Vasiyet...

Osayit,
Kazak Türkçesi: ösiyet
Adana ve Osmaniye yörelerinde halk ağzında vasiyet anlamında kullanılmaktadır.
Osiyet, genellikle Kazak Türkçesi ve diğer bazı Orta Asya Türk lehçelerinde vasiyet kelimesinin karşılığı olarak kullanılan bir sözcüktür.

Vasiyet:
Arapça: vasiyyet.
Kazakça: ösiyet.
Kırgızca: osuyat.
Rusça: zaveşçaniye
Ölecek adamın nasihati.
Vasiyet etmek, vasiyette bulunmak.
Ölümden önce yapılması istenilen işler.
Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey.
Bir kimsenin ölümünden sonra malının, mülkünün veya belirli isteklerinin yerine getirilmesi için bıraktığı son sözlü veya yazılı buyruk anlamına gelir.
Hayattayken geride kalanlara verilen önemli talimatlar, yapılmasını istenen son istekler.

Hasta (yöresel)...

İnli,
(Turgutlu - Manisa yöresinde hasta anlamında kullanılmaktadır.
Hasta,
Farsça: haste,
İngilizce: patient.
Sağlığı bozuk olan.
Sayrı,
Sökel,
Alil,
Pestil,

Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken (kimse, hayvan, organ); rahatsız, sayrı, sökel, alil, pestil.
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken insan, hayvan veya organ.
Bir şeyle aşırı derecede ilgilenen (Maç hastası).
Parasız, züğürt olan.
Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
Hastalık, kaza ya da yaralanma nedeniyle fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken birey, sayrı.

Yaprakları maydanozu andıran, halk hekimliğinde kullanılan bir bitki...

Kişniş,
(Coriandrum sativum)
Farsça: kişnic, kişniz, gişniz,
Kinzi,
Aşotu,
Yaban maydanozu.
Yaban papatyası.
Çiçekleri papatyaya benzeyen fena kokulu bir ot.

Yaprakları maydanozu andıran ve kuru yemişi bahar olarak kullan
ılan, tüysüz, bir yıllık ve otsu bitki.
Anavatanı Akdeniz ülkeleridir. Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'da yetişir. Özellikle çerkezlerin çok sık kullandığı nadide bir baharat. Hint mutfağı'nın da vazgeçilmezlerindendir.

Kişniş, kinzi ya da aşotu (Coriandrum sativum), maydanozgiller (Apiaceae) familyasından, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu.

Kişniş şekeri (coriander candy):
İçinde bir kişniş tanesi bulunan ufak şeker.
İçinde bir kişniş tanesi bulunan ufacık şeker.
"Buhur şekeri" olarak da adlandırılan renkli şekerle kaplanmış kişniş tohumu düğünlerde misafirlere ikram edilir.
Bu bitkinin tohumu ve meyvesi, likör ve çeşitli eczalarda, yemek, pasta ve şekerlemelerde koku ve çeşni vermek için kullanılır.

Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik...

San,
Kip karşıtı.
Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik.
Felsefede herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik.
Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı.
Herhangi bir şeyi neyse o yapan, onu diğer şeylerden ayıran ve temel varlığını oluşturan felsefi ve temel nitelik öz veya nitelik (vasıf/keyfiyet) olarak adlandırılır. Felsefede bu kavram, bir nesnenin var olmasını sağlayan ve o nesne değiştiğinde veya kaybolduğunda kendisinin de ortadan kalktığı zorunlu özellikler bütünüdür.

San sözcüğünün yörelerimize göre halk dilindeki başka anlamları:
Ünvan,
Şöhret.
Ün, şan, şöhret.
Saygı veya belirtme sözü, unvan.
Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. 
Kimlik,

Bitkilere dadanan bir hastalık.
Ekinlere dadanan bir çeşit böcek.
Tahılların başak tutmamasına neden olan hastalık.
Başak tutmaya engel olan bir çeşit tahıl hastalığı.
Kimi ağaçların yapraklarında görülen içi boş siyah kabarcıklar (şeftali vb.).

Emel.
Gelenek.
Sanki, güya.
Nişan, alamet.
Dilek, istek.
Zan, tahmin, tasavvur.
Kimlik.
Pas, Küf.
Nem, Toz.
Kir, pislik.
Kulak kiri.
Organ, vücudun bir parçası.
Su akıntısının getirdiği kum.
Irmaklarda büyük buz akıntısı.
İçinde yemek yenen bakır sahan.
Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerden biri, nüsha.
Soğuk.
Dallar üstünde biriken kar.
Kar fırtınasından sonraki durgun hava.

İslam hukuku açısından...

Şeran,
Arapça: şeran.
Şeriata göre.
Şeriatça, şeriata göre.
Şeriat bakımından.
İslam hukuku açısından.
Şerîat bakımından, şeriata göre.
İslam hukuku ve dini terminolojide şeriat kurallarına göre, dini kanunlar bakımından veya şeran uygun olarak anlamlarına gelen Arapça kökenli bir zarftır. Günlük dilde veya tarihsel metinlerde bir durumun, kararın ya da eylemin İslam dininin hukukuna ve hükümlerine uygunluğunu belirtmek için kullanılır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ