Yaradılıştan var olan huy, ahlak, tabiat . ..

Hulk, (Arapça  خلق )
Huy.

Yaratılıştan olan haslet. 
Seciyye. 
Cibilliyet. 
Tabiat, 
Ahlak, 
Ruh hali,
İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhi ve zihni haller.

Yaradılış ...

Hilkat, (Arapça خلقت .)
Yaradılış,
Tanrı,
Eski dilde yaradılış.
Fıtrat, (Arapça).
Tıynet,
Yaradılış, yaratılma.
Doğuştan gelen vasıf. 
Yaratma. 
Yaratılış.
Huy özelliği.

Gösterişten kaçma ...

Tevazu, 
[Arapça  تواضع ] 
Alçakgönüllülük.
Alçak gönüllülük.
Gösterişten kaçma.
Alçak gönüllülük. 
Kibirsizlik. 
Mahviyet hali. 
Tekebbürrün zıttıdır.

İnsanda büyüklüğün mikyası, küçüklüktür, yani tevazu'dur. 
Küçüklüğün mizanı büyüklüktür,  yani tekebbür'dür.

Gösterişi ve özentisi olmayan, gösterişsiz ...

Babayani,

Gösterişi ve özentisi olmayan, 
Gösterişli olmayan,
Gösterişsiz, (İng. Modest).
Alçak gönüllü,
Mütevazi, 
Gururlu olmayan,
Alçak gönüllü, kendi fakrını bilen.
Geniş, hoşgörülü, hiçbir şeye aldırmayan.
Özentisi ve gösterişi olmayan insanlar.

Dolaşım ve solunum sistemlerinin çalışmaması ve merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının durması şeklindeki ölüm ..

Somatik, (İng. somatic ).
Bedeni ,(Osm. bedei ).
Somatik ölüm.
Bedeni ölüm,
Dolaşım ve solunum sistemlerinin çalışmaması ve merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının durması şeklindeki ölüm.
Hukuken solunum ve dolaşım sistemlerinin yapay destek almaksızın çalışmaması, merkezi sinir sistemi fonksiyonlarının durması ölüm olarak kabul edilir. Bu şekildeki ölüme somatik ölüm denir. 
Başka ölüm var mı? Herhalde kastedilen Beyin ölümü gibi herhalde.  
Somatik kelime anlamı olarak, vücutla ilgili, vücut yapısıyla ilgili, bedensel demektir. Somatik ölüm; Merkezi sinir sistemi, solunum sistemi ve dolaşım sitemi fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak kaybedilmesi durumudur. Hukuken ve tıbben yaşamın sonlanması anlamına gelen somatik ölüm bu şekilde ifade edilmektedir. Basit bir anlatımla işlevsel fonksiyonellerin sona ermesidir. Ölüm geri dönüşümü olmayan (irreversebl) ve ilerleyici (progressive) bir süreçtir. Bu süreç; agoni evresi ile başlayıp iskeletleşmenin sonlanması olan iskelet kemiklerinin dağılarak kimyasal yapılarına ayrılması ve doğal biyolojik ortam ile bütünleşmesi ile sonuçlanır.

Canlılığın sona ermesine bağlı ve bunu takiben, cesetlerde ortak değişiklikler meydana gelmektedir. Ölümden sonraki (Postmortem) değişiklikler şunlardır. ;

  •  Cesedin su kaybı,
  •  Kan ve vücut sıvılarında meydana gelen değişiklikler,
  •  Ölü soğuması (Algor mortis),
  •  Ölü lekeleri (Livor mortis),
  •  Ölü katılığı (Rigor mortis),
  •  Kokuşma (Pütrefaksiyon),
  •  Sabunlaşma (Saponifikasyon),
  •  Mumyalaşma (Mumifikasyon),
  •  Salamuralaşma (Maserasyon).

Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, rint ...

Kalender, 
(Farsça).
Rint,(Farsça rind).
Dünyayı terkederek elini çekip Allah yolunda giden kimse.
Dünyadan elini çekip herşeyi hoş gören kimse.
Dünya alâkalarından uzak, alâyişe aldanmaz hakikat adamı. 

Dünyadan elini eteğini çekip başı boş dolaşan.
Sade yaşamaktan yana olan,  
Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. 
Özensiz, kılıksız bir biçimde. Filozof.
Gösterişsiz, 
Ehlidil,
Gönül eri,
Aldırışsız, dünya işlerini hoş gören.
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, rint.
Alçak gönüllü kimse,
Alçak gönüllü, gurur ve kibirden uzak, üstüne başına dikkat etmeyen bulduğu ile yetinen kimse.

Yaradılış, huy, karakter, mizaç ...

Meşrep, 
(Eski Osmanlıca).
Meşreb (Arapça مشرب ).
Ar. meşreb,
Davranış biçimi,
Huy. Tabiat,
Yaradılış. 
Karekter,
Mizaç, 
Huy, karakter, 
Şemail,
Adet. 
Ahlak.
Gidiş.
Gidişat.
Yaradılış, huy, Karakter, mizaç.
Davranış biçimi,
Meşrep,
İçmek. İçilecek yer.
Fehmetmek.
Manevi haz ve feyz alınan yer ve yol.

Sanki, hemen hemen ...

Adeta,  (Arapça. عاد).
Basbayağı.

Sanki,
Hemen hemen,
Adet olduğu üzere, her vakitki gibi, 
Alelade. 
Bayağı surette, adi bir suretle. 
Düpedüz.
Farz edelim ki, güya.
Sözüm ona, sözde.

Yörelere göre değişik isimlerde telafuz edilmektedir.
Sankem,  Sankim, Sanki, Sankime gibi.

Kısır, verimsiz ...

Akim, Osmanlıca, Arapça ( عقيم).
Kısır, (Fr. Stéril, İng. sterile).
Kısır, ürün vermeyen.
Kısır, verimsiz.

Beyhude.
Üreme imkanı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). 
Doğuramayan (kadın), doğurtamayan (erkek).
Ürün vermeyen (toprak).
Başarısız, sonuçsuz,
Sonuçsuz, başarısız,
Verimsiz, yararsız, sonuçsuz,
İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril
Yavru sahibi olma kabiliyeti bulunmayan, doğurma kabiliyeti taşımayan, steril.
Neticesiz, sonu yok.
Kısır, verimsiz, döl veremeyen.  
Neticesiz, sonu yok. 
Beyhude.
Yağmur getirmeyen rüzgar.
Çocuğu olmayan, kısır. 
Dölü olmayan, soyu olmayan. 
Çocuk sahibi olmayan.  

Avusturalya kıyı çimi, kıyı otları denen bitki örtüsü ...

 
Spinifex (genus),
Spinifex longifolius,
Kum otu,
Triodia. 
Kıyı çimi.
Botanikçilere göre Doğal halı.
Çorak bölgelerde kıvrık ipleri keskin dikenleri olan bir bitki örtüsüdür. 
Lifleri keskin ve kaktüs gibi dikenli bir yıllık bitkidir. 
Kıyı otları sınıfından olan spinifex, kum otu, kıyı çimi kıyı otu gibi adlarla da bilinir. 



Triodia Avustralya'ya endemik büyük bir cins çimdir. Kıyı cinsi olan bu 64 tanınmış türünden biri olan bu tür Spinifex olarak bilinir. Avustralya, Yeni Zelanda ve Yeni Kaledonya kıyılarında yetişir. Genelde kum içinde büyüyen ve yaygınlaşan bitki kumluk alanların stabilitesini sağlar. Böylelikle kumul ekosisteminin düzenlenmesinde etkilidir. Avustralya'ya özgü ve dikenli yapraklı, tombul otlardan bir örtü anlamına gelen Triodia cinsindendir. Avusturalyadaki düzlükler Triodia (Spinifex) otlarıyla kaplıdır. 

Batı Avustralya’nın kuzeyinde bulunan büyük kum çölü, çorak alan, geniş ve kıraç tuzlu bataklıklarla kaplıdır. Yeni Zelanda'da en önemli doğal kum bağlama otu spinifexlerdir.

İlkbahar ve erken yaz aylarında çiçekler açar. Bunlar erkek ve dişi tomurcuklar olarak gelişir. Spinifexler sonbahar rüzgar tarafından bu tohumlar taşınarak üretilmektedir. Spinifex çim dikenli tohum kafaları, rüzğarlarla toplanır sıkıştırılarak rulo yaparak tüm Avusturalya sahillerinde boy gösterirler. İnce kumlara dalan büyüme organları ile yeniden dağılım döngüsüne başlar. Doğal olarak üreyen bir bitki örtüsü Avusturalyanın düzlüklerinde yetişir. Her yıl tohumları rüzğarlarca taşınarak kumların içerisinde yeniden doğar. Tabi bu üremeye denizin gelgitleri de yardımcı olmaktadır. Tohumlar nemlenir ve çimlenmeye başlarlar.  Tohumlar bir tüylü yüzeyi ile renk grimsi yeşil yıllık otların içine büyür. Bu bir nevi doğal kum bağlayıcıdır. Kıyı çimi olarak plajların korunmasına yardımcı olur. 

Avusturalya'da ağaçsız anlamında yeryüzünün bittiği nokta olarak adlandırılan yer...

Nullarbor,
Latince Ağaçsız demektir. 

Doğa yüzünde bir leke olarak tanımlanan bu bölgeye Avrupalılarca düz geçilen bölge denir.
Avustralya’nın güneyinde bulunan Yeryüzünün Bittiği Nokta olarak adlandırılan Nullarbor Uçurumları Latincede ağaçsız anlamına gelir. Coğrafi olarak önemli bir yer olan bölge yaklaşık 200.000 km2 lik bir alandır. Dünyanın en geniş karstik kireç taşı oluşumlarının olduğu bu bölgenin genişliği  1100 km. dir.  

Bir teoriye göre Nullarbor Ovası, yer kabuğu hareketleri sayesinde yükselmiştir. Nullarbor Ovası eski sığ deniz yatağından dönüşmüştür. Karstik bir bölge olan Nullarbor Ovası, kireçtaşından oluşan oligosen ve miyosen mağara oluşumlarına sahiptir. Bu ovayı baştan başa geçmek her Avusturalya' lının rüyasıdır. Bu düzlük ilk kez Avrupalılar tarafından 1841 yılında Edward John Eyre tarafından geçilmiştir.

Aborijinler, Spinifex ve Wangai halklarının yaşadığı bu bölgede yarı göçebe bir yerleşim vardır. Özellikle Aborjinler-Aborijinler bu bölgeyi binlerce yıldır kullanmaktadırlar. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ