Baraba Tatarları.
Rusya Federasyonunun güney sınırının, Kazakistan, Çin ve Moğolistan sınırları ile birleştiği bölgenin kuzeyinde, Batı Sibirya'da yaşarlar. Altay ve Tuva cumhuriyetlerinin kuzeyinde, Tomsk, Abakan, Krasnoyarsk kentleri çevresinde ve bu bölgenin batısındaki Tobol Nehri'nin kenarına kurulu, Tümen, Tobolsk, Tara, Barabinsk kentleri çevresinde, bozkırlarda yaşarlar.
Baraba Tatarları'nın, 12. ve 13. yüzyıllarda, Batı Sibirya'nın, Ural Dağlarının batısında yaşayan Kıpçak kabilelerinin soyundan geldikleri sanılmaktadır. 13. yüzyılda Cengiz Han’a, daha sonraları 15. yüzyılda Sibir Hanlığına bağlandılar. Moğollar ve Sartlar ile ticari ilişki kurdular. Bölgedeki Samoyed ve Ugrian gruplarından vergi aldılar.
Rus askeri güçleri bu bölgeye 1595 yılında istila ettiler. Baraba Tatarları da daha kuzeydeki Baraba bozkırlarına ve bataklık bölgelere doğru göçtüler. Barabalar 17. yüzyılda Kazaklara tabi idiler. Ruslar 18. yüzyılda tekrar bölgeyi işgale başlayıp, 1722 yılında ilk askeri kalelerini kurup, bölgeye sürgün köylüleri yerleştirmeye başladılar. 1840-1850 yılları arasında bu yerleştirme işi sonucunda Baraba Tatarları kendi vatanlarında azınlık durumuna düştüler. 1919 yılından itibaren, yeni Sovyet yönetimi ağırlığını hissettirmeğe başladı. 1930 yılından itibaren, arazilerine, sığır ve at sürülerine devletçe el kondu. Devlet çiftlikleri (Sovhoz) kuruldu.
19. yüzyılda Tatarlar, Batı Sibirya'daki en eğitimli kişilerdi. 1928 yılına kadar Arap alfabesi kullanmışlar. Bu tarihten sonra da zorunlu olarak Kiril alfabesine geçmişlerdir. Barabalar, bugüne kadar Terene, Tarı, Kölübü, Kargalı, Langa, Lüvey gibi oymak adlarını muhafaza etmişlerdir.
Tümenliler, Tobollular, Tarlıklar, Buharalı, Tomlular ve Barabalar bölgede yaşayan Türk boylarıdır. 1970 yılına ait rakamlara göre bölgedeki bu Türk boyları 194.000 nüfusa sahiptirler. Barabaların nüfuslarının, 1979 yılında 8.000 civarında olduğu sanılmaktadır. Baraba'lar bölgeye sonradan yerleşen Rus, Ukraynalı ve Tatar (İdil Tatarı) halklar arasında azınlık durumuna düşmüşlerdir.
Konuştukları dil, Batı Sibirya'da konuşulan Tatarca'dır. 19 yüzyıl sonlarına kadar dillerini korumuşlar. 1930 yılından sonra, bölgede çoğalan Rus yerleşimci ve idarecileri yüzünden Rus dilinin etkisi altında kalmışlardır. Bugün gençler Rusça'yı daha akıcı konuşurlar. Sosyal ve kültürel hayatta Rusça hakimdir.