Ezidilerin inanışında yedi meleğin en büyüğü...

Taus,

Tavus,
Melek Taus (Tavus),
Ezidilerin inanışında yedi meleğin en büyüğü.
Ezidilerin yaratılış mitlerine göre Allah, önce evreni bir inci (Morik) veya kozmik yumurta şeklinde yaratır; ardından kendi ışığından yedi meleği var eder. Bunların ilki ve en yücesi Tavus Meleği’dir.

Ezidi inancındaki kutsal yedi melek şunlardır:
Melek Tavus (Azazil / baş melek), Yedi meleğin lideridir.
Cebrail,
Mikail,
İsrafil,
Derdail (Derdail),
Samuel (Şemnail),
Nurael,

Ezidilere göre Tanrı dünyayı doğrudan değil, bu yedi melek aracılığıyla yönetir.
Bu yedi varlık inanç sisteminde Yedi Sır (Heft Sirr) olarak kabul edilir.

Yezdanilik:
Kelime kökeni olarak Farsça ve Kürtçe'de Tanrı anlamına gelen Yezdan sözcüğüne dayanır. Yezidiler ya da Ezidiler çoğunlukla Kürtçe konuşan etnik, dini bir topluluğa verilen isimdir. Bu topluluğun Zerdüştlük ve eski Mezopotamya dinlerinden uzanan dini inançlarına Yezidilik, Ezidilik denilmektedir. 

Ezidiler, temel olarak tarihte Asurluların bir parçası olan Irak’ın Ninova bölgesinde yaşamaktadırlar. Yezidilerin bir kısmı Kürt kimliğini benimsemiş olsa da, özellikle Ermenistan’da yaşayan Yezidiler, kendilerini Kürtlerden ayrı tutmaktadır.

Ermenistan, Gürcistan, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Yezidi toplulukları gittikçe azalma ve Avrupa’ya, daha çok da Almanya’ya göç etme eğilimindedirler. Ezidi kelimesinin bu dinin tanrısı olan Azda kelimesinden türetildiği iddia edilmektedir. Kürt dilinde Tanrı ismini karşılayan iki kelime mevcuttur: Bunlar Ezda ve Xweda'dır. Ezda beni yaratan, veren ve var eden anlamlarına gelmektedir. Xweda ise kendiliğinden var olan anlamına gelmektedir.

Yezidilikteki Melek Tavus inancı, eski Zerdüştlük ve Mitraizm’den etkilenmiştir. Günümüzde Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini sürdürmektedirler. 
Yezidiler için Melek Taus, en güçlü melek ve aynı zamanda affedilmiş Şeytan’dır. 

Her yıl 6-13 Ekim günleri arasında Laleş’te büyük Ezidi buluşması yaşanır. Bunun adı Cema (Toplanma) Bayramı'dır. Şeyh Adi’nin türbesine yapılan hac ziyareti, onlar için hem dini, hem de milli bir vazifedir. Bu tören sırasında, şeyhin sandukasına yüz sürüp üç kez tavaf eden her Ezidi hacı olmuş sayılır. Şeyhin türbesine, Sırat Köprüsü denilen bir köprüden geçerek ulaşılır.

Gerçek dışı ...

Hilafıhakikat,
Hilaf-ı Hakikat,
Yalan,
İrrealist.
Fantastik,
Gerçek dışı,
Gerçeğin zıddı,
Gerçeğe aykırı,
Gerçeğin dışında olan, gerçek olmayan (şey).
Hakika­te uy­gun ol­ma­yan, ger­çe­ğe ay­kı­rı, ya­lan.
Gerçeğe aykırı olan anlamında kullanılan arapça kelimedir. 
Gerçeğin dışında olan, gerçek olmayan; gerçeğe aykırı, hilafıhakikat, irrealist.
 
Hilafı hakikat, gerçeğe aykırı, gerçek dışı veya yalan anlamına gelen arapça kökenli bir tamlamadır. Kelime anlamı hakikatin hilafı yani gerçeğin zıddı demektir. Genellikle resmi belgelerde, beyannamelerde veya hukuki metinlerde gerçeğe uymayan yanlış bilgileri, kimse anlamadan tanımlamak için kullanılır.

Psikolojik kökenli olan fiziksel hastalıklara verilen genel ad ...

Psikosomatik,
Psikolojik kökenli olan fiziksel hastalıklara verilen genel addır. 
Yunancada ruh anlamına gelen "psyche" ile beden anlamına gelen "soma" kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.
Psikolojik sıkıntılar ve duygular özellikle içe dönük insanlarda vücudu etkilemeye başlar. Kişi davranışlarını ve hareketlerini kısmen kontrol edemez. Mide ya da karın ağrıları, yorgunluk, halsizlik, egzema ayrıca ciltte sindirim sisteminde ve iç organlarda bazı rahatsızlıklar görülür. Çocuklar da ve genç kızlarda görülme olasılığı yüksektir. Üzüntüyü dışa vuramama, duygularını içine atma durumunda kişinin psikolojik olarak vücudunda ağrılar hissetmesi gibi belirtileri vardır. 

Çocukluk döneminde yaşanan olumsuz durumların sonradan ortaya çıkması şeklinde başlar ve nedenleri arasında iç sıkıntının bedenle özdeştirilmesi de yer almaktadır. Psikomatik hastalıklar; migren, yüksek tansiyon, kas ve eklem ağrıları, ülser, tiroid, gastrit, reflü, egzama, zona, eklem iltihapları gibi birçok hastalığı beraberinde çeşitli sağlık sorunlarına da neden olabilmektedir.

Özseverlik...

Narsisizm.
Özseverlik,
Özsever.
Narsist,
Narsisistik Kişilik Bozukluğu.
Narsist kimselerin en büyük sorunu kendilerini baskalarının yerine koyamamaları ve kimseyi sevememeleridir. 

Ben merkezci ve kibirli düşünme ile buna uygun davranış kalıpları taşıyan, diğer insanlara karşı empati kurmaya ve onları düşünmeye ihtiyaç duymayan, kendilerine aşırı hayranlık duygusu besleyen insanlardır. Ruh sağlığı uzmanları, narsisizmin gündelik yaşamda çok daha yaygın ve aşikar bir hal aldığını düşünüyor. İşinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, narsistlik, narsisizm olarak tanımlıyor. Narsisizm, birçok kişilik özelliğinin bir araya toplanmasıyla ortaya çıkıyor ve bu kişilik özellikleri aslında birçok kişide mevcut. Ancak bunun ileri boyutlarda olmasına ise tıpta Narsisistik Kişilik Bozukluğu adı veriliyor.

Narsisizm tanımlaması kolay ancak ölçümlemesi oldukça zor bir durumdur. Narsistik Kişilik Bozukluğu'nun tedavisi ise çok zordur. Narsisizm egosentizm ile aynı değildir.

Birçok kişinin, Narsistik Kişilik Bozukluğu'na yakalandığı ancak kendilerini depresyonda zannettikleri sanılıyor. Antidepresanların bu kişilik bozukluğu üzerinde tedavi edici bir etkisi olmamaktadır.

Bir kuvvetin uygulandığı kütleyi bir eksen etrafında döndürme eğilimi ...

Tork,
İngilizce: torque,
Fransızca: le couple, torque.
Latince: torquere. 
Döndürme momenti.
Kuvvet momenti, buru.
Motorlu araçlarda güç.
Kuvvetin döndürücü etkisi, moment.
Fizikte bir eksen etrafında dönme gücüdür.
Burmak, işkence etmek, ekseni etrafında döndürmek.
Bir kuvvetin uygulandığı kütleyi bir eksen etrafında döndürme eğilimi.
Motorlu araçlarda üretilen gücün tekerleklerden yere aktarılmasını sağlayan dönme kuvveti.
Bir kuvvetin, uyguladığı kütleyi bir eksen etrafında döndürme eğilimi.
Motorlu araçlarda krank milinin bir dakika içinde yaptığı dönüş sayısı.
Yüksek tork, aracın ağır yükleri veya yokuşları kolayca çıkmasını sağlar.
Araçların ilk kalkış anındaki çabuk hızlanma performansını belirler.
Uluslararası birim sisteminde (SI) Newton metre (Nm) olarak ölçülür.
Tork yalnızca cismin dönmesini sağlayan bir kuvvetten fazlasıdır. Dönmeden daha çok döndürme etkisi olan bir Kuvvet Momenti' dir.

Tork, bir kuvvetin bir cismi ekseni etrafında döndürme veya bükme gücüdür. Diğer bir deyişle döndürme momentidir. Fizikte ve günlük hayatta bir kavanoz kapağını açmak veya bisiklet pedalını çevirmek tork uygulamaktır. Otomobillerde ise motorun tekerleklere aktardığı çekiş ve ivmelenme gücünü ifade eder.

Ağaç yayık...

Tuluk,
Tulum,
Gümbür,
Ağaç yayık.
Deri ya da tahtadan yapılmış yayık.
Ağaç yayık veya tuluk, yoğurttan tereyağı ve ayran elde etmek için kullanılan geleneksel bir çalkalama aletidir.
Pekmez, peynir, yağ vb. şeyler koymaya yarayan ya da yayık olarak kullanılan deri, tulum.
Yoğurdu çalkalayarak tereyağı ve ayran yapmaya yarayan, genellikle deriden (tuluk) veya ahşaptan yapılmış alet.

Tuluk kelimesi esasen keçi, koyun veya sığır derisinden yapılan tulumu ifade eder. Bütün olarak çıkarılan ve tulum gibi kap olarak kullanılan koyun, keçi ve sığır derisi, tulum.
 
Ağaç yayık ise tahtaların sızdırmayacak şekilde yan yana getirilmesiyle yapılan silindirik veya fıçı biçimindeki kapları kapsar. İçine konulan yoğurt ve su karışımı,  bişek adı verilen ucunda delikli bir topuz veya tahta parça bulunan uzun bir sopayla ya da kabın sallanması suretiyle saatlerce çalkalanır. Bu titiz ve uzun süreli çalkalama işlemi sonucunda yoğurdun yağı üst kısımda toplanarak doğal tereyağını, kalan kısım ise lezzetli yayık ayranını oluşturur.

Tuluk sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. 
Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi.
Dik kafalılık, şımarıklık, çalım.
Hayvanın sidik torbası.
Tombul, şişman.
Ayın on dördü.
Yanak.
Şakak.
Avurt.
Tüp. 
Tulum halinde çıkarılmış keçi derisinden yapılan su taşıma aracı.
Peynir, yağ, pekmez vb. yiyeceklerin konduğu hayvan derisinden yapılma kap, tulum.
Çuval şeklinde dikilip, ağzı iple büzülerek huni bağlanıp içine yoğurt dökülen temiz kaput bez.

Kadınlarda görülen cinsellik bağımlılığına verilen ad...

Nemfomani,
Hiperseksüalite, 
Cinsel bağımlılık,
Kadınlarda görülen cinsellik bağımlılığına nemfomani denir. 
Kompulsif cinsel davranış bozukluğu ve hiperseksüalite bozukluğu olarak da adlandırılır.
Nemfomani sorununda, cinsel arzular ve fanteziler kontrol edilemez düzeye ulaşır ve bu durum kişinin iş, aile ve genel anlamda tüm sosyal hayatını olumsuz yönde etkiler. Kişi cinsellikle ilgili konularla o kadar meşgul olur ki artık günlük işlevini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. 

Nemfomani sorunu olan kişilerin sıklıkla yaptıkları benzer davranışlar vardır. Birden fazla kişiyle cinsel birliktelik yaşamak, farklı cinsel deneyimlere yönelmek, pornografik yapım ve ürünlere aşırı derecede para harcamak, mastürbasyon bağımlılığı gibi. 
Toplum sağlığı açısından istenmeyen gebelikler, AIDS yayılması, frenginin hortlaması konuları açısından cinsel bozuklukların taşıyabileceği rol düşünülenden çok daha önemlidir.

Kübizm akımı içinde renge öncelik tanıyan eğilim ...

Orfizm,
İngilizce: orphism,
Kübizm akımı içinde renge öncelik tanıyan eğilim.
Orfizm, 20. yüzyılın başlarında, kübizmin bir uzantısı olarak ortaya çıkan soyut sanat hareketidir. Hareket, Fransız şair Guillaume Apollinaire tarafından 1912 yılında adlandırılmıştır.
Kübizm akımının bir devamı olan renk ve renk uyumlarına değer veren bir sanat anlayışı.

Orfizm, 1910 - 1914 yılları arasında, özellikle Robert Delaunay ve eşi Sonia Delaunay tarafından geliştirilen renkleri prizmada kırarak kullanma üslubudur. Delaunay, kübizmden koparak, 1912 yılında soyutluğa yönelmiş ve renk paletini genişletmiş. Hareketin adı, Fransız şair ve sanat eleştirmeni Guillaume Apollinaire tarafından 1912 yılında Salon de la Section d’Or sergisinde kullanılmıştır.

Hareket, Neo-İmpresyonizm’in renk teorilerinden, Fovizm’in parlak renklerinden, Puantilizm’in (noktalama tekniği) optik karışımından ve Charles Henry ile Michel Eugène Chevreul’ün bilimsel renk çalışmalarıyla beslenmiştir.
I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle (1914) akım dağılmış, ancak Delaunay’lar ve František Kupka gibi öncüler ömür boyu bu stile sadık kalmışlardır. 1913 yılında Salon des Indépendants ve 1914’te Der Sturm sergileri, Orfizm’in zirvesi olmuştur.

Orfizim sözcüğünün başka anlamları:
Orfizm, Antik Yunan’da ruh ölümsüzlüğü ve arınma inancına dayanan ezoterik bir dindir. Adını efsanevi şair Orpheus’ tan alır ve ruhun bedenden kurtuluşu için katı ahlaki kurallar, vejetaryenlik ile mistik ritüelleri içerir.

Aşırı konuşma eğilimi.

Verbomani,
İngilizce: verbomania,
Aşırı konuşma eğilimi. 
Sofistike,
Varbomani,
Delilikle müterafık gevezelik, anormal derecede çok konuşma.
Verbomani, aşırı konuşma eğilimi anlamına gelir. Genellikle ruh hastalıklarında görülür.
Verbomani, kelimelere karşı aşırı düşkünlük, kelime deliliği veya aşırı derecede ve gereksiz yere kelime kullanma hastalığı anlamına gelir. 
Latince: verbum (kelime) ve Yunanca mania (delilik/aşırı düşkünlük) kelimelerinden oluşmuştur.

Genç kadınların duygusal ve toplumsal doyumsuzluğunu, kendini beğenmişliğini ve düş gücüne sığınma eğilimini nitelemek için kullanılan terim .

Bovirizm,
Bovarysme,
Le Bovarysme ve, Madame Bovary sendromu.
Genç kadınların duygusal ve toplumsal doyumsuzluğunu, kendini beğenmişliğini ve düş gücüne sığınma eğilimini nitelemek için kullanılan terim.
Genç kadınların duygusal ve toplumsal doyumsuzluğunu, kendini beğenmişliğini ve düş gücüne sığınma eğilimini niteleyen terim.
Kendini diğer kişilerden farklı ve üstün görerek bulunduğu durumdan hoşnut olmayan ve yaşam koşullarıyla bağdaşmayacak düşler peşinde koşan kişilerin içinde bulunduğu durum.
Kendisini gerçekte olduğundan başka türlü tasavvur eden, kaderin çizdiği hayattan tamamıyla farklı bir hayat süreceğine inanan bir kimsenin ruh halidir. 

Bovarizm:
(Bovarysme), 
Kişinin gerçek hayatı ile hayal ettiği yaşam arasındaki farkı kabullenememesi, kendini olduğundan farklı zannetmesi ve sürekli bir tatminsizlik yaşaması durumudur. Adını Gustave Flaubert'in ünlü Madame Bovary romanındaki baş karakteri Emma Bovary'den alır. 
Kişi, kitaplarda veya filmlerde gördüğü romantik ve kusursuz hayatı kendi gerçekliği sanır. Elindekileri küçümser, sahip olamadığı veya hayal ettiği hayata duyduğu özlem yüzünden asla mutlu olamaz. Birey, zihninde yarattığı sahte kimliğe veya yaşama inanarak gerçek hayatına yabancılaşır.

Bovarizm, psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelirken edebiyatta ise Madame Bovary romanı etkisinde yazılmış romanları, bu romandaki Emma karakterinin tesirinde olan veya Emma karakterini taklit eden karakterleri ifade eder. 

Nesnelerden hiç ilgisi olmayan anlamlar çıkarma ...

Apofeni,
İngilizce: apophenia
Almanca: apophänie.
İstihraç, 
Çıkarsama.
Bir sinir hastalığı.
Nesnelerden hiç ilgisi olmayan anlamlar çıkarma, çıkarılma.
Netice çıkarma, anlam çıkarma, anlama.
Anlamsız veya alakasız verilerden ilgisi olmayan anlamlar çıkarma. 

Alman Psikiyatrist Klaus Conrad, 1958 yılında, Apofeni - Apophenia kelimesi  şizofrenide görülen hezeyanların ilk aşaması için kullanılmıştır. Apofeni insanların anlamsız rastgele var olan verilerden anlamlı örüntüler çıkarma eğilimi ve deneyimidir. İlgisiz şeyler arasındaki yanlışlıkla bağlantı ve anlamı algılama eğilimidir. 

Sinirbilimci, Peter Brugger, 
2001 yılında apofeni'yi anormal bağlantı kurma eğilimi olarak tanımlamıştır. Apofeninin birçok alt türü vardır. 
Mesela; 
İç çamaşırınızı ters giydiğiniz bir gün milli piyangodan ikramiye kazanır ve bunu iç çamaşırınızı ters giymesine bağlarsanız işte bu apofenidir.  En yaygın pareidolia hayvan veya bitkiler üstünde dini motifler görmektir.

Bir şeyi sevmeye, istemeye ya da yapmaya içten yönelme...

Eğilim,
Meyil, 
Meyyal,
Temayül,
Tandans,
Eğilmek işi.
Bir şeyi sevmeye, istemeye ya da yapmaya içten yönelme.
Bir şeye ilgi duyan, ona doğru yönelen, istekli olan, meyyal
Bir şeye karşı ilgi duyma ve ona doğru yönelme hali, temayül.
Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme; meyil, temayül.

Eğilim teriminin halk dilinde başka anlamları:
Bir nesneye, bir varlığa karşı duyulan duyguların belirlediği tutum.
Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.
Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri.
Ayrıca, ekonomi biliminde bireyin veya toplumsal ticari açıdan tüketime olan arz ve talep anlamında eğilim bilimi trend olarak adlandırılır. 
Sosyolojiye göre eğilim, toplumun genelinde uzun bir süreliğine popüler olan şeydir.

Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan, meyvesi zeytine benzer bir ağaççık

Mürver,
Mürver ağacı.
Kara mürver,
Avrupa mürveri,
(Sambucus nigra),
Farsça: murvar,
İngilizce: Elder tree.
Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki beyaz güzel kokulu çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan, kabuksuz meyvesi zeytine benzer bir ağaççık.

Mürver ağacı, bilimsel adıyla Sambucus nigra, 3 ila 10 metre yükseklikte, mis kokulu beyaz çiçekleri ve koyu mor/siyah meyveleri olan şifalı bir çalı veya küçük ağaç türüdür. 
Başta güneşli yerler olmak üzere hem ıslak hem de kuru verimli topraklar da dahil olmak üzere çeşitli koşullarda yetişir. Bitki yaygın olarak süs çalısı veya küçük ağaç olarak yetiştirilir. 

Hem çiçekleri hem de yemişleri başta likör ve şarap olmak üzere çok eskilerden beri mutfakta geleneksel olarak kullanılır.

Kitaplardaki iç kapak...

Arakapak,
İç kapak,
Kitaplardaki iç kapak.
Kitabın ön veya arka tarafındaki boş sayfa; yaprak.
Kitabın dış kapaktan sonra gelen, adını ve bazı özelliklerini içeren sayfa.

Kitabın cilt arakapağı ya da dışkapak ile içkapak arasında bulunan, üzerinde yazarın ve kitabın adı bulunabileceği gibi yalnız kitabın adı ya da kitabın adının bir bölümü bulunan yaprak.
Kaynakçasal kimliğin tümünü ya da bir bölüğünü veren, genellikle dışkapaktan sonra gelen sayfa.

İçkapak sözcüğünün metallarjudeki anlamı:
Kangal tavlama işlemi yapılan fırınların üzerlerine yerleştirilen ve dış kapak altında kalan kapak.

Kuzey Irak ve Mardin'de yaşayan dinsel bir topluluk...

Asuriler,
Mardin ilinde ve Irak'ın kuzeyinde yaşayan Hristiyan Nasturilere Keldanilere verilen ad.
Kuzey Irak'ta yaşayan Hristiyan Keldani' lere verilen ad.
Keldaniler, Katolik Kilisesi'ne mensup Süryanilerdir.
Irak'ın eski lideri Saddam Hüseyin'in başbakan yardımcısı Tarık Aziz (Mikhail Yuhanna), günümüzde en tanınmış Keldaniler' dendir. Irak'taki yaklaşık yarım milyon Hıristiyanın çoğunluğunu Keldaniler oluşturur. Hıristiyan Keldani halkına asuriler denir.

Dinsel ve Etnik Topluluklar:
Araplar,
Asuriler,
Ermeniler,
Ezidiler, 
Hristiyan, 
Keldaniler,
Kürtler,
Melkailer,
Nasturiler,
Rumiler,
Sabia Mendayi,
Sunniler,
Süryaniler,
Şiiler,
Türkmenler,
Yezidiler,
Yahudiler,
Yakubiler,

Asuriler:
Kuzey Irak ve Mardin'de yaşayan dinsel bir topluluk. 
Irak nüfusunun yaklaşık yüzde 95'i Müslüman. Kalan yüzde 5'lik kısım ise Hristiyan, Ezidi, Sabia Mendayi veya diğer dinlere mensup.

Hakkari, İran ve Irak ülkelerine sınır olan stratejik öneme sahip bir ilimizdir. Ortadoğuda Rusya ile İran, Irak ve Suriye arasında bir köprü görevini gören Hakkari de Ermeniler, Nasturiler, Yezidiler ve Yahudiler uzun yıllar birlikte yaşamıştır. Barış içerisinde yaşayan bu topluluklar misyonerlerin gelmesiyle birlikte birbirlerine düşman olmuşlardır.

Pencerenin iç tarafı...

Aye,
Pencerenin iç tarafı.
Lapseki - Çanakkale yöresinde halk dilinde kullanılmaktadır.

Aye sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Eşraf, ileri gelen.
Aya, el ayası, avuç içi.
Şaşma bildirir ünlem.
Kadılar için o (zamir)
İskoçya ile denizcilik dilinde evet, hay hay veya baş üstüne anlamına gelen bir sözcüktür. 
Parlamento veya meclis gibi yerlerde lehte verilen evet oyu veya olumlu görüş bildirme ifade eder.

Karbonlu hidrojenlerin genel adı ...

Olefin,
Alken,
(CnH2n)
Fransızca: oléfine.
İngilizce: olefin,
Olefinler,
Karbonlu hidrojenlerin genel adı.
Olefinlerin genel formülü CnH2n şeklindedir.
Olefin, etilen sınıfı hidrokarbonlara verilen addır. 
En az bir karbon-karbon çift bağı içerirler ve çok tepkin maddelerdir.
Olefin, kimyada yapısında en az bir adet karbon-karbon çift bağı bulunduran, alken olarak da bilinen doymamış hidrokarbonların genel adıdır.
Ham petrolün ağır kısımlarında çokça bulunan doymamış hidrokarbonların ortak adı.
Etilen gibi yapısına başka bir öge veya kök sokulabilen karbonlu hidrojen bileşimidir. Karbon-karbon çift bağı içerir. Tepkime yeteneği oldukça yüksektir.Doymamış yapıdadır. Polietilen ve polipropilen gibi plastik maddelerin üretiminde temel hammadde olarak kullanılır.

Plastik maddeler, yapay kauçuk, yapay dokuma, sentetik elyaf (olefin kumaş), deterjan üretimi, kozmetik ürünleri, yangınla mücadele köpükleri, alçı kullanımı alanlarında kullanılmaktadır.

Mitolojide, Antik Hindistan ve İran' da ölülerin ruhunun cennete götürüleceğine inanılan ruhi varlıkların eril olanına sanskritçe' de verilen ad...

Daka,
Sanskritçe: Daka, 
Tibetçe: Pawo,
Mitolojide Antik Hindistan ve İran'da ruhi varlıkların eril olanına Sanskritçe'de verilen ad.
Mitolojide, antik Hindistan ve İran'da ölülerin ruhunun cennete götürüleceğine inanılan ruhi varlıkların eril olanına sanskritçe'de verilen ad; daka, Tibetçede verilen ad; Pawo denir.
Mitolojide ve Hint-İran ortak geleneklerinde ve  sonradan Tibet Budizmine de geçen tantrik geleneklerde Daka, ilham veren veya manevi yol göstericilik yapan eril ruhsal varlıkları ifade eder. Dişil karşılığı olan ve ölülerin ruhlarıyla ilişkilendirilen Dakini kavramının erkek eşleniğidir. Göksel veya yarı ilahi nitelikli, manevi uyanışa ve cesarete öncülük eden varlıklar olarak kabul edilirler.

Dakini:
Mitolojide ölülerin ruhunun cennete götürüleceğine inanılan antik Hindistan ve İran'a ait tantrik (Tantra) bir ruhi varlıktır. Bu varlık dişil olanına ise Dakini denir. Tibet Budizminin devamında Budist bir figür olarak ortaya çıkmıştır. Dakini'ler çoğunlukla değişebilen, kısmen de vahşi yaradılışlı dişil varlıklar. Onlar manevi yol için cesareti ve ilhamı simgeleyerek aynı zamanda Dharma uygulayıcılarının manevi ilerleyişlerini takip ederler. Khechara, Dakini'lerin saf ülkesi olarak adlandırılır. 

Daka sözcüğünün başka anlamları:
Varmak. 
Ulaşmak,
Buluşmak.

Meryemana asması da denilen sarmaşık özelliği gösteren bir bitki...

Akasma,
Ak asma,
Filbahar, filbahri.
Yaban asması,
Orman Asması,
Orman sarmaşığı, 
Meryemana asması,
(Clematis vitalba),
Yunancada Clematis ismi üzüm dalı, sarılıcı sürgün anlamına gelir.
Bir çeşit beyaz çardak gülü.
Meryemana asması da denilen sarmaşık özelliği gösteren bir bitki.

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki. Düğün çiçeğigiller (Ranunculaceae) familyasından, tırmanıcı ve odunsu özellik gösteren sarmaşık türü çiçekli bir bitkidir. Botanik dünyasındaki adı Clematis olan bu bitki, halk arasında yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması, orman asması veya filbahar, filbahri gibi farklı isimlerle de bilinir.

Akasma bitkisi çok yıllık, sık dallı ve tırmanıcı, yayılıcı odunsu bir sarmaşıktır. Çitleri, çardakları ve duvarları hızla kaplar. Doğada yabani olarak yetişen türleri (Clematis vitalba) genellikle krem, beyaz veya sarımsı renkte küçük ve hoş kokulu çiçekler açar. Çiçeklenme dönemi Haziran-Ağustos aylarıdır. Çiçeklenme dönemi bittikten sonra, bitkinin üzerinde sakal veya tüylü iplikçikleri andıran, estetik görünümlü tohum başları oluşur. Bu görüntüsünden dolayı yabancı dillerde "yaşlı adamın sakalı" (old man's beard) olarak da adlandırılır.

Etonon gazı...

Ketone,
Etonon gazı.
Diethyl ketone.
Dietil keton.
Organik bir madde, keton.
Keton, karbonil grubu (C=O) içeren organik bileşiklerdir. Genel formülleri CnH2nO şeklindedir ve karbonil grubuna bağlı iki alkil veya aril kökü bulunur.

Keton, vücut enerji için yeterli karbonhidrat veya şeker (glikoz) bulamadığında yağları yaktığı zaman karaciğerin ürettiği kimyasal bir maddedir. Kimyada ise yapısında karbonil grubu bulunduran bir organik bileşik sınıfıdır.
Uzun süreli açlık, ketojenik diyet, ağır sporlar, şeker hastalığı (insülin yetersizliği) durumlarında ortaya çıkar. İdrar veya kan testlerinde pozitif çıkması, vücudun ana yakıt olarak yağa geçtiğini belirtir. Şeker yerine yağların yakıldığını gösterir. İki karbon grubuna bağlı bir oksijen atomu içeren bir moleküldür. En bilinen örneği oje çıkarıcı olarak kullanılan asatondur.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ