Bazı halılarda bulunan kemer şeklindeki motif...

Mihrap,

Arapça: mihrab,
Rusça: mihrap,
Bazı halılarda bulunan kemer şeklindeki motif.
Seccadelerde ve bazı halılarda bulunan kemer şeklindeki motif.
Seccadelerde ve bazı halılarda kıble yönünü belirten kemer şeklindeki motif mihrap olarak adlandırılır. 
Bu motif, camilerdeki kıbleyi gösteren duvar nişini simgeler.

Mihrap sözcüğünün başka anlamları:
Cami ve mescitler ile namazgahlarda kıble yönünde belirleyici mimari öğe.
Cami, mescit vb. yerlerde Kabe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer.
Hristiyan azizlerinin heykel hücresi, çardak, oda, köşk, yüksekçe yer, meclisin baş tarafı, en şerefli kısmı gibi anlamlara da gelir.
Yüceliğinden, güzelliğinden vb. üstün niteliklerinden dolayı kendisine yönelinen makam veya kimse.
Sevgilinin kemer şeklindeki kaşları ve kaşların arasında kalan kısım.
Saray, sarayın harem kısmı veya hükümdarın tahtının bulunduğu bölüm.
Mecaz anlamda, umut bağlanan yer.
Mabet, sunak.

Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk ünvanı...

Baron,
Fransızca: baron,
Ermenice: baron,
(Beyefendi),
Bazı monarşilerde en düşük soyluluk unvanı.
Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk ünvanı.
Batı ülkelerinde vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.
Avrupalılar’da kral tarafından verilen ve babadan oğula geçen bir asalet unvanı, krala veya büyük bir tımar sahibine bağlı derebeyi.
Tarihsel olarak toprak sahibi asiller tarafından kullanılan bu unvan, günümüzde daha çok onur ve sosyal statü sembolü olarak kabul edilir.
Orta Çağ'da krala bağlılığı temsil eden baronlar, idari yetkilere sahipti. Günümüzde ise özellikle İngiltere gibi ülkelerde sembolik bir unvan olarak varlığını sürdürür.

Baroness;
Baron eşi.
Dişil barones.
Fransızca: baronne,
İngilizce: baronnes.
Barones, baron unvanının kadınlar için kullanılan karşılığıdır. 
Doğuştan veya kraliyet kararıyla doğrudan baron unvanına sahip olan kadındır. Kendi adına toprak, yetki ve asalet unvanı taşır.
Evlilik yoluyla bu unvanı alan kadındır. Bir baron ile evlenen kadın, otomatik olarak barones unvanını ve protokoldeki yerini alır.
Günümüzde Birleşik Krallık gibi ülkelerde başarılı siyasetçi, bilim insanı veya sanatçılara onursal olarak da verilebilir.
Dizi, film veya edebiyatta asil, güçlü, zengin ve genellikle nüfuzlu kadın karakterleri tanımlamak için kullanılır.

Baron teriminin diğer anlamları:
Belirli bir iş sektöründe güçlü ve etkili kişi.
Çok etkili ve önemli işadamı.
Çok zengin işadamı, kral.
Büyük sığır eti parçası.
Kudretli iş adamı,
Büyük işadamı.
Kral,

Kireç karıştırılan tekne ...

Tava,
Tekne,
Sile,
Kireç karıştırılan tekne.
İçinde kireç karıştırılan büyük tekne.
Kireç karıştırılan tekne, yapı ve inşaat işlerinde su ile kirecin karıştırılıp söndürüldüğü, harç hazırlanan geniş ve sığ kaplara verilen ad. İçinde kireç suyla eritilir ve harç kıvamına getirilir. Genellikle bu tekneler ahşap veya metal malzemeden yapılır. Geleneksel yapı işlerinde harç hazırlamak için kullanılır.

Ayrıca, dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları sile denilen havuzlar  vardır. Bu havuzlar beton olup dericilikte kullanılır. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusudur. Kireçleme, kireç giderme ve tabaklama sularının (özellikle palamut, meşe palamudu şerbetinin) tutulduğu derin kuyu veya havuzlardır. 

Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker ...

Sipahi,
Farsça: sipahī,
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker.
Osmanlılarda kapı kulu teşkilatındaki atlı asker:
Sipahi, Osmanlı Devleti'nde tımar sahibi atlı asker sınıfıdır. Bu askerler, savaş zamanlarında kendi hayvan ve silahlarıyla orduya katılırdı.

Tımarlı sipahiler, ordunun temelini oluşturan ve profesyonel savaşçılar olarak görev yapardı. Tımar sistemiyle toprak karşılığında yetiştirdikleri askerlerle stratejik öneme sahipti. Kökenleri göçebe Türk savaşçılarına dayanan bu sınıf, Osmanlı'nın genişlemesinde önemli rol oynadı. Zamanla Yeniçeri teşkilatına bağlı süvari bölüklerine evrildi.

Sipahiler, savaş zamanında savaşa katılır, barış zamanında ise tımarları dahilindeki halktan vergi toplayarak kendilerini ve askerlerini geçindirirlerdi.

Sipahi, Osmanlı Devleti ordusunda görev yapan atlı (süvari) asker sınıfıdır. Genellikle tımar adı verilen toprakların geliriyle geçinen ve savaş zamanı orduya katılan bu askerler, Osmanlı askeri ve idari sisteminin temel yapı taşlarından biriydi. 

Tımarlı Sipahiler: 
Eyaletlerde kendilerine verilen toprağın (tımar) gelirleriyle yaşayan, devletten maaş almayan ve tarım arazilerinin güvenliğini sağlayan atlı askerlerdir.

Kapıkulu Sipahileri: 
Doğrudan merkeze bağlı, sarayı ve padişahı koruyan, maaşlı ve altı bölük olarak bilinen profesyonel süvari birliğidir.

Sipahi sözcüğünün başka anlamları:
Ordu mensubu, askeri.

Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki...

Topalak,
(Tobalak),
(Rhamnus clorophorus globosus)
Yer miski, havlıcan dedikleri kök.
Çayır otuna benzer bir çeşit bitki.
Kökü kokulu, ak çiçekli bir çeşit kır bitkisi.
Ceviz büyüklüğündeki yumru kökü yenilen bir çeşit bitki.
Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki.
Cevizden az küçük, yumru gövdesinden yemek yapılan, ak çiçekli bir çeşit bitki.
Salkım biçiminde, yumru köklü, hoş kokulu, çiçekli, bataklıkta yetişen bir çeşit bitki.Kökü ufak ve salkım biçiminde yumrulardan oluşan, yazın darı ve bostan tarlalarında biten, çiğdeme benzer bir çeşit bitki.

Topalak sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Dolu,
Topak,
Topaç,
Tomat,
Domates.
Suluköfte.
Küçük, kalın ekmek.
Yuvarlak, küre biçiminde.
Buğday yarmasından yapılan yemek.
Kıyma ve bulgurdan yapılan sulu köfte.
Ucu püsküllü, bataklıkta yetişen bir çeşit saz.
Yumruk büyüklüğünde kuru toprak parçası, kesek.
Bulgur ve et veya patatesle karıştırılarak elde edilen hamur toplarının sacda pişirilmesi ile yapılan bir yemek.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ