Manisa ilinin antikçağlardaki adı ..

Magnesia,
Meandrum,
Türkiye'de iki tane Magnesia vardır. Biri bugün Manisa adına almış olan şehrimizdir. Buraya eskiden Spil dağının yanındaki Magnesia anlamına gelen, Magnesia ad Sipylum denirdi. Diğer Magnesia, Menderes nehrinin yakınındaki anlamına gelen, Magesia ad Meandrum olarak tanınır. 
Meandros (Menderes) Ege bölgesinin en büyük nehridir. Taşıdığı alüvyonlarla Latmos körfezini doldurmuş, Söke ovasını oluşturmuş, Bafa Gölü'nü bir koy iken göl yapmış, tarihin en önemli liman kentlerinden Milet'i ve güzel Prien limanını kilometrelerce kıyıdan uzaklaştırmıştır.

Magnesia kentini Yunanistanın Tselya bölgesinden gelen Magnet'lerin kurduğu söylenir. Yandaki fotoğrafta muhteşem bir yapı olan Artemis Tapınağının kalıntıları görülüyor.
Manisa,
Ege Bölgesi'nde yer alan Manisa İli'nin yüzölçümü 13.810 km 2 'dir. Yükselti ise 43 m. ile 750 m. arasında değişmektedir. İl Merkezinden doğuya gidildikçe yükselti artmaktadır. İdari bakımdan doğudan Uşak ve Kütahya, kuzeyden Balıkesir, güneyden Aydın, güneydoğudan Denizli, güneybatı ve batıdan İzmir İlleriyle çevrilidir.

İl dağlarla çevrilidir; batıda Yunt Dağı ve Yamanlar Dağı, güneyde Bozdağlar, kuzey ve doğuda ise Simav Dağlarıyla. Ayrıca Spil Dağı Millî Parkı bu il sınırları içindedir. Kula ilçesi çevresi ise eski bir yanardağ bölgesidir ve bölgede peri bacalarına rastlanır. Bölge yerel belediyenin girişimleriyle jeoparka dönüştürülüyor.

İlinin başlıca akarsuları kollarıyla birlikte Gediz Nehri ve Bakırçaydır. Ege bölgesinin önemli doğal iki gölünden biri olan Marmara Gölü, bu ildedir. Demirköprü Barajı ise sadece ildeki değil, tüm Bölgedeki önemli barajlardandır. Diğer barajlar ise Afşar Barajı ve Sevişler Barajıdır.

Antik dönemlerde Magnesia kentini kuranlar, bugünkü Yunanistan’ın Teselya bölgesindeki Pelion Dağı civarında yaşayan Magnetler’dir. Magnetler, Batı Anadolu’ya göç ettiklerinde, önce Menderes Nehri kıyısındaki Magnesia’yı, daha kuzeye giden bir kolu da Sipylos Dağı eteğindeki Magnesia’yı kurmuşlardır. Sonra kurulan şehri Menderes Magnesia’sından ayırt etmek için, “Magnesia ad Sipylum” adını kullanmışlardır. Magnesia adını Sipylos Dağ’ında var olduğu iddia edilen mıknatıs özellikli demir madenine bağlayanların yanında, ismin Lidya veya diğer Ön Asya dillerinden gelmiş olabileceği de iddia edilmektedir. 

Lidya Devleti’nin Perslere yenilmesiyle Pers idaresi altına giren Magnesia, yakınındaki Kral Yolu sayesinde, ekonomik açıdan gelişmiştir. M.Ö. 334 yılında Perslerin Makedonyalılara yenilmesiyle, Manisa üzerinde iki yüz yıldan fazla süren Pers egemenliği sona ermiştir. Manisa, bundan sonra sırasıyla Makedonya, Seleukhoslar, Bergama Krallığı, Roma, Bizans egemenliği altında kalmıştır. Hıristiyanlığın doğuşu ve takip eden yıllarda dini bir rolü bulunmayan şehir, Bizans döneminde piskoposluk merkezi haline getirildi.

Magnesia Bizans’ın son zamanlarında Batı Anadolu’nun büyük şehirlerinden biri haline gelmiştir. Bunun en önemli sebebi, İstanbul’un 1204’te Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra, İznik İmparatoru Ionnes Dukas Vatatzes’in, 1255 yılına kadar Magnesia’da oturmasıdır. Bu dönemde şehir imparatorluğun merkezi durumuna gelmiştir.

Tarih boyunca hemen her büyük medeniyetin dikkatini çekecek kadar zengin olmuş Manisa topraklarının geçmişi yontma taş devrine kadar uzanır. Bölge Lidya bölgesi olarak bilinen bölgenin tamamına yakına Manisa’dadır. Bölgede başka Sard (yada Sardis) olmak üzere sayısı yirmiyi aşan antik kent mevcuttur. Osmanlılarda ise Manisa Sancağı, geleceğin padişahlarının ilk görev yeridir. Şehzadeler Manisa bölgesinin yönetiminde sorumlu tutulup, idarecilik yeteklerini geliştirirlerdi.

Manisa ilinin ilçeleri;

Ahmetli, Akhisar, Alaşehir,
Demirci,
Gölmarmara,
Gördes,
Kırkağaç,
Köprübaşı,
Kula.
Manisa (merkez),  
Salihli, Sarıgöl,
Saruhanlı, Selendi, Soma,
Turgutlu























Kaynak: http://tarihtenfotograflar.blogspot.com/

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ