Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para...

Dinar,
Arapça: dinar.
Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para.
Altın sikke, 
Çoğunlukla veya tamamen altından yapılmış bir sikkedir. 1800'den beri basılan altın sikkelerin çoğu %90-92 oranında altındır (22 karat). Günümüzde külçe altın sikkeler, saf altındır.
Altın Paralar;
Çeyrek Altın, Yarım Altın, Tam Altın, Cumhuriyet Altını, Ata Altını, Reşat Altın, İkibuçuklu Altın.

Dinar sözcüğünün başka anlamları:
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün'ün para birimi.
Eski Yugoslavya'nın para birimi.
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden birinin adıdır.

Argoda borcunu ödemeyen kimse...

Karabatak,
Borcunu ödemeyen kimse.
Argo, Borcunu ödemeyen kimse.
Borcunu ödemeyen veya ödemekten kaçınan kimseye genel hukuki ve Türkçe tanımıyla borçlu, yükümlülüğünü yerine getirmeyen ya da ödemeyi geciktirenlere dini/ahlaki açıdan mürtet / zalim denir. Argoda ise Karabatak denir.
Bir mal, para veya hizmet borcu olan ve vadesinde bunu ödemeyen/yerine getirmeyen kişidir.

Karabatak sözcüğünün başka anlamları:
Bir görünüp bir kaybolan kimseler için karabatak tabiri kullanılır.
Musikimizde bazı bölümleri belirli sazlar tarafından çalınmak için bestelenmiş peşrev ve saz semaisi formunda saz eseri.

Karabatak (Phalacrocorax);
Uzun gagalı bir deniz kuşu.
Leyleksiler takımından, örnek hayvanı karabatak olan perde ayaklı kuşlar familyası.
Perde ayaklılardan, dünyanın her tarafındaki deniz ve göl kıyılarında yaşayan, dalarak avladığı balıklarla beslenen, kuvvetli ve sivri gagalı, siyaha yakın renkli deniz kuşu.

Karabatakgillerden, balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri, kara tüylü bir deniz kuşu. Bu kuşların iki türü vardır. Cüce karabatak(pygmy cormorant) ve Tepeli karabatak(shag).

Algonkinler'in deriden yapılan tek parçalı ayakkabıları ...

Makosen,
Fransızca: mocassin.
Powhatan dilinde makasin; çarık.
Bağcıksız ayakkabı.
Kısa ökçeli ve bağsız ayakkabı.
Algonkinler'in deriden yapılan tek parçalı ayakkabıları.
Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış, tek parça ayakkabı.

Algonkinler:
İngilizce: Algonquin, Algonquin proper, Algonkin, 
Fransızca: Algonquins, 
Kanada'nın Québec ve Ontario eyaletinde yaşayan Anişinabelerden Algonkin halklarının Kuzey Algonkinleri grubundan Kuzeydoğu Kızılderilileri kültür grubundan bir Kızılderili halkı.

17. yüzyıl St. Lawrence ırmağının yukarı kesimi kıyılarında ve Ottawa ırmağının aşağı kesimi kıyılarında, yani günümüzdeki Kanada'nın Québec eyaleti topraklarında, birbirinden bağımsız halde yaşayan Algonquinlere, bu adı, bölgeye gelen Fransızlar verdiler. Toplamacılıkla yaşayan Algonquıin ailesinden diller konuşup, uygarlıkları ve toplumsal örgütlenmeleri de birbirine benzeyen bu küçük kabileler, Kanada'ya yerleşme çabalarında ve Kuzey Amerika'nın doğu iç kesimindeki kürk ticaretini ele geçirme çabalarında, İrokuvalarla karşı Fransızlara destek oldular. Ama İrokuvaların yoğun saldırıları karşısında, köylerini ve av alanlarını terk etmek zorunda kaldılar. Günümüzde, Kanada'da, özellikle Ontario ve Quebec'teki küçük rezervlerde, St. Lawrence-Ottawa kıyıları Algonquinlerinin torunları sayılan 2000 kadar kızılderili yaşamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en uzun süreyle görevde kalmış olan başkan, 32. başkanı...

Roosevelt,
Franklin Delano Roosevelt,
(D. 1882 - Ö.1945)
30 Ocak 1882 yılında doğdu. Amerika Birleşik Devletleri' nin 32. başkanı olup en uzun süreyle görevde kalmış olan başkanıdır. ABD halkı tarafından kısaca isminin baş harfleri olan FDR şeklinde anılır. Başkanlığa 4 kez seçilmiştir. ABD tarihinde Roosevelt'in dışında 2 kezden fazla seçilmiş olan hiçbir başkan yoktur. Daha sonraları ABD yasaları değiştirildiği için yürürlükteki yasalara göre bundan sonra da hiçbir başkanın 2 kezden fazla seçilmesi mümkün değildir.

Franklin D. Roosevelt ABD'nin New York eyaletinin çok eski ve zengin bir ailesi olan Roosevelt ailesinin bir üyesi olarak doğdu. Roosevelt ailesi daha 17. yüzyılda Kuzey Amerika'da henüz İngiliz kolonileri kurulmamış iken Hollanda'dan gelerek New York bölgesinde yerleşmiş bir ailedir. ABD'nin 26. Başkanı olan Theodore Roosevelt de aynı ailedendir ve Franklin D. Roosevelt'in eşi Eleanor Roosevelt'in amcasıdır. Roosevelt I. Dünya Savaşı sırasında Deniz Kuvvetlerinin çeşitli kademelerinde sivil olarak görev yaptı. 1920 yılında ABD Başkan Yardımcılığına adaylığını koydu ama seçimi kazanamadı. 1921 yılında Franklin Roosevelt o dönemde büyük salgın olan çocuk felcine yakalandı. Hastalığı yenmesine karşılık bacaklarına gelen felç yüzünden yaşamının geri kalan bölümünde bir daha yürüyemedi. ABD tarihinde özürlü olan tek başkandır. Tekerlekli sandalyesiz bir yerden bir yere gidemiyordu ama ayağa kalkması ve ayakta durup konuşma yapması mümkün oluyordu. 1928 yılında New York eyaletine vali seçilmeyi başardı. 4 yıl valilik yaptıktan sonra da 1932 seçimlerinde ABD'nin 32. Başkanı olarak seçildi.

Roosevelt çok zor bir dönemde başkanlığa gelmişti. Roosevelt işbaşına geldiğinde ABD 1929 yılından beri Büyük Buhran adı verilen tarihinin en büyük ekonomik çöküntüsü yaşamaktaydı. Nüfusun % 25'i işsizdi. 2 milyon Amerikalı evsiz barksız kalmıştı. Roosevelt Yeni Düzen adıyla anılan çok yönlü bir yeniden yapılanma programı geliştirdi ve 1930'ların sonuna doğru ABD ekonomisi tekrar rayına oturup, hızla büyümeğe başladı.

1940 yılında II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Roosevelt'in başkanlığındaki ABD önce tarafsız kaldı. Ancak Japonya'nın Pasifik Okyanusunda ABD'ye ait olan Pearl Harbor adasına saldırmasıyla ABD birden kendini II. Dünya Savaşı'nın içinde buldu. Franklin Roosevelt savaşın hemen hemen tamamında ABD'nin başkanı olarak görev yaptı. İttifak devletlerine Almanya, İtalya ve Japonya'na karşı liderlik etti. 1945, savaşın son yılında müttefiklerin üstünlük sağlamağa başladığı bir dönemde aniden hastalanarak görev başında öldü. Yerini o zamanki başkan yardımcısı olan Harry S. Truman aldı.

Franklin Roosevelt halen ABD halkının gelmiş geçmiş başkanlar içinde en çok sevdiği 4 başkandan biridir.

Bir şairin şiirine biçim ve içerik bakımından benzetilerek yazılmış şiir...

Nazire,
Benzeş,
Arapça: nazire.
Arapça nazir sözcüğünden türetilmiştir.
Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz.
Bir şairin şiirine biçim ve içerik bakımından benzetilerek yazılmış şiir.
Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir, manzume.
Bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı şekil, vezin, kafiye ve redifle yazılan şiir.
Bir şairin manzum eserine başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiye ile yazılan benzer manzume.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ