İzlanda’ya özgü bir tür güreş.

Glima,
İzlanda’ya özgü bir tür güreştir.
Güreş, milattan önceki dönemlerde bütün toplumlarda farklı isimlerle ve yöresel kurallara bağlı olarak yapılmış. Güreş; doğuş ilhamını, yırtıcı, yabani hayvanların birbirleriyle boğuşmasından ve  mücadele etmesinden alan bir spordur. Milattan önceki dönemlerde güreşin önemli bir spor olmasındaki birincil etkenlerden birisi de askeri eğitimin bir parçası olmasıdır.

Çin toplumunun geleneksel güreşi; Juedi,
Hindistan toplumunun geleneksel güreşi: Kushti,
Japon toplumunun geleneksel güreşi: Sumo,
Afrika toplumunun geleneksel güreşi; Nubian,
Moğol toplumunun geleneksel güreşi; Bukh,
Kore toplumunun geleneksel güreşi: Ssireum,
İzlanda toplumunun geleneksel güreşi; Glima’dır.

Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam ...

Bayati,
Farsça: bayati,
Bayati makamı,
Türk Müziğinde bir makam.
Doğu Anadolu'da maniye verilen ad. 
Uşşak makamı dizisinin aynıdır.
Türkülü öykülerde, türkünün her dörtlüğünden sonra ezgi ile söylenen mani.
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam.
Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam. 
Bayati makamı, ismini Oğuzlar'ın Bayat boyundan almıştır.

Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş...

Ayaklık.
Ayak basacak yer.
Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş.

Ayaklık sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Kaide.
Pedal,
Ayakça,
Ayakçak.
Ayak zırhı.
Takunya, nalın.
Dokuma tezgahı pedalı.
Aptesane, hela, ayak yolu.
Arkalıksız kısa iskemle.
Sokak kapısının eşiği.
Kadınlar için basma şalvarlık.
Çorabın ayağa giyilen kısmı.
Merdiven, merdiven basamağı.
Evlerde ayakkabıların çıkarıldığı yer, antre.
Merdiven altındaki ayakkabı çıkarılan düz yer, sahanlık.
Ayakla işletilen makinelerde ayağın bastığı yer; ayağın kullanımını sağlayan araç.
Tezgahta ayakla üzerine basılan ve mekik atmak için nöbetle hareket ettirilen tahta.
Çocukların ve cambazların boylarını yükseltmek için ayaklarına takıp gezdikleri sırık.
Kağnı durduğu zaman öküzlerin boynu ağrımaması için boyunduruğa konan çatal destek.
Berberlerde müşterilerin tıraş olurken ayaklarını dayadıkları, çeşitli biçimde, ağaç destek.

Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar...

Siroko,

(Sirocco),
İngilizce: sirocco.
İtalyanca: sirocco,
Katalanca: xaloc,
Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar.

Büyük Sahra Çölü'nde doğup Akdeniz'i geçerek Güney Avrupa'yı (özellikle İtalya ve Sicilya) etkileyen, güneyden esen, çok sıcak ve genellikle kuru/tozlu bir rüzgardır. Deniz üzerinden geçerken nem yüklenebildiği için bazen Kuzey Afrika kıyılarında kum fırtınalarına, Avrupa kıyılarında ise çamurlu yağmurlara neden olur. Göze çarpan en büyük özelliği güney yönlerden gelen sıcak çöl rüzgarlarının getirdiği (özellikle Sirte kıyılarından) kum fırtınaları ve çok zayıf görüş şartlarıdır. Şiddeti genellikle deniz üzerinde azalır. Öte yandan Kuzey Sicilya sahillerinde Fön rüzgârı benzeri şiddetli sıcak rüzgarlar görülebilir. 

Siroko Rüzgarları Büyük Sahra Çölünden, Güneyden kuzeye (Kuzey Afrika'dan Güney Avrupa' ya), İtalya, Sicilya, Malta, Yunanistan ve Kuzey Afrika kıyılarında eserler. Siroko rüzgarları, özellikle ilkbahar aylarında daha sık görülür ve tarım üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.

Sergerde...

Elebaşı,
Kılavuz,
Sergerde,
Önder,
Lider,
Suç veya olumsuz işleri organize eden, yöneten lider.
Bir topluluğun özellikle de düzensiz bir grubun başındaki kişi.
Farsça kökenli bir kelime olup temelde elebaşı\kılavuz veya kötü/olumsuz işlere önderlik eden kişi anlamlarına gelir. Genellikle bu ifade çete veya topluluk liderleri için kullanılir.
Osmanlı döneminde gönüllü savaşçı kafilelerinin başı için de bu terim kullanılmıştır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ