Yoğurt, pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek ...

Özemek,
Yoğurt, pekmez vb. şeyleri sulandırmak.
Koyu, katı nesneyi sulandırarak cıvıtmak.
Yoğurt, pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek.
Yoğurt vb. şeylerle yabancı bir öğeyi karıştırarak yoğurmak.
Yoğurt, pekmez vb. koyu şeyleri suyla inceltmek, sulandırmak.
Yoğurt, pekmez veya tahin gibi koyu kıvamlı yiyecekleri su veya benzeri bir sıvı ekleyerek karıştırmak ve kıvamını açmak, sulandırmak.
Mutfak dilinde bazı malzemeleri birbirine katıp çırparak kıvam almasını, yoğunlaşmasını sağlamak.

Özemek sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Cıvımak.
Sözü uzatmak.
Savsaklamak, uzatmak.
Ayranın daha sulu olan hali.
Tadını çıkararak yemek, içmek.
Eskiyen çorabı örerek onarmak.
Hamur ya da çamuru yoğurup özlendirmek.
Un vb. nesneler katarak sıvıları koyulaştırmak.
Taranmış yünü yuvarlayarak boru gibi yapmak.
Sözü yineleyerek gereğinden çok uzatmak, gevelemek.
Birden fazla karışımın çırpılarak yoğun hale getirilmesi.

Yoğurt:
İngilizce: yoghurt, yogurt.
Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
Süte genellikle Lactobacillus bulgaricus kültürünün ilavesi ve bu karışımın belli sıcaklıkta bir süre bırakılması sonucu oluşan bir süt fermentasyon ürünü.

Kurutulmuş, kefal yumurtası...

Bottarga,
Batarekh, 
Karasumi,
Avgotaraho, 
Arapça: Butartah,
Deniz Jambonu,
Yunanca: bottarga, tuzlanmış yumurta. 
Fenikeli tüccarların ticaret ağlarıyla yaydığı bu lezzet; İtalya’da bottarga, Mısır’da batarekh, Yunanistan’da avgotaraho, Japonya’da ise karasumi adıyla varlığını sürdürüyor. Eski Mısır’dan gelen yapım geleneği bottarga; kurutulmuş kefal yumurtasının tuz, güneş ve sabırla işlenmiş lezzet mirası günümüze taşınmış.

Akdeniz mutfak kültürünün en kıymetli hazinelerinden biri olan bottarga, 
balık yumurtasını yalnızca deniz tuzu, zaman ve rüzgarla koruma altına alınmasıyla günümüz kadar gelmiştir. Tarihi kaynaklar ürünün kökenini sıklıkla Nil kıyılarına ve Mısır’a dayandırır. Av sezonu bittikten sonra bu değerli proteini muhafaza etmek isteyen balıkçılar, zarlı yumurta kesesini tuzlayıp kurutarak bu saklama tekniğini geliştirmişler.

Avlanan balığın hiçbir parçası ziyan edilmez, balığın en kıymetli yeri olan yumurtalıklar özenle çıkarılarak işlenirdi. Yapay hiçbir katkı maddesi veya makine kullanılmadan; el işçiliği, kaya tuzu, güneş ve rüzgarın dengesiyle olgunlaştırılan bu gıda, kuruma sürecinde doğal umami aromasını oluşturur.

Görünüşü sebebiyle zaman zaman deniz jambonu olarak da adlandırılan bottarga, yüksek besin değerleriyle dikkat çeker. A ve D vitaminleri, omega-3 yağ asitleri ve zengin protein içeriğiyle hem bağışıklık sistemini hem de kalp ve beyin sağlığını destekler. Bottarga, geleneksel olarak sızma zeytinyağı, taze limon ve sade ekmekle servis edilir. Sardinya’ nın meşhur Spaghetti alla Bottarga yemeği bu ürünün en popüler gastronomi örneklerinden biridir.

Zorlu üretim süreci, sabır ve uzmanlık gerektiren bottargayı Türkiye’de en iyi hazırlayan ve meraklılarına sunan adreslerin başında bakın hangi isimler geliyor:
  • İstanbul’da, tarihi lezzet durağı Reşat Balık, 
  • İzmir’de Ahmet Güzelyağdöken’in yönetimindeki Balmumu Dükkan Lokantası, 
  • Adana Karataş’ta ise bölgenin köklü deniz ürünleri temsilcisi Zihni Balıkçılık.

Kaynak: Emine Tunadan

Çatı kirişi olarak kullanılan yada kiremitlerin altına döşenen ince tahta ...

Balar,
Padavra,
Farsça: balar,
İnce tahta.
Pedavra,
(Petavra),
Padavra,
Palalik,
Tok,
Çatı kirişi olarak kullanılan ve kiremitlerin altına döşenen ince tahta, pedavra.
Çatıyı döşemek için ince tahtalar yapmaya yapmaya yarayan küçük ağaç.

Rus poğaçası...

Proşki,
(Pirozhki, Piroşki),
Rus poğaçası,
Rus mutfağının sevilen hamur işlerinden yumuşacık dokusu ve lezzetli iç harcıyla proşki.
Rus mutfağının sevilen hamur işlerinden; proşki, peynirli, patatesli, kıymalı veya lahanalı olarak hazırlanabiliyor. Hazırlanan bu küçük poğaçalar, tavada ya da fırında pişirilebiliyor.

Hamuru için malzemeler:
- 4-4,5 su bardağı un.
- 1 su bardağı ılık süt.
- Yarım su bardağı ılık su,
- Yarım su bardağı sıvı yağ,
- 1 adet yumurta
- 1 yemek kaşığı şeker.
- 1 tatlı kaşığı tuz.
- 1 paket instant maya (10 gram).

İnstant maya; kuru, ince granüllü bir maya türü olup suyla önceden çözündürülmeye gerek kalmadan doğrudan una karıştılır. 

Patatesli iç harcı için:
- 3 adet orta boy patates
- 1 adet kuru soğan
- 2 yemek kaşığı sıvı yağ
- Tuz, karabiber, isteğe bağlı pul biber.
İç harcı hazırlamak için patatesleri haşlayıp ezin. İnce doğranmış soğanı sıvı yağda pembeleşene kadar kavurun. Ezilmiş patatesleri soğana ekleyin. Tuz ve baharatlarla tatlandırıp karıştırın. Harcı soğumaya bırakın.

Kıymalı iç harcı için:
- 350 g kıyma
- 2 adet kuru soğan
- 1 küçük havuç (isteğe bağlı, rendelenmiş)
- 6 yemek kaşığı zeytinyağı veya sıvı yağ
- Tuz, karabiber, kimyon.
Tavada sıvı yağı ısıtın, ince doğranmış soğanları ve rendelenmiş havucu soteleyin. Kıymayı ekleyip suyunu salıp çekene kadar kavurun. Tuz ve baharatları ekleyip ocaktan alın. Soğumaya bırakın.

Üzeri için:
- 1 yumurta sarısı
- 1 yemek kaşığı süt
- Susam veya çörek otu

Yapılışı:
Ilık sütü, ılık suyu, şekeri ve mayayı geniş bir yoğurma kabına alın. Karıştırıp mayanın aktifleşmesi için 5 dakika bekletin. Sıvı yağ, yumurta ve tuzu ekleyin. Unu azar azar ilave ederek yumuşak ve ele hafif yapışan bir hamur yoğurun. Hamurun üzerini kapatıp ılık bir ortamda yaklaşık 1 saat mayalanmaya bırakın. 

Mayalanan hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler koparın. Her bezeyi elinizle veya merdaneyle küçük yuvarlaklar halinde açın. Ortalarına hazırlanan patatesli veya kıymalı harçtan koyup kenarlarını birleştirerek kapatın. Poğaçalara oval veya yuvarlak şekil vererek yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin. Üzerlerini örtüp 15-20 dakika tepsi mayası için bekletin. Yumurta sarısı ve sütü karıştırarak poğaçaların üzerine sürün. Dilerseniz susam veya çörek otu serpin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 20-25 dakika, üzerleri güzelce kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.

Rezarvuarı, hela taşına ya da klozete bağlayan boru...

Şas,
Rezervuar bağlantı borusu.
Rezervuarı hela taşına ya da klozete bağlayan boru.
Tuvaletlerde rezarvuarı, klozet, hela taşı veya pisuvara bağlayan boru.
Belirli bir miktar suyu depolayan ve sifon çekildiğinde bu suyu hızlıca tahliye eden haznenin hela taşına, klozete veya pisuvar'a bağlayan boruya şas adı verilir. Rezarvura gelen temiz su giriş borusuna flex (fleks) denir. Klozetin arkasındaki büyük çıkışı duvardaki ana pis su giderine bağlayan körüklü veya düz plastik boruya ise kada (klozet kadası) veya klozet körüğü adı verilir. 

Şas sözcüğünün başka anlamları:
Çukur yer.
Şas, İbranice, Tevrat Muhafızları Partisi anlamına gelen, 1984 yılında kurulan İsrail merkezli dini, politik bir partidir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ