Bovirizm,
Bovarysme,
Bovarysme,
Le Bovarysme ve, Madame Bovary sendromu.
Genç kadınların duygusal ve toplumsal doyumsuzluğunu, kendini beğenmişliğini ve düş gücüne sığınma eğilimini nitelemek için kullanılan terim.
Genç kadınların duygusal ve toplumsal doyumsuzluğunu, kendini beğenmişliğini ve düş gücüne sığınma eğilimini niteleyen terim.
Kendini diğer kişilerden farklı ve üstün görerek bulunduğu durumdan hoşnut olmayan ve yaşam koşullarıyla bağdaşmayacak düşler peşinde koşan kişilerin içinde bulunduğu durum.
Kendini diğer kişilerden farklı ve üstün görerek bulunduğu durumdan hoşnut olmayan ve yaşam koşullarıyla bağdaşmayacak düşler peşinde koşan kişilerin içinde bulunduğu durum.
Kendisini gerçekte olduğundan başka türlü tasavvur eden, kaderin çizdiği hayattan tamamıyla farklı bir hayat süreceğine inanan bir kimsenin ruh halidir.
Bovarizm:
(Bovarysme),
Kişinin gerçek hayatı ile hayal ettiği yaşam arasındaki farkı kabullenememesi, kendini olduğundan farklı zannetmesi ve sürekli bir tatminsizlik yaşaması durumudur. Adını Gustave Flaubert'in ünlü Madame Bovary romanındaki baş karakteri Emma Bovary'den alır.
Kişi, kitaplarda veya filmlerde gördüğü romantik ve kusursuz hayatı kendi gerçekliği sanır. Elindekileri küçümser, sahip olamadığı veya hayal ettiği hayata duyduğu özlem yüzünden asla mutlu olamaz. Birey, zihninde yarattığı sahte kimliğe veya yaşama inanarak gerçek hayatına yabancılaşır.
Bovarizm, psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelirken edebiyatta ise Madame Bovary romanı etkisinde yazılmış romanları, bu romandaki Emma karakterinin tesirinde olan veya Emma karakterini taklit eden karakterleri ifade eder.

