Sakız ağacından çıkarılan reçine...

Mastika,
Rumca: mastiha,
Yunanca: mastikha.
Sakız, sakız bitkisi.
Yunanca: mastich (sakız ağacı).
Sakız ağacından çıkarılan reçine.
Sakız ağacı vb.nden elde edilen sakız ve reçine, mastaki.
Doğrudan sakız ağacından elde edilen damla sakızı reçinesinin kendisine de mastika denir.
Sakız ağacından elde edilen reçine, açık sarı renkli olan bu madde, yemeklerde, ilaç yapımında, tatlılarda ve kozmetik sektöründe kullanılır.

Mastika sözcüğünün başka anlamları:
Sakız rakısı,
Mastik likörü ya da sakız likörü.
Sakızla tatlandırılmış rakı, sakız rakısı.
Sakız karıştırılarak yapılan rakı, sakız rakısı.
Mastika, damla sakızı reçinesi veya anasonla aromalandırılan, genellikle %40 ile %55 arasında alkol oranına sahip sert ve geleneksel bir Balkan ve Akdeniz alkollü içkisidir.
Mastika, sakız ağacı reçinesinden üretilen ve yüksek alkol oranına sahip bir likördür. Özellikle Yunanistan'da yaygın olup, sert bir içki çeşididir. Geleneksel olarak sakız adasında üretilir.
Bir romen güftesinin nakarat kısmı.
(Oooooo mastika mastika, Oooooo sigarası malbora)

1903 ve 1918 yılları arasında Sırbistan Kralı ve I. Dünya Savaşı sonrasından ölümüne kadar Sırplar, Hırvatlar ve Slovenlerin Kralı...

Petar,
Kral I. Petar,
Petar Karadordeviç,
Pera Amca
(Čika Pera),
(D. 29 Haziran 1844 - Ö. 16 Ağustos 1921),
1903 ve 1918 yılları arasında Sırbistan Kralı.
I. Dünya Savaşı sonrasından ölümüne kadar Sırplar, Hırvatlar ve Slovenlerin Kralı olarak tanınmış Alman kökenli Sırp.
Yugoslavya Krallığı olarak hüküm sürmüş tarihi bir hükümdardır.
Balkan Savaşı esnasında Sırbistanın hükümdarı olmuş ve ülkesiyle ilgili birçok reform hareketine liderlik etmiştir.

Kral I. Petar (Petar Karađorđević);
1903-1918 yılları arasında Sırbistan Kralı ve I. Dünya Savaşı'nın ardından 1918'den ölümüne kadar Sırplar, Hırvatlar ve Slovenlerin Kralı.

Sırp halkı arasında mütevazı ve demokratik yönetim anlayışı nedeniyle çok sevilmiş, Kurtarıcı Kral (Kralj Petar Oslobodilac) veya halk diliyle Pera Amca (Čika Pera) olarak anılmıştır.

1903 Mayıs Darbesi sonunda, rakip hanedan olan Obrenović ailesinden Kral Aleksandar ve Kraliçe Draga' nın kanlı bir askeri darbeyle öldürülmesinin ardından, Sırbistan Ulusal Meclisi tarafından oy birliğiyle kral seçilmiştir. Mutlakiyetçi bir yönetim yerine anayasal monarşiyi ve liberalizmi benimsemiştir. Onun dönemi, Sırbistan tarihinin en istikrarlı parlamenter demokrasi ve ekonomik büyüme dönemlerinden biri olarak kabul edilir.

Hayatının büyük bölümünü sürgünde geçirmiş, Fransa'daki ünlü Saint-Cyr Askeri Akademisi' nden mezun olmuştur. Fransa adına Fransa-Prusya Savaşı'nda savaşmış ve şeref nişanı almıştır. 1875 yılında Osmanlı İmparalluğu'na karşı başlayan Hersek İsyanı'na Petar Mrkonjić takma adıyla bir gerilla lideri olarak katılmıştır.

Başkomutan olarak Sırp Ordusu'nu I. ve II. Balkan Savaşları'nda zaferlere taşımıştır. I. Dünya Savaşı'nın zorlu dönemlerinde, yaşlı ve hasta olmasına rağmen ordusuyla birlikte zorlu Arnavutluk dağlarını aşarak geri çekilme sürecine (Albanska golgota) bizzat katılmıştır.

1914 yılında sağlık sorunları nedeniyle yetkilerinin büyük kısmını ve naipliği oğlu Aleksandar'a devretmiştir. Savaştan sonra kurulan çok uluslu yeni krallığın ilk hükümdarı olmuş.

16 Ağustos 1921 tarihinde Belgrad'da zatürre nedeniyle 77 yaşında ölmüştür.
Naaşı, Topola kasabasındaki Oplenac'ta bulunan kraliyet kilisesine defnedilmiştir.
Ölümünden sonra oğlu I. Aleksandar göreve gelmiştir.

Sofrada yemek yerken dizlere örtülen uzun bez...

Makrinari,
Yunancada uzun anlamına gelen makris kelimesinden türetilmiştir.
Geleneksel Rum ve Osmanlı dönemi sofralarında, yemek yiyenlerin dizlerinin üstüne serdiği dokuma peçete veya örtülere verilen isimdir. Zamanla bu dokumalar yerini modern masa örtülerine ve peçetelere bırakmıştır.
İstanbul Rumları ve Anadolu'nun bazı bölgelerindeki eski mutfak kültüründe, yemek yerken dizlerin üzerine serilen, makrama benzeri uzunlamasına dokunmuş geleneksel uzun peçetelere veya sofra bezlerine makrinari denirdi.
Sofrada yemek yerken dizlere örtülen uzun bez.
Masa Örtüsü,
Peçete,

Yemek yerken örtülen örtü:
Sofraltı,
Sofra bezi,
Sofra örtüsü,
Yer sofrasının altına serilen örtü; mandal, sofra örtüsü.
Yerde yemek yenilmesi durumunda yerdeki sini, sofra gibi esyaların altına serilen, ekmek kırıntıları ve yemek artıklarının yerlere dökülmesini önleyen bez.

Makrinari sözcüğünün başka anlamları:
Uzun Oda,
Yunancada makrinari kelimesi, uzun oda anlamına gelir.
Yunanca kökenli bir kelime olup temel olarak uzun nesne, uzunlamasına olan şey veya uzun koridor/oda anlamına gelir.
Geleneksel Ege, Akdeniz ve Rum mimarisinde genellikle tek katlı, dar ve uzunlamasına uzanan ev tiplerini, odaları veya koridorları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Kıbrıs'ta Omodos köyündeki ünlü Makrinari Taverns gibi eski taş binalardaki uzun ve kemerli geleneksel yemek odalarına, tavernalara veya bu mimariyle yapılan köy evlerine de Makrinari denilmektedir.
Makinari, Pontus Rum mutfağından gelen, el yapımı erişte ile makarna arası bir hamur işi türüdür. Un, irmik, süt ve yumurta ile hazırlanan ince hamurların kesilmesiyle yapılır; genellikle tereyağı, peynir, domates sosu veya et eşliğinde sofraya getirilir.

Kalıba dökme, kalıpla biçim verme ...

İsaga,
Arapça: savg - siyaga.
Kalıba dökme,
Kuyumculuk yapma.
Kalıpla biçim verme.
Kalıba dökme veya dökülme.
Eritilmiş maddeleri kalıba dökme.
İsaga eritilmiş maddeleri (özellikle madenleri) kalıba dökme, kalıba dökülme veya kuyumculuk yapma anlamına gelir.
Eski dilde, Kalıba dökmek anlamında isaga olarak kullanılmaktadır.


İsaga sözcüğünün başka anlamı:
Kolaylıkla ve rahatlıkla yutulma.
İsaga-i taam ifadesi, yemeğin kolaylıkla yutulması.

Victor Hugo'nun bir kitabı ...

Sefiller,
Victor Hugo,
Hayatın içinde yoksulluk ve çaresizlikle savrulanların, toplumun en alt kesimlerinde yaşayanların romanı.
Victor Hugo’nun 1862 tarihli başyapıtı Sefiller, ailesine ekmek götürebilmek için hırsızlık yapan ve bu yüzden kürek mahkumiyetine çarptırılan bir adamın hikayesidir. Aldığı ağır cezanın bedelini ömrü boyunca ödeyen Jean Valjean’ı merkezine alan roman, yoksulluğu, toplumsal adaleti ve dayanışmayı anlatıyor. Sefiller bir merhamet kitabıdır.

Victor Hugo:
1802 yılında Besançon'da doğdu. 
Büyük Fransız düşünür ve yazarı, 1885 yılında Paris'te öldü. 
Hugo, yoksulluk ortamında yetişti; edebiyata yeteneği olduğunu biliyordu; 15 yaşındayken bir şiiriyle Akademi Ödülü’ nü kazandı, 17 yaşında Toulouse Edebiyat Akademisi’ nin en büyük ödülü olan Altın Zambak'ı aldı. 20 yaşındayken ilk kitabını yayınladı. 1823 yılında ilk romanı Hand’lslande’ ın (İzlanda Hanı) yayımlandı. 1825 yılında  Légion d' Honneur nişanını aldı. Şiirle başladığı edebiyat yaşamını, yazdığı oyunlarla sürdürdü, arkasından romanları geldi.

Bir süre edebiyata ara verip siyasetle ilgilendi, saraya yakınlaştı, milletvekili oldu. Görüşlerini savunmak uğruna hükümete karşı çıkınca, sürgüne gönderildi. Hep ezilenlerin yanındaydı. Sürgün dönüşü, yeniden siyasete atıldı. Ama kitap yazmayı da sürdürdü.

1820 yılında şiir kitapları yayımlandı. Manzum oyunu Cromwell’le adını duyuran Hugo’nun Hernani oyununun ilk sahnelenişi, romantizmin genç yazarlarının gelenekçi yazarlara karşı kazandıkları zaferi simgeleyecekti. Notre Dame’ın Kamburu, Hugo’nun ününü daha da artırdı. 1830 yılında oyun yazarlığına yoğunlaşan Hugo, bir süre siyasal nedenlerle sürgünde yaşamak zorunda kaldı. 1862 yılında yayımlanan Sefiller olağanüstü bir başarı sağladı. 

1885 yılında Paris’te ölen Hugo’nun cenazesi ulusal törenle kaldırıldı ve Panthéon’a gömüldü.

Eserleri;
Bir İdam Mahkumunun Son Günü (Le Dernier Jour d'un condamné)
Hernani,
Ruy Blas,
93 İhtilali
Sefiller (Les Misérables),
Notre-Dame'ın Kamburu (Notre-Dame de Paris)
Deniz İşçileri (Les Travailleurs de la mer)
Doksan Üç İhtilali 
(Quatre-vingt-treize)
Notre Dame’ın Kamburu
Şeytanın Kemanı
İzlanda Hanı (Han d'Islande)
Claude Gueux,
Cromwell,
Théâtre en liberté.
Les Contemplations
La Légende des siècles (Asırlar Efsanesi)
Odes et poésies diverses
Les Feuilles d'automne
Les Châtiments
Le Dernier Jour D’un Condamne.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ