Kadife,
Çadırbezi.
Sık ve kalın dokunmuş.
Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).
Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).
Sık ve kalın dokunmuş (kumaşlar).
(Kumaş için) Sık ve kalın dokunmuş.
Sık dokunmuş kalın ve dayanıklı bir tür kumaş.
Sık ve kalınca dokunmuş kumaş anlamına gelen kelime toktur.
Orta karadeniz yöresinde dokunan kalın ve dayanıklı bir tür kumaşa verilen ad.
Tok, iplikleri birbirine sıkı ve dolgun bir şekilde tutunmuş, kendini bırakmayan kumaşları tanımlamak için kullanılır.
Tok sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Koyu.
Kalın.
Tavuk.
Sıkı, sağlam.
Bir çocuk oyunu
Bir çocuk oyunu
Kalın ve gür (ses),
Kibirli, burnu büyük.
Sabanı oka bağlayan ağaç.
Olgunlaşmamış tahıl tanesi.
Aşık kemiğinin çıkıntılı yanı.
Cokeylerin giydiği bir tür başlık.
Jokeylerin giydiği kenarsız başlık.
Üstüne altın dikilmiş kısa gerdanlık.
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı.
Tasma, halta, boyuna geçirilen zincir.
Yemliklere hayvanı bağlamak için takılan demir halka.
Sabanın uç demirini tahta bölümüne bağlayan demir bilezik.
Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.
Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.