Buğday, nohut, fasulye ve çeşitli yemişlerle yapılan bir tatlı ...

Aşure,
Aşir, (Arapça),
Arapçada aşere, on demektir.
Aşir, onuncu anlamında olup Muharrem ayının onuncu gününü ifade eder.
Halkımız onuncu gün manasına gelen aşir kelimesini aşure şeklinde telaffuz ederek Muharrem ayının onuncu gününü aşure günü olarak bilir. Hicri takvimin başlangıcı Muharrem ayıdır. Bir anlamda Aşure ayı da denir. 

Bir Muharrem yeniyıl başı olarak ve Muharrem ayının onuncu günü de Aşure günü olarak bilinir. Aşure yeniden doğuşu simgeliyor.

Aşure;
Aşure yedi çeşit ya da 40 çeşit malzeme ile yapılır. Ancak kırk çeşit malzeme ile aşure yapmak çok zordur. Bu nedenle eskiler bir kaşık balla aşureyi tatlandırırlar. Bal arıların kırk çeşit çiçekten bal eyledikleri için aşure tamamlanır. En az yedi kişiye dağıtılır. Alevi inancına göre 12 İmam’a atfen 12 farklı malzeme kullanılır. Aşurenin üzerine meyveler konur, Kerbela şehitlerini temsil etsin diye. Bir tatlı geleneği olarak bu acıyı paylaşmak için matem orucunun sonundaki iki günde aşure yapılıp dağıtılır. Alevi aşuresi sıcak yenir.

Malzemeler:
500 gr. buğday- aşurelik buğday (3 su bardağı), 1/2 çay bardağı pirinç, 1 su bardağı nohut,
1 su bardağı kuru fasulye, 200 gr. kuru kayısı, 200 gr. kuru üzüm, 1 su bardağı fındık,
3 lt su, 2 su bardağı süt, 4 su bardağı toz şeker, 1/4 çay kaşığı-çerek tuz, 1/4 çay kaşığı-çeyrek karabiber, 1/2 çay bardağı karanfil suyu, (1 tatlı kaşığı karanfili kaynatıp, suyunu alın), Sıcak süt.

Aşurenin üzerine konmak için;
25 gr. Fındık, 25 gr. Kuş üzümü, 100 gr. Ceviz, 1 adet Nar, Tarçın.
Sıcak süt, şeker, tuz, karabiber, fındık, karanfil suyu ekleyerek 15dk daha kaynatın. Tek tek cam kâselere bölüştürün. Aşure kâselerde soğumaya yüz tutunca, üzerini fındık, ceviz, fıstık, kuş üzümü, kuru üzüm ve nar taneleri ile süsleyebilirsiniz. Aşure pişirirken toplamda 3lt kadar su kullandım. Yanınızda sürekli kaynar su bulundurun, gerektiğinde ilave edebilmek için önemli. Aşurenin kıvamına göre su ekleyebilirsiniz. Şeker miktarını damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz. 4 su bardağı bizim aile için ideal oldu. Siz az şekerli seviyorsanız, 3 bardak kadar ekleyip tadını kontrol ettikten sonra gerekli gördüğünüz miktarda ilave edebilirsiniz

Yapılışı;
Aşure tatlı kaşığı ile yeneceği için malzemler doğranırken bu kaşığın içine rahat rahat sığacak büyüklükte olmalıdır. Ustalar derki, kaşığı aşureye daldırdığınızda en az 5 çeşit malzeme kaşığa sığabilmelidir.

Buğdayı geceden ayıklayıp soğuk suyla ovarak yıkayın. Üzerini 2-3 parmak örtecek şekilde soğuk su koyarak kaynatın ve kaynama başlayınca tencerenin kapağını ve ocağın ateşi kapatın. Buğdayların şişmesi için bu gerekli. Sabaha kadar sıcak ortamda bekletilen buğdayların kabarması bu şekilde sağlanacaktır.

Aynı şekilde önceden nohut ve fasulyeleri de ılık suya koyarak gece boyunca bekletilir. Fasulyeleri sakın süzüp bekletmeyin, parçalanıp dağılırlar. Sabah nohutu düdüklü tencerede yaklaşık 1 saat kadar haşlayın. Aynı anda fasulyeyi de aynı şekilde 1 saat normal tencerede haşlayın. Farklı sürelerde pişen nohut ve fasulye kullanılabildiği için şöyle bir özelliğe lütfen dikkat ediniz. Nohut ve fasulye aşureye katıldıklarında şeker bunları biraz sertleştirecektir.

Yıkanıp küp küp doğranmış kuru kayısılar, üzerlerini kaplayacak kadar su ve 1/2 su bardağı şeker konulmuş küçük bir tencerede haşlanır. Haşlanan kayısılar delikli kepçe ile bir tabağa alınarak bekletilir. Benzer şekilde yıkanmış kuru üzümler aynı şerbetin içine atılıp haşlanır. Delikli kepçe ile kayısıları koyduğumuz tabağa üzümlerde konur. Kuru incirler yıkanıp küp küp doğrandıktan sonra su içinde(şekersiz) haşlanır. İncir de kayısı ve üzümlerin içine konur. Haşlama için kullanılan bu şekerli su dökülür. Çünkü kararmıştır. Kullanırsanız aşurenin rengi istenmeyen şekilde kara olur. Bu şekilde zorlukla hazırlanan malzemeler sayesinde aşure berrak, açık bir renk alır.

Şimdi tüm malzemelerimizi alacak, büyük bir tencerede lapa vaziyetteki buğday su ile karıştırılarak, süzülür. Yıkanmış pirinç ve su ilave edilerek kaynatılmaya başlanır. Tenceremize her malzeme katıldığında hafif bir şekilde karıştırılır. Tenceredeki harcımız kaynama başlayınca haşlanmış nohut ve fasulye katılır. Her malzeme katılınca kaynama duracak yeni malzeme katmak için tekrar kaynamanın başlaması lazımdır. Her seferinde kaynamanın başlaması beklenir. Haşlanmış kuru meyvelerin hepsi katılınca bir taşım kaynatılır. Sonra süt ve şeker ilave edilir. Yeniden kaynama başlayınca bir kahve fincanı gülsuyu katılır ve 2 dakika daha kaynatılır ve ocağın altı söndürülür. Aşurenizin üstünü süsleyerek (Nar ve tarçın ile) servis yapınız. Unutmayın en az yedi kişiye dağıtınız.

Eski dilde Issız ...

Kuhi,
Farsça, Issız demektir.
Issız.
Arapça Kuhi, ( الموقع ).
Kimse bulunmayan veya az kimse bulunan.
Tenha, yaban.
Yalnız, kimsesi olmayan.

Eski Osmanlıcada;
Dağa mensub.
Dağla alakalı.
Dağlı.

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük bayramı ...

Cumhuriyet Bayramı,
29 Ekim 1923 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından 1921 Anayasasında yapılan değişiklikle devletin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak ilan edilmiş ve o gece 101 pare top atışı ile Cumhuriyet kutlanmıştır. Cumhuriyetin ilan edilmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye Cumhuriyeti' nde ve Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti'nde kutlanan milli bayramımız olup sevimli ülkemizin en büyük bayramıdır. TBMM tarafından kabul edilen 628 sayılı kanun ile 29 Ekim, 1925 yılından itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlanmıştır.


EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.


Eski dilde herkesçe bilinen ...

Maruf,
Arapça: maruf.
Arapça, bilmek, tanımak anlamındaki irfan sözcüğünden türetilmiş.
Bilinen.
Malum,
Ünlü, tanınmış.

Herkesçe bilinen.
Bilinen, tanınmış.
Belli, meşhur, ünlü.
Herkesçe bilinen, Sanlı,
Ortada olan,
Dini bakımdan uygun görülen, beğenilen, buyrulan.
Şeriatın emrettiği, uygun gördüğü.
Eskiden bilinen, adı geçen, sözü geçen anlamında bir sözcük, Mahut, Mahud.
Aşina, Belli olan.
Bilinen, bilindik.

Arap dünyasının ilk kadın pilotu ...

Lotfia ElNadi
Lotfia El Nadi
(1907 Kahire, Mısır- 2002).
El-Nadi, El Nadi,
Alnadi, Al Nadi .
(Arapça: لطفية النادي),
Arap dünyasının ilk kadın pilotu ünvanına sahiptir.
Mısırlı kadın pilot.

Yüzyıl başında Mısır, Kahire’de doğmuş ve arap dünyasının ilk kadın pilotu ünvanına sahip olmuştur. Kahire'de Fransızca, İngilizce ve Arapça eğitim veren Amerikan Kız Kolejini (şimdi Kız Ramses Koleji) bitirmiş. Uçaklara olan merakı, hayatını etkilemiştir. Bu yüzden uçaklara yakın olmak için havaalanında bir telefon şirketinde operatör olarak, basit işlerde çalışarak bu ihtirasını gidermeye çalışmıştır. Hatta küçük bir uçağa gizlice binerek ilk uçusunu kaçak yapmıştır. Daha sonra kursa yazılıp uçuş dersleri almaya başlar. Ancak kadın olduğu için şiddetli itirazlar olmasına rağmen ailesinden gizli çalışır. Annesi kızına destek verir. Böylece 1933 yılında, 26 yaşında iken pilot lisansı alır. Kahire’den İskenderiye’ye yalnız başına uçuş yarışmasına katılır. Bu yarışmada birinci olur. Bu yarışma ile ünü Mısır’ın sınırlarını aşarak Avrupa'ya ulaşır.

Lotfia El Nadi daha sonra yaptığı bir iniş sırasında kaza geçirir. Tedavi için İsviçre’ye gider. İsviçre vatandaşı olur. Kanada'da bir süre yaşamış olan El Nadi hiç evlenmemiştir. 2002 yılında, 95 yaşında Kahire’de ölür.

Mısır'da kadınların eşitlik mücadelesine destek verir. Bazı kaynaklar daAtlas Okyanusu'nu uçakla tek başına geçen ilk kadın pilot Amelia Earhart ile sürekli mektuplaşarak dayanışma içerisinde olduğu rivayet olunur.

Ülkemizde bu şekilde azim ve mücadeleyle uçmayı başarmış olan Bedriye Tahir Gökmen de 1932 yılında Vecihi Hürkuş’un açtığı sivil havacılık okuluna kaydını yaptırarak pilot olarak Türkiye'nin ilk kadın pilotu ünvanını alır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ