Eskiden kuru yemiş anlamında da kullanılan kelime ...

Meyve hoş,
Meyve-i huşk, (Farsça).
Kuru yemiş.
Osmanlıca kuru meyva.

Kuru yemiş satılan yer.
Yemiş çarşısı.  
Kuruyemiş çarşısı.

Farsça kuru meyva, yemiş anlamına gelen meyva huşk'dan bozma olup meyve hoş demişiz. 



Benzer şekilde taze meyveye Farsça meyve-i ter denilir. Türkçede meyve ter olarak kullanmışız. 



Eskiden kuru yemiş anlamında da kullanılan kelime.
Meyvehoş, Otpazarı, Kuruyemişci, Eskiden kuru yemiş satılan yer.
Meyveha, Meyveler, yemişler demektir. 

Bir şeyi değersiz, adi, bayağı, aşağılık göstermeye çalışma ...

Tezyif, (Arapça).

Bir şeyi değersiz, adi, bayağı, aşağılık göstermeye çalışma, küçültmek isteme.
Alay etme, eğlenme. 
Çürütmek. 
Küçük düşürmek. 
Eğlenmek, alaya almak.
Bir şeyin dışını tezyin ve tanzim edip, içini fena yapmak. 
Kötü ayar etmek.
Tahkir etmek. (Arapça).
Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma.

Polonya asıllı ABD'li çocuk edebiyatı yazarı, desinatör ..

Maurice Sendak, (10 Haziran 1928 - 8 Mayıs 2012) 

Maurice Bernard Sendak
Polonyalı yazar.

Amerika’da dünyaya gelen Maurica Sendak Amerika Edebiyat dünyasına ismini yazdırmıştır. ABD'li çocuk edebiyatı yazarı, desinatör.

Polonya'lı bir yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Çocukluğunda Holokost esnasında ailesinin büyük bir kısmı öldürülmüştür. 


Maurice Sendak, Yahudi göçmeni terzi Philip Sendak'ın oğludur. Babası öldüğünde pаrа kazanmak іçіn еğitimini yarıda bırakmış ve çalışmaya başlamıştır. Genelde çocuk edebiyatı üzerine eserler kaleme almıştır. Resimli Küçük Ayı hikayeleri yazardı.

Sendak bir eşcinsel olduğunu ve  2007 yılının Mayıs ayında ölen ortağı Psikanalist Dr. Eugene Glynn ile 50 yıldır beraber yaşadığını New York Times gazetesine açıklamıştır. Sendak, 2011 yılında National Public Radio'da Terry Gross ile yaptığı bir röportajında ateist olduğunu ve Allah'a inanmadığını  belirtmiştir.


Maurice Sendak, ressam olmak istemiştir. Ancak on iki yaşında Walt Disney'in Fantasia filmini izledikten sonra düşüncesi değişti. FAO Schwarz oyuncak mağazası için vitrin hazırlayarak ilk profesyonel işini yapmıştır. Onun illüstrasyonları 1947 yılında Dr Maxwell Leigh Eidinoff tarafından bir ders kitabı olarak yayınlandı.  

ABD'de 8 Mayıs 2012 tarihinde Connecticut'da ani olarak geçirdiği felç sonrası hayata gözlerini yummuştur.

Aldığı ödüller;
Caldecott Madalyası 1964, 1974.
Hans Christian Andersen Ödülü 1970.
Laura Ingalls Wilder Madalyası 1983.
Astrid Lindgren Ödülü 2003 .



Eserleri;
Where the Wild Things Are (1963),
Bumble-Ardy
Sign on Rosie’s Door
HarperCollins Children

Kenny’s Window(1956),
Canavarlar Ülkesinin Kralı (Resimli çocuk kitabı, Caldecott ödülünü almıştır.)
Brundibar.

Gösteriş, çalım, afi, caka ...

Fiyaka, (İt. fiaccola).
Gösteriş,
Çalım,
Afi,
Şatafat, 
Alengir,
Racon,
Caka, (Argo) Gösteriş, çalım. 
Fiyaka satmak. (argo) Gösteriş yapmak, caka satmak, çalım yapmak.

Caka, mal mülk, giyim, kuşam, yahut hareket davranış yoluyla olabilir. Müslümanlıkta gösterişin her şekli haram ve günahtır. Bugün bazı kimseler ve aileler gösteriş belâsı yüzünden maddi sıkıntılara düşmekte, israfa sürüklenmektedir.

Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış, derlenmiş ...

Mürettep, 
(Arapça muretteb).
Müretteb. 
Dizilmiş, dizili. 
Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). 
Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.
Tertib edilmiş, dizilmiş, yerli yerine konulmuş, sıralanmış.
Kasden uydurulmuş.

Tayin edilmiş. Bir şey, bir yer için ayrılmış.
Sonradan kurulmuş.
Sonradan kurulmuş, bir yer için ayrılmış.
Danışıklı, uydurma,
Düzmece. 
Göstermelik.
Çakma.

Uçak kanatlarının yapımında kullanılan bezi sertleştiren bir tür cilâ...

Emayit,
Kayganlaştırıcı yerine kullanılan kaynatılmış patates kabuğu ve paça suyuna tutkal, kola karıştırılarak hazırlanan pelte. 
Herhangi koyu bir sıvı veya hamurumsu preparat.
Uçak kanatlarının yapımında kullanılan bez cilâ.
Sıvı veya hamurumsu preparatı sürmek
Karışımın içine başka şey karıştırmak.
Eski uçakların kanatlarının bezle kaplanmasında kullanılan ve bezi sertleştiren bir tür cila.
Çirişlemek, verniklemek, doping yapmak, uyuşturucu vermek, uyarıcı vermek; çözüm bulmak, üstesinden gelmek; önceden kestirmek, tahmin etmek. 

İstiklal harbi esnasında Türk uçaklarında sürtünmeden doğan yıpranmanın giderilmesi için emayit adlı pelte kullanılmıştır. Bu maddenin imalatı o yıllarda fabrikada veya sanayi sektöründe yoktu. Çünkü emayit denilen bu maddenin özü selülozik ham malzeme olup tedariki çok zordu. Ancak o yıllarda ilkel yöntemlerle yapılabilmekteydi.  Bu karışım patates kabukları ile koyun, keçi, sığır ayakları-paça suyu-jelatin bir kazanda kaynatılır. Karışım içine beyaz kola veya yumurta akı yapıştırıcı olaral katılır ve kaynatılır. Elde edilen bu preparat uçakların gövde ve kanatlarını kaplayan bez üzerine sürülerek sertleştirilir. İşte istiklal harbi bu yokluk ve imkansızlıklarla kazanılmıştır. En iyi emayit Konya ilinde yapılırmış. Minnet ve şükran duygularımızla anmak gerekir her zaman savaşanları. Unutmamak gerekir Mustafa Kemal Atatürk' ü. Ruhları şad olsun.

İnceltilmiş, arıtılmış ..

Rafine, (Fr. raffiné).
Arıtılmış, (مصفي), 
Damıtılmış,
Saflaştırılmış. 
Tasfiye, uzaklaştırılmış. 
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış.
Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin.
İncelmiş, ince, arıtılmış, saflaştırılmış.
İnceltilmiş, ince ince işlenmiş, fazlalıklarından arındırılmış. 

Mecaz anlamda Rafine;  
Hassas, duygulu, nazik, ince, seçkin

Kesin yargı ...

Nas, (Arapça).
Eski dilde, Açıklık, açık ve kesin yargı. 
Dogma.

Nas, (Farsça).
İnsanlar, 
Uzaklık, ıraklık.

ABD' de yayımlanan dünyanın en tanınmış mizah dergilerinden biri ...


Mad,
ABD' de yayımlanan dünyanın en tanınmış mizah dergilerinden biri.

Mad kelime olarak Deli, Çılgın, Sinirli anlamlarına gelmektedir.
ABD' de 1952 yılından beri yayımlanan dünyanın en tanınmış ve en çok satan mizah dergisi.
Mad dergisi 2000-2003 yılları arasında Türkiye'de aylık olarak yayımlanmıştır. 

Mad’in (Deli) ünlü çizgi karakteri Alfred E. Neuman.  

ABD Başkanı George Bush’u Amerikan mizah dergisinin ünlü bu kahramanına benzetmişlerdir.

Amacına erememiş ...

Nakam, 
(Farsça).
Na-kam, (Osmanlıca).
Nakam,
İsteğine ulaşamamış, 
Muradına erememiş.
Amacına erememiş.
Muradına eremeyen, tali'siz. 
Arzusuna kavuşamayan.

Nakam kelimesinin diğer anlamları;
Yer altı yolu.
Kâm almamış, mahrum.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ