Eskiden insanın dünyaya geldiği pozisyonda bu dünyadan ayrılması gerektiğine inanan Filipinler'de bir kabile...

İgorot,
İgorot kabilesi,
Filipinler'de Igorot kabilesi 2000 yıllık bir geleneği hala sürdürüyor.
İgorotlar eskiden insanın dünyaya geldiği pozisyonda bu dünyadan ayrılması gerektiğine inanırmış.
Filipinler'de sadece Igorotların cenaze töreni bu şekilde yapılmaktadır. 

Bu kabilede yaşlılar kendi tabutlarını hazırlıyor ve tabutlar gömülmek yerine uçurumda asılı bırakılıyor. Hintkamışı yapraklarına sarılı cesetler tabuta konmadan önce, tabutların durması için uçurumun dik yüzüne metal çubuklar çakılıyor. Söylentiye göre eskiden tabutların boyu daha kısa tutulduğu için bazen ölüleri anne karnındaki pzoisyonda tabuta yerleştirmek için kemikleri kırılırmış. Ama bugün tabutlar 2 metre boyunda yapılıyormuş.

Tabutları uçurum duvarında saklama geleneği Çin ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde de çok önceleri uygulanıyordu.

Kurum...

Azamet,
Kurum,
Çalım,
Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, azamet, gurur.

Kurum sözcüğünün başka anlamları:
Baca isi,
Merhem, em.
Müessese, kurum.
Yaradılış, biçim, yapı.
Bacalarda biriken kalın is.
Ocak bacalarında biriken veya çevreye savrulan kalın is.
Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik; müessese.

Çok önemli...

Ehem.
Öncelikli, 
Çok önemli.
Değerli, mühim.
Arapça: ehemm.
İngilizce: very important, crucial, vital.

Büyük bir değere sahip olan.
İlk sırada yapılması gereken.
Çok lüzumlu, en çok lazım olan.
Muhim, ehemmiyeti cok fazla olan. 
Ertelemeye gelmeyen, sonuçları büyük olan.
Daha mühim, çok mühim, çok önemli, daha önemli.
Mühim önemli demektir, ehem en önemli manasına gelir.
Çok önemli, bir durumun, bilginin veya nesnenin yüksek derecede öncelik, değer, ciddiyet veya hayati bir anlam taşıdığını ifade eder. Göz ardı edilemeyecek, büyük bir etkiye sahip veya kritik (hayati) konular için kullanılan bir ifadedir.

Ehem sözcüğünün başka anlamları:
Dargın.
İşte, al anlamında kullanılır.
Alay etmekte kullanılan bir ünlem.

Bangladeş'in başkenti...

Dakka,
(Dhaka).
Babür İmparatorluğu döneminde:
Dacca ve Cihangir Nagar,
Bangladeş'in başkenti ve ülkenin en büyük şehri Dakka; Buriganga Nehrinin kıyısında yer alır. Dakka' nın nüfusu büyükşehir alanı ile birlikte 12 milyondur. Dakka Bangladeş'in ticari olarak da başkentidir. 

Dakka, Camiler Şehri olarak bilinir. Her gün yaklaşık 400 bin kişi şehirde çekçek kullanmakta olup dünyanın çekçek başkentidir.

Önemli Şehirleri;
Başkent, Dakka,
Barisal, Bogra, Bandarban, Barguna,
Chittagong, Comilla,
Feni, 
Gazipur, 
Khulna, Kurigram,
Mymensingh, Natore, Netrokona,
Pabna, Pirojpur, Rajshahi, Rangpur,
Saidpur, Sylhet, 
Tungi, Tangail,

Bangladeş

Sıkarak bağlama, sıkma...

Şet,
Arapça: şedd,
Sıkarak bağlama, kuşak.
Sıkarak bağlama, sıkma.
Sıkı sıkı bağlama, sıkma.
Sıkma, sıkarak bağlama,

Şet sözcüğünün başka anlamları:
Peştamal, kuşak.
Sevinç ve neşe.
Şetaret, sevinç ve şenlik.
Açlıktan veya hastalıktan dolayı acı duymak.
Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.
Tarîkat mensuplarının bellerine şeyhlerinin, ahi ocağına, loncaya mensup çıraklara ustalarının törenle bağladıkları kuşak.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ