Romanya'da, baharın gelişini kutlamak için kadınların taşıdığı, kırmızı-beyaz iplikle yapılmış takı...

Martişor,

Romanya'da, baharın gelişini kutlamak için kadınların taşıdığı, kırmızı-beyaz iplikle yapılmış takı.
Romanya, Moldova ve civar ülkelerde her yıl 1 Mart'ta kutlanan, baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen kadim bir bahar bayramı ve aynı zamanda bu bayramda hediye edilen kırmızı-beyaz renkli küçük simgesel süslerin adıdır. Adını Rumencede mart ayı anlamına gelen "martie" kelimesinden alır. Kırmızı renk sağlık, güç ve yaşamı; beyaz renk ise ilkbaharın temizliğini, saflığı ve barışı temsil eder.

Genellikle kırmızı ve beyaz iplerle örülmüş bir sicime iliştirilen küçük bir sembol (çiçek, yonca, at nalı vb.) şeklindedir. Kıyafetlerin sol üst köşesine, kalbin üzerine takılır ya da bileğe bileklik olarak bağlanır. İpe bağlı simge, baharda ilk çiçek açan ağaç görülene veya ilk kırlangıç/leylek görünene kadar taşınır. Sonrasında ise bir meyve ağacına bağlanarak dilek tutulur. Bulgaristan'daki Marteniçka geleneğiyle büyük bir benzerlik gösterir.

Balkanlarda ve Trakya'da bu takıların adları:
Marteniçka,
Martenitsa.
Martişor,
Martipi.
Balkan ve Trakya'da Mart ayında tüm ay boyunca bileklere takılan ve uğuruna inanılan bileklikler ve süslemelerin adıdır. Eski bir Bulgar geleneği olarak bilinir. Bu bileklikler  Balkan coğrafyasında, hatta Türkiye' de de her Mart ayında kutlanan bir gelenektir. Marteniçka takıları, meyve ağaçlarına, evlere, ev hayvanlarına da takılabilmektedir. Bu şekilde yeni başlayan tarım yılının da bereketli ve verimli olması için dilekler tutulmaktadır.

Osmanlı zamanında kurulan ve 19. yüzyıl sonuna kadar devam eden, satıcı ve alıcısını kadınların teşkil ettiği pazarlara verilen ad...

Avrat,
Avrat pazarı,
(Garılar pazarı),
Kadınların öteberi sattıkları pazar yeri.
Osmanlı zamanında kurulan ve 19. yüzyıl sonuna kadar devam eden, satıcı ve alıcısını kadınların teşkil ettiği pazarlara verilen ad.
Köylü kadınların kendi yetiştirdikleri çeşitli ürünleri kendi yaptıkları el işlerini satmaları için kurulan, satıcısının ve alıcısının yalnızca kadınların olduğu pazar yerlerine de Avrat Pazarı deniliyor.

Osmanlı döneminde, XIX. yüzyıl sonlarında rağbette olan avrat pazarları, ev kadınlarının haftalık ihtiyaçlarını karşıladıkları bugünün semt pazarlarına benzer alışveriş yerleridir. Çevre yerleşim merkezlerinden gelen kadınların getirdikleri sebze, meyve ve hayvancılık ürünleri ile kendi yaptıkları el işlerinin satıldığı bu pazarların benzerlerini Anadolu’nun bazı bölgelerinde görmek mümkündür.

Avrat pazarının başka anlamları:
Cariyelerin satıldığı pazar. 
Osmanlı döneminde kadın kölelerin satıldığı pazar yeridir.
Haseki olarak bilinen semtte 19. yüzyıla kadar bir köle pazarı varmış. Bu pazarda daha çok kadın köleler olduğu için buraya avrat pazarı dendiği rivayet olunur.

Aristotelesçi ...

Aristocu,
Gezimci,
Peripatetist.
Aristotelesçi.
Aristotelesçilik,
Aristotelesçilik yanlısı olan, 
Aristocu, gezimci, peripatetist.

Aristoculuk:
Peripatetizm,
Aristoculuğu benimseyen kimse.
İslam düşüncesinde; Meşşahik.
İlk Çağ filozofu Aristo’nun felsefesini benimseyen ve onun yolundan giden kimselerin temsil ettiği felsefî akım, gezimcilik, meşşaiye, peripatetizm.

Aristokrat:
Soylu,
Aristokrasi kurallarını takip eden kimse.
19. yüzyıl'a kadar soylu bir aileden gelmek, kişiyi otomatikman aristokrat yapmaktaydı.
Aristokrat, terminoloji olarak şsekil değistirmiştir. Varlıklı bir aileden olup uygar davranmayı bilen, sınırları aşmayan anlamındadır.

Aristoteles (Aristo):
(MÖ 384 – MÖ 322) 
Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Platon ile birlikte düşünce tarihinin en önemli filozoflarından olan Aristoteles, mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiş, eserleri 16. ve 17. yüzyılda modern bilim gelişene kadar Avrupa ve İslam coğrafyasındaki bilimsel faaliyetin temelini oluşturmuştur.

İstanbul Boğazı' nı yüzerek geçen ilk kadın yüzücü ve ilk Türk jinekoloğu ...

Pakize İzzet Tarzi,
(D. 1910, Halep - Ö. 2004, İstanbul),
Türk jinekolog.
Türkiye'nin ilk Kadın Doğum doktoru.
Türkiye'nin ilk jinekoloğu, ilk özel kadın doğum kliniği kurucusu.
İstanbul Boğazı' nı yüzerek geçen ilk kadın.
1932 yılında İstanbul Boğazı'nı yüzerek geçen ilk kadın.
Pakize Tarzi, babasının görev yaptığı Halep’te 1910 yılında doğdu. 
1918 yılında İngilizler’in Şam’ı işgal etmesi sebebiyle Adana’ya, Adana’da Fransızlar tarafından işgal edilince Konya’ya taşındılar.

Ortaokulu burada bitiren Pakize Tarzi ve ailesi Konya’da cikan olaylardan sonra Bursa’ya taşındılar. Bursa Amerikan Kız Koleji’nde eğitimine devam edip tamamladı. Tıp eğitimi için İstanbul’a taşındılar. Üniversite’ye girebilmesi icin yaşı büyütülen Tarzi, 1932 yılında Darülfunun’unda tıbbiye mezunu ilk kadın oldu. Profesör Liepmann ile bir çok ameliyata girip zorlu tedaviler uyguladı. İstanbul Üniversitesi 1. Kadın Doğum Kliniği'nin ilk kadın uzmanı oldu.

Pakize Tarzi 1949 yılında Şişli’de Türkiye'nin ilk kadın doğum kliniğini açtı..

1935 yılında Afgan Kralı Emanullah Han'ın yeğeni Fettah Tarzi ile evlendi. Bir süre eşiyle birlikte yaşadıkları Roma'da doktorluk yaptıktan sonra ülkesinde doktorluk yapma isteği nedeniyle İstanbul'a yerleşti.

10 Ekim 2004 tarihinde İstanbul'da öldü.

Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt...

Yenilik,
Teceddüt,
Yenileşim.
İngilizce: innovation.
Yeni olma durumu.
Yeni olan bir şeyin özelliği.
Eskimiş, zararlı veya yetersiz sayılan şeyleri yeni, yararlı ve yeterli olanlarıyla değiştirme, teceddüt.
Varolan bilgi birikiminden yola çıkılarak daha gelişmiş, daha kaliteli, daha işlevsel yeni ürünler, üretim süreçleri, örgütlenmeler ve yönetim uygulamalarının geliştirilmesi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ