Özellikle resmi işlerde yönetmeliklere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp, işlerin yürümesini güçleştiren kimse...

Formaliteci,
Resmiyetçi.
Biçimci.
İngilizce: formalist,
Fransızca: formaliste,
Şekilci, şekilperest, formalist.
Şekle aşırı derecede bağlı kimse, şekilci.
Resmi işlerin gerektirdiği muameleler.
Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.
Önem verilmediği halde bir zorunluluğa bağlı olarak yapılan biçimsel davranış.
Özellikle resmi işlerde tüzüklere, yönetmeliklere, uyulması gerekli sıralara vb. sıkı sıkıya bağlı kalan, bunlara uyulmasında direnerek işlerin yürümesini güçleştiren kimse.
Şekle, tüzüklere, usullere çok bağlı olduğu için işin aksamasına sebep olan kimse, şekilperest.
Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan, biçimci, şekilci ve şekilperest anlamlarında da kullanılır. 
Özellikle resmi işlerde tüzüklere, yönetmeliklere, uyulması gerekli sıralara vb. sıkı sıkıya bağlı kalan, bunlara uyulmasında direnerek işlerin yürümesini güçleştiren kimse.

Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası...

Peş,
Arka.
Etek.
Ek, yama.
Farsça: pes, piş,
Rusça: vstavka,
İngilizce: gusset,
Elbisenin etek kısmı.
Giysilerin bol olması için yanlarına eklenen parça.
Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası.
Elbiselerin belden aşağı kısmına daha zengin bir genişlik sağlamak için dikiş yerlerine eklenen üçgen parça.
Elbisenin etekleri; kişiye göre arkasında olmak.
Üçetek denilen kadın giysisi.
Yaka, art, iz.
Bir çeşit soba.
Yüzü dönük, ters.
Kağıt oyunlarında el tutma, kağıt alma.

Peşe(Peşşe):
Farsça: peşe, peşşe.
Sivrisinek.

Yunan mitolojisinde deniz tanrısı ...

Poseydon,
(Poseidon),
Deniz tanrısı,
Okyanusların Tanrısı,
Deniz Tanrılarının Tanrısı,
Yunan mitlojisinde deniz tanrısı.
Yunan Mitolojisi'nde denizler, depremler ve atlar tanrısı. 
Antik Yunan dininde ve mitolojisinde on iki Olimpos tanrısından biridir. 

Kronos ile Rheia'nin oğlu. Zeus ile Hades'in kardeşi. Roma mitolojisinde Neptün olarak bilinir. En önemli silahı üç dişli bir yabadır ve bu yabayı yere vurduğunda depremler meydana gelir. Posedon hırs ve gücü temsil eder. Posedon'un hırsı Atlantis'in yok olmasına sebep olmuştur. Poseidon, Yunan mitolojisinde denizlerin ve depremlerin tanrısı olarak bilinen poseydon'un sembolleri arasında yunuslar, atlar ve deniz canlıları yer alır. Poseidon'un öfkesi, doğal afetlere ve yıkıcı olaylara yol açar.

Homeros ve Hesiodos'a göre Kronos'un devrilmesinden sonra dünya üç oğlu arasında kurayla paylaştırıldı; gökyüzü Zeus'a, yeraltı dünyası Hades'e, denizler ise Poseidon'a verildi. Dünya ve Olimpos Dağı ise üç kardeşin ortak mülkiyetinde kaldı.

Duraksama, kararsızlık...

İkircik,
İkircim,
Kuşku.
İşkil.
Kararsızlık.
Kararsızlık, tereddüt.
Kararsız, mütereddit.
Duraksama, kararsızlık.
İki anlama da gelen söz.
İşkil, şüphe, kuşku, kuruntu.
İşkillenmek, içine şüphe ve tereddüt düşmek.

Birini başkasına karşı kışkırtma...

Fit,
Fesat,
Arapça: fitne,
Ara bozuculuk yapan.
Birini başkasına karşı kışkırtma.
İnsanları birbirine düşürerek oluşturulan kargaşa.
Birini başkasına karşı kışkırtmak için söylenen söz veya yapılan hareket.
Bir kimseyi birine karşı kışkırtmak, ara bozacak şeyler söyleyerek tahrik etmek.

Fitne fücur: 
Çok fitneci.
Ortalığı karıştıran, insanlar arasına fitne sokan, ara bozucu, çok fesat kimse.

Fit sözcüğünün başka anlamları:
Ödeşme.
Razılaşma.
Ödeşme, razı olma.
Kabullenmiş; hazır
Benimseme, kabul etme.
Bir şeye razı olma (Argo).
Karşılıklı kabul edip razı olma, ödeşme.
Şişman olmayan, dinç ve sağlıklı.
Uygun vücut ölçülerine sahip olan (kimse).
İngiliz uzunluk ölçüsü birimi olan foot, ayak sözünün çoğul biçimi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ