Emirlik, beylik...

Emaret,
Beylik,
Emirlik,
Bir emir veya bey veya prensin idaresinde olan memleket.
Emir, Bey, Voyvoda ve Prens gibi sanlarla anılan kişiler eliyle yönetilen ülkeler.
Beylük.

Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı...


Diyetetik,  (Fr. diététique, İng. dietetics.).
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.
Kötü beslenmenin yol açtığı sayrılıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.
 
Diyetetik, Yunancadan gelen bu terim sağlıklı olmak ve düzenli bir yaşam biçimi icin gerekli olan ve alınması gereken önlemler anlamında kullanılmaktadır. 

Psikoloji, Pedagoji ve Gıda Mühendisliği gibi bazı sosyal, ekonomik ve iktisadi alanlardaki meslek grupları ile beraber çalışarak Tıbbi Beslenme ve Beslenme Bilimini gerçek hayata geçiren bir sağlık dalıdır.
 

Diyetisyen; 
Beslenme ve diyetetik alanında eğitim almış, bireylerin ve toplumların beslenme alışkanlıklarını değerlendirerek onlara uygun beslenme tedavisini belirleyen, uygulayan, beslenme plan ve politikaları üreten ve eğitim yapan kişidir. 

Her yıl 6 Haziran Diyetisyenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Cinayet ...

Kıya,
Katl,
(Arapça, Katl, قتل )
Adam öldürme suçu, 
Cinayet. 
Adam öldürme derecesinde ağır suç. 
Adam öldürmek, katl. 
Öldürmek,
Kesmek, 
Mekatıl, Kesmek
Cani, Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı, Katil,  

Siirt yöresine özgü, kadın erkek birlikte oynanan bir halk oyunu...

Dilo Dilo,
Siirt yöresine özgü, kadın erkek birlikte oynanan bir halk oyunu.

Siirt ve çevresinde kadın erkek birlikte oynanan halay türü bir halk oyunu. Kalabalık gruplarla oynanan oyunun, hareketli ve hızlı bir ritmi vardır. En sık yinelenen figürler el çırpma ve sekmelerdir. 

Siirt halk oyunları, aşka ve toprağa bağlılığın bir ifadesi olarak canlı, hareketli ve çeşitlidir. Hareketler, son derecede kurallı, ahenkli ve mekiklidir. Oyuncuların tek saf halinde sımsıkı yanaşıp yaslanılarak omuzdaşlık ettikleri olur. El ele tutuşmuş halde harekete geçerler. Vücutlarda üst kısım hareketsizdir. Omuz omuza dizildikleri yaslanışlı anlarda bir duvar ve kale metaneti (dayanıklılığı) okunur. Manen kenetlenişin timsali kesilirler. Meydan oyunu sıfatıyla davul zurnasız edemezler. Bu bileşik çalgının ezeli yırlayışına uyarlı ayak mekiklenişi bir şiir tartımı gibi mısralanır gider.

Siirt halk oyunları;


Beleti (Şarkılı-Türkülü fakat tefsiz oyundur. 4-10 kişilik iki dizi halinde karşılıklı oynanan bu çeşitte aşiretler övülür),

Botani, 

Çaçani,

Daakatülfeyki (Bu oyunda gebe bir kadının hali kısa adımlarla tasvir edilerek şu manada sözler söylenir; Karnın boşsa, uzun at adımı, doluysa ger, üç kısa adım at),  

Dilo dilo, 
  
Garzani, Girani, Govent,

Hırpani (Sözlüdür, sadece tef ile oynanır),

Kasap,
Karakıştani (Sözsüzdür, sadece tef ile yürütülür),  

Mirani,
Roşkani, 
Süleymaniye,
Şeyhani, Şiro, 
Vaynana, 

Kötü, çirkin ...

Bet,
Bed, (Farsça),
Fenâ. Kötü.
Çirkin.
Tuhaf,
Yaramaz.
Şer, 
Şeni,
Fasit,
Çirkin,
Kötü, İyi karşıtı
İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, 
Fena.
 

Gizli görevli ...

Ajan (İng.spy, Alm.Agent, Fr.espion),
Casus.(Cevasis),
Çaşıt,
Gizli görevli,
Gizli polis,
Dil avcısı,
Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, dil avcısı, çaşıt, ajan.
Bir devletin, ya da bir kimsenin sırlarını başkası adına öğrenmeyi üzerine alan kişi.
Hafiye. 
Gizli sırları haber veren. 
Kendi asıl şahsiyetini gizleyip, kendini iyi şahsiyet şeklinde göstererek ve gizli yollarla bir devletin askeri, siyasi ve mâli durumlarına dair haberleri başka bir devlet menfaatına olarak toplayıp bildiren kimse.
Teşkilat-ı Mahsusa,
İstihbarat ajanı,
MİT,
KGB,
FBI,
CIA,
MI5,

En büyük ajan, James Bond.
50 yıldır sinemalarda gösterilmektedir. Ajan 007 şimdiye kadar en kalıcı sinematik simgelerinden biridir. Ian Fleming tarafından yaratılan James Bond sinema dünyasının en önemli karekterlerinden olmuştur.

Kız ya da kadın hizmetçi ...

Kırnak,
Hizmetçi,
Hizmet gören kimse. 

Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın.
Bir kimsenin hesabına veya menfaatına iş görme, bu suretle yapılan iş, 
Vazife. 
Memuriyet. 



Osmanlılar döneminde, Cariye ya da halayık, yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın. Savaşta esir edilen kadınlar için karavaş ismi de kullanılırdı. Bu kız ya da kadınlar odalık, cariye, hizmetçi, vazifeli, görevli, çalıştırılan olarak kullanılırdı. 


Kırnak; 
Cariye.
Çalımlı, süslü (kimse). 
Güzel, titiz, çevik,
Cilveli, oynak (kadın). 
Boylu boslu. 
Çevik. 
Boyu bosu yerinde olan. 
Güzel kız ya da kadın işçi.

Çıplak, yoksun ...

Ari,
Tırıl,
Dal,
Üryan,
Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü. 
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak:
Saçsız (baş). 
Üzerinde yaprak olmayan:
İçinde gerekli eşya bulunmayan: 
Yoksul (kimse),
Yalın, süssüz.
Fakir, züğürt olan (kimse).

Allah' ın birliği ve bölünmezliği ...

Ahadiyet,
Ahaddiyet,
Ehaddiyet,
(Ahadiyet) 
Allah'ın her bir şeyde kendine ait birlik tecellisi. 
Ehadiyyet, her bir şeyde Halikı Külli Şey'in ekser esmâsı tecelli ediyor demektir. 
Mesela: Güneşin ziyası, bütün zemin yüzünü ihata ettiği haysiyeti ile vahidiyyet misâlini gösterir ve her bir şeffaf cüz'de ve su katrelerinde, güneşin ziyası ve harareti ve ziyasındaki yedi rengi ve bir nevi gölgesi bulunması ehadiyyet misâlini gösterir. Ve her bir şeyde, hususan zihayatta ve bilhassa her bir insanda o Sani'in ekser esması onda tecelli ettiği cihetle ehadiyeti gösterir.

Rahmaniyyet,
Cenab-ı Hakk'ın Rahman oluşu.

Dövülerek saman yapılan ot ...

Kes,
Halk dilinde,


Genellikle yakmak için kullanılan iri saman.
İri saman.
Samanın irisi.
Dövülerek saman yapılan ot. 
Harman savrulduktan sonra yerde kalan taşlı ve samanlı buğday.
Samandan çıkan ve ancak yakmaya yarayan kaba saman artığı.
Tanesi alınmış mısır koçanı. 
İri saman.


Harman veya başka işlem sırasında tohumlardan ayrılan, bitkinin diğer kısımlarıyla birlikte genek yaprakları, kavuz ve diğer tane örtü kısımları ve bazen da kuru ot veya sapların kabaca doğranmış durumu.

Ayrıca Kes,
Kes, spor ayakkabısı anlamındadır.
Ayak bileklerini de içine alan kapalı jimnastik ayakkabısı.

James Bond' un yaratıcısı olan İngiliz yazar...

Ian Fleming,
Ian Lancaster Fleming,
(d. 28 Mayıs 1908 - ö. 12 Ağustos 1964).
007 Bond,  James Bond karakterinin yaratıcısı ve romanlarının yazarı İngiliz yazar ve gazeteci.

II. Dünya Savaşı'nda deniz subayı olarak görev yapan yazar, İngiltere' deki Eton Kolejinden mezun olmuştur. İngilterede askeri okula devam etmiştir. Yazdığı casusluk romanları filmlere uyarlanmış ve ona dünya çapında ün kazandırmıştır.

James Bond 50 yıldır sinemalarda gösterilmektedir. Ajan 007 şimdiye kadar en kalıcı sinematik simgelerinden biridir. Tüm  filmler Ian Fleming'in hayal gücü ile başlamıştır. 



Sinemada James Bond rolünü oynayan aktörler;
  • Sean Connery (1962–67/ 1971) - 6+1 kez oynamıştır.
  • George Lazenby (1969), - 1 kez oynamıştır.
  • Roger Moore (1973–85),- 7 kez oynamıştır.
  • Timothy Dalton (1987–89),- 2 kez oynamıştır.
  • Pierce Brosnan (1995–2002),- 4 kez oynamıştır.
  • Daniel Craig (2006–halen).- 2+ 1 kez oynamıştır.
Ayrıca David Niven'ın oynadığı Casino Royale (film, 1967) ve yine ilk Bond Sean Connery'nin rol aldığı Asla Asla Deme (1983) filmleri seri dışında çekilen diğer filmlerdir.

Eserleri, Filmleri;
Casino Royale(Gazino Royal) - (1954-1967-2006)
Colonel Sun - Öldürme Yetkisi (1989)
Diamonds Are Forever(Ölümsüz elmaslar) -  (1971)
Dr.No -  Doktor No - (1962)
For Your Eyes Only(Yalnız senen gözlerin için) - (1981)
From Russia With Love (Rusyadan sevgilerle) - (1963)

Goldfinger (Altın parmak)-  (1964)
Live And Let Die (Yaşa ve öl) -  
Moonraker(Ay harekatı) -   (1979)
Octopussy -  Ahtapot- (1983)
On Her Majesty's Secret Service(Kraliçenin hizmetinde) -  (1969)
The Man With The Golden Gun(Altın tabancalı adam) - (1974)
The Spy Who Loved Me(Beni seven casus) - (1977)
Thunderball (Yıldırım Harekatı)-  (1965)
You Only Live Twice (İnsan iki kere yaşar) -(1967) 
Yarın Asla Ölmez,(1997)
Dünya Yetmez (1999)
İnsan Gibi Yaşa (Asla Asla Deme) (1983)
Bir Cinayete Bakış (1985)
Yaşamak İçin Öldür (1973)
Quantum of Solace (2008) 
Yaşayan Gün Işıkları (1987) 

Skyfall (2012)
Altın Göz (1995) 
Başka Gün Öl (2002)



Deride geniş leke ...

Yama, (İng. patch ).

Deride leke,
Benzer olarak, Tıp dilinde iktiyoz hastalığına benzer. Bu bir hastalık olup deri, kuru, pul pul ve bazen de çatlak görünümdedir. 
İktiyoz, hayatın ilk yıllarında başlayan ve yaşam boyu süren, kalıtımsal ve soydan geçen yaygın bir keratozdur. Yani hasta­lıklı deri kuru, esmer, gri renkte olup üze­ri balık pulu biçiminde kabuk gibi serttir. Bazı biçimleri doğuştan vardır. Sık sık sıcak banyo yapmak bir tedavi yöntemidir.



 
Halk arasında derideki bu lekelere;
Örümcek izi, 
Leylek ısırığı, 
Kiraz lekesi, 
Gülleme.
gibi isimler verilir.

Deride oluşan siyah leke hastalığına Yunanca Melazma denir.

Deri renginin oluşmasında iki önemli faktör vardır. Birincisi, kan damarlarının içindeki hemoglobin, ikincisi ise renk hücrelerinin ürettiği melanin'dir. Deride pembeleşme, kırmızı, mavimsi renkli lekeler hemoglobinden kaynaklanır. Ten rengini belirleyen ve normal deri rengi ile kahverengi tonları arasındaki renkleri ise melanin belirler. Saç ve göz rengini melanin belirliyor. Yüzdeki ben, çil, doğum ve yaşlılık lekeleri ise ayrı değerlendirilir. 

Bundan başka güneş ışınlarının etkisi ile oluşan pigment artışı, ciltte geniş leke görüntüleri oluşturur ki bunlara da yama denir.  Ayrıca sivilce izleri, hamilelik, aşırı antibiyotik kullanma, yanlış kozmetik ürünleri gibi sebeplerden de ciltte lekeler oluşur.

Dış derinin renk kaybına uğramasıyla oluşan beyaz plaklarla oluşan deri hastalığına Vitiligo (klasik lökoderma) denir. 

Yama kelimesinin diğer anlamları;
Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. 
Bu iş için kullanılan parça.
Deride geniş leke.
Bayır, meyilli arazi, yokuş,
Alt değirmen taşının parçaları.
Kağnı tekerini oluşturan tahtalar.  
Yan, ön, karşı. 
Yakın. 
Karşılık

Yama, (İng. graft).
Vücudun bir bölgesini örtmek veya bir eksikliği desteklemek için eklenen bir parça canlı doku, greft.
Çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça.
 

Sivrisineğe benzer çok küçük bir sinek türü...

Kumuç,
Sivrisineğe benzer çok küçük bir tür sinek. 
Anofel, Çimil, Sıtma mikrobu taşıyan bir tür sivrisinek.

Sivrisinek;
Mizik, Sivrisinek,
Tatarcık gibi küçük, siyah sinek.
Peşşe (Osmanlıca), Peşe veya Peşşe (fars. peşe ve peşşe). Esk. sivrisinek.
Peşe-bend (peşşe-bend veya peşe-hane), cibinlik.

Kumuç kelimesinin diğer anlamı;
İçine et veya peynir konarak yapılan bir çeşit sigara böreği.  
İçine et ya da peynir konarak yapılan bir çeşit sigaraböreği, dürüm.


Mantar sineği,
Sivrisineğe benzer böceklerin ortak adı,

Mantar sineği, Diptera (çiftkanatlılar) takımının Mycetophilidae ve Sciaridae familyalarındandır. Larvaları mantarla beslenen bu küçük sineklerdir. Bu sineklerin kanatları koyu renkli olup, petekgözleri birbirine değecek ölçüde yakındır.

Üç yol ağzı…

İrim,
Üç yol ağzı.


İrim sözcüğünün diğer anlamları,
Gözün görebildiği kadar uzaklık.
Sokak. 
Dar sokak, dar yol, patika. 
Çıkmaz sokak. 
Dolambaçlı yol. 
Sokak başı, köşe başı.
Yalçın kayalık yerler.
Böğürtlen. 

Ot, çayır.
Ara, uzaklık. 

Selef ...

Öncel,
Selef,
Bir görevde, bir makamda kendinden önce bulunmuş olan kimse, öncel.
Halef karşıtı. 
Ardıl karşıtı,
Yerine geçilen,
(Self) Eskiden olan. 
Evvelce bulunmuş olan.
Yerine geçilen.
Önde olmak, ileri geçmek.
Eski adam.

Halef ...

Ardıl,
Halef, (Arapça).
Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl.
Selef karşıtı.
Öncel karşıtı.
Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, sonradan gelen. 
Soy. 
Babadan sonra kalan oğul.Birinin yerine sonradan geçen kimse.

Maaş, aylık ...

Ratibe,
Aylık, 
Maaş, (İng. salary).
Türkiye’de memurlara üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. 
Ücret,
Geçinilecek şey. 
Yaşayış. 
Aylık para.
Revâtib, Maaş. Vazife.
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş.
Görevlilere, emeklilere ve bunların dul ve yetimlerine her ay ödenen para.

Halat, kalın ip ...

Nabl,
Halat, (Rumca),
Kalın ip. 

Kenevirden yapılmış kalın ip.

Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip. Çapı 12 mm’den daha kalın olan, balıkçılıkta da çerçeve yaka ve kuvvetlendirmede kullanılan, telden veya doğal ve sentetik iplerden yapılan, av araçlarında çekme ve donam amacıyla kullanılan ipler. 
Keten, kenevir, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halata ise urgan denir.

 

Haiti kökenli bir dans ve müzik ...

Mambo, (Fr. mambo).
Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans.
Bu dansın müziği.
Haiti kökenli bir dans ve müzik.

Rumba dansının daha hareketli daha kıvrak çeşidine Mambo, denir. 
Genellikle Kuzey Amerika bölgelerinde bu dans çeşidi sergilenir.

Mambo, Küba'da daha çok Haitililer'in yaşadığı bölgede ortaya çıkmıştır. Mambo dansı, 1943 yılında Havana'daki La Tropicana adında bir gece kulübünde sunduğu dans ile Perez Prado'ya atfedilir. Mambo birçok danstan etkilenmiştir. ( Afrikan, Cuban, Jazz, Hip-Hop ve hatta Bale) Bundan dolayı Mambo'da asla adımlar bitmez. Birçok insan, Mambo'yu çok hızlı bir dans gibi görür.
Gerçekte Mambo yavaş, titiz ve çok fazla hareket gerektirmeyen bir danstır.


Mambo


İnceden inceyealay eden, cinaslı ...

İronik, (Fr. ironique).
İronic, ironical, 
İroniye dayalı.
Alaysı,
Ters anlamlı,
Kinayeli,
Gülmece. 
İstihza ile,
Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme. 
Alaysıma.
Düşünülenin tersini söyleyerek yapılan ince alay,
İnceden inceye alay eden, istihza ifade eden,

Nohut büyüklüğünde hamur taneleri ve sarımsaklı yoğurtla yapılan bir yemek ...

Kokalinga,
Nohut büyüklüğünde hamur taneleri ve sarımsaklı yoğurtla yapılan bir yemek.
Malzemeler;
Yarım çay bardağı yağ,
1 çay bardağı yoğurt,
1 çay bardağı karbonat, bir fiske tuz, alabildiği kadar un,
3 diş sarımsak, 1,5 su bardağı yoğurt,
Yarım fincan yağ,
1 tatlı kaşığı kırmızı biber ve kızartmak için yağ.


Yapılışı:
Zeytinyağı, yoğurt, karbonat, tuz ve unu birlikte yoğurarak sert bir hamur haline getiriniz. Hazırlanan hamuru nohut büyüklüğünde koparınız. Zeytinyağını ateşte kızdırdıktan sonra nohut büyüklüğündeki hamurları kızartıp kenara alınız. Diğer tarafta sarımsaklı yoğurdu hazırlayınız. Yarım fincan zeytinyağını bir cezvede kızdırıp ocağın altını kapatınız, içine bir tatlı kaşığı kırmızı biber ilave ediniz. Kızartılan hamurları küçük kaselere koyunuz. Servisten önce üzerine sarımsaklı yoğurt döküp üzerine kırmızı yağlı biber gezdirip servis yapınız.

Yükselme, yüceltme ...

İtila, 
(Arapça),


Teali,
Yükselme, 
Yüceltme,
Yücelme,   
Yükselmek. 
Yukarı çıkmak.
Yüksek rütbelere çıkmak.
Çok yüce olma.

İşçi, gündelikçi…



Karakullukçu,
Çakan, 
Gündelikçi,
İşçi.
Irgat.
Tarım işletmelerinde günlük rayiç üzerinden günlük, haftalık veya aylık olarak çalışan işçilerdir. Bunlara bazı yörelerde çakan veya karakullukçu da denir.

Yeniçeri ocağı bölük ve ortalarında odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizlemek, yemek kaplarını yıkamak ve benzeri işler görmekle yükümlü er.
Gündelikle ev işlerinde çalışan kimse.
Yevmiyeci.
Çoban.  
Yarıcı,

Marabacı, 
Üretime yalnızca emeği ile katılır. Tarla ve diğer girdiler işletmeciye aittir. Marabacı ürünün 1/3'ünü alır.

Mevsimlik İşçi, 
Özellikle pamuk ve fındık gibi büyük ölçüde emek gerektiren ürünlerin bakım ve/veya hasat mevsimi boyunca tarım işletmelerinde çalışan işçilerdir. Bu tür işçilerin göçmen olanlarının yiyecek ve barınmalarını genellikle işletmeci temin eder.



Popüler Yayınlar

Yeni içerikler için takip edin!