Arap abecesine göre bir harfi noktalı, bir harfi noktasız sözcüklerle yazılmış şiir ...

Rakta,
Arap abecesine göre noktalı, noktasız harflerin -almaşık olarak-gelmesi biçiminde düzenlenmiş koşuk.
Arap abecesine göre bir harfi noktalı, bir harfi noktasız sözcüklerle yazılmış şiir.
Hayfa, 
Arap harfleri ile bir kelime, noktalı, bir kelime noktasız düzenlenen yazılar.
Mukatta,
Arap alfabesinde kendisinden sonra gelen harfle bitişmeyen harfler.
Esre,
Arap alfabesinde, bir harfin kısa ve kapaklı okunacağını belirten işaret.
Ebced,
Arap alfabesinde, her harfin bir sayıyı gösterdiği sayı düzeni.
Mucem,  
Arap alfabesindeki noktalı harfler.
Nesih,
Arap harflerinde basım ve yazma kitaplarda en çok kullanılan tür.
Hareke,
Arap harfleriyle yazılmış metinlerde kısa ünlüleri göstermek için kullanılan işaret.

Arap Alfabesi;
Elif, Be, Te, Se, Ha, Cim, Dal, Zel, Rı, Sat, Dat, Tı, Zı, 
Ayın, Gayın, Fe, Kaf, Kef, Lam, Mim, Nun, Vav, He, Ye,

Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs marşı'nın söz yazarı, politik eylemci...


Maksim Gorki (1868 - 1936)
28 Mart 1868’de Rusya Novgorod’da (Bugünkü adı Gorki) doğdu. 14 Haziran 1936'da Moskova'da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Aleksey Maksimoviç Peşkov. Çocukluğu Astrahan'da geçti. Nakliyecilik yapan babasını 5 yaşındayken kaybetti. Annesi yeniden evlenince doğum yeri olan Novgorod'a döndü. Anneannesi ve büyük babası tarafından büyütüldü. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. 8 yaşında çalışmaya başladı. Bu sayede Rus işçi sınıfının yaşamını yakından tanıdı.

Bir gemide bulaşıkçılık yaparken okuma merakı sardı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını aldı. İlk gençlik yıllarını Kazan' da geçirdi. İntihara kalkıştı, bir serseri gibi bütün Rusyayı dolaştı.

İlk öyküleri Tiflis'te bulunduğu yıllarda dergilerde yayınlandı. 1895'te Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan "Çelkaş" adlı öykü ile ünlendi. Ardından "Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız" öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı.
İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun tartışmalara girmesi sonucu romanları başarısız sayıldı. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı "Ana" en başarılı romanı. 1899-1906 arasında Petersburg'da (bugün Leningrad) yaşadı.
Marksizmi benimsedi. Komünist Parti içinde 1903'teki bölünmede Bolşevikler'e destek verdi. Ama partiye hiçbir zaman resmi üye olmadı. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. 1902'de Petersburg Bilim Ve Sanat Akademisi'ne üye seçildi, üyeliği tekrar alındı.

Bilgi isimli bir yayınevi kurdu. Bu dergiyle 1905 devriminde önemli bir rol oynadı. 1906'da ABD'yi gezdi. 1906'da Rusya'dan ayrılıp Kapri Adası'ndaki villasında yaşadı. Marksistlerden uzak durdu. 1913'te tekrar Rusya'ya döndü. Rusya'nın 1.dünya savaşına girmesine karşı çıktı. 1917'de Bolşeviklerin iktidara el koymasını eleştirdi. Ama 1919'dan başlayarak Lenin'le işbirliği yaptı. Ama süreç içinde hep Bolşeviklerden hem Rusya'dan uzaklaştı.

1921-1928 arasını İtalya'nın Sorrento kentindeki villasında geçirdi. Israrlı çağrılar üzerine 1929'da tekrar Rusya'ya döndü. Ölünceye kadar orada yaşadı. Stalin'in baskıcı yöntemlerini destekledi. Sovyet Yazarlar Birliği Başkanı oldu. 

1936'da tedavisi sırasında aniden öldü. Ölümü kuşkulu bulundu. Arkadaşları suikast iddasını artaya attı. Toplumcu gerçekçi romanın kurucusu sayılır. Eserlerinde çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı acılı hayatı, Rusya'daki yoksulluk yıllarını anlattı. Zaman zaman uzun felsefi tartışmalara girerek eserlerinin sanatsal düzeyini düşürdü. 

Betimlemelerdeki ustalığıyla keskin bir gözlemci olduğunu gösterdi. Başlangıçta bizzat katılarak destek verdiği Sovyet devriminden daha sonra soğudu. 

Dönem dönem verdiği gönülsüz desteklerin dışında Rusya'dan uzak kalmaya çalıştı. Son dönem yapıtlarının hemen hepsinde devrim öncesi dönemi ele aldı. 

Tiyatro oyunları ve anılarını kaleme aldığı eserleriyle de Rus edebiyatına katkıda bulundu. 

Eserleri;

Romanları,
Foma (1899, 1983)
Ana (1906, 1979)
Halk Düşmanı (1907, Türkçe'ye "Yararsız Bir Adam" adıyla (1979)
Matveya Kojemyakin (1910, 1984)
Klim Samgin'in Hayatı (1936, 1975)
Artamonovlar (1977)
Küçük Burjuvalar (1901, 1967)

Öykü,
Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız (1939)
İtalya Hikayeleri (1911, 1970)

Oyun,
Ayaktakımı Arasında (1941, 1967)

Anı-Otobiyografi,
Benim Üniversitelerim (1941, 1986)
Çocukluğum (1947, 1976)
Ekmeğimi Kazanırken (1949, 1986)
Tolstoy'dan Anılar (1919, 1967)
Güncemden Yapraklar (1924, 1984)
Lenin (1924-1936) "Türkçe'ye Gorki Lenin'i Anlatıyor" adıyla (1980).
































http://www.kimkimdir.gen.tr/

"Aferin, Bravo" anlamında bir sözcük ...

Okay,
Ok,
Aferin, Farsça, (İng. well done).
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo.
Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
Bravo, (İt. bravo).
Aferin, yaşa anlamlarında beğeni bildiren bir söz.

Yumurta hücresinin embriyon oluşurken gelişerek aldığı ilk biçim ...

Morula,
(Fr. morula, İng. morula )
Blastula.
Latince morus = dut,
anlamından kaynaklanan; 
Yumurtanın segmentasyonu sırasında meydana gelen ve gözelerin dut tanesi gibi küme biçiminde bir araya gelmesinden oluşan yuvarlak yığın.  
Morula, embriyonik gelişiminin çok erken bir evresindeki embriyoya verilen isim. Gelişimin bu evresine de morula denir. Hücreler yığınıdır.

Blastulasyon: Blastula oluşması. 
1-Morula, 2- Blastula  

Morula, Latince morus (dut) kelimesinden türetilmiştir. Döllenme (fertilizasyon) sonunda oluşan tek hücreli zigot hızlıca bölünmeye başlar, böylece blastomerler (hücreler) oluşur. Blastomerzigot morula diye adlandırılır. Döllenmeden (fertilizasyon) 3-4 gün sonrasına kadar sürer.    Ortalama bir morula yaklaşık 32 hücreye (blastomer) sahiptir, bir tür hücreler yığınıdır. Morula uterusa (rahime) doğru fallop tübünde aşağı doğru hareket eder, döllenmeden yaklaşık olarak 4 gün sonra rahime ulaşır ve bu sırada blastomerlerin arasına sıvı girer ve birikir. Bunun sonucu olarak iç tarafta sıvı dolu bir boşluk oluşur. İçinde sıvı dolu bir boşluk olan morulaya artık blastosist adı verilir.

Döllenmiş yumurtanın segmentasyonu sırasında oluşan ve hücrelerin dut gibi bir arada bir topluluk teşkil ettiği embriyo safhası.
Döllenmiş yumurtanın segmentasyonu sırasında oluşan ve hücrelerin dut gibi bir topluluk oluşturduğu embriyo evresi.
Zigot oluşumunu izleyen dönemde biçimlenen çok hücreli dut benzeri oluşum, dutcuk. İnsanlarda morula 9–16 hücreden hayvanlarda ise 16–64 hücreden oluşur.
Yumurta gözesinin embriyon oluşurken gelişerek aldığı ilk biçim. 















































Kaynaklar;
http://www.delinetciler.net
http://tdkterim.gov.tr

Mobilyacılıkta dış yüzeylerin kaplanmasında kullanılan bir malzeme,

Kocası ölen ya da kocasından boşanan kadının yeniden evlenmesi için beklemesi gereken süre ...

İddet, 
(Arapça),
Bekleme müddeti.
Sayılmış. 
Madud.
Cemaat.
Hıfz.

Kocasından ayrılan kadının, başkası ile evlenebilmesi için, üç defa hayız görüp temiz oluncaya kadar geçen zaman. Kocasından boşanırsa 100 gün, kocası ölürse 130 gün.

Kocası ölen ya da kocasından boşanan kadının yeniden evlenmesi için beklemesi gereken süre.

Kocasından ayrılmış kadının tekrar başka bir erkekle evlenmek için kanun bakımından beklemek zorunda olduğu süre.

Nişan,

İz,
İm,
İşaret, (Arapça).
Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im.
Nişan,
Belirti, Gösterge, Alamet.
El, yüz hareketleriyle gösterme.
Emare,

Filistinlilerin İsrail altındaki topraklarda 1987' de başlattıkları silahsız direniş hareketine verilen ad ...

İntifada,
(Arapça الانتفاضة),
Filistin halkının başkaldırısı.
Filistinlilerin İsrail'e karşı sürdürdükleri mücadeleye verilen ad.
Filistinlilerin İsrail altındaki topraklarda 1987 yılında başlattıkları silahsız direniş hareketine verilen ad.

En geniş çaplı mücadele 8 Aralık 1987 tarihinde Filistin İslami Direniş Hareketinin öncülüğünde başlatılan intifadadır. İntifada, 7 Aralık 1987 tarihinde Filistinli işçileri taşıyan arabaya bir Yahudi'nin kamyonetiyle çarparak dört Filistinlinin ölümüne dokuz Filistinlinin de yaralanmasına sebep olması üzerine başladı.  


Üyelerinin tamamı İslami Hareket mensubu olan Gazze İslam Üniversitesi Öğrenci Meclisi yaralılarla ve ölenlerin aileleriyle ilgilenerek halkı Şifa Hastanesi etrafında toplanmaya çağırdılar. Böylece halk 8 Aralık 1987 sabahı yahudi askerlerin dağılması için halka ateş açınca, halk yahudi askerlere taşlarla saldırdı. İşte bu olay intifadanın başlangıcı oldu. Bu olaydan sonra Filistin'in ve özellikle Gazze bölgesinin her tarafında işgalci askerlere taşlarla saldırılar devam etti.

Filistin Kurtuluş Örgütü, (FKÖ) ; Arapça: منظمة التحرير الفلسطينية Munazzamat .
Filistin Kurtuluş Örgütü'nün lideri ve Filistin Ulusal Yönetimi'nin ilk başkanı, Yaser Arafat

Derece, rütbe, aşama ...

Paye, (Farsça).
Derece, (Arapça).
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe,
Rütbe,
Aşama,
Radde,
Mertebe,
Merhale,
Denli, kadar.

Savaş gemilerinde temizlik işleriyle görevlendirilmiş er ...

Uskupador,
Denizcilikte eskiden,bir yerin temizlenmesiyle görevlendirilmiş tayfa için kullanılan deyim.
Savaş gemilerinde temizlik işiyle görevlendirilen er.

Uskur,
(İng. screw). 
Pervane
Deniz taşıtlarının pervanesi.

Branda,  
(İt. branda), 
Savaş gemilerindeki asma yatak.  
Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. 

Yelkenli bir yarış teknesi ...

Dragon,
3 kişilik, yaklaşık 2 ton ağırlığında, yıllarca olimpik kalmış bir sınıftır fakat şu anda olimpiyatlarda yer almamaktadır. Denizci kişiliği, sürat ve zerafetin bütünleştiği dengeli yapısı ile Dragon sınıfı tekneler pek çok denizcinin hayallerini süslemektedir. Johan Anker adında bir Norveçli tarafından 1929 yılında tasarımı tamamlanan Dragon’un orijinal tasarımı Norveç (fyord) iç sularında rahatlıkla seyahat edilebilecek iki ranzalı bir kabini içermektedir. 

Sahipleri tarafından çok çabuk benimsenen tekne, on yıl içinde avrupa genelinde bir üne kavuşmuştur. Dragon’a karakteristiğini veren uzun omurgası ve zarif çizgisi değişmemiş, ancak günümüz üretimlerinde konstruksiyonda son teknoloji kullanılarak dayanıklı ve bakımı kolay bir gövde elde edilmiştir.

Yelkenli türleri,
Avizo (Haberleşme gemisi),
Barko, Barkopestir, Brik,
Dragon,
Europe,
Finn,
Kadet-cadet, Keç,  Kotra, 
Laser, 
Mistral (Yarış teknesi),
Optimist,
Pırat,


Pink(üç direkli),
Regata,
Soling, 
Snipe,
Star,
Şalopa,
Tırhandil, 
Tornado,
Uskuna,

470, 
49er,




Kuzey Amerika' da yaşayan, iri boynuzlu bir geyik ..

Elk,
Kuzey Amerika'da en yoğun geyik popülasyonlarına Kanada Rocky Dağları ile Alberta ve British Kolombiya bölgeleri arasındaki Kolumbiya Dağları'nda rastlanır. 

Geyiklerin genellikle engebeli ormanlık araziye uygun uzun güçlü bacakları ve kıvrak, küçük gövdeleri vardır. 

Geyikler aynı zamanda mükemmel yüzücüdür. Geyik boynuzları diğer geviş getiren çift toynaklıların boynuzlarından farklıdır. 

Geyik boynuzları özellikle yazları olmak üzere her yıl gelişen kemiksi bir yapıya sahiptir ve genellikle yalnızca erkek geyiklerde oluşur.


Diğer geyik türleri;
Ak kuyruklu geyik, 
Katır geyiği, 
Ren geyiği, 
Elk, 
Mus.

Müzikte mizahın babası olarak tanınan Fransız besteci ve piyanist ...

Eric Satie,
Alfred Eric Leslie Satie 
(d. 17 Mayıs 1866 Honfleur - ö. 1 Temmuz 1925 Paris) 
Fransız besteci, piyanist.

Piyano eserleri, tiyatro ve bale müzikleri bestelemiştir. Besteleri orijinal, mizahi, minimalisttir. Müzikte mizahın babası olarak tanınır. 

Mizahçı kişiliği parçalarına verdiği adlarda ("Armut biçiminde parça" ) ve müziğe koyduğu anlatım biçimlerinde ("dişi ağrıyan bir bülbül gibi") görülür. Fatmagül' ün suçu ne? dizisindeki müthiş müzikler bu adamın. Ama parsayı Fatmagül ve yayıncı TV kanalları götürüyor. Bu adamın bir tek gnossienne ve gymnopedie eserlerini dinledim, etkisi hala üzerimde ve herkesde aynı etkiyi yapıyor rahmetli, nur içinde yatsın.

Normandiyalı bir baba ve İskoç bir annenin çocuğu olan Satie, Normandiya'da doğdu. Müziğe org çalarak başladı. Önce, ünlü orgcu Felix Alexandre Guilmant ile çalıştı, daha sonra Paris Konservatuarı'nda Albert Lavignac ile derslere devam etti. Başarısız bir öğrenci olan Satie, 8 yıl sonra 1886'da konservatuardan ayrımak zorunda kalarak orduya yazıldı; bir sene sonra bronşite yakalandı ve bu sebeple ordudan ayrıldı; adını Erik olarak değiştirdi ve ilk eseri Valse-Ballet'i yayınladı.

Sivil hayata dönünce, dönemin mizahçı, ressam ve empresyonistlerinin buluşma noktası olan evinin yakınındaki Le Chat Noir kabaresininin abonesi oldu. 1888'de piyano için Trois Gymnopédies adlı eserini besteledi. Bu eserde arkadaşı J. P. Contamine de Latour'un bir şiirinden esinlendi. Bir sene sonra Paris Büyük Sergisi'nde duyduğu Rumen pop müziği ve Endonezya vurmalı çalgılar topluluğu'nun yaptığı müzikten etkilenerek Gnossiennes üzerinde çalıştı. 1891'de bir kabarede ikinci piyanist olarak çalışmaya başladı ve burada besteci Claude Debussy ile tanıştı. Bir yanlış anlaşma yüzünden 1916'da dostlukları bozuluncaya kadar çok iyi arkadaş idiler.

Aynı yıl bir Katolik tapınağında mistik bir organizasyonun yöneticisi olan Josephin Pelodin ile tanıştı; onun takipçisi ve daha sonra da şapelin yöneticisi oldu. Trois Prélude du Fils des étoiles ve Le Sonneries de la Rose-Croix eserlerini bu mistik havanın etkisi ile yazdı. 2 yıl sonra ustası ile anlaşmazlığa düştü ve özgürlüğünü ilan ederek gruptan ayrıldı.

Hemen ardından 1893'te Danses gothiques'i yazdı. Bu eseri bilinen tek aşkı olan ressam Suzanne Valadon ile ilişkisinin bitmesi üzerine yazdı. Valadon, bir portresini yaparak kendisine armağan etmişti ancak bu hediyeyi verdikten 6 ay sonra sonra onu terketti. Acı çektiği bu dönemde ruhunu dinlendirmek için bu piyano eserini besteledi.

1893-1895'te kendi kilisesini kurdu. Bu kilisenin tek üyesi kendisiydi. Bu dönemde dini ve sanatsal görüşlerini açıklayan mektuplar, kitapçıklar yazdı. 1895'te, 18 saat boyunca aralıksız 840 defa çalınacak 8 ölçülük bir motiften oluşan Vexations'i besteledi. Aynı yıl, kendisine kalan az bir miktar miras ile görüntüsünü değiştirdi, bir rahip kılığı taşımaktan vazgeçti ve "Kadifeli Centilmen" görünümüne büründü.

1898 sonlarında ekonomik nedenlerle Paris'in bir kenar mahallesine taşındı, kendisine ilham veren büyük odalı bir evde Pièces froides (Soğuk odalar)'ı besteledi. Her gün, ölünceye kadar yaşadığı bu evden çıkarak Paris'in içine kadar 10 km yürüyerek gittiği, çeşitli kafelere uğrayıp içki içtiği ve bestelerini yaptığı, gece aynı şekilde döndüğü bilinmektedir.

1900'de tüm gizemli ve mistik uğraşlara son vererek müzikhol divası Paulette Darty ile çalışmaya başladı. Bu dönemde kafelerde konserler verdi ve popüler müzik ile uğraştı. Je te veux, La Diva de l' 'Empire, Tendrement gibi şarkılar besteledi. Son yıllarında yazdığı kabaret müziği eserlerin hepsini değersiz olarak niteledi.
1905'te halen amatör bir müzisyen olarak görülmekten ve akademik müzik dünyası ile çatışmaktan bıktığı için bir okula yazıldı ve Albert Roussel ile kontrpuan çalıştı. 1908'de diplomasını aldı.

1910'da müziği Serge Diaghilev, Pablo Picasso, Francis Picabia, Maurice Ravel, Igor Stravinsky ve Jean Cocteau'nun dikkatini çekti. Cocteau ile birlikte her ne kadar grup ile birlikte sayılmasa da Les Six (Altılar)adlı besteciler grubunun kurucusu oldu. Bu grup, Ravel ve Debussy'de görülen empresyonizme, Stravinsky'nin Slavizmine, Schöenberg'in post-Wagnerciliğine karşı olan ve net bir müzik dilini savunan 6 besteciden oluşmaktaydı (Louis Durey, Arthur Honegger, Germaine Tailleferre, Darius Milhaud, Georges Auric ve Francis Poulenc) .

Kırklarına kadar besteci olarak ciddiye alınmayan Satie, Parade (Geçit Resmi) adlı bale müziği ile üne ulaştı. O sırada Paris'i kasıp kavuran Rus Balesi'nin programına alınan bu eseri Cocteau ve Picasso ile beraber yaratmıştı. Balenin sunuş metnini Apollinaire yazdı, koreografisini Massine, dekorlarını Picasso yaptı. Cocteau'nın önerisi ile eserin orkestrasyonunda daktilo, sis düdüğü ve bebek çıngırağı gibi araçlar kullanmıştı. Bu eser, büyük skandala yol açtı ve Satie'nin besteci olarak adını duyurmasını sağladı. Zürih'te Dadacılar onu hareketlerinin onursal üyesi yaptılar.
1924'te, Picabia'nın metnine dayanan Relache adlı ikinci bale eseri, René Clair tarafından Entr'acte adıyla filme alındı ve büyük olay yarattı.
Onun müzik anlayışını en iyi yansıtan eseri ise 4 soprano ve bir oda orkestrası için yazılmış Socrates adlı senfonik dramadır. Bu eser Stravinsky'i büyük ölçüde etkilemiştir.

Satie, 1 Temmuz 1925'te Paris'te bir hastanede siroz hastalığından hayatını kaybetti. Müziği geniş kitleler tarafından sevilmese de özellikle genç besteci ve müzisyenler arasında pek çok hayranı vardı.

Hayatı boyunca gariplikleri ile anıldı. Ölümünden sonra gardrobunda bulunun birbirinin aynı 12 kadife takım elbise, düzinelerce şemsiye ve birbirine eş 84 mendil uzun süre müziğinden daha çok konuşuldu. Müzik dünyasının ilgisinin onun garip kişiliğinden, eserlerine yöneltmesi 1948'de ABD'de bir üniversitede gerçekleşen Satie Festivali ile mümkün oldu. Bu festivali organize eden Amerikalı besteci John Cage, Satie'nin Vexations adlı eserini duymuştu ve 1963'te New York'ta 10 piyanistin 2 saatlik nöbetlerle piyano çalması ile eser seslendirildi. Bu deneyimden sadece John Cage değil, Yoko Ono ve John Lennon da çok etkilenmişti ve kendi ifadelerine göre 1968 yılında Vietnam Savaşı'nı protesto için hafta boyunca kendini hapsetme protestosunu Vexations deneyiminden esinlenerek gerçekleştirdiler. Satie'nin eserleri, 1960'lardan sonra popüler oldu.

1917, 1920 ve 1923'tye yazdığı 5 eser, musique d'ameublement (Mobilya Müziği) olarak adlandırılır. Dinlenmek için değil, arka planda yer almak için yazıldığını söylediği mobilya müziği parçalar, deneysel çalışmalardır. Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir. Dinleyicinin dikkatini çekmemeye çalışır. Vexations mobilya müziği örneklerindendir.

Eserlerinden Gnosienne için; Ayla Kahraman' ın aşağıdaki çok güzel yorumuyla bahsedersek; Huzur verici sakince akıp giden melodilerin sahibi.. Kimileri buna hüzün adını koyuyor bense huzur olmasından yanayım. Arka arkaya gelen aralıklı piyano vuruşları adeta beyninize kazınıyor böyle sessiz başlarken yumuşak notalarla akıp gidiyor onun eserleri. Ve sonra ani çıkışlar. 

Gnosienne gerçekten inanılmaz bir eser hepsi öyle ama onun verdiği “huzur” veya hüzün ne derseniz deyin bambaşka. Zaten piyanonun huzuru diğerlerinden çok farklıdır. Gürültü yaratan bir elektronik gitardansa kesinlikle bu yavaş piyano melodilerini tercih ederim. Yann Tiersen de hiç fena değil. Amelie ve Goodbye Lenin de ne kadar usta olduğunu fark ettik. Bunun dışında Eric Satie‘ yi kulaklarınıza aşina yapan en canlı müzik belki de “Je Te Veux”dür. Ama sözsüz yalın piyano eşliğinde dinlemek.
































Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Erik_Satie

Trabzon' daki "Meryemana Manastırı" na verilen bir başka ad ...

Sumela,
Sümela Manastırı
Panagia Sumela, Theotokos Sumela,

Trabzon’un 54 km. güneyinde, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan (Eski Yunanca adı: Panagia) deresinin batı yamaçlarında Kara (Eski Yunanca adı: Mela) tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikteki eski Yunan Ortodoks manastır ve kilise kompleksidir.

Maçka’nın 17 km. güneyinde Altındere köyü’nde, Meryemana (Panagia) deresinin batı yanında, Mela Dağı’nın deniz seviyesinden 1,150 m. yükseklikteki kayaları oyarak ve doğal mağaralardanda faydalanılarak yapılmış manastırın adı “Sümela”, Rumca karanlık, siyah anlamına gelen “melas” kelimesinden gelmektedir. 

Karadenizli hristiyan Rum’lar Mela dağındaki mucizevi Panagia ikonundan bir şey diledikleri zaman "stou mela" derlermiş, bu zamanla Sumela'ya dönüşmüş. Bu da ikona neden Panagia Soumela denildiğini açıklamaktadır. Bu yüzden manastıra “Karadağın (Mela dağının) bakiresi”de denilmektedir. 

Atinalı Barnabas ile Sophroinos adlı iki keşiş rüyalarında, Hz. İsa’nın öğrencilerinden Evangelist St. Lukas’ın yaptığı üç Panagia ikonundan , Meryemin İsayı kollarında tuttuğu ikon Evangelist St. Luke'un yaptığı üç Panagia (Meryemana) ikonundan , Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olan Sümela'nın yerini birbirinden habersiz ayrı ayrı yerlerde görmüşler, deniz yoluyla Trabzon'a gelmişler ve gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmışlardır (Bunlardan biriside Kıbrıstaki Kykko manastırındadır). Bundan sonra rüyalarında gördükleri bu yeri aramışlar ve en sonunda Maçka Altındere vadi’ sinde, Karadağın 300 m. yüksekliğindeki sarp yamacında buldukları mağarada karar kılmışlardır. 

Mela dağının sarp kayalığında, bu küçük mağaranın, yüzyıllar boyunca, kayaların sabırla oyularak büyütülmesi ile bugün gördüğümüz kartal yuvasına benzeyen manastır ortaya çıkmıştır. Yapımına ne zaman başlandığı kesin olark belli olmamakla beraber M.S. 375-395 yılları arasında, Anadoludaki sayısız örneği gibi Kapadokya stili inşa edildiği sanılmaktadır. Kilisenin kuruluşundan itibaren yaklaşık 1.000 yıllık tarihi karanlıktır. Kilisenin MS 365-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmıştır.

2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nin izni ile Hıristiyanlarca Meryem Ana'nın göğe yükseliş günü olarak kabul edilen ve kutsal sayılan 15 Ağustos günü 88 yıl aradan sonra ilk ayin düzenlenmiş, ayini Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetmiştir.





























Kaynak, http://tr.wikipedia.org ; http://www.trabzonkulturturizm.gov.tr/

İktisadi bir değerin sağladığı gelir ...

Getiri, (İng. yield, return).
Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir.
Bir yatırımdan veya menkul değerden elde edilen gelir.
Faiz,
Kazanç.
Yarar,

Risk-Getiri,
Bir yatırımın öngörülen getirisi karşılığında mevcut riskini ifade eder.

Risk genelde yatırımın geçmiş getirilerinin standart sapması (historical volatility) ile ifade edilir. Yatırımdan beklenen getiri ise (expected return), geçmiş getirilerinin ortalamasıdır. Belli bir risk karşılığında elde edilebilecek maksimum getirilerin oluşturduğu risk-getiri eğrisine “efficient frontier” adı verilip, özellikle karşılaştırma, ölçüt (benchmark) amaçlı kullanımı söz konusudur. Vadesine kadar elde tutulduğunda getirisi kesin olan tahvil-bono türü yatırımlar bu tür analizlerde genelde risksiz yatırım olarak kabul edilirler. Ancak bu tür kıymetler üzerinde vadesinden önce işlem yapılması söz konusu ise benzer piyasa riskleri (faiz, kur) söz konusudur.











Kaynak: http://muhasebeturk.org

"Vurgun, Kazanç, Kar" anlamında argo sözcük ...

Voli,
Argoda,  Vurgun, kazanç, kâr.
Kolayca ve haksız ele geçen kazanç.  
Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlama amacıyla kurulan düzen.

Rumca Voli,
Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı (çepeçevre) ağ salmaları.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ