Rusça: kalın.
İngilizce: thick.
Enli ve gür,
Enli ve gür (kaş).
Enli ve gür (kaş).
Kalın sözcüğünün başka anlamları:
Derin.
Çeyiz,
Ağırlık,
Kalınlık.
Çeyiz, başlık.
Etli, dolgun olan.
Çeyiz, başlık.
Etli, dolgun olan.
Yoğun, akıcılığı az olan.
Sesi pes olan, ince karşıtı.
Sık, kesif, kalabalık, çok, sayısız.
Kimi yerlerde çeyize kalın denir.
Kars yöresine özgü, tandırda pişirilen bir tür pide.
Gelin olacak kıza erkeğin verdiği para veya armağan, ağırlık.
Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü.
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı.
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı.