Uzun mesafeli radyo iletişimi telsız, telgraf sistemi üzerine yaptığı çalışmalarıyla ünlü İtalyan mucit...

Marconi,
Guglielmo Marconi,
Marconi Markizi Guglielmo Marconi,
(D. 
25 Nisan 1874 Bologna - Ö. 20 Temmuz 1937 Roma),
İtalyan mucit ve elektrik mühendisidir.
Uzun mesafeli radyo iletişimi, telsiz telgraf sistemi ve radyo dalgaları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan ünlü İtalyan mucit ve elektrik mühendisidir. 
Kablosuz telgrafın geliştirilmesine sağladığı katkılarla radyonun mucidi olarak bilinen Marconi, 1909 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazanmıştır.

25 Nisan 1874 tarihinde İtalya, Bologna'da İtalyan aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. İki-altı yaşları arasında İngiltere'de yaşadı. Bologna Üniversitesi'nde fizikçi Augusto Righi ile çalıştı.

Uzun mesafeli radyo iletişimi, Marconi yasası, telsiz telgraf sistemi çalışmalarıyla ünlüdür. Marconi, radyonun mucidi olarak bilinir. Kablosuz telgrafın gelişimine katkılarından ötürü Karl Ferdinand Braun ile 1909 Nobel Fizik Ödülü'nü paylaşmıştır.

Girişimci, iş insanı ve daha sonra Marconi Şirketi adını alan ve 1897 yılında İngiltere'de kurulan "The Wireless Telegraph&SignalCompany"nin kurucusu olan Marconi, kendinden önce gelen fizikçi ve araştırmacıların çalışmalarını kullanarak ve değişiklikler yaparak radyonun ticari bir başarı kazanmasını sağlamıştır.

Aldığı ödüller:
1901 Ödüller Matteucci Madalyası.
1909 Nobel Fizik Ödülü'nü Karl Ferdinand Braun ile paylaştı.
1914 Albert Madalyası.
1918 Franklin Madalyası.
1920 IEEE Onur Madalyası,
1923 John Fritz Madalyası.
1929 İtalya Kralı tarafından Markiz unvanı verildi.

Birçok şehir ve caddeye adı verildi.
Eserleri Oxford Üniversitesi'nde sergileniyor.
Her yıl Marconi Ödülleri veriliyor.

20 Temmuz 1937 tarihinde İtalya, Roma'da 63 yaşında öldü.

Arka arkaya küfürlü sözler söyleme...

Sıvama,
Argo, sıvama.
Ağız dolusu küfür.
Arka arkaya küfürlü sözler söyleme.
Bu, birbiri ardına, arka arkaya söylenen küfürler.
Bir kişinin durmaksızın, üst üste veya peş peşe argo, küfür ya da hakaret içerikli kelimeler kullanması anlamına gelir.

Sıvamak:
Bir şeyi, üzerine başka bir şey sürerek veya döşeyerek tamamen kaplamak
Okşamak, sıvazlamak.
Sıçıp sıvamak.

Samsun' un Vezirköprü ilçesinde ortaya çıkarılan, Hititlerin kutsal kenti ...

Nerik,
Hititçe: Nerikka,
Samsun'un Vezirköprü ilçesinde Hititlerin kutsal kenti. 
Samsun, Vezirköprü ilçesi Oymaağaç Höyüğü Vezirköprü merkezinin 7 km kuzeybatısında yer almaktadır. Hitit başkenti Hattuşa’ya yaklaşık 207 kilometre uzaklıktadır. 
Nerik, Vezirköprü ilçesindeki Oymaağaç Höyüğü’ nde bulunan, Hititlerin fırtına / hava tanrısına adanmış kutsal antik kentidir. 

Hititlerin Hava Tanrısı'na adanmış, 2.500 metrekarelik devasa bir tapınak kompleksi ortaya çıkarılmıştır. 
Nerik (Nerikka), günümüzde Samsun'a bağlı Vezirköprü ilçesinin 7 kilometre kuzeybatısında bulunan Oymaağaç Höyüğü'nde tespit edilen antik kent. 3.500 yıllık geçmişi bulunan kent Hattiler tarafından kurulmuş.

Hititlerin kutsal şehirlerinden biri olan Nerik, Hitit Krallarının hava tanrısına saygı sunmak için belirli dönemlerde Hattuşa'dan buraya geldiği bilinmektedir. Hititlerin yıkılışından sonra da kentteki yerleşme sona ermiştir. 

2005 yılından bu yana kazılan kentteki kazının başkanlığını Uşak Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Rainer Maria Czichon yürütmektedir. Burada tespit edilen eserlerin bir bölümü Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Hitit hükümdarı II. Hantili döneminde Kaşkaların eline geçen kent, III. Hattuşili zamanında tekrar Hititlere bağlanmıştır. Hititlerin en kuzeydeki şehri olan ve kuzey sınırını teşkil eden Nerik hakkında Hititlerin Deniz Kavimlerinin saldırısı ile yıkılmasından sonra herhangi bir tarihsel kayda rastlanılmamıştır.

Kıbrıs'ta dişi hindiye verilen ad ...

Alina,
Galina,
Dişi Hindi.
Kıbrıs'ta dişi hindiye verilen ad.
Kıbrıs ağzında dişi hindiye alina veya galina adı verilir.
Kıbrıs'ta dişi hindi için Rumcadan alınan Alina ya da Galina kelimeleri kullanılmaktadır.
Kıbrıs'ta erkek hindi için de yine Rumcadan alınan Alo veya Galo kelimeleri kullanılmaktadır.

Hindi:
(Meleagris gallopavo),
Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü kümes hayvanlarının en büyüğüdür. Amerika kıtasına özgü, iri yapılı ve ağır gövdeli birer tavuksu kuş cinsidir. Doğal yaşam alanlarındaki en büyük kuşlar arasında yer almanın yanı sıra, tavuksular (Galliformes) takımının en ağır üyelerinden biridir. Günümüzde yaşayan iki hindi türü bulunmaktadır: 
Güney, Orta ve Doğu Kuzey Amerika' da yaşayan yabani hindi (Meleagris gallopavo) ile Meksika' nın Yucatán Yarımadası'na özgü benekli hindi (Meleagris ocellata).

Dişi Hindi:
Kel,
Hindice.
Dinde (Fransızca).

Erkek hindi:
Gurk,
Hindi.
Dindon (Fransızca).

Alina sözcüğünün başka anlamları:
Kız çocukları için kullanılan bir isim.
Göz kamaştıran parlaklığa sahip; soylu, asil ve çok güzel kadın anlamındadır.
Alina isminin anlamı soylu, asil bir duruşu ve aydınlık, parlak bir yapıyı ifade eder. 
Kız çocuklarına verilen bu ad, dürüstlük ve adalet kavramlarını da içinde barındırır. 
Alina,  kız çocuklarına verilen popüler ve modern bir isimdir.

Keçi mantarı...

Akmantar,
Keçi mantarı.
(Agaricus campestris).
Akmantar, Çayıt mantarı, Çayır mantarı, Katran köpüğü, Garikun veya Keçi mantarı adı ile bilinir. Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar.
Akmantar, Keçi mantarı, Agaricus campestris, Agaricales familyasına mensup, kültür mantarı olarak da bilinen Agaricus bisporus ile yakından ilişkili, yaygın olarak yenen bir mantar türüdür.

Besleyici, tadı güzel bir mantar türü, keçi mantarı. 
Keçi mantarı, Türkiye’de genellikle akmantar veya çayır mantarı (Agaricus campestris) olarak bilinen, çayırlarda ve meralarda yetişen lezzetli ve yenilebilir bir mantar türüdür. 

Bazı yörelerde Hydnum repandum (sığır dili veya kirpi mantarı) türü de keçi mantarı olarak adlandırılır.

Çayır Mantarı/Keçi Mantarı/Akmantar; 
Beyaz veya krem rengi bir şapkaya ve gövdeye sahiptir. Mantarın altındaki ince yaprakçıklar (lameller) gençken pembe renktedir, olgunlaştıkça koyu kahverengiye döner. Hoş, hafif ve mantarımsı bir kokusu vardır. Kültür mantarı ile akrabadır. Genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, humuslu topraklarda, çayırlarda, meralarda ve koyun-keçi otlatılan açık alanlarda bolca bulunur. Kesildiğinde veya ezildiğinde sararmaz; zehirli bazı mantarlar zedelendiğinde sarı renk alır.

Önemli Bir Uyarı:
Doğada keçinin veya diğer hayvanların yediği mantar insana da zarar vermez inancı kesinlikle yanlış ve tehlikelidir. Hayvanların sindirim sistemleri insanlara göre çok farklıdır. Keçilerin veya diğer hayvanların rahatça sindirdiği veya zehirlenmediği bazı mantar türleri insanlarda ağır sindirim bozukluklarına, şiddetli organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Doğadan toplanan ve tam olarak tanınmayan hiçbir mantar tüketilmemelidir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ