Fransızca: tore,
Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim.
Tor sözcüğünün yörelerimizde halk dilinde başka anlamları:
Aptal,
Fidan,
Süzgeç.
Toksözlü.
Toksözlü.
Peştemal.
Balık ağı.
Başörtüsü.
Örgü sırası.
Soğukkanlı.
Sık gözlü ağ.Ters (kimse).
İnci gerdanlık.
Hamam havlusu.
Ağ, şebeke, tuzak.
Toy, acemi kimse.
Çekingen, utangaç.
Çözülemeyen ilmek.
Yakılmış sığır tezeği.
Cinsel gücü çok olan.
Cinsel gücü çok olan.
İnce örgülü balık ağı.
Toy, acemi kimse.
Kendini beğenmiş, kibirli.
Boncuktan yapılan bilezik.
Boncuktan yapılan bilezik.
Çorap boğazına örülen lastik örgü.
Uçkur uçlarına yapılan düğümler.
Uçkur uçlarına yapılan düğümler.
Ağ gibi seyrek örgülü bir cins dokuma.
İnce balık ağı gibi örülmüş para kesesi.
Kadınların başlarına örttükleri çarşaf.Çok hareketsizlikten ileri gelen hamlık.
Buzağılamamış üç yaşındaki inek yavrusu.
Buzağılamamış üç yaşındaki inek yavrusu.
Fanila, çorap vb. giysilerde vücudu saran lastik örgü.
Bir metre uzunluğunda dört santimetre eninde örgü ip.
Bir metre uzunluğunda dört santimetre eninde örgü ip.
Elbise veya örgülerde, çorap koncunun ağzı gibi büzülen kısım.
Saman taşırken kağnı arabasına takılan ot ve kendirle örülmüş ağ.