Kuduz...

Akur, Kuduz (Rabies), 
Merkezi sinir sistemini ağır şekilde tutan bir zoonoz (insanlara hayvanlardan geçen hastalık).

Her yolla vücuda girebilen bir virüs ile oluşan, bulaşıcı, akut bir hay­van hastalığıdır. Hastalıklı hayvanın öteki hayvanları ya da insanları ısırması sonucu bulaşır. Köpek hem bu hastalığa en çok yakalanan hem de bu hastalığı insanlara en çok taşıyan hayvandır. Kuduz hastalığının köpekte ilk belirtileri huysuzluk, yutkunmada zorluk ve felçtir. Köpeğin ağzı açıktır ve bu da salya ak­masına neden olur. Kuduzun son devrele­rinde köpek ulumaya, koşmaya, atlayıp sıçramaya ve ısırmaya başlar. Sonunda felç gelir ve köpek ölür. Hastalık son aşa­maya çok ender olarak ulaşır. Çünkü ku­duz köpek hemen teşhis edilir ve öldü­rülür.

Kuduz; çakal, kurt, tilki, kokarca, sırtlan, ayı, yarasa gibi doğadaki tüm vahşi memeliler ve eğer aşılanmamışlarsa köpek, kedi, inek, eşek gibi evcil memeli hayvanlar arasında varlığını sürdürür. Bu hayvanlar tarafından ısırılan insanlara bulaşarak hastalık oluşturur. Sanıldığının aksine sincap, sıçan, fare, hamster gibi kemirgen hayvanlar ve tavşanlar taşıyıcı değildir ve bu hayvanlar tarafından ısırılma bir risk oluşturmaz. Kuş, yılan, balık, kaplumbağa, kertenkele ve böceklerde asla kuduz virüsu bulunmaz. Yarasa hariç bütün hayvanlar enfeksiyonun sonucu olarak ölürler. Kan emici yarasalarda virüs tükürük bezlerine yerleşir ve onları hasta etmez fakat diğer hayvanlara ve insanlara bulaştırabilir.

Kuduz hastalığını yapan virüs daha bu hastalığın belirtileri görülmeden çok önce hayvanın salyasında belirir. Bu virüs bir hayvanın ısırması ya da başka bir yolla insan vücuduna girdiğinde sinir sistemi yoluyla ilerler. Sonra merkezi sinir siste­mine yani omurilik ve beyne ulaşır. 

Her köpek ısırmasında kuduz olma ola­sılığı göz önüne alınarak mümkünse hay­van 10 gün süreyle göz altında bulundu­rulmalı ve kuduz belirtileri aranmalıdır. İlk yardım olarak, köpeğin ısırdığı yer he­men sıcak sabunlu suyla yıkanmalıdır. Sonra ısırık yerleri ve derin yaralan ucunda kör bir iğne bulunan şırınga ile temizlen­meli ve derhal kuduz hastanesine baş­vurmalıdır.

Eğer ısırıklar yüzde ve eldeyse doktor kuduz virüsünün hemen beyne ve sinir sistemine ulaşmasını önlemek için hastaya kuduz serumu (serum antirabicum) yapar. Bu, hastalığın kuluçka süresi­ni uzatmaya yarar. Daha sonra aktif bağı­şıklık sağlamak üzere kuduz aşısı (vacci-nun rabicum) yapılır. Aşıya duyarlık bu­lunması veya yüzde ısırıklar olması halinde ve kuduz hayvanla bir arada olan ama hastalık bulaşıp bulaşmadığı anlaşılama­yan küçük çocuklara da aşı uygulanır.

Eğer ısıran hayvan 7 gün sonra hala sağ­lıklı ise doktor uyguladığı tedaviyi durdu­rur. Kuduz hastalığı çoğunlukla mikrobu aldıktan 20 ile 90 gün içinde başlar. Belir­tileri, huysuzluk, korku, hiddet ve ışınlan yerin yanmasıdır.

Hastalık başladığında sesteki hafif boğukluk, yutkunma ve nefes almaya yarayan kaslarda spazm olması nedeniyle boğulma hissine yol açar. Hastalığa yakalanmış olan insan yutkunmayla ortaya çıkan acı nedenıyle su içmeyi reddeder. Bu belirti se­bebi ile sudan korkmak anlamına hastalı­ğa hidrofobi de denir. Hastalık ilerledikten sonra ölüm kaçınılmazdır. Kuduran kimse 2 ila 10 gun içinde ölür.

Kuduzu önlemek için en iyi yol bütün köpek yavrularını doğduktan hemen sonra kuduza karşı aşılamaktır. Çoğu toplumların ve kentlerin bu konuda kesin kuralları var­dır. Bunlardan bin de köpeklere tasma ta­kılması, sahipsiz köpeklerin başıboş dolaş­malarına engel olunmasıdır.

Kuduz, beyin ve omurilik dahil olmak üzere, sinir sistemine yönelik gayet ciddi bir virüs enfek­siyonudur. Kuduz genellikle hayvanları etkiler. Ama bir hayvan ısırması ve taşıyıcıyahut eğer hayvanın (virüsü içeren) salyası derinizdeki çatlaktan içeri girerse, bir tırmalama sonucu insanlara da yayılabilir.

Kuduz, derideki sinir bitimlerini enfekte eder ve daha sonra beyine sıçrar. Eğer derhal tedavi edilmez ise hemen hemen daima öldürü­cüdür. Herhangi bir vahşi hayvanın salyası ile temas ettikten sonra, olabildiği kadar çabuk bir şekilde tıbbi kontrole girmek hayatidir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, kokarcalar, rakunlar ve yarasalar, birincil taşıyıcı­lardır. Köpeklerin çoğu kuduza karşı aşılanır. Ama aşılanmamış köpekler, örneğin bir kokarca gibi vahşi bir hayvan tarafından enfekte edilmiş olabilir; ve bunu takiben insanları ısırarak virüsü bulaştırabilir.

Kuduzun semptomları, bir hayvan sizi ısırdıktan sonra, 7 haftaya kadar görünmeyebilir. Semptomlar, boyunda sertlik ve nöbetleri içerir; ayrıca kaygılı ve kafası karışık olabilirsiniz. Sıvı içmeye dair yapılan her deneme, kuduzun karakteristik semptomuna sebep olur – hidrofobi (”su korkusu”). İçmeyi denerseniz, boğazınızdaki kaslar spazm yapar ve tıkan­maya ve boğulmaya sebep olur. Semptomlar bir kere ortaya çıktı mı, genellikle 3 gün ila 3 hafta içinde, ölüm vuku bulur.

Her türlü hayvan ısırığı, acil tıbbi müdahale gerektirir; ısırık bölge­sini sabun ve suyla yıkayın ve acilen doktorunuza görünün. Doktorunuz, eğer gerekiyorsa, kuduz gelişimini önlemek için tedaviye başlayacaktır.

İlk önce, ısırığın çevresine ve kalçaya antikuduz antikorlar enjekte edilecektir. Bunu takiben, 5 adet kuduz aşısının birincisi kalçanıza vurulacaktır. Beş enjek­siyonun kalan kısmı, 4 haftalık bir süre boyunca kolunuza uygulana­caktır. Bu uygulama bir hayli acılı olabilir. Ama hayatınızı kurtarabilir.

Eğer mümkünse, hayvan yakalanmalı ve doktorunuza götürülmelidir. Hayvan, kuduz kanıtı aranmak üzere beyninin incelenmesi için öldürülebilir. Bazen, siz aşı olurken aynı zamanda, hayvan da gözlem altında tutulur. Eğer hayvanda, hiçbir kuduz semptomu görülmüyorsa, enjeksi­yonlar durdurulur.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ