Şahtere,
Tilki kişnişi,
Tütün otu.
(Fumaria officinalis),
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 cm. yüksekliğinde, çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki. İnce ve çift yapraklı, baharda kırmızı çiçek açan, ince saplı bir çeşit bitki, (fumaria officinalis, fumaiaceal).
Halk arasında tilki kişnişi, tütün otu gibi isimlerle de anılan şahtere otu, genellikle tarla kenarları, yol kenarları ve bozuk arazilerde kendiliğinden yetişir. Şahtere 15 ila 70 cm arasında boylanabilen, ince dallı ve zarif görünümlü bir otsu bitkidir. Yaprakları ince, tüylü ve bölünmüş bir yapıdadır. Çiçekleri küçük, morumsu pembe renkte ve salkım halindedir. Meyveleri ise küçük ve yuvarlak tohumları içeren kapsüllerdir. Şahtere türlerini içine alan iki çenekli bitki familyası. Şahtere taşıdığı fumarin adlı alkaloit sebebiyle tıpta kullanılan bir bitki. Yaz aylarında başak biçiminde açan pembe çiçekleri, onu hem estetik hem de tıbbi açıdan özel kılar. Bitkinin meyveleri küre biçimindedir ve yüzeyleri hafif pürtüklüdür.
Şahtere, karaciğer ve safra sağlığını destekleyen, kan temizleyici etkisiyle bilinen şifalı bitkilerden biridir.
Bulmaca Bil
BULMACA ANSİKLOPEDİSİ
Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse.
Esnaf,
Artizan,
Artizan,
Bakkal,
Arapça: esnaf,
Arapça: esnaf,
İngilizce: artisan, craftman, retailer,
Fransızca: artisane, petite entreprise.
Küçük sermaye ve zanaat sahibi; artizan.
Küçük sermaye ve zanaat sahibi; artizan.
Küçük sermaye ve zanaat sahibi.
Hesabını bilen, mesleğini değil çok para kazanmayı düşünen açıkgöz kimse.
Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse.
Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi.
Esnaf, kelime anlamı olarak sınıflar anlamına gelir. Bağımsız çalışan, yaptığı iş sermayeden ziyade kol ve beden gücüne (emeğe) dayanan girişimcileri tanımlamak için kullanılır. Zanaatkar ve küçük ticarethane sahipleri esnaf olarak anılır. Esnaf ile taciri ayırmada temel olarak emek-sermaye yoğunluğu dikkate alınır.
Ekonomik faaliyeti, parasal sermayesinden çok, bedensel çalışmasına bağlı, sanatkar ve ticaret sahibi.
Yaptıkları işlere göre sınıflara ayrılmış olan, kazançları sermayeden ziyade çalışmaya ve beden gücüne dayanan zanaatkarlara ve küçük ticaret sahiplerine verilen ortak isim.
Esnaf, küçük sermaye ve zanaat sahibi, bağımsız çalışan kişileri ifade eder.
Esnaflar, zanaatkarlar ve küçük ticarethane sahipleri olarak ikiye ayrılır.
Esnaf teriminin halk arasında başka anlamı:
Kötü yola sapmış olan kadın.
Argoda kötü yola sapmış kimse (özellikle kadın).
Esnaf kelimesi kötü yola sapmış olan kadın anlamında da kullanılır.
Ölü eşyası...
Isgat,
ısgat,
Ölü eşyası
Ordu yöresinde ölü eşyasına verilen ad.
Ölünün ardından dağıtılan para.
Ölünün arkasından günahına karşılık verilen para.
Ölü eşyası, ölen bir kişiye ait olan her türlü eşyayı ifade eder. Bu eşyalar arasında kıyafetler, cep telefonları, saatler, kitaplar, kişisel bakım ürünleri ve daha fazlası bulunabilir.
Ölen kişinin eşyaları, İslam inancına göre tereke hükmündedir ve cenaze masrafları, borçlar ve vasiyet yerine getirildikten sonra varislerin malı olur. Varisler, bu eşyaları kullanabilir veya bir fakire verebilirler. Ayrıca, bu tür eşyaların ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, geleneksel bir uygulama olup, hem dini hem de kültürel açıdan köklü bir geçmişe sahiptir.
Dinî bağlamda, vefat eden bir kişinin sağlığında kılamadığı namaz, tutamadığı oruç, kurban veya adak gibi ibadet borçlarını, mirasından fidye (sadaka) ödenerek üzerinden düşürme ve onu bu borçlardan kurtarma işlemine denir.
ısgat,
Ölü eşyası
Ordu yöresinde ölü eşyasına verilen ad.
Ölünün ardından dağıtılan para.
Ölünün arkasından günahına karşılık verilen para.
Ölü eşyası, ölen bir kişiye ait olan her türlü eşyayı ifade eder. Bu eşyalar arasında kıyafetler, cep telefonları, saatler, kitaplar, kişisel bakım ürünleri ve daha fazlası bulunabilir.
Ölen kişinin eşyaları, İslam inancına göre tereke hükmündedir ve cenaze masrafları, borçlar ve vasiyet yerine getirildikten sonra varislerin malı olur. Varisler, bu eşyaları kullanabilir veya bir fakire verebilirler. Ayrıca, bu tür eşyaların ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, geleneksel bir uygulama olup, hem dini hem de kültürel açıdan köklü bir geçmişe sahiptir.
Dinî bağlamda, vefat eden bir kişinin sağlığında kılamadığı namaz, tutamadığı oruç, kurban veya adak gibi ibadet borçlarını, mirasından fidye (sadaka) ödenerek üzerinden düşürme ve onu bu borçlardan kurtarma işlemine denir.
Büyü...
Sihir,
Füsun,
Efsun,
Afsun,
Büyü.
Tılsım,
Füsun,
Efsun,
Afsun,
Büyü.
Tılsım,
Bağı,
Arapça: sihr, sehr.
İngilizce: magic.
Bir şeyin insan üzerinde bıraktığı, onu şiddetle hükmü altına alacak kadar kuvvetli etki, karşı konulamaz çekicilik; afsun, efsun, füsun, sihir.
Büyücü:
Çok güzel göz.
Cadı kazanı:
Dedikodunun, fesadın çok olduğu yer.
Büyü kelimesinin halk dilinde başka anlamları:
İri ve zehirli örümcek.
Fransızca: magie,
Almanca: magie, zauber.
İnsan ve tabiatla ilgili olarak, birtakım gizli güçlerle insan geleceği üzerinde etkiler yapma, yönlendirmede bulunma gibi işlem ve davranışlara verilen genel ad; afsun, efsun, füsun, sihir.Bir şeyin insan üzerinde bıraktığı, onu şiddetle hükmü altına alacak kadar kuvvetli etki, karşı konulamaz çekicilik; afsun, efsun, füsun, sihir.
Birtakım doğaüstü güçler, gizemsel sözler, kutsal sayılan nesneler aracılığıyla insanları, doğayı, doğa yasalarını etkilemek için büyücülerce belli kurallar ve uygulamalara dayanarak yapılan verimsiz boş eylem ve işlemler.
Cin gibi manevi varlıklar aracılığı ile insan veya başka varlıklar üzerinde etki meydana getirme işi.
Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı.
Büyücü:
Çok güzel göz.
Huysuz, çirkin, ihtiyar kadın.
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak.
Avrupa'da putperestlik çağından beri gelen bir inanca göre, şeytanın gücünü kullanarak büyü yolu ile insanlara kötülük eden, felaketler getiren kadın. Bu batıl inanç yüzünden birçok yaşlı masum kadın, cadı diye Hristiyanların kurduğu Engizisyon mahkemeleri kararıyla yakılmıştır.
Avrupa'da putperestlik çağından beri gelen bir inanca göre, şeytanın gücünü kullanarak büyü yolu ile insanlara kötülük eden, felaketler getiren kadın. Bu batıl inanç yüzünden birçok yaşlı masum kadın, cadı diye Hristiyanların kurduğu Engizisyon mahkemeleri kararıyla yakılmıştır.
Cadı kazanı:
Dedikodunun, fesadın çok olduğu yer.
İri ve zehirli örümcek.
Böğ,
Prodüksiyon...
Üretim,
Yapım,
Prodüksiyon.
Fransızca: production.
Latince: production.
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü.
Prodüksiyon, bir fikrin görsel veya işitsel bir ürüne dönüştürülmesi işidir.
Prodüksiyon, bir ürünü veya içeriği oluşturma, üretme ve son hale getirme sürecini ifade eder.
Film veya televizyon programlarının yapımı.
Müzik eserlerinin kaydedilmesi, düzenlenmesi ve nihai hale getirilmesi.
Reklam filmleri, müzik videoları ve tanıtım videolarının üretilmesi.
Fabrikalarda ürünlerin seri üretimi.
Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi ve hasat edilmesi.
Yapım,
Prodüksiyon.
Fransızca: production.
Latince: production.
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü.
Prodüksiyon, bir fikrin görsel veya işitsel bir ürüne dönüştürülmesi işidir.
Prodüksiyon, bir ürünü veya içeriği oluşturma, üretme ve son hale getirme sürecini ifade eder.
Film veya televizyon programlarının yapımı.
Müzik eserlerinin kaydedilmesi, düzenlenmesi ve nihai hale getirilmesi.
Reklam filmleri, müzik videoları ve tanıtım videolarının üretilmesi.
Fabrikalarda ürünlerin seri üretimi.
Tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi ve hasat edilmesi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Acıkara, Göller yöresine bir üzüm cinsi. Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir üzümdür. Üzüm Çeşitleri; Acıkara, Adakarası, Akgemre-Algerme (I...
-
Avellino, Güney İtalya'nın Campania bölgesindedir. Avellino eyaletinin başkenti olan bir kasaba ve komündür. Napoli'nin 47 kilometre...
-
Thomas More, (1478-1535 Londra) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Hümanist bir bilgindir. İngiltere'de bir yargıcı oğlu olarak ...
-
Sirke, Fransızca: Larve, İngilizce: nit s . Bit yumurtası. Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Baş bitinin (Pediculus capit...
-
Badar, Falak, Ayıgiller (Ursidae), etçiller (Carnivora) takımına ait bir familya' dandır. Küçük ayılar, Procyonidae familyasındandır. Bü...