Eskişehir' in tanınmış bir içme suyu ...


Kalabak suyu,
Eskişehir ile özdeşleşmiş bir içme suyudur. Atatürk' ün bir seyati esnasında ikram edilen suyun tadını beğenmeyerek, şehre su araştırma talimatı vermesi üzerine Türkmen Dağı eteklerinden bulunarak şehre getirilen sudur. 
Daha önceleri tankerlerde satılan su, son yıllarda damacana sistemi ile dağıtılmaktadır.

Ayrıca; 
Eskişehir ilinin Günyüzü ilçesine bağlı bir köy olan Gecek kendi adıyla bilinen meşhur Gecek üzümü, meşhur içme suyu Gecek Kaynak Suyu ve geçmişten bu güne hoş görüsü ve zekasıyla nam salmış insanlarıyla ünlüdür. Köy içme suyu bakımından çok zengindir. Doğal kaynak suyu (Gecek suyu) çok meşhurdur. Bu kaynak suyu böbrek taşlarını düşürücü etkiye sahip olduğu klinik deneylerle sabittir. Hemen hemen her ev ve bahçede bir kuyu bulunur. Fakat sulama suyu bakımından fakirdir.


Kalabak Suyu;
Sıcak termal suyunu testilerde soğutarak içmeye çalışırken 1900 yılında Asarcıklı Ali Efendi tarafından şehre 15 km. uzaklıktaki Sarısungur Suyu, Odunpazarı semtine pişmiş toprak künklerle getirilmiş, kapalı dağıtım yerlerinden, dirhem hesabıyla evlere ve mahalle çeşmelerine dağıtılmıştır. 

1930'lu yıllara kadar nüfusu 15 bini geçmeyen şehrin içme suyu ihtiyacı bu şekilde karşılanmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra, Eskişehir'den sık sık geçen Mustafa Kemal Atatürk yine bir seyahatinde, aşağı mahallede bulunan tren garında mola verir. İşte bu mola, Eskişehir'in içme suyu ihtiyacında yeni bir dönemin başlamasına sebep olur. Bir bardak su isteyen Atatürk'e testide soğutulmuş termal suyu sunulur. Değişik bir tadı olan su, Atatürk'ün hoşuna gitmez, Eskişehir'in içme suyu ile ilgili bilgi ister. En kısa süre de içme suyu ihtiyacının karşılanması için orada bulunan dönemin Belediye Başkanı Kâmil Kaplanlı'dan (Kara Kâmil lakaplı) sorunun halledilmesini ister.  Türkmen Dağının kuzey yamacında Kalabak Köyü yakınlarındaki kaynaklardan Kalabak Suyu olarak bildiğimiz memba suyu bulunur. Şehre giren tahıl ürünleri, kesim hayvanları üzerinden alınan rüsum ile şehrin zenginlerinden toplanan bağışlarla İsale hattı ve deponun finansmanı sağlanır. 

İngilizler'lerle yapılan anlaşma sonucu, İngiliz mühendisler, hattın geçtiği bölgede yaşayan köy halkı ile birlikte çalışırlar. Kazılar elle yapılır, tamamen insan gücüyle orman geçilir, 45 kilometreye yakın bir hat inşa edilir. Uzun bir çaba ve zorlu bir çalışma sonucu 1936 yılında Kalabak Suyu 12 cm. çapında pik döküm borularla Eskişehir'e ulaştırılır. Bademlik'te de 500 tonluk Kalabak Suyu deposu yapılır. Muhtelif bölgelere halkın içme suyu temini için çeşmeler konulur. 1970'li yıllarda Bademlik deposundan çekilen bir hatla Akarbaşı semtinde basit bir dağıtım istasyonu da kurulur. 1936 - 1980'li yılların sonlarına kadar su dağıtımı sakalar vasıtasıyla yapılır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ