Samsun' un Vezirköprü ilçesinde ortaya çıkarılan, Hititlerin kutsal kenti ...

Nerik,
Hititçe: Nerikka,
Samsun'un Vezirköprü ilçesinde Hititlerin kutsal kenti. 
Samsun, Vezirköprü ilçesi Oymaağaç Höyüğü Vezirköprü merkezinin 7 km kuzeybatısında yer almaktadır. Hitit başkenti Hattuşa’ya yaklaşık 207 kilometre uzaklıktadır. 
Nerik, Vezirköprü ilçesindeki Oymaağaç Höyüğü’ nde bulunan, Hititlerin fırtına / hava tanrısına adanmış kutsal antik kentidir. 

Hititlerin Hava Tanrısı'na adanmış, 2.500 metrekarelik devasa bir tapınak kompleksi ortaya çıkarılmıştır. 
Nerik (Nerikka), günümüzde Samsun'a bağlı Vezirköprü ilçesinin 7 kilometre kuzeybatısında bulunan Oymaağaç Höyüğü'nde tespit edilen antik kent. 3.500 yıllık geçmişi bulunan kent Hattiler tarafından kurulmuş.

Hititlerin kutsal şehirlerinden biri olan Nerik, Hitit Krallarının hava tanrısına saygı sunmak için belirli dönemlerde Hattuşa'dan buraya geldiği bilinmektedir. Hititlerin yıkılışından sonra da kentteki yerleşme sona ermiştir. 

2005 yılından bu yana kazılan kentteki kazının başkanlığını Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Rainer Maria Czichon yürütmektedir. Burada tespit edilen eserlerin bir bölümü Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Hitit hükümdarı II. Hantili döneminde Kaşkaların eline geçen kent, III. Hattuşili zamanında tekrar Hititlere bağlanmıştır. Hititlerin en kuzeydeki şehri olan ve kuzey sınırını teşkil eden Nerik hakkında Hititlerin Deniz Kavimlerinin saldırısı ile yıkılmasından sonra herhangi bir tarihsel kayda rastlanılmamıştır.

Kıbrıs'ta dişi hindiye verilen ad ...

Alina,
Galina,
Dişi Hindi.
Kıbrıs'ta dişi hindiye verilen ad.
Kıbrıs ağzında dişi hindiye alina veya galina adı verilir.
Kıbrıs'ta dişi hindi için Rumcadan alınan Alina ya da Galina kelimeleri kullanılmaktadır.
Kıbrıs'ta erkek hindi için de yine Rumcadan alınan Alo veya Galo kelimeleri kullanılmaktadır.

Hindi:
(Meleagris gallopavo),
Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü kümes hayvanlarının en büyüğüdür. Amerika kıtasına özgü, iri yapılı ve ağır gövdeli birer tavuksu kuş cinsidir. Doğal yaşam alanlarındaki en büyük kuşlar arasında yer almanın yanı sıra, tavuksular (Galliformes) takımının en ağır üyelerinden biridir. Günümüzde yaşayan iki hindi türü bulunmaktadır: 
Güney, Orta ve Doğu Kuzey Amerika' da yaşayan yabani hindi (Meleagris gallopavo) ile Meksika' nın Yucatán Yarımadası'na özgü benekli hindi (Meleagris ocellata).

Dişi Hindi:
Kel,
Hindice.
Dinde (Fransızca).

Erkek hindi:
Gurk,
Hindi.
Dindon (Fransızca).

Alina sözcüğünün başka anlamları:
Kız çocukları için kullanılan bir isim.
Göz kamaştıran parlaklığa sahip; soylu, asil ve çok güzel kadın anlamındadır.
Alina isminin anlamı soylu, asil bir duruşu ve aydınlık, parlak bir yapıyı ifade eder. 
Kız çocuklarına verilen bu ad, dürüstlük ve adalet kavramlarını da içinde barındırır. 
Alina,  kız çocuklarına verilen popüler ve modern bir isimdir.

Keçi mantarı...

Akmantar,
Keçi mantarı.
(Agaricus campestris).
Akmantar, Çayıt mantarı, Çayır mantarı, Katran köpüğü, Garikun veya Keçi mantarı adı ile bilinir. Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar.
Akmantar, Keçi mantarı, Agaricus campestris, Agaricales familyasına mensup, kültür mantarı olarak da bilinen Agaricus bisporus ile yakından ilişkili, yaygın olarak yenen bir mantar türüdür.

Besleyici, tadı güzel bir mantar türü, keçi mantarı. 
Keçi mantarı, Türkiye’de genellikle akmantar veya çayır mantarı (Agaricus campestris) olarak bilinen, çayırlarda ve meralarda yetişen lezzetli ve yenilebilir bir mantar türüdür. 

Bazı yörelerde Hydnum repandum (sığır dili veya kirpi mantarı) türü de keçi mantarı olarak adlandırılır.

Çayır Mantarı/Keçi Mantarı/Akmantar; 
Beyaz veya krem rengi bir şapkaya ve gövdeye sahiptir. Mantarın altındaki ince yaprakçıklar (lameller) gençken pembe renktedir, olgunlaştıkça koyu kahverengiye döner. Hoş, hafif ve mantarımsı bir kokusu vardır. Kültür mantarı ile akrabadır. Genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, humuslu topraklarda, çayırlarda, meralarda ve koyun-keçi otlatılan açık alanlarda bolca bulunur. Kesildiğinde veya ezildiğinde sararmaz; zehirli bazı mantarlar zedelendiğinde sarı renk alır.

Önemli Bir Uyarı:
Doğada keçinin veya diğer hayvanların yediği mantar insana da zarar vermez inancı kesinlikle yanlış ve tehlikelidir. Hayvanların sindirim sistemleri insanlara göre çok farklıdır. Keçilerin veya diğer hayvanların rahatça sindirdiği veya zehirlenmediği bazı mantar türleri insanlarda ağır sindirim bozukluklarına, şiddetli organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Doğadan toplanan ve tam olarak tanınmayan hiçbir mantar tüketilmemelidir.

Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş...

Kasıntı,
Kaba dikiş.
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş.
Libasın sonradan daralması için vurulan dikiş ve dikiş yeri.
Bir giyeceği daraltmak veya kısaltmak için sonradan yapılan eğreti dikiş.
Geniş veya uzun gelen elbiselerin boyunu kısaltmak veya daraltmak amacıyla yapılan dikiş.

Kasıntı sizcüğünün başka anlamları:
Övünme,
Büyüklenme.
Gösteriş, azamet, tekebbür.
Böbürlenme, çalım satma.
Büyüklenme, kurum, gurur.
Kibir, gurur, azamet, büyüklük.
Kibirli ve kendini beğenmiş kişi.
Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir.
Kendini beğenip büyüklenen, çalımlı bir tavır takınan.
Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse).

Eski Roma’da iki kat keten kumaştan yapılmış bir tür manto...

Abolla,
Yunan ve Roma Uygarlıklarında kullanılan yün pelerin.
Eski Roma’da iki kat keten kumaştan yapılmış bir tür manto.
Romalılar'da iki kat keten kumaştan yapılmış tüm sınıfların giyebildiği genel bir giysi.
Romalılarda, iki kat keten kumaştan yapılmış, bir çeşit mantoya verilen isim. Bu manto, omuzlara bir kopça ile tutturulurdu. önceleri askerler giyerdi. ihtilallerde ve yabancı istilalarında Romalılar sivil elbise yerine abolla giyerlerdi. Bu yüzden bütün sınıflar arasında her vakit giyilen umumi bir giysi oldu.
Romalıların kullandığı iki kat keten kumaştan yapılan ve omuzlarda bir kopça ile tutturulan bir tür kısa manto.

Bu mantoyu önceleri yalnızca askerler giyerdi. Daha sonra tüm sınıflar tarafından her zaman giyilen gündelik bir giysi olmuştur.
Yunan felsefecilerinin karakteristik bir parçasıyken, Roma'da genellikle askerler tarafından giyilirdi.

Abolla major:
Yunan filozoflarının giydikleri daha geniş bir örtü şeklindeki giysiye de abolla major denir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ