Avrupa'da 1501'den önce basılan kitaplara verilen ad ...

 İncunabula,
İncinabulun,
Avrupa'da 1501'den önce basılan kitaplara verilen ad.

1501 yılından önce basılan kitaplara, Latincede “beşik” ya da “doğum yeri” manasına gelen incunabula adı veriliyordu. 1450 yılında 50.000 adet kitabın olduğu söylenir ve bu kitapların basılma amacı büyük ölçüde dindir. Tahminlere göre, bu kitapların (incunabula) üçte biri resimliydi. Bu resimler 18. yüzyıla kadar elle boyanmaya devam etmişti.

1501 öncesinde Avrupa'da basılmış olan kitapları, sayfaları veya resimleri belirtmek için kullanılan bir terimdir. Latince anlamına uygun olarak 1501 yılından önce basılmış bütün kitaplar matbaanın beşiğini temsil eder. 

1501’den önce baskı işi, takip eden üç yüz elli yıl boyunca Gutenberg’in 1458 yılında geliştirdiği hareketli harflere dayalı baskı tekniği fazla değişmeden devam etti. Bununla birlikte, kitaplarda zaman içerisinde değişiklikler oldu. Yazar adlarını taşıyan sayfalar eklendi, kitapların bitiş tarihi yazıldı. Hatta kitapların sonunda ufak dualar yer almaya başladı. 16. yüzyılın başından itibaren de sayfa numaraları ortaya çıktı. İlk basılan kitap İncil oldu.

Gutenberg’in baskı makinesinden çıkan ilk basılı belgeler, Papalığa ait dokümanlardı. Gutenberg’in en büyük projesi olan Latince İncil geldi. Bunun için 100 bin kadar karakter dökmüş; iki yıl boyunca, 180 adet basılmış ilk İncil için geceli gündüzlü çalışmıştı. 

Gutenberg’in bu tekniği bilgide devrim yarattı ve kısa zamanda yayıldı. Avrupa'da Köln, Basel ve Hamburg gibi şehirlerde ilk matbaalar kuruldu. İtalya'da ise Venedik’te Aldus Manutius, edebiyat klasiklerini, cepte rahatlıkla taşınabilir boyutta ucuza basmış. İtalyan yayıncının hedef kitlesi, Avrupa’daki entelektüel kesimdi. O devrin en iyi matbaacılarını ve  ressamalarını  bir araya toplamış. Klasikleri elden geçirip, düzelterek basmış. Manutius, bugün "antigue" olarak bilinen ve Avrupa’ya yayılan yazı karakterinin de babası olmuştu. Gutenberg’in ilk basılı kitaba imza atmasının ardından 20 yıl sonra Avrupanın her yerinde matbaalar açılmış ve günde bin yeni kitap piyasaya çıkıyordu. Kitaplar ucuzlamış, tabana yayılmış. 

Matbaanın, Avrupa'da kullanılmaya başlandığı tarihten 268 yıl sonra, ilk kez 1726 yılında Osmanlı Devleti'nde İbrahim Müteferrika vasıtasıyla kullanılmaya başlandığı biliniyor.
“Barut, savaşları nasıl değiştirdiyse, matbaa da zihinlerimizi öyle değiştirdi.”  Wendell Phillips

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!