İzmaritgillerden bir Akdeniz balığı ...

Sarpa,
Salpa,
Boops salpa.

Levreksiler grubundandır. 
Boklu sarpa olarak da bilinir. 
Mevsim çuprası olarak bilinir. 


Sıcak sahil kenarlarında ve Türkiye' nin tüm kıyılarında bulunur. Kışın derin sulara çekilirler. Yaşadıkları bölgelerde yosunla beslenirler.

İzmaritgillerden bir balık:
İzmarit Balığı 
(Macna smaris).
İspari,
İsparoz,
Çitari,
Küpes, Kupes.
Trança,
Çopirina,
Melanurya Balığı ,
(Melani, Minanir, Melanar),

Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan bir balık ...

Hani,
Hani, (Rumca), 
(Serranus cabrilla)
Isparoz,
Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan bir balık.
Hani balığı, yerli bir balıktır. 


Denizlerde taşlık yerlerde yaşar. 
Vücut yapısı yassıdır ve yüksektir. 
Boyu 25-30 santim arasıdır. Ağırlığı yarım kilodur. Et yiyen bir balıktır. Rengi parlak kırmızı pembe sarı ve esmer renkleri arasında bir kaç renk taşır. Sırtındaki yüzgeçleri yanlara doğru kahverengi hareler iner. Hani balığı bu şekilde biraz zebraya benzer. Kulaklarının üzerinde arkaya doğru gri renkte üç yada dört çizgi vardır. Bunların arasında sivri dikenler olabilir bunlar zehirli değildir. Hani balığı biraz kılçıklı olmasına rağmen etinin tadı lezzetli rengi beyazdır. 

Hani balığının ağzı büyükçedir. Dişlidir gözleri irice olup etrafı da kırmızıdır. Sıcak denizlerin hayvanıdır. 

Çanakkale Ege ve marmarada çok bulunur. Akdenizde nadiren bulunur. Hani balığının olduğu yerlerde mercanda bulunur. Yaz aylarında taşlıkta kıyılara gelir. Kışınsa derin diplere gider. 

Antalya ve Alanyada hani balığının bir adıda Ali Berekedir. Hani balığının haşlaması ve tavası çokça yapılan yemekleridir. Yılın her mevsiminde avlanılabilir. 

Hani Balığının çeşitleri: 
Benekli hani,
Sarı hani, 
Berber balığı,
İskorpit hanisi.
Yazılı Hani (Serranus Scriba, İngilizce Painted Comber)


Kupes, 
İzmaritgillerden ılıman denizlerde yaşayan bir balık.

Novacula, 
Sıcak denizlerde yaşayan kemikli bir balık.

Sıcak bölgelerde yetişen yağlı bir ağaç...

Ban,
Moringa oleifera,
Sıcak bölgelerde yetişen yağlı bir ağaç. 

Asya'nın tropik bölgelerinde ve Afrika'nın kuzeyinde yetişir. 

Yaprakları telek damarlı, çiçekleri salkım durumundadır. 
Meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaçtır.

(Moringa oleifera). 
Sepetçi söğüdü.   



Ban otu,
(Hyoscyamus).
Batbat otu, 
Çömlek otu, 
Gavur haşhaşı. 

Asya, Kuzey Afrika ve Avrupa'nın sıcak bölgelerinde yetişen zehirli ve otsu bir bitkidir.
Patlıcangiller (Solanaceae) familyasından, iki yıllık, otsu bir bitkidir.
Bitkinin boyu 20-100 cm kadar uzayabilen, zehirli bir bitki. 
Yapısında belladon alkoloitlerini içeren Solanasea familyasından bir bitkidir.

Yılan korkusu ...

Ofidiyofobi,
Yılan korkusu. 
Yılanlardan korkma durumu.

Ofidiyofobi,
Yunanca yılan anlamındaki ofis (ὄφις) ve korku anlamındaki fobia (φοβία) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.


Zoofobi, hayvan korkuları kapsamındaki en yaygın korkulardan birisi,  yılan korkusu, Ofidiyofobi'dir. İnsanlar arasında yaygın şekilde görülen korkulardan birisidir. Yılandan herkes genel olarak korkar. Soğuk hayvandır. Bir yılanı elinize aldığınızda kaygan veya tiksindirici dokusu sinirlerinizin bozulmasına neden olur. Bu korkular yaygındır. Bu korku belirtileri normal gerginliğin üzerinde olur ki bir fobi şekline dönüşür. Yılan korkusu, sürüngen korkusu olan herpetofobinin en yaygın görülen bir alt türüdür. 

Zehirleri ya da soğuk ve tehlikeli durumlar sebebiyle yılanlardan hoşlanılmaz ve korkulur. Bu durumun ötesinde, Ofidiyofobi, sadece yılanlarla canlı temas kurmaktan değil, onları düşünmekten, resimlerine bakmaktan, televizyonda görmekten de korkar. Hayatta kalma mekanizması olarak geliştirilebilen evrimsel bir fobi olarak değerlendiirilebilir.

Herpetofobi,
Sürüngen korkusu.

Zoofobi,
Hayvan korkusu.

Araknofobi,
Araknofobya,
Yunanca, örümcek korkusu.
Örümcek korkusuna Araknofobi denir.
Araknofobisi olan insanların örümceklere olan tepkileri genelde mantıksız ve düzensizdir.
Genelde örümceklerden çok korkar ve onları görünce panik atak geçirirler.



“Binalar, yapılar” anlamında eski sözcük...

Mebani,
Ebniye,
Binalar, yapılar anlamında eski sözcük.

Arapça, mebani (ﻣﺒﺎﻧﻰ) 
Mebani, arapça mebna,  yapı yeri, yapı anlamındaki kelimenin çoğul şekli olarak mebanі sözcüğü kullanılmaktadır.
Yapılar, binalar.
Temeller, esaslar, asıl olan kurallar. 
Binalar, Yapılar. 
Mebani (مبانى ) Temeller. Esaslar.  
Osmanlı döneminde yapılar, binalar , temeller, esaslar. hukuk terimi olarak da kullanılmaktadır. 

Arapça, Yapılar, binalar. 
Arapça ebniye / ابنيه  
Tekil olarak bina,  Binalar. Yapılar.  
Arapça, ebniye-i atika sözcüğü, eski binalar anlamındadır.
Arapça ebniye-i mürtefia sözcüğü, yüksek binalar demektir.
Tebniye,  Çok bina yapmak.

Osmanlılar döneminde yüksek rütbeli Hırvatlara verilen unvan...

Ban,
Osmanlılar döneminde yüksek rütbeli Hırvatlara verilen unvan.

Ban, esasen Hırvatça bir kelimedir.
Prenslik anlamında Büyük Macar Krallığının Slav asıllı valilerine verilen ad.

İlk Bosna Ban'ı Stefan
(1081)
İlk Ban'ı Macar Kralı Koloman atamıştır. 
Geçen yıllar sonra Bosna Banı Kulin bağımsızlığını ilan ederek Macar krallığından ayrılmıştır.

Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan. 


Osmanlılar zamanında Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. 

Melodi ...

Ezgi,
Melodi,

Fransızca mélodie.
Almanca: Melodie, 
İtalyanca, Melos.
İngilizce, Melody.

Ezgi.
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi. 
Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.

Müzikte, ince ve kalın seslerle yaratılan hareket.
Konuşmada ince ve kalın ses hareketlerinde sesli harflere bir nitelik vermek.

Bir yere sürekli olarak giden (kimse) ...

Müdavim,
Gedikli,
Arapça mudavim,  (ﻣﺪﺍﻭﻡ)
Bir yere sürekli olarak giden (kimse), gedikli.
Bir işi, sürekli yapan (kimse), gedikli.
Arapça mudavemet kelimesi devam etmek anlamında olup buradan mudavim kelimesi türetilmiştir.
Bir işi devamlı yapan, aksatmadan, yılmadan sürekli çalışan (kimse).
Bir yere devamlı gidip gelenlere müdavimler denir.

Halk dilinde dölek sözcüğünün anlamı ...

Uslu,
Dölek,
Akıllı, zeki.
İtaatli,

Yozgat yöresinde dölek, uslu, itaatli, anlamında kullanılır.
Yozgat ağzı, uslu, toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı anlamındadır. Uysal bir biçimde demektir.  

Isparta ve Çorum yörelerinde yaşlı, sözü dinlenir kimselere de dölek denir.

Eski Türkçe, tölek:
Ağırbaşlı, temkinli, uyanık
Sakin, huzurlu
Engebesiz, düz (arazi).  

Halk dilinde, dölek.
Ağırbaşlılık, vakar, ciddiyet
Huzur ve sükun.

Eski dilde, güzel, latif, kolayca hatırlanan, seçme, seçkin ...

Berceste,
Güzel, Latif, Öz,
Seçme, seçkin.
İnce anlamlı,
Kolayca hatırlanan,
Yapısı sağlam,

Farsça berceste, [ برجسته ] 
Seçkin, seçme.
Eski dilde Güzel, latif.  
Seçilmiş, seçme.  
Edebiyat Sanat değeri yüksek olan dize.
Yapısı sağlam dize ya da beyit. 
Dize için daha çok mısra-ı berceste, beyit için de beyt-i berceste tanımlamaları kullanılır. 
Genel anlamda bir şiirdeki en güzel dize ya da beyit de denebilir.
Hatıra kolaylıkla geldiği halde değerli bir anlam taşıyan dizeye veya koşuğa berceste dize, berceste koşuk denir.

Greve çıkan işçileri işverenin topluca işten uzaklaştırması...

Lokavt,
Fransızca, lock out,
İngilizce, lockout,
İş bıraktırımı.
Lokavt, greve çıkan işçileri işverenin topluca işten uzaklaştırması. 
Lokavt işçilerin işten çıkarılması değil, işveren tarafından çalıştırılmamasına verilen isim. 

Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır. 

Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasasına göre, iş yerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda, işveren veya işveren vekilinin kendi teşebbüsü ile veya bir işveren kuruluşunun verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmalarına lokavt deniyor.

Lokavt, bir iş anlaşmazlığı sırasında bir şirketin yönetimi tarafından başlatılan işin durdurulmasıdır. Çalışanların grevinin aksine, işverenler tarafından bir kilitleme başlatılır. Lokavtlar genellikle çalışanları şirket binalarına kabul etmeyi reddederek uygulanır. Bina için kilit değiştirmeyi veya güvenlik görevlilerini işe almayı içerebilir. Diğer uygulamalar arasında, bir gösterme cezası ya da zaman saati üzerinde basit bir saatin reddedilmesi sayılabilir. Bu nedenlerden dolayı lokavtlar grevlerin antitezi olarak adlandırılır.

Grev,
İng, strike,
İş bırakımı,
İşbırakım.
Fransızca, grève.
İngilizce, Strike.

Eskiden Boşnak'ların liderine verilen ad...

Ban,
Ban, esasen Hırvatça bir kelimedir.
Prenslik anlamında Büyük Macar Krallığının Slav asıllı valilerine verilen ad.
İlk Bosna Ban'ı Stefan(1081). 
İlk Ban'ı Macar Kralı Koloman atamıştır. Geçen yıllar sonra Bosna Banı Kulin bağımsızlığını ilan ederek Macar krallığından ayrılmıştır.



Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan. 

Osmanlılar zamanında Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. 

Balkanlar;
Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğu Roma İmparatorluğu'ndan fethettiği topraklara Rumeli adı verilmiştir. Genelde bu topraklar Balkanlardır. Bölgede, Roma İmparatorluğu uzun yıllar hüküm sürmüştür. Daha sonra Avar ve Slav akınları sonucu bu kavimlerin hakimiyeti altına girmiştir. Belli bir süre sonra kuzeyden gelen Sırp ve Hırvat akınları, bölgede hüküm süren Avarların hakimiyetine son vermiştir. Bunun neticesinde Hırvatlar Dalmaçya'ya, Sırplar ise Karadağ ve çevresine yerleşti ve bu kavimlerin ortasında kurulan Bosna-Hersek Avarlardan kalma bir teşkilat olan Ban' lıklara ayrılmıştır. Bosna, 1137-1251 yıllarında Hırvatistan krallığına bağlanmış ve özerk olarak ban denilen valiler tarafından idare edilmiştir. 

Bogomil Hristiyan tarikatı XX.yüzyılda Bizans, Bulgaristan ve Batı Balkanlarda yaşamıştır.

Gümüşhane yöresine özgü bir tür ıspanaklı pide ...

Lemis,
Gümüşhane yöresine özgü bir tür ıspanaklı pide.

Malzemeler;
1 adet yumurta,,
1 su bardağı su  
1 çorba kaşığı sıvıyağ,
1 tatlı kaşığı tuz, karabiber
Alabildiği kadar un (2 Su bardağı),
Tereyağ,


İç hazırlama;
Yarım kalıp peynir,
10-15 dal maydanoz  ,

Eğer pazı ve ıspanak kullanılacak ise  2 orta boy soğan, pazı veya ıspanak (2 bağ).

Yapılışı;
Yoğurma kabına unu koyup kenarlarına tuzu ekleyin. Ortasını havuz gibi açıp suyu azar azar  ilave edin. Ele yapışmayan bir hamur (orta sertlikte) elde edin. 

Hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler koparın. Sonra üstünü nemli bir bezle örtüp 30 dakika dinlendirilir. 

Kıyma veya Ispanak ya da Pazıları yıkayıp ince ince doğrayın. Soğanları da incecik doğrayın. Tereyağında soğanı kavurun. Üstüne pazıyı, ıspanağı  ekleyip tuz karabiberle harmanlayıp malzemeleri öldürün. 5-6 dakika pişirin ortalama olarak. Soğumaya bırakın.  

Hamur bezeleri, servis tabağı kadar açılır. Yarısına hazırlanan bu iç konur. Diğer yarısı üzerine kapatılır.Diğer yarısı üzerine kapatılır. Kenarlarına bastırılır. 

Az yağlı tavada 2 yüzü pembe renkte kızartılır. Üzerine tereyağı sürülür. Lemisler üst üste konur. Üzerine kapak kapatılır. 10 dakika bekletilir. Afiyetle yenir.   

Müzikte zaman ögesi ...

Ritim,
Ritm,
Dizem,
Tartım,
Vezin.

Fransızca, rythme.
Latince ve Yunanca, rythme.
İngilizce, rhythm.
Almanca, Rhythmus,
Arapça, ittizan 

Müzikte zaman ögesi.
Ritim, melodi ve armoni müziğin içeriğini oluşturur. 
Müzikte ritim ve melodi iki ana ögedir.

Mısra ve cümlelerdeki ses uygunluğundan gelen iç ahengi. 
Duygunun ses haline gelişi. 
Müvazeneli ve tenasüblü hareket. 
Zaman içinde düzen, intizam, düzüm, ika.
Ahenk.

Bir eylemin düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan uyum .
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, dizem. 
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu.  
Belirli bir ses dizisinin belirli bir ölçü içinde düzenlenmesi. 

Müzikide ritim sazı (saz): 
Müziki eserinin usul ve temposuna göre icra edilebilmesi için kullanılan kudüm, def, darbuka, zil vb. sazların ortak adıdır.


Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ