Eski Arapların recep ayında kestikleri kurban ...

Atire,(Osmanlıca),
Receb ayında keferenin putları için boğazladıkları koyun ki, o puta "itrâ" derler.

Peygamberimiz, Cahiliyye döneminde araplar arasında yaygın olan "Atire ve Fer'a" kurbanlarını kaldırmıştır. Atire, Receb ayına saygı için kesilen kurbana verilen isimdir.

Fer'a ise; deve, koyun ve keçinin ilk doğurduğu yavruya verilen isimdir. Cahiliyye döneminde araplar; bu ilk yavruyu, putlar önünde keserlerdi.  Hz. Peygamberimiz Resûl-i Ekrem, "Artık Fer'a ve Atire kurbanları yoktur" emrini vererek bunları yasaklamıştır. 

İster bir şarta bağlı olsun, ister olmasın Allah rızası için kesilmek üzere nezredilen (Adanan) kurbanı kesmek vacibtir. 

Muayyen nezr (Adak) yapan kimse, nahr (Bayram) günleri içerisinde nezrini yerine getiremezse, kurbanlık hayvanı diri olarak tasadduk eder.  Vücûbunun şartlarına haiz olan kimse de kurbanı, (Nahr günlerinde) kesemezse, tasadduk etme durumundadır. Kurban kesecek olan mükellefin, kurbanını bizzat kendisinin kesmesi efdaldir. Vekâlet vererek bir başkasına kestirmesi de caizdir.

Eskiden Cahilliye devrinde, Araplar Recep ayında,  atire kurbanı kesiliyordu. Yine Cahiliye devrinde Fere kurbanı kesiliyordu. Fere kurbanı kırda otlayan her bir sürü için bir fere' kurbanı vardır. Yıl içinde doğan ve hacılara yük taşıyacak güce gelinceye kadar diğerleriyle birlikte beslediğin bir hayvandır. O safhaya gelince kesip etini yolculara tasadduk edilmekteydi.  Bir fere' kurbanı gerektiren suru yüz baş hayvan için kesilmelidir. 

Rivayet odur ki, Peygamberimiz atire ve fere' kurbanları hakkında Dileyen atire kurbanı kessin, dileyen de kesmesin; dileyen fere' kurbanı kessin dileyen de kesmesin. Davarın bir kurban hakkı vardır" diye buyurmuştur.

Başka bir rivayete görede Peygamberimiz islam' da fere' kurbanı da yok, atire kurbanı da yok, buyurmuşlardır.


Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!