Alev ...

Alaf,
Alaz,
Alav,
Yalav, 
Yalkın.
Alev.
İngilizce: flame.
Halk ağzında alev.
Anadolu’da alev yerine alaz adı kullanılır.
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule.
Eski Türkçe, Yalav, alevlenmek, halk ağzında alav şeklinde geçmektedir.
Yanma sonucunda ortaya çıkan, kızgın ve ışıklı gaz kütlesi.
Sıcaklık.
Kıvılcım.
Ateş, hararet.
Alev; Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışığın uzantısı.
Yanan maddelerin üzerinde yukarıya doğru uzanan parlak, ışıklı dil, alaz, yalaz, yalım, şule.

Alaf kelimesinin başka anlamları;
Arapça, alaf, alef (ﺍﻋﻼﻒ).
Arapça, alef’ in çoğul şekli alaf.
Hayvan yemleri.
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.
Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş.
Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar:
Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı.
Hayvanların yem yediği yer.
Her tür hayvan yemi: ot, saman, arpa vb.
Otlardan hazırlanan hayvan yemi.
Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu.
Arpa, hayvan yemi.
Hayvan yiyeceği, yal.
Saman, kuru ot, mısır sapı.
Kışlık için hazırlanan hayvan yemi
Hayvanların kışlık yemi.
Hayvanlar için yaprak demeti.
Hayvan yemi satıcısı.
Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği.
Hayvanların su içtikleri yer, yalak.
Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı.
Ağaçtan yapılmış çeşme sularının toplandığı oyulmuş ağaç
Hayvanların saman yediği yer.
Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
Mızrak ucuna takılan küçük bayrak, kırmızı renkli flama.
Aşk ateşi.
Mısır sapı.
Telaş, korku.
Binler.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ