Arapça: usul,
Kökler, asıllar.
Kökler, asıllar, bünyadlar.
Üst soy.
Üst soy.
Yöntem.
Metot,
Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot.
Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar.
Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot.
Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar.
Usul sözcüğünün başka anlamları:
Tarz.
Kural.
Yakışıklı.
Uzun, salınan.
Yavaş, sessiz, sakin.
Yavaş, sessiz, sakin.
Klasik Türk müziğinde tempo.
Yavaş bir biçimde; usulca.
Alçak sesle; usulca, usulcacık, usuldan.
Kadınların kıldıkları sabah namazı.