Rusça: kulak
Rusça: кулак.
Ukraynaca: kurkuli,
Azerice: qolçomaq,
Varlıklı Rus köylüsü.Varlıklı Rus köylüsü, "kulak" olarak adlandırılır.
Rusça; kulak sözcüğü yumruk veya yumruğu sıkı insan anlamına gelir.
Varlıklı Rus köylülerine kulak adı verilir. Kelime anlamı olarak yumruk anlamına gelen bu tabir, 19. yüzyıl sonlarından itibaren toprak sahibi olan, tarım işçisi çalıştıran ve diğer köylülere kıyasla daha zengin bir hayat süren köylüleri tanımlamak için kullanılmıştır.
Rus İmparatorluğu'nun son yıllarında ve Sovyetler Birliği'nin ilk dönemlerinde varlıklı köylülere verilen ad.
Kulak sözcüğünün başka anlamları:
Kenar,
Kulak,
Küçük vadi.
Saban kulağı.
Saban kulağı.
Küçük dereler.
Tarlanın köşesi, dar yeri.
Göllerin karaya giren sivri kısımları.
İki yol arasında kalan toprak parçası.
Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
Başın her iki yanında bulunan işitme organı.
Akarsuların karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı.
Yağmur ve sel sularının toplandığı çukur, su yatakları.
Arkların ya da göl ve dereden tarlaya alınan suyun ağzı.
Sarmısaklı yoğurt dökülerek yenilen bir hamur yemeği, mantı.
Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü.Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
Kolayca taşınması için çuvalın ağzının iki yanına yapılan tutma yeri, kulp.
Kağnı arabalarında iki oku boyunduruğa yakın yerde birbirine tutturan sivri ağaç parçaları.
Sabanın toprağa giren kısmının iki tarafında bulunan ve toprağı yanlara dökmeye yarayan parça.
Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.