Şaşılacak şey, hayrete şayan...

Dan,
Hayret, teaccüp.
Şaşma, şaşılacak şey.
Şaşılacak şey, hayrete şayan.

Dan sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Birinin kötülüğüne, arkasından.
İç donu, pantalon.
Seslenme ünlemi.
Sabah vakti, tan.
Sonuç, son.
Alın yazısı.
Yalan.
İstek.
Ters.

Tahtadan parçaları uç uca takılı üflemeli bir çalgı ...

Fagot,
Almanca: fagott.
İtalyanca: fagotto.
Fransızca: fagot,
Perdeli bir üflemeli çalgı.
Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı.
Tahtadan parçaları uç uca takılı üflemeli bir çalgı.
Fagot, nefesli bir müzik aletidir ve genellikle orkestra ve bandolarda kullanılır.

Genellikle akçaağaçtan yapılır ve dört parçanın birleşmesinden oluşur. Kalak, çizme, bas ve kanat bölümlerinden oluşur. Boyu, 1,3 metre uzunluğunda olup, borunun açılmış haliyle 2,5 metreye ulaşır. Alet, 3,5 oktavlık bir ses alanına sahiptir. Orkestrada tek başına veya diğer nefesli çalgılarla birlikte bas partilerini çalar. Fagot, tahta nefesli çalgılar ailesinin en kalın sesli üyesi olan bir müzik aletidir.

Fagot, 16. yüzyıldan beri var olan bir enstrüman olup, modern tasarımı 19. yüzyılın başlarında François Devienne tarafından geliştirilmiştir.

Olay, vaka, bölüm, perde...

Episode,
Olay, vaka, 
Hadise,
Bölüm.
Epizot.
Perde,
Fıkra.
İngilizce kökenli episode kelimesi genel olarak televizyon dizilerindeki "bölüm" veya birbiriyle bağlantılı olaylar zincirindeki tekil bir "olay" ya da "hadise" anlamına gelir. 
Hastalıkta veya psikolojik durumda yaşanan geçici dönem, atak veya nöbet.
Bir roman, oyun veya tiyatro eserinde belirli bir bölüm veya olay.
Bağımsız veya dikkat çekici tek bir olay, hadise veya macera.
Bir dizi veya radyo programının bölümlerinden her biri.
Bir bütünün ayrıldığı parçalardan her biri, kısım.
Bir hastalık nöbeti veya kısa süreli bir olay.
Bir dizinin veya serinin tek bir bölümü. 

Bir üniversite veya yüksek okulda belli bir ilim veya meslek eğitimi yapan birimlerden her biri, departman, seksiyon.

Mecazen, Birileri aracılığıyla duyulmak...

Aksetmek,
Akseylemek.
İngilizce: mirror, reverberate, reflect.
Birileri aracılığıyla duyulmak.
Mecazen, birileri aracılığıyla duyulmak.
Mecazi olarak bir durumun başka bir yere yayılması veya duyulması anlamında da kullanılır.
Bir olayın veya haberin etrafa yayılması, başka yerlere ulaşması veya bir duygunun dışarıya vurmasıdır.

Aksetmek sözcüğünün başka anlamları:
Yansımak,
Yankılanmak,
İnikas etmek.
Işık bir yere vurmak.
Evirmek, tersine çevirmek.
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermekBir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansılanmak.
Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
Görünür, hissedilir duruma gelmek.
Bir cisme çarpıp geri dönmek, (ses) yankılanmak, (ışık) yansımak, 
(Bir şey) Düz ve parlak bir yüzeyde aynen görünmek, yansımak.
Yayılmak, etrafa taşmak.
Ulaşmak, intikal etmek.

"Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler", "Sevgi Dolu Şu Gönlüm (Bir Kuş Gibi Kanatlı)" ve "Dilek Çeşmesi" gibi şaheser eserlere sahip udi, lavta sanatçısı ve bestekar...

Bilge Özgen,
(D. 1935 Urfa - Ö.2024 Üsküdar, İstanbul).
1935 yılında Şanlıurfa Viranşehir'de doğdu.
5 Mart 2024 tarihinde 89 yaşında İstanbul'da öldü.
Çağdaş Türk Sanat Müziği’nin en üretken ve saygın udi, lavta sanatçısı ve bestekarlarından biridir.

TRT İstanbul Radyosu'ndan lavta sanatçısı olarak emekli olan Özgen, arkasında 500'den fazla yayınlanmış eser ve çok sayıda ödül bırakmıştır. 

En Bilinen Besteleri:
Unutur Sanma Sakın,
Dediler Zamanla Hep Azalırmış Sevgiler,
Sevgi Dolu Şu Gönlüm (Bir Kuş Gibi Kanatlı)
Kız Sana Bir Hal Olmuş,
Dilek Çeşmesi,
Arıyı çiçekte dalda sevelim.
Gökten Yağmur Değil Sevgiler Yağsın,
Haberler Yollasam Seni Çağırsam.
Ömrüm bu hazan mevsimini,
Unutur sanma sakın bir defa seven gönül.
Gülen gözlerini çok seviyorum,

Güler Basu Şen ~ Arıyı çiçekte dalda sevelim

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ