İlk Türk kadın opera sanatçısı...Nimet Vahit

Nimet Vahit,
(D. 1 Mayıs 1902 - Ö. Şubat 2003 ABD.)
İlk Türk kadın opera sanatçısı.Atatürk’ün hayran kaldığı bu ses, Cumhuriyet’in kültür devriminin en önemli figürlerinden biriydi.
Nimet Vahit Hanım, Türkiye Cumhuriyeti' nin Batı müziği ve opera alanında ilk Türk kadın opera sanatçılarından (soprano) ve müzik eğitimcilerinden biridir.

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Avrupa'da eğitim almış ve Cumhuriyet döneminde Türkiye'de opera kültürünün yerleşmesi için çalışmıştır. Ünlü ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey'in torunudur. Soylu ve köklü bir aileden gelen Nimet Vahit, küçük yaşlardan itibaren Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde; İtalya ve Fransa'da müzik ve şan eğitimi almıştır. Avrupa'da bulunduğu yıllarda Osmanlı döneminde ve sonrasında çeşitli organizasyonlarda konserler vererek Batı müziği dünyasında sesini duyurmuş ilk Türk kadınlardan biri olmuştur. Konservatuvarlarda şan hocası olarak görev yapmıştır. 

Nimet Vahit Almanca, Fransızca, İtalyanca şarkıların yanı sıra Verdi, Mozart ve Schubert’in liedlerini plağa okumuştur. Semiha Berksoy’un şan hocası olan Vahit, ilk Türk operası “Özsoy”da başrollerden birini üstlenir. Berksoy, temsil öncesi Çankaya Köşkü’ne davet edildiklerini anlatır: Atatürk o gece Özsoy’un bölümlerini dinlemek ister. “Ulu Anne” rolüne yaşam veren Nimet Vahit de kendi bölümünü okuduktan sonra piyanoya geçer, eserden bölümler çalar. Berksoy da “Madame Butterfly” operasından bir arya söyler. Opera, 19 Haziran 1934 günü İran Şahı’nın huzurunda sahnelenir.

Nimet Vahit, 1 Mayıs 1902 günü doğdu. Dedesi Osman Hamdi Bey, büyük amcası ilk nümizmat İsmail Galib Bey, diğer büyük amcası ilk müzecilerden Mübarek Galip Eldem’dir. Ünlü mimar Sedad Hakkı Eldem ve Cemal Reşit Rey de kuzenleri olarak dikkat çeker. Babası Mehmet Vahit Bey de Düyunu Umumiye’de, Barut İnhisarı’nda çalışırken eş zamanlı olarak da Sanayi Nefise Mektebi, Sanayi Nefise İnas Mektebi ve Darülfünun’da sanat tarihi dersleri verir.

1925 yılında yurda dönmüş ve 1927 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarı’na atanmıştır. Bu okulun piyano bölümü, kuzeni Cemal Reşit Rey’e, şan bölümü de Nimet Vahit Hanım’a emanet edilmiştir. Öte yandan Macar Piyanist Géza Hegyei ile birlikte İstanbul ve Ankara radyosunda çok sayıda konser vermiştir.

Nimet Vahit, 1930 yılında İstanbul’da yaşayan ve Socony Vacuum (MOBİL-OIL) adlı şirketinin müdürü Robert Lewis Owen ile evlenmiş. 1939 yılında da Harry Vahit Owen adında bir çocuğu olur. 1941 yılında ABD’ye yerleşir. Nimet Vahit, gözlerden ırak yaşadığı bu yıllarda oğlu Harry Vahit Owen ile Michigan Ann Harbor’a taşınmış ve bir daha Türkiye’ye dönmemiştir. 2003 yılında 101 yaşında ölmüştür.

Mecazen İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler...

Edebiyat,
Safsata, 
Mugalata (laf cambazlığı), 
Demagoji, 
Laf ebeliği,
Boş laf.
İçten olmayan, gereksiz ve yapmacık boş sözler; safsata, mugalata (laf cambazlığı), demagoji, laf ebeliği veya boş laf olarak ifade edilir. Bu ifadeler, temel bir amaca hizmet etmeyen veya dinleyiciyi aldatmaya yönelik konuşma türlerini tanımlar.

Safsata / Mugalata: 
Karşı tarafı yanıltmak, susturmak ya da kendi hatalı düşüncesini kabul ettirmek amacıyla söylenen, doğruymuş gibi duran ancak mantık hatası barındıran yapmacık ve hileli sözlerdir.

Demagoji: 
Duygulara hitap ederek, gerçekleri saptırarak ve boş vaatlerde bulunarak insanları kandırmaya çalışma sanatıdır.

Gevezelik / Laf Kalabalığı: 
Herhangi bir değer, bilgi veya gerçeklik içermeyen, yalnızca zaman doldurmak amacıyla söylenen boş sözlerin bütünüdür.Ayrıca bu durumları özetleyen bazı yaygın deyimler şunlardır:

Lafa boğmak: Birinin konuşmasına fırsat vermeyip durumu gereksiz sözlerle karmaşık hale getirmek.

Atıp tutmak / Mangalda kül bırakmamak: 
Aslında içi boş olan, abartılı ve yersiz iddialarda bulunmak.

Edebiyat sözcüğünün başka anlamları:
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın, gökçe yazın.
Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür, yazın.
Düşünce, duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle, manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifade sanatıdır.

Telaş, heyecan (yöresel)...

Abarık,
Telaş, heyecan ünlemi.
Telaş veya heyecan ünlemi olarak kullanılır.
Antalya yöresinde halk ağzında kullanılmaktadır.

Abarık sözcüğünün halk ağzında ve yöresel ağızlarda ki başka anlamları:
Hayret edilecek şey.
Hayret,
Şaşkınlık.
Beklenmedik, şaşırtıcı durumlar için bir niteleme sözcüğü olarak kullanılır. 
Köşker dilinde hayret edilecek şey anlamında kullanılır. Köşkerler gibi zanaatkar topluluklarda hayret uyandıran bir durum veya şey için kullanılmaktadır.

"Devlet ve Hürriyet", "Haberci" adlı eserleri ile tanınan Türk araştırmacı yazar, düşünür, siyaset bilimci, teorisyen...

Yalçın Küçük,
Prof. Dr. Yalçın Küçük,
(D. 01.07.1938, İskenderun - Ö. 06.04.2026, Ankara),
"Devlet ve Hürriyet", "Haberci" adlı eserleri ile tanınan Türk araştırmacı yazar, düşünür, siyaset bilimci, teorisyen.
Türk araştırmacı yazar, siyaset bilimci, teorisyen, gençlik önderi ve akademisyendir.

1 Temmuz 1938 tarihinde Hatay'ın İskenderun ilçesinde doğdu. İskenderun'a Halep'ten gelip yerleşmiş bir ailenin çocuğudur. Baba tarafından Türkmen, anne tarafından ise Kafkasyalı bir aileye mensuptur. Kabataş Lisesi' nde öğrenim gördü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Fikir Kulüpleri Federasyonu, Sosyalist Fikir Kulüpleri Federasyonu, Dev-Genç ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi gibi çeşitli federasyonlarda görev aldı.

Siyasal Bilgiler' i 1960 senesinde birincilikle bitiren Küçük, 27 Mayıs ihtilalinde, büyük öğrenci eylemlerinin başında yeraldı. 1960 ihtilalinden sonra Devlet Planlama Teşkilatı' na girdi. Burada bir süre çalıştıktan sonra ABD' ye giderek Yale' de lisans eğitimi aldı. 1966 yılında ODTÜ' de çalışmaya başladı. 1968-1970 yılları arasında Sovyetoloji araştırmalarını kitaplaştırdı. Bu kitaptan dolayı sekiz yıla mahkum edildi.

1973 yılında askere alındı. Kıbrıs Barış Harekatı' na katıldı. 12 Eylül 1980 tarihinden sonra ise 1402' liklerden biri olarak üniversiteden uzaklaştırıldı. 1983 yılında Sultanahmet Cezaevi' ne girdi. 1993 yılında Paris'e gitti. Çeşitli sol dergiler çıkarttı. PKK lideri Abdullah Öcalan' la ilk röportajı gerçekleştirdi. Türkiye' ye 1998 yılında döndü ve iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.
2000 senesinde tahliye edildi. 2009 yılında da Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara' da gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarılmak üzere İstanbul'a sevk edilen Küçük, 11 Ocak 2009 tarihinde tutuklandı. Ancak 12 gün sonra serbest bırakıldı. 3 Mart 2011 tarihinde de aynı davadan yeniden gözaltına alındı. 10 Mart 2014 yılında 5 yıllık tutukluluk süresi dolmasının ardından da tahliye edildi.

06.04.2026 tarihinde Ankara'da öldü.

Kitapları:
100 Soruda Planlama Kalkınma ve Türkiye
Endüstrileşmenin Temel Sorunları: Sovyet Deneyimi
Türkiye Üzerine Tezler I, II, III, IV, V
Bir Yeni Cumhuriyet için
Seçme Teknik Çalışmalar
Aydın Üzerine Tezler
Bilim ve Edebiyat
Quo Vadimus-Nereye Gidiyoruz?
Küfür Romanları
Estetik Hesaplaşma
Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Kuruluşu
İtirafçıların İtirafları: TKP Pişmanları
Bir Soran Olursa
Yirmi Bir Yaşında Bir Çocuk: Fatih Sultan Mehmet
Kurtuluş Yazısı, Türkiye Üzerine Tezler
Davalarım
Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar
Kürtler Üzerine Tezler
Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Çözülüşü
Emperyalist Türkiye
Marksist Damar
Kürt Bahçesinde Sözleşi
Bir Dikine Ülke
Dirilişin Öyküsü
Yürüyüş, Bakış
Tarihçe
Sicil
El Kitabı
Sol Marksizm
Aydınlık Zindan
Tekelistan
Sırlar
Şebeke: Network
İsimlerin İbranileştirilmesi
Tekeliyet I, II
Putları Yıkıyorum
İsyan I, II
Türkiye Büyülü Hapishanem
Gizli Tarih
Ders 1: Küçülme Savaş
Devlet ve Hürriyet
Caligula: Saralı Cumhur
Sol Müdahale
Aforizmalar
Epilepsi ile Orgazm: Mediko-Politik
Çöküş
Haberci
Fitne
Hasta Despot
Cumhuriyet'e Karşı Küfür Romanları
Çıkış - Ansiklopedi I, II.

Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü...

Erke,
Enerji.
İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
Fizikte enerji anlamında kullanılır ve ısı, ışık gibi formları kapsar.
Kelime, fizik ve pozitif bilimlerde iş yapabilme kapasitesi veya bir direnci yenme gücünü ifade etmek için kullanılır.
Bir sistemin iş yapabilme potansiyelini ifade eden eş anlamlı bir kelimedir. Yunanca energheia (gerçekleşen edim) sözcüğünden türetilmiştir.
Aristoteles felsefesinde, bir potansiyelin (dynamis) fiile dökülmüş, gerçekleşmiş halini tanımlamak için kullanılır.

Erke sözcüğünün başka anlamları:
Misvak ağacı.
Nazlı, şımarık.
Büyük dizli deve.
İstigna ile terbiye olmuş.
Fazla nazlı ve serbest büyüyen çocuk.
Kadın veya erkek ismi olarak da tercih edilir.
Misvak ağacı, sıcak memleketlerde ve bilhassa Yemende yetişir.
İrlandalı şair ve mistik düşünür; George William Russel' ın takma adı.
Mitolojide Ülgen'in dokuz kızından biri ve aynı zamanda namus tanrıçasının adıdır.
Mecazi veya yöresel kullanımlarda güç, otorite, egemenlik veya işve/cilve gibi anlamlara da gelebilir.

Erke Dönergeci:
Türkiye'de bu kelime, geçmişte gündem olan bir makine projesiyle adı anılır. Düşük bir başlangıç enerjisiyle sürekli ve kesintisiz enerji (devridaim) ürettiği iddia edilen, ancak fizik kurallarıyla çeliştiği için bilimsel çevrelerce kabul görmeyen bir buluştu.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ