Elde bükülen pamuktan dokunmuş ak ceket.
Elde bükülen pamuktan dokunmuş üst giysisi.
Takma ad, lakap.
Elde bükülen pamuktan dokunmuş üst giysisi.
Elde bükülen pamuktan dokunmuş ak ceket, üçetek.
Al şerit ile süslenmiş ak gelin giysisi.
Bir çeşit kadın giysisi.
Kadın giysisi, entari.
Eteklik.
Üçetek.
Saya sözcüğünün yörelerimizde halk dilindeki başka anlamları:
Üçetek.
Saya sözcüğünün yörelerimizde halk dilindeki başka anlamları:
Avlu.
Sofa, salon.
Avlu, küçük bahçe.
Sofa, salon.
Avlu, küçük bahçe.
Ağıl.
Ahır.
Ahır.
Deri.
Manto.
Yeldirme.
İş önlüğü.
Üstten giyilen iş gömleği.
Takma ad, lakap.
İnce, dar ağızlı bıçak.
İnsan ya da hayvan ayak izi.
Samanlığın üstü kapalı, ön bölümü.
Boyunduruk kayışını bağlayan ağaç çivi.
Kundura yüzü.
Samanlığın üstü kapalı, ön bölümü.
Boyunduruk kayışını bağlayan ağaç çivi.
Kundura yüzü.
Kundura yüzündeki dikişler.
Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü.
Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü.
Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer; hangar.
Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören.