Yabancı.
Acem, Şii.
Yabancı, ecnebi, özel olarak Acem.
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı.
Tat sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı.
Tat sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Deli.
Hoşa giden durum.
Dilsiz.
Kekeme.
Tatlılık.
El ayası.
Kasımpatı.
Az konuşan.
Ters (kimse).
Ters (kimse).
Kekeme, dilsiz.
Çirkin, sevimsiz.
Ayağın altı, taban.
Çorabın altı, tabanı.
Kaba (kimse için).Hoşa giden durum.
İnce kesilmiş ağaç.
Köknar ve ladin dalı.
Deneyimi olmayan kimse.
Çam ağacının büyük dalı.
Çam ağacının büyük dalı.
Düzgün kesilmemiş (şey için).
Sıra, saygı gözetmeyen, şaşkın, aptal.
Çorabın ayak bileğinden aşağı bölümü.
Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum.
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmakta kullanılan ot yastığın içine konulduğu ince ağaç dallarından örülmüş, kıyışız ve düz, sepet altı biçiminde bir araç.
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmakta kullanılan ot yastığın içine konulduğu ince ağaç dallarından örülmüş, kıyışız ve düz, sepet altı biçiminde bir araç.