Ağaç, taş ve madeni eşyayı oyarak ve çukurlaştırıp kabartarak ona mücessem şekiller veren sanatkarlar...

Nakkar,
Oyma ustası.
Arapça: nakkar,
Kazıcı, oymacı.
Nakkar, ahşap, metal veya taş gibi yüzeyleri ince ince oyarak süsleme, yazı veya resim kabartma sanatı yapan ustaya verilen isimdir.
Ağaç, taş ve madeni eşyayı oyarak ve çukurlaştırıp kabartarak ona mücessem şekiller veren sanatkarlar.
Osmanlı kültüründe sıklıkla metal gravürcüleri ve taş/ahşap oymacıları için kullanılmış geleneksel bir zanaat unvanıdır.
Kalemle oyma, genellikle de metal üzerine oyma yapan sanatçı.
Ağaç, maden ya da taşa şekil veren oyma ustası.

Alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş...

Doğan,
(Falco peregrinus),
Toğan, 
Toygan,
İngilizce: falcon, peregrine,
Fransızca: faucon, faucon pélerin, 
Almanca: wanderfalke. 
Rusça: sokol,
Macarca: tivan,
Latince: falco peregrinus.

Alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş.
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş.
Küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş.
Kartallar (Falconiformes) takımının kartalgiller (Falconidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 42-52 cm.dir. Kısa ve çengel gagalı olup, sırtı külrengi ve enine çizgilidir. Hemen bütün dünyada rastlanır. 
Doğan Türleri:
Ak doğan (Ak sungur), 
Boz doğan,Bayağı doğan, 
Cüce doğan, 
Çakır doğan, 
Delice doğan,
Gökdoğan, 
Sardoğan gibi türleri vardır.

Doğan sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Münbais,
Yer dokumasında kullanılan üç ağaç bacak.
Tarla bellemede kullanılan bellerin tutmaya yarayan baş kısmı.

Ekin tarlası, tarım yapılan alan anlamına gelen bir isim...

Tarlan,
Tarlan ismi, ekin tarlası, tarım yapılan alan anlamına gelir. 
Köken olarak tarım ve doğa ile ilişkilidir.
Tarlan ismi, genellikle kırsal yaşamı ve toprağa bağlılığı simgeler.

Tarlan teriminin başka anlamları:
İri pençeli doğan.
Bir cins doğan.
Büyük bir şikyar kuşu.


Şikrar kuşu:
(Accipiter badius),
Şikra, 
Asya ve Afrika'da yaygın olarak bulunan, küçük yırtıcı bir atmaca türüdür. Asya ve Afrika kıtalarında geniş bir dağılıma sahip olan bu tür genellikle ağaçlık alanlarda ve çalılıklarda yaşar, hızlı ve çevik uçuşuyla küçük kuşlar ve kemirgenlerle beslenir. Yetişkin bireylerin sırtı mavimsi-gri, alt kısımları ise beyazdır ve ince kırmızımsı çizgileri bulunur. Gözleri belirgin şekilde kırmızı veya koyu turuncudur. Keskin iki notalı bir ötüşe sahiptir ve bitki örtüsü içine gizlenerek avlanır.

Tavuğun belirli bir yerde yumurtlaması için taş ya da başka maddeden yumurta gibi yapılmış cisim (yöresel)...

Fala,
Fol,
Iğdır, Kars ve Kerkük yöresinde halk ağzında kullanılmaktadır.
Tavuğun belirli bir yerde yumurtlaması için taş ya da başka maddeden yumurta gibi yapılmış cisim, fol.
Tavuğun belirli bir yerde yumurtlaması için taş ya da başka maddeden yapılmış yumurta benzeri cisim.

Folluk;
Tavukların yumurtladıkları yer.
Tavukların yumurtlaması için hazırlanmış özel yer.

Fala sözcüğünün halk arasında başka anlamları:
Falan,
Tahrip araçları atmaya yarayan kule.
Kuşatılmış bir şehre tahrip araçları atmağa yarayan kule.
FALA:
Florida Assisted Living Association, 

Fransız destanlarının en eskisi ...

Roland,
Roland Destanı,
Fransızca: La Chanson de Roland,
Fransız destanlarının en eskisi olan Roland Destanı, Orta Çağ Frank edebiyatının önemli epik şiirlerinden biridir. Charlemagne döneminde Roland adlı kahramanın Müslüman Araplara karşı verdiği mücadeleyi anlatır. Roncevaux Geçidi Savaşı' nda yaşanan gerçek bir olaydan esinlenilmiştir. Roland' ın ihanete uğraması ve kahramanca ölümü, Hristiyan-Müslüman çatışmasını yücelten temalarla işlenir.


Eser, şövalyelik kültürü ve sadakat gibi değerleri vurgular. Fransız edebiyatının en eski örneklerinden biri olarak kabul edilir. Olay örgüsü 1040-1115 arasındaki olayları anlatır. Askerî lider Roland ve bir avuç arkadaşının İspanya'daki Müslüman Araplara karşı verdiği mücadeleyi konu alır. Nihai metin 4000 mısradan oluşur.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ