Hafif olduğu halde kalın veya hacimli...

Kaba,
Hafif olduğu halde kalın veya hacmi büyük olan.
Hafif olduğu halde kalın veya hacimli.
Şişkin, sıkleti az hacmi büyük.
Toplu ve güçsüz kimse.
Büyük, iri, kocaman.

Kaba sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Mağara.
Kaplıca.
Yoz, anif.
Ebegümeci.
Taneleri iri.
Ruba, kaftan.
Kaftan, cübbe.
Kaftan, libas, ruba.
Galiz, edebe mugayir.
Görgüsü eksik, nezaketsiz (kimse).
Koyunlara takılan büyük, yuvarlak çan.
Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse).
Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü olan.
Terbiyesiz, muamelesi dürüşt, yontulmamış.
Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
İncelikten mahrum, terbiyeye aykırı, terbiye dışı.
Özenilmeden yapılmış, gerektiği gibi ince işlenmemiş.
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz olan, ince karşıtı.
Üste giyilen elbise, önü daima açık duran kaftan, cüppe.
Dövülmek için harman yerinde koni biçiminde yığılan tahıl.
Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin etli kısım (kalça/kaba et).
Yontulmamış, özensiz, görgüsüz, nezaketsiz, idraksiz, zarif olmayan, terbiyesiz. 
Türk musikisinde bazı perdelerin bir sekizli aşağısını belirtmek için kullanılan sıfat, pest.
Söz ve davranışları nazik olmayan, insanlarla olan ilişkilerinde görgü kurallarının gerektirdiği incelik ve nezâket bulunmayan (kimse).

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ