Özemek,
Yoğurt, pekmez vb. şeyleri sulandırmak.
Koyu, katı nesneyi sulandırarak cıvıtmak.
Yoğurt, pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek.
Yoğurt, pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek.
Yoğurt vb. şeylerle yabancı bir öğeyi karıştırarak yoğurmak.
Yoğurt, pekmez vb. koyu şeyleri suyla inceltmek, sulandırmak.
Yoğurt, pekmez veya tahin gibi koyu kıvamlı yiyecekleri su veya benzeri bir sıvı ekleyerek karıştırmak ve kıvamını açmak, sulandırmak.
Mutfak dilinde bazı malzemeleri birbirine katıp çırparak kıvam almasını, yoğunlaşmasını sağlamak.
Özemek sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Cıvımak.
Sözü uzatmak.
Savsaklamak, uzatmak.
Ayranın daha sulu olan hali.
Tadını çıkararak yemek, içmek.
Eskiyen çorabı örerek onarmak.
Hamur ya da çamuru yoğurup özlendirmek.
Un vb. nesneler katarak sıvıları koyulaştırmak.
Taranmış yünü yuvarlayarak boru gibi yapmak.
Sözü yineleyerek gereğinden çok uzatmak, gevelemek.
Birden fazla karışımın çırpılarak yoğun hale getirilmesi.
Yoğurt:
İngilizce: yoghurt, yogurt.
Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
Süte genellikle Lactobacillus bulgaricus kültürünün ilavesi ve bu karışımın belli sıcaklıkta bir süre bırakılması sonucu oluşan bir süt fermentasyon ürünü.



