Bir kimsenin menkul veya gayrimenkul bir malının kendi rızasına bakılmaksızın kanuni sebeplerle devlet tarafından zorla elinden alınması ...

Müsadere,
Müsadere etmek,
Arapça Sadr kelimesinden türetilmiştir. Cebir, baskı ve zor alım anlamındadır.
Zor alım.
El koyma.
Zulüm ve cebir.
Yasak edilen bir şeyin kanuna göre elden alınması. 
Bir şeye yasal olarak el koymak. 
Mal ve mülkünü ammeye mal etmek.
Müsadere Ceza Hukukunda, bir ceza çeşididir. 
Şahsın mal varlığına zorla el koyma. 
Müsadere, bir kimsenin mal varlığına, mülküne kanuni olarak, devletin el koymasıdır.
Müsadere, bir kimsenin menkul veya gayrimenkul bir malının kendi rızasına bakılmaksızın kanuni sebeplerle devlet tarafından zorla elinden alınmasıdır. 

Devletin verdiği görevler sırasında edinilen mal varlığının kamuya ait sayılması kuralına dayanılarak birçok İslam devletinde uygulanmıştır. Osmanlı Devletinde ise haksız kazançla zengin olmuş görevliler için çıkarılmış bir kanundur. Görevlilerin mallarına istediği zaman kanuni olarak el koymasını yasalaştırmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda uygulanan müsadere 1839 yılında Tanzimat'ın ilanından sonra bütünüyle kaldırılmıştır. 

Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!