Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi...

Kesenek,
Mültezim.
Kesene,
İltizam.
Aidat.
Prim,
Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.
Bir şeyin gelirini satın alan kimse, kesimci, iltizamcı, mültezim.
Devlet ve kamu hizmetinde çalışanların aylıklarından kesilen para.
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para.
Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret.
Bir şeyin hasılatını götürü olarak alma, iltizam.
Götürü iş, toptan iş, kesene.
Sigorta aidatı.

Kesenek sözcüğünün başka anlamları:
Köylünün odunundan faydalandığı ağaçlık, ormanlık.
Götürü, toptan iş.
Levha, yaprak.
Orman,

Gözünü, akı iyice belirecek bir biçimde açmak...

Belertmek,
Pörtletmek,
Belertmek işi.
Gözlerini iyice açıp öfke ile bakmak.
Gözünü genişçe açarak hayretle bakmak.
Gözünü, akı iyice belirecek bir biçimde açmak.
Gözleri, akını meydana çıkaracak şekilde açmak.
Gözlerini, akı çok görünecek biçimde açmak.
Gözleri akları iri iri görünecek şekilde açarak hiddetle bakmak.
Hafif morumsu bir renk bırakacak şekilde deriyi örselemek.

Pörtletmek:
Pörtleme işini yaptırmak.
Bir şeyin içini dışına çıkartmak.
Çocuk doğurmanın argosu(muş).
Ağızdan söz kaçırmak.
Sivilce sıkmak.

Bosna-Hersek'te yaşayan Katolik Hırvatların (özellikle kadınların) kollarına, ellerine ve alınlarına uyguladıkları geleneksel bir dövme yöntemi...

Sicanje,
Hırvatça: Sicanje,
(Bocanje),
Bosna Hersek'te Hristiyan dövmeleri. 
Osmanlı'nın Bosna-Hersek' i kontrol ettiği dönemden 20. yüzyıla kadar Roma Katolikleri arasında yaygın bir gelenektir. Katolikler dövmeleri çocuklarının devşirilmemesi için yapmışken, kadınlar kölelikten kaçınmak umuduyla dövme yapılmıştır.

Ülkenin bazı bölgelerindeki Bosnalı Hırvat kadınları ellerini ve vücudun diğer görünür kısımlarını (kaş, yanak, bilek veya boynun altı gibi) Hristiyan sembolleri ve stećak süslemeleri ile dövmelerler. Bu günümüzde sadece Bosna-Hersek'te değil, yurtdışında yaşayan Bosnalı Hırvat kadınlar arasında da görülebilir. Bosna-Hersek'te yaşayan Katolik Hırvatların (özellikle kadınların) kollarına, ellerine ve alınlarına Hristiyanlık sembolleri (haç) çizmek için uyguladıkları geleneksel bir dövme yöntemidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'a hakim olduğu dönemde ortaya çıkmıştır. Katolik kadınlar ve çocuklar, Osmanlı askerleri tarafından kaçırılmaktan, zorla evlendirilmekten veya din değiştirmekten korunmak amacıyla kendi kimliklerini (haç sembolüyle) kalıcı olarak işaretlemişlerdir. 

Genellikle ilkbahar aylarında, köydeki yaşlı kadınlar tarafından iğne ve özel bir karışım kullanılarak yapılırdı. Bu karışım; kömür, bal, anne sütü ve bazen baruttan oluşurdu. Çizilen haçlar doğayı, güneşi ve Hristiyanlık inancını temsil ederdi. Bölgede yaşayan Müslüman topluluklar üzerinde de bu geleneğin kültürel izlerine rastlanmıştır. 

Yunanistan, Makedonya ve Hersekli Ulah kadınları da dövmeleri kullanmışlardır. Arkeolog Ćiro Truhelka, bu tür dövmeleri 19. yüzyılın sonlarında araştıran ilk kişi olmuştur.

Stećak süslemeleri:
Bosna-Hersek ve çevresindeki topraklara (Hırvatistan, Karadağ ve Sırbistan) dağılmış olan anıtsal Orta Çağ mezar taşlarının (stećci) üzerindeki zengin kabartma motiflerdir.

Ağaç (yöresel)...

Tirek,
Direk.
Kereste.
Ağaç.
İzmir, Haymana -Ankara, yörelerinde halk dilinde ağaca verilen ad.

Ağaç:
Meyve (Yemiş ) verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Tirek, sözcüğünün başka anlamları:
Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan
Sobadan kömür çekmeye yarayan ucu eğri araç.
Bir çeşit em.
Bir kilometre kadar olan bir uzunluk (ölçüsü). 
2. 68 santim uzunluğunda ağaçtan yapılmış arşın.
Sopa, değnek.

Bir şeyi örtme, gizleme...

Setir,
Mestur.
Arapça: setr,
Örtülmüş, kapalı.
Örtülü, kapalı, gizli.
Bir şeyi örtme, gizleme.
Örtmek, gizlemek, perdelemek.
Örtmek, gizlemek anlamındaki setr sözcüğünden türetilmiştir.
Bir şeyi örtme, gizleme anlamlarına gelen, eskimiş bir Türkçe kelimedir. 
Eskidilde setir, örtücü, perdeleyici kişi anlamında da kullanılabilmektedir.
Genellikle ayıpları örtmek, bir şeyi görünmez kılmak veya kapatmak manasında kullanılır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ