İsaga,
Arapça: savg - siyaga.
Kalıba dökme,
Kuyumculuk yapma.
Kalıpla biçim verme.
Kalıba dökme veya dökülme.
Eritilmiş maddeleri kalıba dökme.
İsaga eritilmiş maddeleri (özellikle madenleri) kalıba dökme, kalıba dökülme veya kuyumculuk yapma anlamına gelir.
Eski dilde, Kalıba dökmek anlamında isaga olarak kullanılmaktadır.
İsaga sözcüğünün başka anlamı:
Kolaylıkla ve rahatlıkla yutulma.
İsaga-i taam ifadesi, yemeğin kolaylıkla yutulması.
Bulmaca Bil
BULMACA ANSİKLOPEDİSİ
Victor Hugo'nun bir kitabı ...
Sefiller,
Eserleri;
Bir İdam Mahkumunun Son Günü (Le Dernier Jour d'un condamné)
Hernani,
Victor Hugo,
Victor Hugo:
1802 yılında Besançon'da doğdu.
Hayatın içinde yoksulluk ve çaresizlikle savrulanların, toplumun en alt kesimlerinde yaşayanların romanı.
Victor Hugo’nun 1862 tarihli başyapıtı Sefiller, ailesine ekmek götürebilmek için hırsızlık yapan ve bu yüzden kürek mahkumiyetine çarptırılan bir adamın hikayesidir. Aldığı ağır cezanın bedelini ömrü boyunca ödeyen Jean Valjean’ı merkezine alan roman, yoksulluğu, toplumsal adaleti ve dayanışmayı anlatıyor. Sefiller bir merhamet kitabıdır.
1802 yılında Besançon'da doğdu.
Büyük Fransız düşünür ve yazarı, 1885 yılında Paris'te öldü.
Hugo, yoksulluk ortamında yetişti; edebiyata yeteneği olduğunu biliyordu; 15 yaşındayken bir şiiriyle Akademi Ödülü’ nü kazandı, 17 yaşında Toulouse Edebiyat Akademisi’ nin en büyük ödülü olan Altın Zambak'ı aldı. 20 yaşındayken ilk kitabını yayınladı. 1823 yılında ilk romanı Hand’lslande’ ın (İzlanda Hanı) yayımlandı. 1825 yılında Légion d' Honneur nişanını aldı. Şiirle başladığı edebiyat yaşamını, yazdığı oyunlarla sürdürdü, arkasından romanları geldi.
Bir süre edebiyata ara verip siyasetle ilgilendi, saraya yakınlaştı, milletvekili oldu. Görüşlerini savunmak uğruna hükümete karşı çıkınca, sürgüne gönderildi. Hep ezilenlerin yanındaydı. Sürgün dönüşü, yeniden siyasete atıldı. Ama kitap yazmayı da sürdürdü.
1820 yılında şiir kitapları yayımlandı. Manzum oyunu Cromwell’le adını duyuran Hugo’nun Hernani oyununun ilk sahnelenişi, romantizmin genç yazarlarının gelenekçi yazarlara karşı kazandıkları zaferi simgeleyecekti. Notre Dame’ın Kamburu, Hugo’nun ününü daha da artırdı. 1830 yılında oyun yazarlığına yoğunlaşan Hugo, bir süre siyasal nedenlerle sürgünde yaşamak zorunda kaldı. 1862 yılında yayımlanan Sefiller olağanüstü bir başarı sağladı.
1885 yılında Paris’te ölen Hugo’nun cenazesi ulusal törenle kaldırıldı ve Panthéon’a gömüldü.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü (Le Dernier Jour d'un condamné)
Hernani,
Ruy Blas,
93 İhtilali
Sefiller (Les Misérables),
Notre-Dame'ın Kamburu (Notre-Dame de Paris)
Deniz İşçileri (Les Travailleurs de la mer)
Doksan Üç İhtilali (Quatre-vingt-treize)
Notre Dame’ın Kamburu
Şeytanın Kemanı
93 İhtilali
Sefiller (Les Misérables),
Notre-Dame'ın Kamburu (Notre-Dame de Paris)
Deniz İşçileri (Les Travailleurs de la mer)
Doksan Üç İhtilali (Quatre-vingt-treize)
Notre Dame’ın Kamburu
Şeytanın Kemanı
İzlanda Hanı (Han d'Islande)
Claude Gueux,
Cromwell,
Théâtre en liberté.
Les Contemplations
La Légende des siècles (Asırlar Efsanesi)
Odes et poésies diverses
Les Feuilles d'automne
Les Châtiments
Le Dernier Jour D’un Condamne.Eski dilde, herkesçe bilinen şey anlamında sözcük...
Zai,
Arapça: zai,
Yayılmış olan.
Dağılmış olan.
Herkesçe bilinen şey.
Herkesçe bilinen şey anlamında eski bir sözcük.
Eski dilde, herkesçe bilinen şey anlamında sözcük.
Eski dilde, herkesçe bilinen şey anlamında sözcük.
Yayılmış olan, dağılmış olan ve herkesçe bilinen şey anlamlarına gelir.
Zai kelimesinin başka anlamları:
Antik ve kadim Yunancada zeytin anlamına gelir. Türkiye'de, özellikle Bodrum'daki ünlü zeytin ağaçları içindeki kültür ve sanat merkezi Zai Bodrum adıyla bilinir.
Zai, Bodrum'da bir restoranın adıdır.
Arap alfabesinin 11. harfidir (Zai).
Peştunca ve bazı aşiret isimlerinde "oğlu" anlamı veren bir sonektir.
Eski dilde, yayılmış, dağılmış veya herkesçe bilinen anlamlarına gelebilir.
Zai kelimesi kaybolan, yok olan, ziyan olan anlamına gelir.
Boşa giden, işe yaramayan durumları ifade eder.
Marksist felsefede dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan etkinliklerin tümü ...
Praksis,
Praxis,
Pratik,
İngilizce: praktische,
Uygulama,
Praxis,
Pratik,
İngilizce: praktische,
Uygulama,
Aksiyon,
Kılgı.
Marksçı felsefede dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan etkinliklerin tümü.
Marksist felsefede dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan etkinliklerin tümü.
Praksis; Eski Yunancada işlerin kılgısı, bir başka tanıma göre de bir sonucu hedefleyen etkinlik demektir.
Praksis, kelime anlamıyla uygulama, aksiyon, pratiğin önemi gibi anlamlara gelmekte olan felsefi ifade. Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür.
Praksis, kelime anlamıyla uygulama, aksiyon, pratiğin önemi gibi anlamlara gelmekte olan felsefi ifade. Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür. Marksist felsefeye içkin bir içerik ile daha çok formüle edilmiş olan praksis, bilimsel, politik ve sanatsal görünümler ile ortaya çıkabilir. Karl Marx'a göre praksis, toplumsal organizasyonun tümünü değiştirmeye yönelik etkinlikler toplamıdır.
Kılgı.
Marksçı felsefede dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan etkinliklerin tümü.
Marksist felsefede dünyayı dönüştürmeyi amaçlayan etkinliklerin tümü.
Praksis; Eski Yunancada işlerin kılgısı, bir başka tanıma göre de bir sonucu hedefleyen etkinlik demektir.
Praksis, kelime anlamıyla uygulama, aksiyon, pratiğin önemi gibi anlamlara gelmekte olan felsefi ifade. Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür.
Praksis, kelime anlamıyla uygulama, aksiyon, pratiğin önemi gibi anlamlara gelmekte olan felsefi ifade. Amaç, sonuca ulaşmaya yöneliktir ve bu bedensel ve ruhsal çabanın ürünüdür. Marksist felsefeye içkin bir içerik ile daha çok formüle edilmiş olan praksis, bilimsel, politik ve sanatsal görünümler ile ortaya çıkabilir. Karl Marx'a göre praksis, toplumsal organizasyonun tümünü değiştirmeye yönelik etkinlikler toplamıdır.
Maddi ve manevi alanlarda denge, hakkaniyet ve adalet ölçüsü...
Mizan,
Arapça: mīzan.
Ölçü,
Terazi.
Mikyas,
Sağlama, durum,
Tartı, ölçü aleti.
Akıl, idrak, muhakeme.
Terazi, tartı, ölçü, denge.
Maddi ve manevi alanlarda denge, hakkaniyet ve adalet ölçüsü.
Mizan, Arapça kökenli bir kelime olup temel olarak ölçü, terazi ve denge anlamlarına gelir.
Bir tüccarın, ticari durumunu, işinin genel sonucunu gösteren, belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti.
Muhasebede kontrol aracı olarak hesapların belli tarihlerde tekrar incelendikten sonra borç ve alacak toplamlarıyla bakiyelerinin bir cetvele toplu halde yazılması.
Mahşerde herkesin amellerini tartmağa mahsus bir adâlet ölçüsü olup, hakiki mahiyeti ancak ahirette bilinecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Acıkara, Göller yöresine bir üzüm cinsi. Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir üzümdür. Üzüm Çeşitleri; Acıkara, Adakarası, Akgemre-Algerme (I...
-
Avellino, Güney İtalya'nın Campania bölgesindedir. Avellino eyaletinin başkenti olan bir kasaba ve komündür. Napoli'nin 47 kilometre...
-
Thomas More, (1478-1535 Londra) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Hümanist bir bilgindir. İngiltere'de bir yargıcı oğlu olarak ...
-
Sirke, Fransızca: Larve, İngilizce: nit s . Bit yumurtası. Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Baş bitinin (Pediculus capit...
-
Badar, Falak, Ayıgiller (Ursidae), etçiller (Carnivora) takımına ait bir familya' dandır. Küçük ayılar, Procyonidae familyasındandır. Bü...


