Bütün bir akciğer lopunun mikroplu akut iltihabı...

Pnömoni, 
Zature, 
Zatürre.
Batar,
Akciğer iltihabı.
Akciğer dokusunun iltihabı. 
Halk arasında akciğer iltihabı tıp dilinde ise pnömani denir. 


Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar. Çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, genellikle birincil ya da ikincil mikro organizmaların yol açtığı akut ya da subakut hastalık tablolarını belirten bir terimdir. 

Üç çeşidi vardır;
  1. Lober pnömoni
  2. Virüs Zatürreesi
  3. Bronköpnomoni

Asya' da yaşayan bir yaban koyunu...

Arkal, 
Batı Asya’nın dağlık kısımlarında yaşayan koyunlar daha büyüktür. Erkek hayvanlarının boynuzları, kafanın iki yanından dışa doğru geniş bir daire çizerek uçları hayvanın sırtına değecek biçimdedir. Dişileri ise boynuzsuzdur. Ural koyunu, Afganistan, Hindistan Türkmenistan ve İran'da yaşar.

Argali koyunu (Ovis ammon); 
Hindistan ve Uzakdoğu’ da bugün yaşayan evcil koyunların atası olarak kabul edilirler. Sibirya ve Orta Asya’da Altay Dağları’nda yaşar. Bunlar boyları 180 cm. ye, yükseklikleri 120 cm. ye varan çok büyük koyunlardır. Boynuzları da çok büyük ve kalındır. Yabanıl koyunda kulaklar daha küçük ve diktir. Evcil koyunda ise kulaklar sarkık bir görünüm alır. Anadoluda, Konya’nın Bozdağı, koruma alanında yaşayan  yaban koyunları vardır. 

Asya' da yaşayan yabanıl bir keçi...

Tar,
Asya' nın dağlık kesimlerinde yaşayan yabanıl keçidir.
Dağ keçileri (Capra) Afrika' nın kuze­yinde, Asya'nın güneybatısında ve Avrupa' nın güneyindeki yüksek dağlarda başıboş sürüler halinde yaşayan iri yabankeçileridir. Dağkeçileri son derece çevik hay­vanlardır. Dağ yamaçlarında ve en sarp kaya­lıklarda inanılmaz bir ustalıkla dolaşırlar. 

Bazen uçurumları aşmak için bir sıçrayışta 12 metre öteye atlarlar. Ön bacakları arka bacaklarından biraz daha kısa olan bu dağkeçisinin omuz yüksekliği yaklaşık 1 metredir. Alından düz çıkıp sonra bir yay gibi geriye doğru bükülen boynuzlarının uzunluğu ise özellikle tekelerde bazen 1 metreyi aşar. Boynuzlarının alt yüzü düz, üst yüzü enine kabarık çizgili ve boğum­ludur; bu boğumların sayısı hayvanın yaşını gösterir. Asya dağkeçisinin kışın sarımsı boz renkte olan kalın postu yazın yerini kızıl kahverengiye çalan daha kısa tüylere bırakır. Dişiler beş aylık bir gebelikten sonra genellik­le tek bir yavru doğurur, yavrular doğumdan hemen bir-iki gün sonra annelerinin ardından koşup zıplamaya başlayabilir.

Markor (Capra falconeri) adıyla bilinen iri bir dağkeçisi de Keşmir, Türkistan ve Afganis­tan'da az sayıda yaşar. Markorun bir tirbu­şon gibi kıvrılan boynuzları geriye doğru bükülürken aynı zamanda iki yana doğru açı­lır. Hemitragus cinsini oluşturan dağkeçilerine tar denir. Hindistan ve Arabistan'ın ağaçlı dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanların erkeği sakalsızdır. Himalaya Dağları'nda ya­şayan bir türün erkeğinde boyun ve gövdenin ön bölümlerini bütünüyle örten uzun tüylü bir yele bulunur. Tadarın kısa boynuzlan koç boynuzu gibi geriye ve yanlara doğru açılır.

Asya' da yaşayan bir dağ keçisi...

Goral,
Boz Goral (Naemorhedus Goral),
Kızıl Goral (Naemorhedus baileyi),
Çin Goralı, Uzun kuyruklu Goral 
Gural (Naemorhedus), 
(Naemorhedus caudatus).
Himalayalarla Doğu Sibirya arasında yaşar.

Ormanların, kayalık yamaçlarında ve otlu bayırlarda  yaşar. Yerliler, kemikleri için tuzağa düşürdükleri bu hayvana çok değer verirler. 

Goral’ın kemikleri, tıpta, saiga’nın boynuzları gibi, ilaç olarak kullanılmaktadır.
Çin pazarlarında çok para getirir. Asya’da yaşayan bu dağ keçisi, Avrupalı akrabası şamua kadar iri değildir. Bu tıknaz yapılı keçimsi hayvan, omuz hizasında 70 santim boyunda ve yaklaşık olarak 30 kilo ağırlığındadır. Gri veya kahverengi kaba tüylerden meydana gelmiş bir postu vardır. Kısa boynuzlan hafifçe arkaya kıvrılır. Goral yüksek otların arasında kolayca göze görünmez. Ürktüğü zaman, epey uzaktan duyulabilen tıslamaya benzer bir ses çıkarır.

Kitap getirmemiş peygamber ...

Nebi, 
Allahın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, kendisine yeni bir kitap ve şeriat gönderilmeyip de kendinden önceki peygamberin kitabı ve şeriatı ile amel eden Peygamberlere nebi denir. 

Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden Peygamberdir. 
Her resul nebidir, Ama her nebi resul değildir. 
Kitap gönderilen Peygambere Resul denir. 
Peygamber Farsça bir kelimedir. Resul veya Nebi anlamında kullanılır. 

Kitap verilen Resullerden bazıları şunlardır; 
Hz. Musa. 
Hz. İsa, 
Hz. Hud, 
Hz. Salih, 
Hz. Lut, 
Hz. Şuayb 
Hz. Harun Nebi idi. 
Hz. Yahya Nebi idi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ