Bir makinenin hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma ...

Fren,
Fransızca: frein,
İngilizce: brake, break.
İtalyanca: freno,
İspanyolca: freno.
Rusça: tormoz.
Latince: frein.

Frenler, mekanik, hidrodinamik veya elektriksel yollarla kinetik enerjiyi absorbe ederek etki yapar.
Bir makinenin hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
Bu mekanizmayı kullanarak taşıtın hızını kesmek veya taşıtı durdurmak.
Bir gidişi yavaşlatan veya durduran güç.
Gidişindeki aşırılığı önlemek.

Makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
Bir makinenin, otomobil, otobüs vb. gibi bir taşıtın hızını kesmeye ya da gerektiğinde onu durdurmaya yarayan düzenek.

Fren, motorlu taşıtlar, bisikletler ve çeşitli mekanizmalarda hareket halindeki aracı yavaşlatmak, güvenli bir şekilde durdurmak veya duran aracı sabitlemek için kullanılan mekanik, hidrolik veya elektriksel sistemlerin bütünüdür. Sürtünme kuvvetini kullanarak kinetik enerjiyi ısı enerjisine dönüştüren frenler, araç güvenliğinin en önemli bileşenidir. 

Fren Tipleri:
Frenler genellikle sürtünmeli veya elektromanyetik olarak sınıflandırılır.

Servis (Ayak) Freni: 
Hareket halindeki aracı yavaşlatmak veya durdurmak için kullanılan, hidrolik veya hava basınçlı sistem.
El Freni (Park Freni): 
Duran aracı sabitlemek için arka tekerlekleri kilitleyen mekanik sistem.
Motor Freni: 
Vites küçültülerek veya gazdan ayak çekilerek motor kompresyonu ile sağlanan yavaşlama. 
Fren sistemleri, sürüş güvenliği için düzenli bakım (balata kontrolü, hidrolik yağı kontrolü) gerektirir. 

Dalkavukluk etme, birinin her yaptığını onaylama ...

Tekapu,
Farsça bir kelime.
(Farsça, tek a puy),
Yağcılık,
Eteklemek,
Dalkavukça davranış, 
Şaklabanlık, 
Kemik yalayıcılık, 
Yalakalık, 
Yalpaklık, 
Huluskarlık.
Yaltaklanmak,
Yağ çekmek,
Dalkavukluk etme, birinin yaptığı her işi onaylama.
Dalkavukluk etme, birinin her dediğini, her yaptığını onaylama.

Amino grubu taşıyan azotlu organik bir bileşik...

Amit,
Fransızca: amide.
İngilizce: amide,
Amino grubu taşıyan azotlu organik bir bileşik.
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.

Amonyak kökünün hidrojenlerinden birinin yerine bir asit kökünün veya bir metal iyonunun bağlanmasıyle oluşan organik maddelerin ortak adı.
Biyolojik amitler karboksil grubunun hidroksil grubu yerine amino grubu girmesiyle amino asitler ve karboksilik asitlerden oluşur ve azot atomuna bağlı R- gruplarının sayısına göre birincil, ikincil ve üçüncül amitler olarak sınıflandırılır, R-CO-NH2 ile gösterilir.
Karboksilli asitlerin amonyak, birincil ve ikincil aminlerle verdiği kimyasal tepkime sonucunda oluşan, R-CO-NH2, R-CO-NHR1 veya R-CO-NR1R2 genel formülü ile verilen bileşik.

Amitler genellikle karboksilik asitlerin aminlerle reaksiyonu sonucu oluşur. Bunlar doğada yaygın olan veya sentetik kimyasal işlemlerle elde edilen kimyasal bileşiklerdir. Sayısız avantajlarıyla özellikle endüstride ve yenilikçi teknolojilerde kullanışlıdırlar. 

Amit sözcüğünün yörelerimizde halk dilinde başka anlamları:
Armut.
Yünü, üstüne yumak edip sarmak.

Anadolu’nun bazı yörelerinde düğünün ertesi gününe verilen ad...

Kekil,
Samet, 
Samat, 
Semet,
Duvak,
Suphe,
Çarşaf,
Paça günü,
Güvey başı,
Gelin ertesi,
Gerdek ertesi,
Duvak günü,
Kakül günü.
Anadolu’nun bazı yörelerinde düğünün ertesi gününe verilen ad.
Anadolu’da gerdeğin ertesi günü çeşitli adlarla anılır. İstanbul’da ve pek çok yerde paça günü adı verilir. Bu günde, gelen konuklara paça ikram edilir. Paça adeti Yörüklerde Cumartesi günü yapılır. Buna Kekil adı verilir. Kekil Günü yalnız kadınların günüdür. O gün başka obalardan bir çok kadın gelir ve akşama kadar türküler söylenerek tefler çalınır. Kekil bayramı kutlanır. Kekil gününe Çarşaf Günü”de denir.

Düğünün ertesi gününe verilen diğer adlar şöyledir;
Toroslar bölgesinde çarşaf; 
Mudurnu ve Çivril’de duvak; 
Hatay ve Kerkük’te suphe; 
Isparta’da gelin ertesi; 
Maraş ve Kütahya’da gerdek ertesi;
Kastamonu ve Sinop’ta samet, samat, semet; 
Kayseri’de güvey başı; 
Yörüklerde; kakül günü, denir. 

Anadoluda bazı yörelerde düğün ile ilgili terimler ve anlamları:
Semet; gelin alayı tarafından düzenlenen yumurtayı vurma eğlencesi.
Kızşahı; düğünden bir gün önce törenle kız evine götürülen armağan. 
Rızalık: kaçırılan kızın, buna razı olduğunu göstermek üzere kendisini kaçıran kişiye verdiği mendil, yüzük gibi armağan.
Müceddere: mercimekli bulgur pilavına verilen ad.
Solduç: sağdıcın işlevini paylaşan kişiye verilen ad.

Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen...

Yeğ.
(Yiğ, Yiy)
Yeğrek.
Tercih edilen,
Yeğ tutulan.
Müreccah,
Daha iyi, üstün, efdal. 
Kuvvetli, yeğin.
İngilizce: preferable,
Arapça: muraccah,
Arapça, tercіh edilen, üstün tutulan anlamında mureccah.
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen; müreccah.
Daha ileride kabul edilen, üstün tutulan, tercih edilen.
Daha üstün kabul edilen, tercih edilen.
Çok bol, bereketli.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ