Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine...

Akamber,
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan (Hymenea) elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
Amber taşı, milyonlarca yıl önce çam benzeri ağaçların salgıladığı reçinenin fosilleşmesiyle oluşan organik bir taştır. 
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan (Hymenea) elde edilen katı, güzel kokulu reçine, kehribar
(acıfındıkgiller, ağaçlar) Anadolu sığla ağacı, günlük ağacı.

Akamber sözcüğünün diğer anlamları:
Hatay ili, Altınözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş, amber.
İspermeçet (kaşalot) balinasından; (eski adıyla amber balığı) elde edilen, özellikle parfümlerde kullanılan güzel kokulu bir madde. 

Balinaların yuttuğu sert ve sivri kalamar gagalarının midelerine zarar vermemesi için vücutları koruyucu, yapışkan ve salgısal bir kitle üretir. Balina tarafından dışarı atılan bu kitle (Balina kusmuğu), deniz yüzeyinde yıllarca güneş ışığına, tuzlu suya ve havaya maruz kalır. İlk başlarda siyah ve kötü kokulu olan madde, zamanla sertleşerek gri-beyaz (ak) bir renk alır ve eşsiz, tatlı bir parfümsü koku kazanır. Çok nadir bulunduğu için altın kadar değerlidir. Kokunun uçmasını engelleyen harika bir sabitliyici (fiksatör) işlevi görür. Lüks parfümcülükte kullanılan gerçek ve değerli akamber (ambergris) hayvansal olandır. Günümüzde bu koku profilini elde etmek ve hayvanları korumak adına laboratuvarda bitkisel reçineler (labdanum, mür, günlük) ve vanilya karıştırılarak "Sentetik Amber Akoru" oluşturulur. Bu koku akoruna da kokusal benzerlikten dolayı "amber reçinesi" denmektedir. Parfümcülükte "gri amber" (ambre gris) olarak bilinir ve kokuların kalıcılığını artırmak için kullanılır. Bu madde genellikle değerli parfümlerin üretiminde fiksatif (sabitleyici) olarak tercih edilir.

Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey...

Sütun,
Düşey destek,
Farsça: sutun,
İngilizce: column.
Rusça: kolonna kolonka stolb.
Kolon,
Üstüvane,
Kolon, taştan yapılmış destek, direk.
Mermerden, yekpare, taşıyıcı mimari öğe/
Yerel ağızlarda ustun, kalın direk, mertek olarak da kullanılır. 
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek; direk, üstüvane, kolon .
Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri.
Alt alta sıralanmış şeyler dizisi.
Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.
Cami, saray, konak vb. yapılarda mermer, taş, ağaç, maden veya çimentodan yapılan ve üst kısmında sütun başlığı denilen çıkıntılı bir bölüm bulunan silindir şeklinde, dikine konmuş, kaideli yahut kaidesiz destek, kolon.

Mecazen oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey.

İki çeneklilerden, yaprakları çok iri ve kalp biçiminde, çiçekli bir süs bitkisi...

Katalpa,
(Bignonia catalpa),
Fransızca: catalpa,
İngilizce: catalpa,
Catalpa bignonia.
Puro ağacı,
Sigara ağacı,
Güzel bir süs ağacı.
İki çeneklilerden, yaprakları çok iri ve kalp biçiminde, çiçekli bir süs bitkisi.


Katalpa adı Amerika yerlilerinin dilinden, aynı anlama gelen Catawba dilinden alınmıştır. Kuzey Amerika yerli halklarından Catawba (Iswa) ulusunun ulusal totemidir.

İki çenekliler sınıfından, park ve bahçelerde yaygın olarak yetiştirilir. Genellikle boyu 10-18 metreyi bulabilen, yaprak dökücü ağaçlardan olup, yaprakları iri ve yürek biçiminde bir süs bitkisidir. Katalpa çiçeği, yaz aylarında açan, büyük salkımlar oluşturan, beyaz renkli, gösterişli ve hafif kokulu çiçeklere sahip olan bir ağaç türüdür. Meyvelerinin ince, uzun ve sigaraya benzemesi sebebiyle "sigara ağacı" veya "puro ağacı" olarak da bilinir. Park ve bahçelerde gölgelik sağlamak amacıyla süs bitkisi olarak sıkça tercih edilir. Genellikle Haziran ve Temmuz aylarında, huni veya çan şeklinde çiçekler beyaz ya da sarı renklidir. İç kısımlarında mor ve sarı benekler bulunur. Oldukça büyük, kalp şeklinde, yeşil ve geniş yapraklıdır. Çiçekleri döktükten sonra 20-40 cm uzunluğunda, içi tohum dolu ince ve uzun kapsüller (sigaraya benzeyen meyveler) oluşturur. Şehir iklimine, soğuğa ve sıcak havaya dayanıklı olduğundan kent peyzajında, parklarda ve yol kenarlarında yaygın olarak kullanılır. Katalpa, gösterişli yaprak ve çiçekleri nedeniyle sıklıkla peyzaj alanlarına dikilen türlerden oluşan bir cinstir. İri ve yoğun yaprakları nedeniyle çok sayıda kuş türü için yağmur ve rüzgara karşı koruma sağlamaktadır.

Vücudumuz için mutlaka gerekli olan ve vücudumuzdaki katalizör görevli en basit organik maddeler...

Vitamin,
Fransızca: vitamine,
İngilizce: vitamin.
Vitamin sözcüğü, 1911 yılında Polonyalı Kimyacı Casimir Funk, ilk olarak kullanılmış. 
Latince yaşam, hayat anlamındaki "vita" ve Latince "aminum" sözcüklerinden türetilmiştir. Ancak kimyasal yapısının amin içermediği daha sonra anlaşılmıştır.
Vücudumuz için mutlaka gerekli olan ve vücudumuzdaki katalizör görevli en basit organik maddeler.
Besinlerde bulunan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından gerekli olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan, katalizör görevli en basit organik madde
Metabolik aktiviteleri düzenleyen, genellikle koenzim olarak fonksiyon gören, vücut için gerekli olup hayvansal ve bitkisel gıdalarla organizmaya giren, eksikliğinde çeşitli hastalıkların ortaya çıktığı organik esansiyel besin öğeleri.
Bitkisel ve hayvansal besinlerle sağlanan ya da eksikliğinde dışarıdan ilaç olarak verilen, vücutta normal fizyolojik ve metabolik işlevler için gerekli olan, yağda veya suda eriyebilen organik madde.
Vücudun normal metabolizma faaliyeti üzerine tesirleri olan ve yoklukları ağır hastalık tablolarının meydana gelmesine sebep olan madde, vitamin.
Birçok besinde değişik miktarlarda bulunan, vücudun gereğince çalışması için lüzumlu olan, eksiklikleri bazı hastalıklara yol açan, çeşitli organik maddelerin ortak adı.

Vitaminler Temel olarak iki gruba ayrılırlar:
Yağda Çözünenler:
A, D, E ve K vitaminleri. Vücutta depolanabilirler, bu nedenle fazlası zararlı olabilir.
Suda Çözünenler: 
B grubu ve C vitamini. Vücutta depolanmazlar ve fazlası idrarla atılır.Her vitaminin vücutta farklı görevleri vardır.

Mercekleri 27 mm aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği...

Sinerama,
Fransızca: cinérama,
İngilizce: cinerama,
Mercekleri 27 mm aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.
Üç boyutlu sinema tekniği.
Bir görüntüyü uygun şekilde yerleştirilmiş üç ayrı kamera ile filme kaydedip bunun asıl haline denk görüntüsünü sağlayan ve geniş bir perdeye yansıtılmasıyle gerçekleşen üç boyutlu sinema tekniği.

Sinerama, mercekleri 27 mm aralıklı üç ayrı kameranın eş zamanlı çalıştırılması ve elde edilen görüntülerin üç projektörle içbükey, dev bir perdeye yan yana yansıtılmasıyla oluşturulan geniş perde ve sinema tekniğidir. 1952 yılında Fred Waller tarafından icat edilmiş ve Waller ve Merian C. Cooper tarafından ticari olarak geliştirilmiştir. Sinemaların televizyonla rekabet edebilmek için geliştirdiği ilk geniş ekran formatlarından biridir. Yaklaşık 146 derecelik bir görüş açısı sunarak izleyiciyi tamamen saran panoramik ve sürükleyici bir seyir deneyimi sağlar.

Orijinal sistem tek bir shutter (obtüratör, örtücü, ışık kesici) kullanan senkronize üç kamerayla çekim yapılmasına dayanmaktaydı. Bu sistem, 1962 yilindan sonra tek bir kamera ile çekim ve sıkıştırma işlemine dayanan 65 mm sistemi lehine terkedilmiştir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ