (Equus Hemionus Kulan,) Moğolistan, Kuzey Çin (Equus Hemionus) ve Suriye (Equus Hemionus Hemippus), İran (Equus hemionus onager), Irak, Pakistan, Batı Hindistan (Equus Heminous Khur) yayılan değişik izole alanlarda bulunan alt türleri bulunur.

Eşekler oldukça zeki hayvanlardır. Eşekler bir işin kendi yararına olmadığını düşünürse, eşeklere o işi yaptırmak oldukça zordur. (Eşeklerin inatçı olmalarının aslı budur.) Eşekler ortalama 30-35 yıl yaşar ve 2-2,5 yaşında üreme çağına girerler. Dişi eşek yaklaşık bir yıl süren gebelik döneminden sonra genellikle bir, bazen iki yavru (sıpa) doğurur. Erkek eşek (eşek aygırı) atın dişisiyle (kısrakla) çiftleşirse katır denen kısır melezler elde edilir. Dişi eşek ile erkek atın (aygırın) melezi olan katırlara da genellikle ester denir

Bir düşünce ya da kararı benimseyerek karşı çıkma...

İtiraz,
Bir düşünce veya kararı benimsemeyerek karşı çıkma.
Söylenecek söz, karşı söyleme

Yalnız son vurgulu ünlünün aynı olmasına dayanan yarım uyak...

Asonans, (Fr. assonance).
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılan uyak.

Unsurlar, öğeler...

Anasır, (Eski dilde).

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ