Mecaz anlamda, sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey...

Safra,
Sabura,
Zafra.
İtalyanca: saburra,
Arapça: safra.
Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey.
Mecazen sıkıntı, tedirginlik ve rahatsızlık veren kimse veya şey safra olarak adlandırılır. Günlük dilde ve edebiyatta yük olan, ortamda huzursuzluk yaratan kişileri veya durumları tanımlamak için bu ifade kullanılır.

Safra sözcüğünün başka anlamları:
Yaş egzama, öd suyu, fel.
Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd.
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık.
Gemileri dengede tutmak için sintinelerine konulan ağırlık.
Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık; balast.
Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık; balast.

Safra, öd, bilis:
İngilizce: bile, bilis,
Fransızca: bile,
Almanca: galle,
Latince: bilis, öd.

Öd:
Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. 
Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd.
Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen, yağların sindirimine katılan, alkali özellikte, kahverengi-yeşilimsi sarı renkte salgı, öd, bilis.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ