Açık sarı renk...

Turnagözü,

Limoni, 
Samani,
Balköpüğü,
Cerde,
Duru sarı.
Açık sarı renk.

Diğer renkler;
Balköpüğü; Açık sarı renk, krem rengi.
BaklaçiçeğiÜ
Camgöbeği, Yeşile çalan mavi renk.
Devetüyü, Devetüyü rengi; açık kahverengi
Fildişi; Fildişinin kırık beyaz rengi.
Gülkurusu; Pembe renkli gülün kurutulduğunda dönüştüğü hafif morumsu renk.
Kavuniçi; Pembeye çalan sarı renk.
Narçiçeği; Parlak kırmızı renk.
Ördekbaşı; Yeşille lacivert arası renk
Ördekgagası; Açık turuncu renk.
Tavşanağzı; Pembe renkli bir tür çiçek.
Tavşankan; Parlak ve koyu kırmızı renk, Tam kıvamında demlenmiş çay, Karadut sirkesi.
Turnagözü; Açık sarı renk.
Vapurdumanı; Koyu gri renk, füme.
Vişneçürüğü; Çürük vişne rengi.
Yavruağzı, Yavraz; Kavuniçi ile pembe arası bir renk, Sarı çiçekli bir kır bitkisi.

Yaradılış, huy, karakter...

Seciye,
Seciyye,
Arapça Seciyye,  (ﺳﺠﻴّﻪ)
Yaradılış, huy, karakter.
Yaratılış, tabiat, tıynet, karakter, ıra.

Özüne, sözüne güvenilir, sağlam karakterli kimselere seciyeli denir.
Karakteri güven vermeyen, güvenilmez, karaktersiz kimselere seciyesiz denir.

Eski dilde, mecaz anlamda içe dert olan şey...

Ukde,
İngilizce, nodule
Arapça: ukde,
Eski dilde, mecaz anlamda içe dert olan şey.
Elde edilemediği veya yapılamadığı için insanın içinde düğüm gibi kalan, içine dert olan şey. 

Ukde kelimesinin diğer anlamları;
Düğüm,
Eski dilde, Düğüm, yumru. 
Halli güç iş, çözülmesi zor mesele.
Bez, yumru
Bota, bazı bitkilerin saplarında oluşan boğumlara verilen isim. 
Bir gezegenin yörüngesinin zodyak üstündeki iki ucundan her biri.

Görünmeyen gözlerin denetimindeki hapishaneler ...

Panoptikon,
Jeremy Bentham tarafından 1791 yılında tasarlanan Panoptikon hapishaneler, akıl hastaneleri ve çalışma kampları gibi kamusal alanı gözetlemek amacıyla ortaya atılmış, Kontrol Evi felsefesi ile ortaya çıkmıştır. Mahkumlar üstünde devamlı bir gözetleme hissiyatı oluşturmak istenmiştir.  

Panoptikon, İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham'ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşa modelidir. Tasarımın konsepti gözetlemeye izin verir. Panoptikon her yeri gören yer, anlamına geliyor.

Panoptikon, hapishane tasarımında birkaç katlık tek odalı hücrelerden oluşan bir halka üzerine kurulu ve her hücre bu halkanın iç kısmına açık. Halkanın dış cephesindeki duvarda birer pencere var. Halkanın ortasında mahpuslardan tamamen saklanmış konumdaki gözlemcilerin kaldığı bir nöbet kulesi yer almaktaydı.  

Panoptikon'un temelinde yatan ilke, tek odalı hücrenin içindeki sakine saklanacak hiçbir yer bırakmamamış olmasıdır. Buna karşılık dış cephedeki duvarın penceresinden gelen dış ışık, kuledeki nöbetçilere mahpusun her hareketini izleme olanağını sağlamasıydı. Gözlemlenen her yanlış davranışının ceza getireceğini bilen, ama davranışlarının aslında ne zaman gözlemlendiğini bilmeyen mahpusun, daha dikkatli davranarak her zaman izleniyormuş gibi davranmaktan başka seçeneği yok. 

Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. ..

Varyete,
Tenevvü,
Fransızca, variété,
İngilizce, variety,
Almanca, spielart, 
Latince, variare, varietas.
Değişmek
Varyasyon.  
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri.  
Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. 
Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. 
Organizmaların sınıflandırılmasında alt türden daha küçük birim. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ