Sınır...

Limit,
Sınır,
Uç boyu,
Hudut,
Marj,
Had,
Serhat,
Fransızca: limite,
İngilizce: limit.
Farsça: sinor,
Rumca: sinoro,
Yunanca: synoron.
Sırpça: sinor, 
Bulgarca: sinor,  
Gürcüce: sinori.

Sınır, limit;
Yunancadan alıntıdır.
Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya erişebileceği en alt veya en üst sınır, yer. 
Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük.
Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst sınır.
Olaylar ve süreçlerde, ulaşılması düşünülen son nicel değer.
Bir şeyin kapladığı, hakim olduğu yerin son çizgisi, son ucu.

Sınır sözcüğünün başka anlamları:
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut.
Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi; uç, had.
Duvar.
Diz arkası.
Kaydırak oyunu.
Üzerine gaygana dökülen yoğurt yemeği.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ