Aşırı parlaklığa ve kütleye sahip gök cismi...

Kuasar,
Kuazar (quasar).
Yıldızımsı cisim.
Yıldızımsı gök cismi,
Aşırı parlaklığa ve kütleye sahip gök cismi.
Evrenin en uzak ve en parlak, aktif galaksi çekirdekleridir.


Kuasar kelimesi bir kısaltmadır. Kelimenin tam anlamı ise yarı-yıldızsı radyo kaynağı (quasi-stellar radio source) bu terim 1960’larda astronomlar kozmik radyo ışıması yapan kaynakları incelerken fotoğraf plaklarında bunların birçoğunun yıldızlara benzediğini fark ettikten sonra kullanıma girmiştir.
Kuasarlar aşırı derecede parlak gök ada çekirdekleridir. En güçlü kuasarların parlaklığı, içinde kuasar olmayan sıradan bir gök adanınkinin yüzlerce katıdır.

Merkezdeki süper kütleli bir kara delik ve etrafını saran, yutulmayı bekleyen sıcak gaz diskinden oluşur. Güneş'ten 4 trilyon kat daha parlak olabilirler ve evrendeki en parlak nesnelerdir. Çok uzak galaksilerin merkezlerinde bulunurlar, genellikle milyarlarca ışık yılı uzaktadırlar. Bir kuasar çok uzakta bulunan radyo kaynağı olup içinde bir sürü takım yıldızı barındırır. Kuasarlar çok parlak ve enerjiktir, ilk kez kırmızıya kayma miktarları ile saptanmıştır. Bu elektromanyetik dalgaların boyları radyo dalgaları ve görünür ışığın arasındaki spektrumdadır. Bu dalgalar, galaksiler gibi geniş alanlı ışık kaynaklarından bizlere yıldız gibi görünen nokta kaynaklarından gelmektedir.

Bir kuasar çok uzakta bulunan radyo kaynağı olup içinde bir sürü takım yıldızı barındırır. Kuasarlar çok parlak ve enerjiktir, ilk kez kırmızıya kayma miktarları ile saptanmıştır. Bu elektromanyetik dalgaların boyları radyo dalgaları ve görünür ışığın arasındaki spektrumdadır. Bu dalgalar, galaksiler gibi geniş alanlı ışık kaynaklarından bizlere yıldız gibi görünen nokta kaynaklarından gelmektedir.

Koku tedavisi...

Aromaterapi,
Koku tedavisi.
İngilizce: aromatherapy.
Fransızca: aromathérapie.
Bitkisel özlü yağlarla yapılan tedavi şekli.
Temeli 20. yüzyılın ortalarında Fransız kimyacı Gattefosse tarafından atılan ve tedavide uçucu yağların biyolojik etkilerinden yararlanılan bir alternatif veya tamamlayıcı tedavi sistemi.

Aromaterapi, bitkisel özlerden elde edilen esansiyel yağların fiziksel ve zihinsel sağlığı desteklemek amacıyla kullanıldığı doğal bir tedavi yöntemidir. Stres azaltma, uyku düzenleme ve kaygı yönetimi gibi alanlarda etkilidir; masaj, buhar solunması veya difüzörlerle uygulanır.

Limbik sistem üzerinden hormonları etkileyerek rahatlama sağlar ve bazı cilt problemlerinde kullanılır. Lavanta, nane ve çay ağacı gibi yağlar yaygın tercih edilir. Hamileler, alerjisi olanlar ve kronik hastalığı bulunanlar kullanmadan önce uzmana danışmalıdır.

Sık Kullanılan Uçucu Yağlar:
Lavanta: Sakinleştirir, uyku kalitesini artırır.
Nane: Baş ağrısını hafifletir, enerjiyi artırır.
Okaliptüs: Solunum yollarını açar.
Çay Ağacı: Antiseptik özellikleri ile cilt sağlığını destekler.
Aromaterapinin başlıca dayanağı gül, yasemin ve lavanta bitkilerinden elde edilen yağlardan oluşmaktadır. Bitkisel yağlar yanıcı olup, alkol ve sabun içinde erir ancak su içinde ancak %20′ye kadar eriyebilirler.

Yaklaşık 6000 yıllık bir geçmişe sahip olan aromaterapinin ilk olarak mumya yapımında eski Mısır uygarlığı tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Aynı çağlarda, eski Çin uygarlığı tarafından da aromaterapi yağları ve bitkileri tanrıya olan şükranın bir ifadesi olarak kullanılmaktaydı.

Doğada zevk veya spor amaçlı yürüyüş yapmak anlamına gelen aktivite...

Hiking,
İngilizce: hike, hiking,
Gezme, dolaşma.
Yürüyüş yapma.
Günübirlik doğa gezisi.
Günübirlik doğa yürüyüşü.
Kırsal kesimlerdeki patika ya da parkurlarda uzun doğa yürüyüşlerine hiking denir.
Engebeli arazide uzun yürüyüş yapmak.
Arazide uzun ve yorucu yürüyüşlere çıkma etkinliği.
Kırda, doğada, ağaçların arasında yürüyüş yapma aktivitesine verilen isimdir.

Hiking, trekking ve mountaineering kavramları bir çok kişi tarafından eş anlamlı ifadeler gibi kullanılıyor. Özellikle de hiking ve trekking günlük hayatta birbirlerinin yerine sürekli kullanılan terimler olarak karşımıza çıkıyor. Aslında birbirinden tamamen farklı olan bu üç kavramın ortak özelliği olarak, her üçünün de açık hava aktivitesi olduğunu ve doğada gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. 

Hiking:
Doğada zevk veya spor amaçlı yürüyüş yapmak anlamına gelen hiking kavramı, bu üç aktivite arasında en kolay olanıdır. Hiking, genellikle vadi, orman, patika, yapay yürüyüş yolu gibi doğal güzellikler içeren, başlangıç-bitiş noktası ve rotası parkurlar şeklinde önceden belirlenen ve ortalama yürüyüş süresi belirli olan günübirlik doğa yürüyüşleri olarak ifade edilebilir.
Hiking aktivitesinde, trekking ve dağcılığa oranla çok az ekipmana ihtiyaç vardır. 

Trekking:
Genellikle yüksek irtifada, uzun ve engebeli arazileri parçalarını yürüyerek aşmak anlamına gelen trekking kavramı, zorluk bakımından hiking ve dağcılığın arasında yer almaktadır fakat yürüyüş mesafe ve süresi göz önünde bulundurulmazsa hiking’e benzer olduğu söylenebilir. Hiking yürüyüşleri genelde günübirlik olurken trekking faaliyetleri iki ya da daha fazla gün sürmektedir. Bu ise hikingden farklı olarak trekkingde organize olmak, kamp kurmak ve tüm yiyecek ve ekipmanı yanınızda bulundurmak zorunda olduğunuz anlamına gelir. Trekking sporunun önemli özelliklerinden biri, farklı sportif becerileri de gerektirmesidir. Trekkingde, genelde engebeli yüksek irtifa alanlarında, belki de daha önceden ayak basılmamış araziler üzerinde yürüneceğinden dolayı, kişilerin her türlü duruma hazırlıklı olması gerekir. Yüzme ve tırmanış gibi bazı spor becerilerine sahip olmak, trekking yapan kişi için bir artı olacaktır.

Dağcılık:
Hiking, trekking ve dağcılık sporları arasında dağcılık, tartışmasız en zor ve çetrefilli olanıdır. Dağcılıkta, yüksek zirvelere ulaşmanın hedeflendiği daha teknik bir trekking çeşidinden söz edebiliriz. Bu zirveler ise genellikle deniz seviyesinden 5000m yükseklikte yer alır. Dağcılık ayrıca, öncesinde yoğun fiziksel ve teknik eğitim gerektiren, günlerce sürebilen bir spordur.
Dağcılıkta, hiking ve trekkingde olduğundan çok daha fazla ekipmana ihtiyaç vardır. 
Dağcılık sporuyla ilgilenen ve başlamayı düşünenler için eğitim şarttır. Dağcılık yapacaklar düzenli olarak spor yapmalı ve vücutlarını buna göre hazırlamalıdırlar.

Kronik böbrek hastalarına uygulanan bir tedavi yöntemi...

ESA,
Eritropoezi uyaran ajanlar (ESA).
Kronik Böbrek Hastalığında (KBH) anemi tedavisinde çığır açan ajanlardır.

Kronik böbrek hastalarına uygulanan bir tedavi yöntemi.
1. Eritrosit transfüzyonu 
2. Demir tedavisi 
3. Eritropoezi uyaran ajanlar (ESA) 
4. Yeni tedaviler

Diyaliz:
Böbrek yetmezliğinde kullanılan yöntemlerden birisi diyalizdir. Diyaliz, bir makine kullanarak kanı filtreler ve toksik öğelerden arındırarak böbreklerin işlevini yerine getirir. Kullanılan diyaliz tipine bağlı olarak, büyük bir makine veya portatif kateter torbası kullanılabilir.

Nobel ödülü alan ilk İranlı ve ilk Müslüman kadın avukat, yazar, insan hakları savunucusu...

Şirin Ebadi,
D. 21 Temmuz 1947 Hemedan-İran - (2026 İngiltere-Londra 75 yaşında)
İranlı avukat, yazar, insan hakları savunucusu.
Özellikle kadın ve çocuk hakları alanındaki çalışmalarıyla, 10 Aralık 2003 yılında Nobel Barış ödülünü aldı. Ebadi bu ödülle Nobel alan ilk İranlı ve ilk Müslüman kadın oldu.

Hemedan'da ticaret hukuku profesörü, noter bir babanın kızı olarak 1947 yılında doğdu. Ebadi, 1965 yılında Tahran Üniversitesi hukuk bölümüne girdi, 1969 yılında okulu bitirdi. 
1970 yılında Hakimlik sınavını kazanarak stajyer hakim olarak göreve başladı. Bu arada Tahran Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimine devam etti. 1971 yılında diplomasını aldı. 1975 yılında İran'da yasama organının başına geçen ilk kadın, mahkeme başkanı oldu. 1979 İran Devriminden sonra rütbe-i tenzil edildi.

İran İslam Devriminden sonra Ebadi erken emekliliğini istedi. Mükerrer müracaatlarına gelen ret cevaplarına karşılık 1993 yılına kadar hukuk adına yapabileceği işler için izin alamadı. Artık Ebadi, üniversitede hukuk dersi veriyordu ve kadın ve çocuk hakları adına kampanyalar düzenliyordu.

Aldığı Ödüller:
Nobel Barış Ödülü;
10 Kasım 2003, Ebadi Nobel barış ödülünü özellikle kadın ve çocuk hakları olmak üzere demokrasi ve insan hakları adına cesur girişimleri adına kazandı.

2001 Rafto Ödülü:
İran'da insan hakları ve demokrasi ve özellikle kadın ve çocuk hakları için verdiği mücadele nedeniyle Shirin Ebadi'ye (1947) verildi.

Shirin Ebadi, eserleri:
Kitapları;
Altın Kafes - Shirin Ebadi 2010
Until We Are Free Shirin Ebadi
İran İnsan Haklarının Tarih ve Belgelemesi (New York, 2000)
Çocuk Hakları, İran'daki Çocuk Haklarının Yasal Görüşleri Üzerine Bir Araştırma ( 1994)
İran'ın Dirilişi, Bir Devrimin ve Bir Umudun Biyografisi (New York, 2006)
Modern İran'da Demokrasi, İnsan Hakları ve İslam. (Bergen, 2003)
İran Uyanışı: Bir Kadının Hayatını ve Ülkesini Geri Kazanma Yolculuğu (2007) 
Altın Kafes: Üç kardeş, Üç seçim, Bir kader (2011) 
Biz Özgür Olana Kadar (2016)  
Kaynak: https://tr.abcdef.wiki/wiki/Shirin_Ebadi

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ