Başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan...

Engerek,

(Vipera aspis).
Engerekgiller familyasından bir yılan cinsi.
Başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan.
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan.

Engerekler çok zehirlidirler. Avrupa, Asya ve Afrika'da yaşayan on kadar türü bilinmektedir. Başları üçgen biçiminde, kuyrukları kısadır. Çalılık, bol güneş alan yerleri sever, topraktaki doğal boşluklarda, fare ve köstebek yuvalarında yaşarlar. Kendilerini savunmak zorunda kalmadıkça insana saldırmazlar. Geniş ve yassı kafası pullarla örtülü, şakakları üçgen biçiminde, kısa kuyruğu birden daralan, doğurgan, iki üç karış uzunluğunda, saldırdığı zaman insanı tehlikeli şekilde sokabilen zehirli bir yılan türüdür. Engerek ısırığı, zehirin etkisi önlenmeyecek olursa tehlikeli, hatta çocuklarda öldürücü olabilir. Zehirleri genellikle hemotoksik (kan zehirleyici) özellik taşır. 

Türkiye'de koca engerek, şeritli engerek ve boynuzlu engerek gibi türleri ve endemik olarak Anadolu ve Ağrı engereği bulunur. 

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime...

Anagram,
Evirmece.
Çevrik kelime.
Fransızca, anagramme,
İngilizce, anagram.
Çevrik kelime, evirmece, harflerin yerini değiştirme.
Bir sözcük içindeki harflerin yerini değiştirerek elde edilen sözcüğe verilen ad.
Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.
Harflerin sırası değiştirilerek elde edilen yeni kelime.

Anagram, bir sözcüğün veya sözcük grubunun harflerinin değişik düzenle başka bir sözcüğü veya sözcük grubunu oluşturmasıdır. Edebiyatta, bazı özel adların saklanması için kullanılır.
“Kalay, yalak, aylak” örneğinde olduğu gibi, bir sözcük içindeki harflerin yerini değiştirerek elde edilen sözcüğe verilen ad.

Sahil...

Yalı,
Rumca: yiali,
Yunanca: yalos,
Arapça: sahil,
Sahil.
Düz ve açık su kıyısı.
Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.
Su kıyısında yapılmış yazlık büyük ev.
Deniz, göl ve nehir kenarlarındaki düz ve açık arazi.
Deniz, göl veya ırmak kenarı, düz ve açık su kıyısı, sahil.
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.

Yalı sözcüğünün bazı yörelerde halk dilindeki başka anlamları:
Yele.
Yama,
Yağlı.
Halay.
Sırlı, küçük bal çömleği.
Dik yer, bayır, yokuş.
Irmak kenarlarındaki kumlu düzlük.

Taş bilimi...

Litoloji,

Petroloji,
Fransızca: lithologie.
İngilizce: lithology, 
Taş bilimi, 
Taşbilim,
Taşların yapısını inceleyen bilim. 
Taşların yapılarını inceleyen bilim dalı.

Mineral yapısı, tane büyüklükleri, tanelerin bir araya geliş tarzı gibi özelliklerine göre kayaların incelenmesi ilmi, taş bilimi, petrografi.
Litoloji, taşların ve kayaçların fiziksel yapısını, kimyasal ve dokusal özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Kayaların gözeneklilik, geçirgenlik, su doygunluğu gibi petrofiziksel özelliklerini de inceler. Litoloji, bu özelliklerin ayrıntılı tanımı veya kayacın fiziksel karakterinin kabaca bir özetidir.

Kayaçbilgisi:
Petrografi,
Arapça: ilm-i ahcar, 
İngilizce: Petrographie, 
Fransızca: pétrographie, 
Almanca: petrographie.
Kayaçların tanıtma, tanımlama ve sınıflandırılmasıyle uğraşan bilim.

Dışarıda kalmış ağaç kökü...

Çotuk,
(Cotuk)
Tevek.
Kütük.
Budak,
Asma,
Asma kütüğü, tevek.
Ağaç ya da çalı kökü.
Dışarıda kalmış ağaç kökü.
Toprağın üstünde kalmış ağaç kökü.
Kesilen ağacın topraktan yukarıda kalan bölümü.
Dibinden kesilen ağacın toprak üzerinde kalmış olan bölümü.
Ağaç kökü, kesilen ağacın toprakta kalan bölümü, asma kütüğü, tevek.
Yerel ağızlarda ağaç dallarının gövde ile birleştiği yere verilen çot adından gelmektedir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ