Yeni Gine ve komşu adalarda yaşayan bir halk...

Papualar, 
Katı yürekli Papualara göre, Yaygın inanışa göre düşmanın kafasını uçuran savaşçı, onun gücünü ve cesaretini kendine mal etmiş olur...


Papua Yeni Gine Bağımsız Devleti.Güneydoğu Asya, Mercan Denizi ve Güney Pasifik Okyanusu arasında adalar grubu, Endonezya'nın doğusunda yer alır. Tek meclisli meşruti monarşi ile idare edilen İngiliz hukuk sistemi uygulanan ükenin yüzölçümü; 462.840 km2. ve nüfusu (1992): 3.834.000.

Başkent ve Diğer kentler:
Başkent:Port Moresby (193.242),
Lae (80.655), Madang (27.057), Wewak (23.224), Goroka (17.855).

İdari bölümler: 20 bölge; Bougainville, Merkez, Chimbu, Doğu Dağlık Bölge, Doğu Yeni Britain, Doğu Sepik, Enga, Körfez, Madang, Manus, Milne Koyu, Morobe, Ulusal Başkent, Yeni İrlanda, Kuzey Bölgesi, Sandaun, Güney Dağlık Bölge, Batı, Batı Dağlık Bölge, Batı Yeni Britain 


Yaşayan halklar: Melanezyalılar, Papualılar, Zenciler, Mikronezyalılar, Polinezyalılar

Papua Yeni Gine Okyanusya' da bağımsız devlettir. Avustralya'nın kuzeydoğusu ile ekvator arasında yer alan Yeni Gine Adası'nın doğu yarısını kaplar. Batı İrian olarak bilinen batı yarısı ise Endonezya'ya bağlıdır. Papua Yeni Gine bir adalar ülkesidir. Bunlar, en önemlileri Admiralty Adaları, Yeni Britanya ve Yeni İrlanda olan Bismarck Takımadaları ile Solomon Adaları'dır.  Yeni Gine Adası'nın ortasından geçen yüksek bir dağ dizisi adayı kuzeybatıgüneydoğu yönünde ikiye böler. İklim sıcak ve yağış miktarı yüksektir. Ülkenin büyük bir bölümü ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda Avustralya'ya özgü kanguru gibi bazı keseliler, uçarkurbağalar ve cennetkuşları yaşar. Ayrıca 70 dolayında zehirsiz yılan türü vardır.


Papua Yeni Gine'de 700'ün üstünde değişik etnik grup yaşar. Bunlar başlıca iki ana gruba ayrılabilir: Papualar ve Melanezyahlar. Halkın yaklaşık yüzde 80'ini Papualar, yüzde17'ye yakınını ise Melanezyahlar oluşturur. Geri kalanlar Polinezya, Çin ve Avrupa kökenlidir. Ülkede konuşulan dillerin sayısı 700'ü geçer. Nüfusun yarıya yakını Tok Pisin adı verilen, İngilizce'yle yerel dil karışımı bir karma dil konuşmaktadır. Bu aynı zamanda ortak ticaret ve yazışma dilidir.

Papua Yeni Gine'nin Matapit Adası'nda bulunan Tavurvur volkanı şiddetli bir şekilde patladı ve çevresindeki Rabaul kentiyle 50 köyü yutup kül yığınına çevirdi. 688 metrelik yanardağın gürültüsü, bölge halkı tarafından 'aç bir ayının' çıkardığı seslere benzetildi.

Hindistancevizi, kauçuk, kahve ve kakao ülke ekonomisinde büyük önem taşır. Madenler yönünden zengin olan Papua Yeni Gine'de petrol ve altın bulunur. Dünyanın en büyük bakır madeni yataklarından biri Bougainville Adası'ndadır. Kereste ve balıkçılık (özellikle orkinos) gelişen sanayi dallan arasındadır. Para birimi Papua Yeni Gine Kinası (PGK)

Doğanın bilgisine büyüsel işlemlerle varılabileceği inancı...


Okültizm,

Latince’de "gizlemek, saklamak" anlamına gelen "occulere" sözcüğünden gelmektedir. Okült sözcüğü okültizm adının sıfatı olup günümüzde "okültizm ile ilgili" anlamında kullanılır. Geçmiş çağlarda evren. doğa, insan ve ilişkileri, gelecek hakkında medyumluk ve ezoterik tradisyonlar yollarıyla edinilmiş derin bilgiler bütünü olarak tanımlanır.

Satanizm ile özdeslestirilmemelidir. Satanizm sadece bir kısım occult kaynaklari kullanır. Naziler de occult kaynakları ve bilgileri kullanmıştır. En basiti SS sembolü olan köşeli iki adet "S" ve "gamalı haç" kudret, millet gibi anlamlara yorumlanabilecek olan birer rune kombinasyonlarıdır.



Okültizmin kapsadığı alanlar;
Maji, Simya, Astroloji, Nümeroloji, Sembolizm, Teürji, Psişürji , Kahinlik, Falcılık.

Tanınmış Okültistler;
Eliphas Lévi’dir (1810-1875). 
Paracelsus (1493-1541), 
Papus (1856-1916) 

Nostradamus (1501-1566).


Mezopotamya' nın Arapça adı...

El Cezire, Mezopotamya, Mesopotamia,  Mespot. 


Arapların El Cezire dediği bölge, kuru sıcak iklim ve bol suyun olduğu ortamlarda yapılması gereken drenaj çalışması eskiden hiç de kolay olmadığından tuzlanmış-çoraklaşmış bölgedir. Aynı tehlike bugün GAP' ta da var. Antik hellence'de mezo:orta, potamia: nehirler;dolayisiyla Mesopotamia  nehirler arasi demektir. Polybios adinda bir Yunan tarihçisi bu bölgeye bu ismi vermiştir (m.ö 2yy). Irmaklar arası anlamında Kürtçe "mezra-u botan" denilmektedir.  

Mezopotamya, Türkiye' nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Basra körfezine kadar uzanan ve Kuzey Irak'ı kapsayan, Fırat Nehri ve Dicle Nehri arasında kalan Merkezi Diyarbakır olan ve İrani halkların bulunduğu bölgenin ilk çağdaki adıdır.   Eski Yunanca'da "iki nehir arasındaki yer" demektir. Kastedilen iki nehir Fırat ile Dicle'dir, zira bölge bu iki nehrin arasında kalır.


 Göç yollarının üzerinde olan ve bu ırmaklardan sulanabilen elverişli iklim koşullarına uygun verimli bu  topraklar nedeniyle çok eski zamanlardan beri yoğun göçe sahne olmuştur. Mezopotamya, birçok farklı kültür ve halkın karıştığı bir bölge olmuştur. Bilinen ilk okur yazar topluluklara ev sahipliği yapmış bölgede birçok medeniyet gelişmiştir ve bu sebeplerden Medeniyet(ler) Beşiği olarak da anılmıştır. Hiçbir zaman Mezopotamya olarak anılan belirli bir siyasi mevcudiyet olmadığı gibi sınırları belirli bir bölge değildir. Basit anlamda Yunan tarihçileri bu bölgeyi anmak için bu ismi anmışlardır. 

M.Ö. 8000'e kadar bu ülkede oldukça az insan yaşardı. Ancak, bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi tarımda bir devrim oluşturdu. Böylece oluşan yiyecek fazlası ile nüfus artışı meydana geldi. Göçebeler ve mağaralarda yaşayan insanlar, çiftçi ve çoban durumuna geçtiler. M.Ö. 6000 yıllarında ilkel köyler tüm Mezopotamya'ya yayılmıştı.

Kökleri hekimlikte kullanılan, dikenli ve tırmanıcı bir bitki...


Saparna(smilax), Frengikökü, Smilax, Sarsaparilla.
Anadolu’da özdiken, silcan ve erkek diken olarak tanınmaktadır. Yaprakları, körpe sürgünleri, meyveleri ve kökleri kullanılmaktadır. Zambakgiller familyasından; tırmanıcı ve dikenli gövdeli, yeşilimsi çiçekli, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları kalp şeklindedir. Çiçekleri şemsiye durumundadır. Birçok türü vardır. Yurdumuzda Nemçe saparnası (Smilax aspera), Anadolu saparnası (Smilax excelsa) bulunur. Kökünde; Tanen, Saponin bulunur.

Faydaları : Terleticidir. Kanı temizler. Cilt hastalıkları için yararlıdır. Frengi tedavisinde kullanılır.

Kullanım şekli;  İki tatlı kaşığı ince kıyılmış saparnakökü demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilave edildikten sonra 5-10 dakika ateşte tutulur ve 5-10 dakika demelemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir.


Üzerindeki zar gıcır adıyla sakızlara katılmaktadır. Saparnanın körpe sürgünleri haşlandıktan sonra kavrularak yenilmektedir. Bu yemek Batı Anadolu’da sircan, Doğu Karadeniz bölgesinde diken ucu, melucan ve melevcen isimleri ile tanınmaktadır.

Nevşehir’ in Gülşehir ilçesinde bir mağara...


Civelek,
Nevşehir’in Gülşehir ilçesinin 4 km. doğusunda yer alan Civelek Köyü yakınlarında Hırka Dağı'nın güney eteklerinde yer alıyor. Kalkerli bir yapıya sahip olan mağaraya 14 m. uzunluğunda aşağıya doğru uzanan bir galeri vasıtasıyla inilebiliyor. Ana mekanı 22x11m. olan mağaranın tavan kısımlarında kalsit kristalden oluşan 5-15cm. arasında değişen uzunluktaki sarkıtlar yer alıyor. Tabanında tavandan düşen kalsit kristal kayaç parçaları ve molozlar vardır. Cep şeklinde küçük galeriler mevcuttur.  


Nevşehir Müzesi ve İtalyan mağarabilimcileri ile birlikte yapılan çalışmalarda mağara tabanında özellikle göçen kaya parçaları arasında ve galerilerde Kalkolitik döneme (M.Ö.5000-3000) ait elde şekillendirilmiş tek kulplu fincanlar, çeşitli boylarda çömlekler, dokumacılıkta kullanılan ağırşaklar, taştan ve kemikten aletler ele geçmiş. Ayrıca Mağara’nın çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında da obsidiyenden ve silekstan yapılmış aletler bulunmuş. Mağara koruma altına alındığından ziyarete kapalı.

Firdevsi' nin son biçimini verdiği, İran' ın ulusal destanı...

Şehname, Şahname, (Farsça Shāh nāmah, Šāh-nāma),
İran şairi Ebu’l-Kâsım Firdevsî' nin (M.S.934-1020) 10. yüzyıl’da kaleme aldığı, altmış bin beyitlik destansı eseridir. Tus’da doğan Firdevsi'nin eski İran efsaneleri üzerine kurulu manzum destanıdır. İran edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilir. Firdevsî, İran tarihiyle ilgili olarak kendi zamanına kadar nakledilen rivayetleri toplamış, Şehnâme’yi otuz yılda meydana getirmiştir. Eser, Tahran’da kaleme alındıktan sonra, yazarına “Bununla İran milletini yeniden dirilttim.” sözünü söyleme kudretini ve cesaretini sağlamıştır.

Tarih öncesi zamanlardan başlayıp Sasani İmparatorluğu sonuna dek tüm eski İranlı kralları inceler.  Bu krallar;
Gayōmarth, Hōšang, Tahmōrath, Ğamšīd, Zuhhāk, Ferēdūn, Manutschehr, Kai Chobad, Kai Kawous (Kai Kāōs), Kai Khosrow, Bahman, Dārā (III. Darius), Iskandar (Büyük İskender), Ardaschir I., Šāpūr I., Hormoz, Bahrām V., Chosrau, Yazdgird III. gibi krallar, ana tema Zabulistan prensi efsanavi kahramanı Rostam (Rüstem), Esfandiār (Goštāsp'ın oğlu) ve Afrāsiab gibi, kahramanları ve suçluları içerir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ