Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam...

Bayati,
(Beyati),
Farsça: bayati,
Bayati buselik.
Türk Müziğinde bir makam.
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam.
Musikimizin dügah (la) perdesinde karar kılan, en eski, en işlek basit makamlarından biri, Uşşak makamının inici çıkıcı şekli.
Musikimizde, beyati ve araban makamlarının birleşmesinden meydana gelen ve dügah (la) perdesinde karar kılan, çok eski bir birleşik makam.
Mûsikîmizde, beyati araban makamının sonuna bir buselik beşlisi eklenmesiyle yapılan ve dügah (la) perdesinde karar kılan birleşik makam.

Rusya’ da ve Türk Cumhuriyetleri’ nin bir kısmında kullanılan Slav alfabe ve yazısı...

Kiril,

(Cyrill),
Kiril alfabesi.
Kiril abecesi.
Rus alfabesi.
Slav alfabesi.
Slav dillerinin yazımında kullanılan alfabe.
Slavlar için IX. yüzyılda Yunan harflerine dayalı alfabe.
Rusya’ da ve Türk Cumhuriyetleri’ nin bir kısmında kullanılan Slav alfabe ve yazısı.

Slav dillerinin yazımında kullanılan abecedir. Adını ortodoks rahibi Kiril' den almış olmasına karşın, bu abeceyi gerçekte onun geliştirdiğine ilişkin kesin bilgi yoktur. Bir Makedon kesisi olan Kiril (Cyrill) 9. yüzyılın ortasında bugün Kiril Abecesi olarak bilinen ve Rusya'da kullanılan bu abeceyi Bulgaristan' da geliştirdi. Aziz Kiril abeceyi hazırlarken Yunan alfabesini temel almış ve Yunanca'da bulunmayan bir takım Slav seslerini de buraya eklemiştir.

Kiril alfabesi, Slav dillerinin yazımı için kullanılan ve 9. yüzyılda Aziz Kiril ile Aziz Metodius tarafından geliştirilen bir yazı sistemidir. 33 harften oluşur ve Rusça, Bulgarca, Sırpça gibi birçok Slav dilinde kullanılır. Latin alfabesinden farklı olarak özel sesleri temsil eden harfler içerir (örneğin "Ж", "Ş") ve sağdan sola değil, soldan sağa yazılır. 

Günümüzde Rusya, Ukrayna, Bulgaristan gibi ülkelerde resmi olarak kullanılırken, Türk Cumhuriyetleri'nde de bazı bölgelerde tercih edilir.

Kiril ve Metodius , Bizanslı Hristiyan ilahiyatçı ve misyoner kardeşlerdi. Slavları Hristiyanlaştırma çalışmalarından dolayı "Slavların Havarileri" olarak bilinirler. Birçok Kiril alfabesi, Kiril yazısına dayanmaktadır . İlk Kiril alfabesi, MS 9. yüzyılda geliştirilmiş ve teologlar Kiril ve Metodius tarafından geliştirilen daha önceki Glagolitik yazının yerini almıştır . Geçmişte ve günümüzde çeşitli dillerde, Slav kökenli dillerde ve Rusçadan etkilenen Slav olmayan dillerde kullanılan alfabelerin temelini oluşturur. 2011 yılı itibariyle, Avrasya'da yaklaşık 252 milyon insan ulusal dilleri için resmi alfabe olarak Kiril alfabesini kullanmaktadır. Bunların yaklaşık yarısı Rusya'dadır. Kiril, dünyada en çok kullanılan yazı sistemlerinden biridir. Yaratıcısı, Birinci Bulgar İmparatorluğu'ndaki Preslav edebiyat okulundan Ohridli Aziz Klement'tir .

Günümüzde Sırpça için her iki yazı sistemi de resmi olarak kullanılmaktadır. Sırbistan'da Kiril alfabesi anayasal olarak "resmi yazı sistemi" statüsüne sahipken, Latin alfabesi azınlıklar ve pratik amaçlar için "resmi kullanımda olan yazı sistemi" olarak belirlenmiştir. Kiril alfabesi ayrıca Latin alfabesiyle birlikte Karadağ ve Bosna Hersek'te de resmi yazı.
Kiril alfabesi (veya Kiril yazısı), başta Rusça, Bulgarca, Sırpça, Ukraynaca, Makedonca ve Belarusça olmak üzere birçok Slav ve Slav olmayan dilin yazımında kullanılan yazı sistemidir. 

Kazın kanat tüyü...

Lelek,
Kazın kanat tüyü.
Bayburt-Kars yörelerinde kazın kanat tüyüne verilen ad.
Kuş tüyü,
Elazığ yöresinde ise kuş tüyüne verilen addır.

Telek:
Yelek,
Kuşun kanat tüyü.
Kuşların kanat ve kuyruk tüyü.
Türlü renklerde kalın eksenli tüy.
Kuş, tavuk vb. hayvanların kanat kalemleri.
Kümes hayvanları ve kuşların iri kalın tüyleri.
Kuşların gövdelerinde, kanat ve kuyruklarında bulunan büyük tüy.
Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, çeşitli renklerde kalın eksenli, büyük tüy; yelek.
Telek, kuşların kanat, kuyruk ve gövde kısımlarında bulunan, uçmalarını sağlayan sert, kalın ve büyük tüylere verilen isimdir. Kuş tüyünün özel bir türü olan telekler; uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılır. 

Teleke:
Kanat teleklerinin uzun ve sert olanı.

Lelek sözcüğünün başka anlamları:
Ruh, can (Macarca: lelek).
2024 yılında kurulan ve beş kadından oluşan hırvat folk-pop grubunun adı.
Süpürge çöpü.
Her çeşit bitki yaprağı 
Bağlam, tutam.
Sergen, raf (terek).
Armağan.
Hamamlardaki erkek yıkayıcı (tellak).
Hamamda kadın yıkayıcı, tellak, natır.
Kasketin siperi, yaprak, sayfa; terek.

Hollanda'nın her yıl 1 Temmuz'da köleliğin kaldırılmasını kutladığı gün...

Keti Koti,
Surinamca: Sranantongo.
Sranantongo; zincirler kırıldı veya kırık prangalar anlamındadır. 
Hollanda ve eski sömürgelerinde köleliğin kaldırılmasını anmak ve kutlamak için her yıl 1 Temmuz' da düzenlenen geleneksel bir özgürlük bayramıdır.

Hollandaca: Dag der Vrijheden. (Özgürlükler Günü).
Hollanda Krallığı'nın 1863 yılında Surinam ve Hollanda Antilleri'nde köleliği resmen kaldırdığı ve fiilen sona erdiği dönemi anmak için ortaya çıkmıştır. Yalnızca bir yas günü değil; özgürlüğün, kültürel direnişin ve mirasın coşkuyla kutlandığı bir gün olarak anılır. Hollanda ve eski sömürgelerinde köleliğin kaldırılmasını anmak ve kutlamak için her yıl düzenlenen özgürlük bayramına keti koti denir. Surinamlı ve Antilli kadınlar, kölelik döneminde gizli bir iletişim aracı olarak kullandıkları katlama şekillerine sahip renkli geleneksel elbiseler (kotomisi) giyerler.

Surinam Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük şehri Paramaribo'daki; zincirleri kesilmiş eski bir köleyi temsil eden Kwakoe heykeli ile temsil edilir.

İğnenin deliği...

Yurdu,
Yurda,
Yıldır,
Cevzel,
Cuhale.
Simm,
İğne yurdu.
]ğne gözü,
İğne deliği.
İğnenin deliği.
İngilizce: pinhole.
Fransızca: trou d'épingle.
Halk arasında yurdu denir.
Ağızlarda yurda olarak da geçer.
İğnenin arkasında iplik geçirilen delik.
İğnenin arkasında yer alan, iplik geçirilen delik, yurdu.
İğnelerin tepesinde bulunan, ip geçirilip igneyi dikiş dikmeye elverişli hale getiren delik.

İğne deliğinin başka manaları:
Mecaz anlamda çok kü­çük yere verilen ad.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ