Nepal' de tanrıça olarak seçilen kız çocuğuna verilen ad ...

Kumari, 
Bakire anlamında yaşayan Tanrıça.
Nepal dendiğinde insanın aklına ilk gelen şüphesiz Everest tepesi, dünyanın çatısı yani Himalayalardır. Bundan başka inanışlarındaki farklılıklar dikkat çeker. Bu inanışlardan birisi de Nepal’i kötülüklerden koruduğuna, bereket ve iyi şans getirdiğine inanılan Kumari, Budist ailelerin küçük kız çocukları arasından seçiliyor.

Kumari’nin seçilmesinden aralarında kraliyet astroloğunun da bulunduğu beş kişilik bir Budist rahipler konseyi sorumlu. 

Aranılan temel özellikler arasında, adayın çok sağlıklı olması, bedeninden hiç kan akmamış olması, ciddi bir hastalık geçirmemiş olması ve dişlerinden herhangi birini kaybetmemiş olması gibi maddeler var.  Mükemmelliyetini kanıtlayan 32 testi geçen çocuk, Nepal dilinde bakire anlamına gelen Kumari olarak seçiliyor ve yılda 13 kez dışarı çıkmak üzere tapınakta yaşamaya başlıyor.

Kumari olabilmek için çocukların banyan ağacı gibi bir bedene sahip olmaları, renginde ve yumuşak tenli olmaları ve daha önce kanlarının hiç akıtılmamış olması gerekiyor. Adet gördüğü yaşa dek Tanrıça olarak kalan Kumari, bu dönemden sonra yenisi seçilmek üzere ailesine geri veriliyor.

Yüzlerce tanrı ve tanrıçanın gündelik yaşamın içinde yer aldığı Nepal'de yaşayan tanrıça yani Kumari geleneği 17. yüzyıla dayanıyor. Geleneğin kaynağına dair farklı inanışlar olsa da pratikte 3-4 yaşlarında, Buda'nın geldiği kasttan, belli karakter ve fiziksel özelliklere sahip küçük kızlar arasından seçiliyor ve ergenliğe erişene kadar tanrıça olarak görev yapıyor. 

Kumari adayının sakin ve korkusuz bir karaktere sahip olması ve Kral’ın burcu ile uyumlu bir burçtan gelmesi gerekiyor.

Rahipler bir aday üzerinde karara vardıktan sonra, seçilen küçük kızı bu kez çok daha zorlu bir sınav beklemektedir. Eğer aday, tanrıça Taleju’nun tüm özelliklerine sahipse, Dashain Bayramı sırasında kendisinden, Taleju tapınağında kesilmiş 108 buffalo ve keçinin mumlarla aydınlatılmış kesik başları ve çevresinde dans eden maskeli adamların arasından hiç bir korku belirtisi göstermeden yürüyüp gitmesi beklenir.

Rivayet şöyle anlatılıyor. 
Efsanevi zamanlarda Nepal’in Kralı Javaprakash Malla Katmandu’daki sarayında oturup, tripasa adlı bir zar oyunu oynarken kırmızı bir yılan yavaşca yanına yaklaşır. Oyundan başını kaldıran kral karşısında inanılmaz güzellikte bir kadın görür. Teninin parıltısı, gözlerinin siyahı, göğüslerinin yuvarlaklığı krala kendi karısını unutturur ve karşısındaki kadına karşı hissettiği şehvet duygularının önüne geçemez. Ancak karşısındaki Hindu ana tanrıça, kraliyetin ve devletin koruyucusu Taleju Bhawani’dir ve kralın düşüncelerini okumuştur.

Taleju, kralı düşünceleri nedeni ile lanetler ve bir daha kendisine asla gözükmeyeceğini söyler. Kendisine tapması için bundan sonra sarayından çıkarak aşağı kasttan bakire bir kıza gitmesi gerekmektedir kralın. Taleju o kızın bedeninde enkarne olacak, yeniden dünyaya gelecektir. Gerçekten de bugün dahi Nepal Kralı Indra Jatra Bayramı sırasında sarayından çıkarak gidip Kumari’nin ayaklarını öper.
 


























Kaynak: http://mavilimon.blogspot.com

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ