Arapça: hass.
İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
Mecaz anlamda, iyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
Has sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
Mecaz anlamda, iyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
Has sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Saf.
Özgü,
Duvar.
İpekli.
Marul.
Has, marul.
İyi, lezzetli,
İpekli.
Marul.
Has, marul.
İyi, lezzetli,
Başmaklık.
İyi, güzel.
Mahsus,
İyi, güzel.
Mahsus,
Boş yer.
Pideye benzeyen tandır ekmeği.
Yıllık geliri 100.000 akçeyi aşan dirlik.
Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan topraklardan alınan vergi.