Ayakkabı kalıbının çapı ...

Lorta, (İtalyanca. lorta). 
Ayakkabı kalıbının çapı.
İtalyanca bir kelime olup baş, aşağı, orta lorta olmak üzere grublanır.

Yine bugün çok kullanılan bir kelime özellikle otellerde Lostra, Lostra salonu gibi kelime de ayakkabı ile ilgidir. Ayakkabı boyama anlamına gelen italyanca lustra (Lostra) kelimesinden alınmıştır.

Önce ayakkabı nedir. Çok basit ayağa giyilen ayakların yerle iletişimini kesen giyecektir. Ayağı korur. Yaralanma, yabancı maddeler ve kirlenme gibi etkileri önler. Yağmurdan, çamurdan, kardan, buzdan, tozdan koruyan bir giyecek. Evet hepsi iyi ama illaki bir de şık olması gerekir. Ayağa giyilen her türlü giyecek, ayakkabı, topuklu, topuksuz ayakkabı, kundura, bot, çizme, sandalet, spor ayakkabı, iskarpin, babet, çarık, yemeni, takunya, kara lastik,  tokyo v.b. giyeceklerdir.

Ayakkabı taban ve saya denilen alt ve üst parçadan oluşur.  Yere temas eden taban kısmı çabuk eskimesin diye kalın bir parçadan(gön, kösele) yapılır. Ayağı saran saya ise deri, kumaş gibi daha ince olan yumuşak bir malzemeden yapılır. Ayakkabı imalatında giyilecek yer, zaman, insan, kişi, çocuk, moda, coğrafya, iklim  v.s. etkili olmuştur.

Yeni aldığınız ayakkabı ayağınızı sıkıyorsa kalıbı küçüktür.. Kalıp ayağınıza uygun değildir. Kalıp bozuk olabilir. Kalıp çapı uygun değildir. Bu durumda hemen değiştirin yada satın almayın. Hele hele yolculuğua çıkarken ayakkabıyı yeni alıp ayağınıza geçirip çıkmayınız. Yplculuğunuz burnunuzdan gelir. Gittiğiniz yerde yeni bir ayakkabı sahibi daha olursunuz.

Uzun zaman kullanmadığınız ayakkabı ayağınızı vuruyorsa o zaman ayakkabının dış yüzü,  sayası sıcak su buharına tutularak genişlemesi sağlanır. Su buharı deriye işler ve yumuşatır. Fazla bekletmeden yani soğumadan ayağa giyilerek genişlemesi sağlanır. Ayakkabı ayakta kurutularak ayağın şekli verirlir. Bu uygulama sonuç vermedi; Başka bir metod daha var. 


Ayakkabınn içine su dolu poşet koyarak buzdolabının buzluğuna veya derin dondurucuya koyunuz. Böylece su donarak genleşir ve ayakkabıyı genişletecektir. Bu metod da olmadı. Hemen bildiğiniz bir ayakkabıcıya veya bir alışveriş merkezine gidip iyi ve ayağınızı sıkmayan bir ayakkabı alınız. Evet Oh ne rahat diyeceksiniz. Bu kadar acı çekmenize gerek yok.

Kulak çınlaması ...

Tinnitus,  
Ding, (Fr. Tintement).  
Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşur. Bu organlar ses dalgalarını toplar ve kulak zarına ulaştırır. Çınlamaların büyük bölümü sadece hastanın kendisi tarafından duyulur ki buna subjektif çınlama adı verilir.   
Hem hasta hem hasta hem de çevredekiler tarafından duyulan ve en az görülen çınlama objektif çınlama olarak isimlendirilir. Objektif çınlama orta kulak veya östaki tüpündeki kas spazmlarına veya kulağı çevreleyen kan damarlarındaki anormalliklerine bağlı olarak duyulabilir.     
 
Kulak çınlaması rahatsızlık verecek bir durumdur. Tinnitus denilen kulak çınlaması hakkında çözüm ve katkı vermek için Tinnitus-Kulak çınlaması Derneği  adı altında bir dernek dahi kurulmuştur.  
 
Kulak çınlamasına neden olan rahatsızlık pek önemli olmayabilir. Örneğin kulak kiri bile buna neden olabilir. Enfeksiyon, orta kulakta delinme, kulak zarının delinmesi de neden olabilir. İşitmeyi sağlayan ve denge görevi olan sinirlerden dolayı da olabilir. Esasen başlı başına bir hastalık olarak görmek doğru değildir. Bazı rahatsızlıkların habercisidir. Çağımızda yüksek sesten dolayı bir çok hastalık, duyma kaybı gibi rahatsızlık olabilir. Endüstrinin ve sanayinin doğurduğu  gürültü, yangın alarmları, yüksek sesle müzik dinlem v.b.  diğer gürültüler kulağımız için zararlıdır.  Yüksek şiddetteki gürültü 70-90 dB'den fazla  ses yaşam kalitesi için zararlıdır.

Dünyanın en ünlü XX. ve XXI. yüzyılın İsrailli-Amerikalı keman virtüözü ...

Itzhak Perlman,
İsrailli-Amerikalı kemancı,
Orkestra şefi,
Ustalık sınıfı eğitmeni, öğretmeni.
İsrail'de doğup Amerikada yaşayan ünlü Keman virtüözü,

1945 yılında İsrail, Tel Aviv’de doğdu. Radyo aracılığıyla klasik müzik ve kemana olan alakası başladı. Kemancı dört yaşında çocuk felci geçirdi ve bacaklarını kaybetti. İyi bir düzelme göstererek koltuk değnekleri ile yürümektedir. 

Beş yaşındayken keman öğrenmeye başladı. İlk konserini on yaşında İsrail'de orkestra eşliğinde verdi. Bu sırada Amerika Birleşik Devletlerinde kazandığı bir burs sayesinde New York, Juilliard Müzik Okulunda öğrenime başladı ve bitirdi. 1963 yılında ABD'de, Camegie Hall salonunda konser vererek ünlendi. ABD ve Avrupada bir çok orkestra ile konser veren sanatçı çeşitli okullarda da dersler vermiştir. 

Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü olarak seçilmiştir. Itzhak Perlman, En İyi Oda Müziği, Enstrümantal Solosu, Klasik albüm gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülüne sahip olmuştur. Esas olarak Schindler'in Listesi filminin müziği ile tanınmıştır. ABD özgürlük madalyası (Medal of Liberty), ABD Sanatlar ulusal madalyası (National Medal of Arts) sahibi olan ödüllü kemancı halen eşiyle birlikte New York’ta yaşamaktadır. Beş çocuk sahibi olan sanatçının Fahri / Onursal derecelerde bir çok Üniversite (Harvaed, Yale gibi)  tarafından verilen doktora ödülleri vardır.

Ülkemizde de konserler veren Kemancının, eserlerini 20 milyon dolar değerindeki, 1714 yapımı antik Soil Stradivarius kemanıyla çalması ise ayrı bir özelliği olup bir ayrıcalıktır.

Türk Halk Edebiyatında bir nazım biçimi ...

Ağıt, 
(Ölüm ve doğal afetler üzerine özel bir ezgiyle söylenen koşmalardır. Ölüm konulu şiirlere Sözlü Türk Edebiyatında Sagu, Divan Edebiyatında Mersiye adı verilir.).
Atasözü,  Ayin, 
Bilmece,
Cumhur,
Deme, Deyiş, Devriye, 
Destan, 
(Seyrani ve Aşık Ömer bu alanda ünlüdür. Kayıkçı Kul Mustafa’nın Genç Osman Destanı en ünlüsüdür). 
Efsane,
Fıkra,
Geraylı,
Güzelleme, 
(Karacaoğlan 17. yy.)
Halk şarkısı, Hikmet, Horyat, Halk şiiri, Halk hikayesi,
İlahi,  
Kalenderi, Kavuştak, 
Koçaklama 
(Köroğlu XVI. y.y. ve Dadaloğlu XIX.y.y.),  
Koşma, 
(Tanınmış koşma şairleri Karacoğlan, Bayburtlu Zihni, Aşık Ömer, Erzurumlu Emrah).
Mani, 
Masal, (Eflatun Cem Güney).
Nefes, 
(Edebiyatımızda Pir Sultan Abdal nefesleriyle ünlüdür.).
Ninni, Nutuk, 
Selis, 
Semai,
Şathiye,(Karacaoğlan).
Tapuğ,  
Taşlama, 
(Aşık Dertli, Bayburtlu Zihni, Ruhsati ve Develili Seyrani önemli taşlama şairleridir. Divan edebiyatındaki adı hicviye’dir).
Tekerleme, Tevhid, Türkü,  
Varsağı, 
(Bu da dörtlüklerin içindeki bre, hey, behey gibi ünlemlerle sağlanır. Hayattan ve talihten şikayet üzerinde sık sık durulur. Bu türün en güzel örneklerini Karacaoğlan vermiştir.).

Halk Edebiyatının tanınmış simaları;
16. yüzyıl: Köroğlu, Kul Mehmet, Aşık Garip, Aşık Kerem
17.yüzyıl: Karacaoğlan, Kayıkçı Kul Mustafa, Aşık Ömer, Kuloğlu, Ercişli Emrah
18.yüzyıl: Gevheri
19.yüzyıl: Dertli, Dadaloğlu, Erzurumlu Emrah, Bayburtlu Zihni, Seyrani, Ruhsati
20.yüzyıl: Aşık Veysel, Aşık Ali İzzet, Aşık Murat Çobanoğlu, Aşık Reyhani, Aşık Şeref Taşlıova.

Arap Alevilerin her yıl kutladığı bir Bayram ...

Ğadir Humm,
Ğadir Humm Bayramı.
Velayet Bayramı,
Gadir-i Hum, (Arapça).
Hum göleti,
Hum Gölcüğü.
Suudi Arabistan'da Mekke ve Medine arasındaki Rabiğ Vadisi yakınındaki gölcük, bataklık için verilen addır. 

Bu mekanın önemi burada cereyan eden bir olaydan kaynaklandığından Şiiler tarafından Bayram olarak kutlanır. Arap Alevileri tarafından her yıl kutlanan bu Ğadir Humm bayramı son yıllarda ülkemizdeki Aleviler tarafından da çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlamıştır.  

Hz. Muhammed 632 yılında, Veda Haccını tamamlamasının ardından yanında kalabalık bir toplulukla birlikte Medine’ye hareketinden sonra yaşanan bir olaydan kaynaklanıyor. 

Zilhicce ayının 18. günü Ğadir-i Humm olarak adlandırılan bölgeye vardığında Hz. Muhammed, ardından gelenleri etrafına toplayarak, “Ben kimin mevlası isem Ali(Ali bin Ebi Tâlib) de onun mevlasıdır. Allahım! Ali’yi seveni sev, ona düşman olana düşman ol” dediği aktarılırken, söz konusu konuşma hadis kitaplarında da sıkça yer alıyor. 

Bu sözlerin Hz. Muhammed’in kendisinden sonrası için Hz. Ali’yi vasi olarak işaret ettiği, Ali’ye biat edilmesini istediği şeklinde değerlendiren Arap Aleviler, bugün halen bu günü en önemli bayramları olarak kutluyor.

Eski dilde hoşlanmak, sevme, alaka, güleryüz gösterme anlamında bir kelime .. .

Teveccüh, 
Esasen bir tasavvuf terimi olup yönelme anlamı taşır.
Arapça teveccuh.
Osmanlıca Teveccüh,
Güler yüz gösterme, sevme.
Yakınlık duyma, hoşlanmak.
Bir yana doğru yönelme, yüzünü çevirme. 
Çevrilme. 
Manen üzerine düşme. 
Ait olmak, alakadar olmak. 
Hoşlanmak. 
Sevgi, alaka.

Başlıca temsilcisi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat ve felsefe akımı ...

Ünanimizm,
Ortakduyumculuk,
Tekruhçuluk.
Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı. 
Özünde topluluk ruhunu irdeleyen bir öğreti olmakla beraber daha ziyade bir edebiyat ve felsefe olarak kendini beğendirmiş bir akımdır. En önemli temsilcisi Frn. yazar Jules Romains'dir. XX.yüzyıl da bireyci Dünya görüşü yerine ve simgecilik akımına karşı olarak doğmuştur. Çağdaş yaşamı desteklemek makinalaşan toplumu ve kentleri bireyin yaşam alanı olarak gören bir akımdır.

Arabistan kıyılarında kullanılan bir çeşit tekne ...

Hatra,
Arabistan kıyılarında sefer yapan bir tür tekne.
Arabistan kıyılarında kullanılan bir çeşit tekne.
Esasen Hatra ismi, Nehirlerde işleyen vapurların iskandil direğine verilen isimdir. Gemicilikte verilen bu isim aynı zamanda Arabistan kıyılarında sefer yapan bir tür tekne içinde kullanılmıştır.
Hatra, Nehirlerde işleyen vapurların iskandil direği.

Kuzey Namibya'da yaşayan kırmızı kadınlar kabilesi olarak bilinen etnik bir grup ...

Himbalar,
Kuzey Namibya'da Kunene yöresinde yaşayan etnik bir grup. 20.000-50.000 nüfuslu olan bu grup kırmızı kadınlar kabilesi olarak da anılır. Çıplak kadınlar kabilesi olarak da bilinen bu ilkel toplulukta kadınların kırmızı görünmesinin ilginç bir sebebi var. Kadınlar ciltlerini korumak ve süslenmek için otjite denilen bir yağ sürerler. Vücutlarını kırmızı renge boyayan bu yağ süs olarak da kullanılır. 

Himbalar yarı-göçebe bir kabile olup güne erken başlarlar. Kadınlar süsleri olan otjizelerini sürdükten sonra günlük yemek işleri ile uğraşırlar. 

Bu kabilenin erkekleri sığırları otlatmaktır. Yani çobanlıktır. Genç erkekler hayvanların karnını doyurmakla ilgilenirken kadın ve çocuklar yaşlılarla birlikte günlük işlerle ilgilenirler.

Himba kabilesinin evleri kubbe çatılı,  çamur ve gübre sıvalı ve fidanlarla bağlayarak inşaa etmişlerdir. Himba kabilesinin başkaca en önemli özelliği ise okuruwo denilen kutsal ateştir. Bu ateş sürekli yanıyor durumda  tutulur.Tanrı Mukuru ile köylüler arasında arabulucu olarak görülür.

Himba kadınları süslenmek için yaptıkları bir makyajları vardır. Bu makyaj malzemesine otjite denir ve keçi yağı, otlar ve kırmızı boyadan oluşuyor. Bazen aromatik kokulu olan bu hamur yağ ve kırmızı hardal sarısından oluşur. Kadınların tenlerinin kırmızıya dönmesine sebep olan bu karışım, onları güneşten koruyor. Başka önemli etkisi ise sinekleri uzak tutmasıdır. Kadınlar bunları vücutlarına hatta saçlarına da sürüyorlar. Bazıları güneşten kadınların cildini korumak, ya da sinekleri kovmak için olduğunu iddia ile bu uygulamanın kökeni hakkında çok fazla spekülasyon yapılmıştır. Ama erkekler için otjize geçerli değildir.

İsviçreli tüm zamanların en ünlü psikologlarından birisi ..


Hermann Rorschach, (1884-1921)
8 Kasım 1884 yılında İsviçre'nin Zürih kentinde doğan Hermann Rorschach, çocukluğunu ve gençliğini burada geçirdi. Rorschach'ın resimlere karşı merakı bir resim öğretmeni olan babasından dolayıdır. Geleneksel boyamalar yaparken herkesin farklı bir tarz ve boyama yapması dikkatini çekmiş ve Rorschach inkblot testini bulmasını sağlamıştır. Rorschach testi (Rorschach mürekkep lekesi testi, Rorschach tekniği, mürekkep lekesi testi olarak da bilinir), deneklerin algılarını mürekkep lekelerini kullanarak analiz eden psikolojik bir testtir.

1909 yılında Zürih tıp fakültesini bitirdi. Zürih, Nürnberg ve Berlin'de çalıştı. Hermann Rorschach Rus asıllı Olga Stempelin ile evlenerek Rusya'ya yerleşti. Bir oğlu ve bir kızı olan Rorschach, seçkin psikiyatrist olan Eugen Bleuler ile beraber çalıştı. 1914 yılında bölgesel bir psikiyatri hastanenin müdür yardımcısı olan Rorschach, tekrar Zürih'e döner. 1921 yılında Psychodiagnostik inkblot testi temelini oluşturan bir kitap yazdı. Kitabını yazdıktan bir yıl sonra 37 yaşında doğal nedenlerle öldü. Ölümünden sonra yazdığı kitabı ve  kişilik testi adeta psikologların el kitabı oldu.

Rorschach testi, daha önce denenmemiş bir psikolojik testtir. Test uygulanan kişinin yorumlarına göre kişinin psikolojik sağlığı analiz ediliyor. Mürekkep lekelerinin herhangi bir şekli yok, yani kalıp cevaplar vermek gerekmiyor bu teste. Kişi kendi içsel dinamiklerine göre mürekkep desenlerini inceliyor ve cevaplıyor. Mesela kişi, burada bir katil var, minik bir kızı kovalıyor şeklinde olumsuzluk içeren yorumlar yaparsa o kişinin şiddete yatkınlığı sonucuna ulaşılıyor. 
Rorschach testi 1960' lı yıllarda en yaygın kullanılan projektif testtir.

Bingöl ilinde bir şelale ...

Çır,

Çır Şelalesi , 
Uluca,
Bingöl'ün Merkez ilçesine bağlı Ilıca Bucağına sekiz kilometre uzaklıktaki Uzundere Köyü'ndedir. Köy uzundere adlı derede kuruludur. Bu derenin yüz metre yükseğinde Büyük Çır Taşı adı verilen sert ve yalçın kayalıklar bulunur.
Yırtıcı kuşların yaşadığı bu kayalıktan adını alır. Bu kayalığın ortasından geçen su 50 m. yükseklikten dökülür. Dere yatağına düşen şelale yörenin coğrafyasında en önemli özelliktir.

Bir bankanın sattığı menkul değerleri geri satın alma taahhüdüne verilen ad ...

Repo,
Repurchase Agreement.
Geri satın alma taahhüdü ile satmak anlamına gelir. 
Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması. Faiz.


Bir kişi yada kuruluşun diğer bir kişi yada kuruluşa, belirli bir vade sonunda, belirli bir faiz oranı ile ve önceden belirlenen bir vade sonunda geri satın alınacağı taahhüdü ile yapılan menkul kıymet satışını simgeleyen sözleşmedir. Yapılan işin özü geri alma taahhüdü ile yapılan menkul kıymet satışı karşılığında faiz ile para toplamaktır. Sonuçta faiz ile para toplamanın başka bir yoludur.
Ters repo (reverse repo);
Geri satma taahhüdü ile alınan menkul kıymetlerin vade sonunda anapara ve faiz alınarak geri verilmesi işlemine ters repo denir. Ellerinde nakit bulunan kişi yada kuruluşlar belirli bir faiz oranı ile ve önceden belirlenen vade sonunda geri satmak koşuluyla menkul kıymet satın alma işlemi ters repodur. Buna göre bir repo işlemi alıcı yönünden ters repodur.
Repo çeşitleri;

Vadesiz Repo, Açık repo;
Repo sözleşmesi belirli bir süre için yapılır. Ancak taraflardan her biri sözleşmeyi dilediği zaman sona erdirmek hakkına sahip ise buna vadesiz repo veya açık repo denir. 

Sürekli repo;
Taraflar sözleşmeyi fesih etmedikçe  vade sonunda para ve menkul kıymetler iade edilmedikçe kendiliğinden uzayan repo sözleşmesine sürekli repo denir.
 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ