İçine süt sağılan kap...

Vedre,
Külek,
Güvlek, 
Tahta kova, gerdel.
Süt sağımında kullanılan, tahta kova, külek.
Su kovası, ağaç kova.
Kova.
Külek, Bal, yağ, yoğurt vb. şeyler koymaya yarar tahta kova.

At arabası tekerleğine takılan demir çember...

Şına,
At arabası tekerleğinin demir çemberi.
Tekerleğin demir çemberi. 
Tekerleğin demir çemberi ile tekerlek arasına çakılan taban demiri.
Araba tekerlerindeki demir çember.  
Tekerlek, bir eksen etrafında dönen bir disk veya dairevi bir çatı vasıtasıyla dönme hareketi yapabilen mekanik bir düzen. Tekerleğin keşfi ile sayısız kullanma alanı ortaya çıktı. 

Kara taşımacılığında yeni bir devir açtı. Tekerlekte yapılan değişikliklerle işçiliği azaltmak, verimi arttırmak, taşıma hayvanının ve insanın sınırlı kas gücü kapasitelerine destek olan güç kaynaklarının yerini almak üzere makinalar geliştirildi.

En büyük teknolojik faydası da şüphesiz insanların ve eşitli hayvanların (at, eşek, öküz vb.) taşıyamayacağı yükleri taşınır kılmasıdır. Tekerleğin çalışması sonsuz sayıda kaldıraç gibi düşünülebilir. At arabası tekerleğinde yere değen çember dayanak noktası olmak üzere her parmak bir kaldıraçtır. Lokomotifteki tekerlekteyse dingil dayanak noktası olmak üzere yarıçapın ortasında bir yere bağlanan kol, gücü tekerlek çemberine aktarır. 

Dingilin sabit olması halindeyse tekerlek çemberine uygulanan kuvvet, bağlanan kolu hareket ettirir. Çeşitli dişli takımları, gücü ve hızı yarıçap uzunluklarıyla orantılı olarak değiştirir. Tekerlek, yükü ileriye çektiği gibi sürüklenen bir cismin aksine sürtünmeyi de azaltır.

İğdiş edilmiş hayvan...

Enenik,
İğdiş,
İkdiş, (Farsça).
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).

Etek ucuna doğru genişleyen giysiler için kullanılan sözcük...

Evaze, 
Fr. evase.
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi).
(Etek için)
Yukarısı dar olup etek ucuna doğru genişleyen.

Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı. ...

İştikak,
Arapça: iştikak.
Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı. 
Aynı kökten türemiş olan birkaç kelimeyi bir araya getirme sanatı. 
Misal: 
Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı. 
Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem. Mehmed Akif

İştikak sözcüğünün diğer anlamları;
Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma.
Türeme. 
Türemek. Bir kökten ayrılan kelimelerin asılları ve birbirleri ile olan münâsebetleri, meydana gelişleri.
Çatallaşmak. Yarılmış bir şeyin bir şıkkını almak.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ