İçinde sofra takımlarının bulunduğu dolap...

Büfe,
Komodin,
Fransızca: buffet.
İngilizce: buffet, kiosk.
İçine sofra takımlarının konduğu dolap.
İçinde sofra takımlarının bulunduğu dolap.
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap.
Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkan
İçki, yiyecek türü şeylerin satılıp tüketildiği yer.
Sigara, kibrit, gazete, sandviç v.s. satılan yer.

İstasyon lokantası.
Davetlileri ağırlamak için çeşitli yiyecek ve içeceklerin hazır bulundurulduğu masa.
Konukların serbestçe seçebilecekleri yiyecek ve içeceklerin sergilendiği sofra.
Bazı toplantılarda, ayakta yenilmek için soğuk yiyecek ve içeceklerle hazırlanmış masa.
Büfe, yiyecek, içecek, gazete, dergi, bilet ve turistik hediyelik eşyaların satıldığı küçük dükkan.

Batı dillerinde kiosk olarak kullanılır. Özellikle büyük ve kalabalık şehirlerde daha çok insan trafiğinin olduğu bölgelerde bulunurlar. Hızlı alışverişi yapılabilecek ve anlık ya da günlük ihtiyaçları karşılayacak ticari malların satıldığı ticarethanelerdir. Özellikle turistlerin yoğun olarak bulunduğu şehirlerin tarihi mekanlarında o şehirle ya da yakınında bulundukları tarihi mekan ile ilgili turistik hediyelik eşyalar da satılır.

Eğitici hikaye veya masal...

Mesel,
Arapça: mesel,
Fransızca: parabole.
Atasözü.
Bilmece,
Örnek alınacak söz.
Eğitici hikaye veya masal.
Masal, hikaye, fıkra, bilmece.
Masal; bilmece; fıkra; ders alınacak hikaye.
İbret dersi veren bilgece sözler ya da küçük öykü.
Halk edebiyatında köylerde öykü yerine kullanılan bir terim.

Mesel sözcüğünün halk dilinde diğer anlamları:
Sıcak bir kabı tutmak için kullanılan bez, tutacak.
Ahırda, hayvanların sidiğinin akması için yapılan tahta oluk.

Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para...

Ödenek,
Tahsisat,
Rusça: assignovaniya
İngilizce: subvention, appropriation, 
allocation, allowance.
Fransızca: appropriation.
Bir işin yapılması için ayrılan para.
Bir iş için ayrılan belli para; tahsisat.
Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.
Belirli bir işin yapılabilmesi ya da belirli amaçların gerçekleştirilmesi için ayrılmış parasal kaynaklar.
Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni.
Bir işletme, bir örgüt, bir kuruluşa bir yıl için oranlanan giderler karşılığı verilen harcama yetkisi.
Kamu işlerinin görülebilmesi için, önceden hesaplanarak bütçeye konulan, yürütme organının harcayabileceği para.

Çerez olarak yenen tahıl kavurgası....

Firik,

(Ferik),
Kavurga(Kavurka),
Cedene,
Arapça: ferіk.
Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.
Taze buğday tanesinin ateşten geçirilerek yenen şekli.
Kabuğuyla ateşe atılarak kavrulmuş taze buğday başağı ve nohut.

Olgunlaşmaya başlayan buğday başağı ya da mısır koçanının közde pişirilmişi.
Geleneksel bir buğday ürünü olup, olgunlaşmasını tamamlamamış ve süt olum evresinde olan özellikle durum buğdayının ve bazen de sert ekmeklik buğdayların ateş yardımı ile kavrulması yolu ile elde edilen bir üründür.
Buğday tanelerinin olduğu bölümün ateş üzerinde kavrulmasıyla yapılır.


Firik sözcüğünün bazı yörelerimizde halk dilinde başka anlamları:
Firik, yeşil buğdayın tam olgunlaşmadan toplanıp kurutulmasıyla elde edilen bir tahıldır. Firik pilavı, bu tahılın bulgurla karıştırılarak pişirilmesiyle hazırlanan geleneksel bir yemektir. Et, nohut veya mercimek gibi malzemelerle zenginleştirilebilir.
Firik, daha yeşil iken koparılıp kurutulmuş buğday taneleridir.
Buğday başaklarının olgunlaşmamış hali.
Henüz olgunlaşmamış yeşil buğday tanesi.
Olgunlaşmak üzere olan tahıl.
Olgunlaşmaya başlayan tahıl.
Olgunlaşmamış meyve.
Taze başak ve koçan.
Daha ötmeye başlamamış horoz.
Ortak, kuma, ikinci karı.
Nemini kaybetmiş tarla.
Sabun ufağı.
Turfanda.
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavruları, piliç.

Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen...

Deklanşör,
Fransızca: déclencheur.
İngilizce: release, trigger, shutter.
Rusça: spusk fótoapparata,
Bir elektrik çevrimi kesicisinin çalışmasını etkileyerek açılmasını önleyen düzen.
Bir devre kesicide mekanizmanın açılmasını sağlayan düzenek.
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen.
Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
Fotoğraf makinesinde, fotoğraf çekilirken basılınca objektifin açılmasını sağlayan düğme.
Fotoğraf makinesi, kamera gibi optik aygıtlarda, fotoğraf veya film çekmek için basılan düğmedir. Deklanşöre basıldığında, ışık düzengeci (diyaframı), obtüratör açılarak filmin ışıklanması sağlanmış olur.
Fotoğraf makinesinde resim çekilirken poz verme süresini ayarlayan düzenek ve bu düzeneği açmak için üzerine basılan düğme.



Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ