Kalite ...

Nitelik,
Kalite,
Fransızca, qualité,
İngilizce, quality,
Rusça, kaçestvo sort

Vasıf,
Nitelik, 
Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, nitelik. 
Üstün nitelikli. 
Bir şey veya kimsenin sahip olduğu hal veya sıfat, 
Vasıf, nitelik.

Azeri Türkçesinde, keyfiyyat.

Eski Osmanlılarda bir yük gemisi ne de kalite denirmiş.
Osmanlı donanmasında çektiri türünden bir savaş gemisi.

Roman Polanski'nin ünlü bir filmi..

Tess,
Roman
Polanski'nin ünlü bir filmi (01.11.2019).


18 Ağustos 1933 tarihinde, doğan ünlü yönetmen Roman Polanski, Roman adlı biyografisi ile hayat hikayesini anlatır. Polanski’nin çektiği filmler birebir hayatıyla kesişiyor ve onun ruh halini ortaya koyuyor. (Photo by Dave J Hogan)

Oscar ve İngiliz Akademi Ödülü sahibi yönetmenin eserleri;

Knife in the Water - Sudaki Bıçak (1962)
Bu film Polanski’nin ilk filmi olmakla birlikte Polonya’da çektiği ilk ve son film olmuştur. 

Repulsion - Tiksinti (1965)
Polanski bu filmi ile beklediği başarıyı elde edemese de bir yazısında en sevdiği eserinin bu film olduğunu ifade etmiştir. Yönetmen bu filmi çekmek için İngiltere’ye gitmiştir. Apartman üçlemesinin ilk filmidir. 

The Fearless Vampire Killers - Korkusuz Vampir Avcıları (1967)
Yönetmen Martin Ransohoff ona Sharon Tate’i önerdi. Polanski Tate’in kızıl peruk giymesi şartıyla onu kabul etti. Film çekimi sonrası Sharon Tate, Polanski’nin Londra’daki evine taşındı. Çift, Polanski Rose Mary’nin Bebeği filmini çekmeye başlamadan önce evlendi.


Rose Mary’s Baby - Rose Mary’nin Bebeği (1968)
Polanski 1968 yılında Hollywood’a ayak basar ve Apartman üçlemesinin ikinci filmi olan Rose Mary’nin Bebeği adlı filmi çeker. 

Macbeth - (1971)
Polanski’nin karısı Sharon Tate 1969 yılında doğumuna iki hafta kala Manson ailesi tarafından canice 16 kez bıçaklanarak öldürüldü. Film, sinema tarihinin en iyi Macbeth uyarlaması olmasının yanında Polanski’nin de en başarılı filmlerindendir.

Chinatown - Çin Mahallesi (1974)
Jack Nicholson, Faye Dunaway ve John Huston’ın rol aldığı filmde Polanski’nin de küçük bir rolü vardır. Bu film yönetmene bir Oscar, bir de İngiliz Akademi Ödülü getirir. 

The Tenant - Kiracı (1976)
Polanski’ nin 1976 yılında çektiği heyecan verici ve gerçeküstü ‘The Tenant’ ile başarıları devam eder. Uğursuz, paranoyak bir delilik, suistimal ve intikam hikayesini anlatan filmin Polanski’ nin Paris’e geldiği ilk yıllarda yaşadığı mahallede çekildiği söylenir. 

The Tess (1979)
Polanski 13 yaşındaki bir kıza tecavüzden suçlu bulunur. Bu olayın ardından ABD’deki tutuklama kararı nedeniyle Paris’e yerleşir ve Fransız vatandaşlığına geçer. Fransız otoriteler yönetmeni iade etmezler. Tess, Fransa’da o zamana kadar çekilen en pahalı film olur. Polanski, bunun karşılığını en iyi yönetmen dalında birer Oscar, Altın Küre ve Cesar ödülü ile alır.

Death and the Maiden - Ölü ve Bakire (1994) 
Gli Angeli (1996)
The Ninth Gate- Dokuzuncu Kapı (1999) 
The Pianist-Piyanist (2002)
Yönetmen, 2002 yılında, kendi yaşam öyküsünün aynası niteliğindeki Piyanist’i çekti. II. Dünya Savaşı sırasında, Varşova’nın varoş mahallelerinde yaşam savaşı veren bir adamın hikayesini konu alan film 55. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’ne layık görüldü. 

Oliver Twist-(2005)
2005 yılında Charles Dickens’in dünyaca ünlü Oliver Twist romanını filme çekmiştir. 

To Each His Own Cinema (2007)
2007 yılı mahsulü, birbirinden değerli 36 yönetmen tarafından yönetilen 34 kısa filmden oluşan Fransa yapımı bir filmdir.

Carnage - Acımasız Tanrı (2011)

A Therapy- Terapi (2012)
Dünyanın en ünlü markalarından Prada ile dünyanın en ünlü yönetmenlerinden Roman Polanski etkileyici bir projede bir araya geldi. Roman Polanski Prada için “A Therapy” adında çok özel bir kısa film çalışması gerçekleştirdi. 

Rize’ye özgü, mısır unuyla yapılan sebzeli bir ekmek ...

Miroloto,
Mirolata,
Rize’ye özgü, mısır unuyla yapılan sebzeli bir ekmek.
Lalotu,
Lames,
Rize’ye özgü, mısır unuyla yapılan sebzeli bir ekmek.

Ekmek Çeşitleri ;
Mısır unuyla yapılan mısır ekmekleri;


Ballı ekmek: 
Soya fasulyesi unuyla mısır unu karıştırılarak yapılır.  

Hapsi ekmeği: 
Mısır unu, hamsi, soğan, pırasa ve nane karıştırılıp pişirilir.  

Kabak çiviti ekmeği: 
Kabak çekirdeği ile mısır taneleri kavrulur karıştırılıp un yapılır. Hazırlanan bu unla hamur yoğrularak ekmek yapılır.    

Furnuko ekmeği: 
Mısır taneleri sacda kavrulduktan sonra un haline getirilir. Pişirilen ekmek ile taze yoğurt yenmesi çok nefis olur.  

Yarama ekmeği: 
Suda haşlanmış patates ezme yapılır, soğan, iç yağı, mısır unu karıştırılıp ekmek haline getirilir.

Mirolata ekmeği:

İç yağı, soğan, pırasa yaprağı, su ile karıştırılıp pişirilir.

Mirolata ekmeğinin yapımı;
Malzemeler;
3 adet pırasa
1 tutam maydanoz
4-5 adet pazı yaprağı
4-5 adet kara lahana
1 tabak mısır unu
1 çay kaşığı nane
1 çay kaşığı ile karabiber ve pul biber,
1 çay bardağı sıvı yağ, Tuz.

Yapılışı;
Bütün sebzeleri ince ince doğrayın (pırasa, pazı, maydanoz, lahana ). Mısır ununu ve baharatları ekleyip yoğurun. Tepsinin altına kara lahana serip hamuru üzerine dökün. Tepsi tabanına yağlı kağıt da serilebilir. Ekmeği fırında 200 derecede pişirin.

Lalotu

BİLEKİ

Replika, Birebir aynısı, kopyası ...

Taklit,
Çakma,
Orjinal olmayan,
Kopya,
Replika, 
İmitasyon,
Sahte,


Replika’nın sözlük anlamı birebir aynısı, kopyası anlamlarına gelir.
Kopya, terimi, orijinal olmayan rekreasyonu tartışmak, bazen de gerçek kimliğini gizlemek için kullanılır.

Bir kopya, orijinal sanatçı tarafından yürütülen bir resim gibi tam bir reprodüksiyon ya da özellikle orijinal'den daha küçük bir ölçekte bir kopya veya reprodüksiyondur. 
Şekli ve görünüşü ile ​​ilgili orijinal versiyonuna çok benzeyen bir kopyadır. 
Ters bir kopya, boşlukları doldurarak orijinal gibi tamamlanır.
Müzelerde tarihi amaçlarla kullanılan bir çok ürün kopyadır. Bazen orijinal hiç yoktur. 

Burada yanlış atfedilen ürünlerin hepsi kasıtlı sahtecilik değildir. Bir müze mağazasının bir resim veya vazo kopyasını satabilir. Bazen heykeller, resimler ve diğer değerli eserler de çağlar boyunca kopya olarak satılmıştır.

Bizim daha çok çakma diye tabir ettiğimiz bir çok ürün, tanınmış ürünlerin etiketleri ile satılan kıyafetler, lüks çantalar ve aksesuarlar ve lüks saatler gibi ticari ürünler yasa dışı olarak kullanılıyor.

Replika ürünler için daha anlaşılır olması amacıyla sahte veya imitasyon sözlerini de kullanabiliriz.
Replika ürünleri ayırt etmek için ağırlık, renk, ve fiyatına bakınız.

Kuram, Teori ...

Nazariye,
Kuram,
Teori,
İng. Theory.
Fransızca théorie .
Arapça, nazariye [ نظریه ] 
Teori. 
Teorik, Nazari [ نظری ] .
Teoriler, Nazariler, Nazariyat, [ نظریات ] 


Arapça nazariye, [ نظریه ] teori demektir.
Kuram, nazariye.
Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü.  
Bir olay, bir yapı ya da düzenin nedenlerini açıklamak isteyen genel düşünce, görüş; kuram.

Uygulamaya bağlı olmayan, düşünce alanında kalan soyut bilgi.
Sistemli bir şekilde bilinen veya gözlenen olayların ifadesi ve açıklaması olarak öne sürülmüş veya kabul edilmiş düşünceler, ifadeler sistemi.
Bir bilime temel olan fikirlerin sistematik ifadesi halindeki kurallar bütünü, kuram, teori: 
Belli bir konudaki sistemli düşüncelerin bütünü.

Ruh ...

Tin,
Ruh, 
Arapça ruḥ, [ روح ] 
Ruh, Can,
Öz,
Farsça [جان ] ruh,
Can, Sevgili.

Nefisler, Ruhlar  için enfüs ( انفس )
Ervah, [ ارواح ] Ruhlar, Nefisler, 


Arapça, Melekut [ ملکوت ] ruhlar alemi demektir.
Ayrıca farsça [ رخ ] yanak, yüz anlamındadır.
Ruhban, Arapça, Papazlar demektir, [ رهبان ]. 
Ruh Esans demektir. 
Mecaz anlamda ile duygudur, his'dir.
Canlılık, şevk, hayatiyet demektir.

Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu.
Felsefede, Ruh, bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücüdür.
Ruh, Yaratılış, karakter, tıynet demektir.

İnsan ve hayvanda vücudu canlı kılan, bilen, duyan ve idrak eden hayat gücü, hayat cevheri, can.
Allah tarafından yaratıldıktan sonra insan bedenine üflenen, ölümden sonra da varlığı devam eden ve mahiyeti tam olarak bilinemeyen ilahi ve manevi cevhere dini anlamda ruh denmektedir.

Hayal ürünü varlık, cin.

Ayrıca arapçada satranç oyununda kale denen taş'a ruhh denilmiş.

Bulaşık, kirli...

Alude,
Bulaşık, kirli.
Farsça, Alude [ آلوده ]
Farsça, aluden, bulaşmak kelimesinden türetilmiştir.
Bulaşmış, bulaşan.
Bulanmış, bulaşmış.

Alude başka bir anlamı ile dolu demektir. Kışın yağan dolu.

Kirli, günahkar, suçlu,

Büyük bir kimsenin huzuru ...

Rikab,
Büyük bir kimsenin huzuru.
Büyük bir kimsenin katı, huzuru.
Padişah huzuru
Arapça, rikab,  (ﺭﻛﺎﺏ) . 
Arapça rakabe’nin çoğul şekli rikab kelimesidir.

Rikab kelimesinin bir başka bir anlamı,

  • Üzengi,
  • Sefer dolayısı ile İstanbul’dan ayrılan sadrazamla beraber giden defterdar, reisülküttap, kaymakam gibi devlet erkanının yerine İstanbul’da kalan ve asilleri gelince görevleri sona eren vekillerin memuriyet unvanlarının başına getirilen kelimedir.
  • Padişahın atının yanında yürüyüp aynı zamanda koruma görevini yapan kimseler
  • Padişah bir yere giderken yanında bulunan maiyeti.
  • Boyunlar,
  • Köleler, cariyeler, kullar.

Kadın eşcinselliği ...

Safizm,
Lezbiyen,
Fransızca lesbienne.
İngilizce: lesbian
Sevici , 
Kadınlar arasında cinsel ilgi; 
Safoculuk, 
Sevicilik.


Eşcinsel kadın
Kadın eşcinselliği ...
Eşcinsel nefreti, kadın nefreti

Safizm, kadının kadına şehvetle bakması ve dokunması. Sappho kelimesinden türemiştir. (sapphism)

Lezbiyenliğin ya da buna eğilimin toplumumuzda kullanılan eski adı, safizm'dir.
Kadınlar arasındaki homoseksüellik. 
Cinsel açıdan hemcinsine aşık olan ve ilgi duyan kadın, kadın eşcinsel.
Kendi cinsinden kimselere karşı duygusal ve fiziksel çekim hisseden kadın, sevici, eşcinsel.

Homoseksüel aynı cinse ilgi duyan.
Heteroseksüel karşı cinse ilgi duyan.
Biseksüel ise her iki cinse ilgi duyan anlamında kullanılır. 

Feminizm
Lezbiyen
Lezbofobi
Siyah üçgen simge olarak kullanılır.

Hinoğluhin, Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse)...

Hinoğluhin,
Çok kurnaz, her dönemin şartlarına uyabilen (kimse).

İçerisinde bulunan "çitirmek" malzemesi ile yapılan bir tatlı, helva ...

Susam,
Kıyam,
Susam Helvası,
Kıyam Helvası,
Çitirmek, 
Çıtırmak, 
Gıvam, 
Susam helvası gibi pek çok isimle ifade edilir.


Kıyam, 
Ege bölgesinin geleneksel tatlarındandır.
Adını değişik isimlerde duyabileceğiniz kıyamın, gıvam, susam helvası, çitirmek diye de bilinir.
Susamın kavrularak, bal ilave edilmesiyle oluşan bir tatlıdır. 
Kış mevsiminde, düğünlerde yapılan bir tatlıdır.

Malzemeler;
500 gr. susam
400-450 gr. bal
2 su bardağı fıstık, ceviz ya da badem

Yapılışı;
Susam ayıklanır, yıkanır. 
Susam yağlı olduğu için harici yağ eklenmez. Bir tavada sürekli karıştırılarak rengi değişene kadar kavrulur. Susam çabuk yandığı için sürekli karıştırmak çok önemlidir. Kavrulan susamın üzerine bal ilave edilir ve pişirmeye devam edilir. 
Tercihe göre fıstık, ceviz ve badem eklenir. Pişmeye yakın susamlar birbirini tutmaya, kokusunu vermeye ve köpük köpük olmaya başlar. Bu süre 40-45 dakikadır. 

Piştikten sonra içi yağlanan bir tepsiye dökülür. Afyon yöresinde yassıağaç ya da senit denilen ekmek tahtasının üzerine dökülür, kaşıkla bastırılarak serin bir yerde soğutulur.
Tam soğumadan önce kare ya da dikdörtgen şeklinde dilimlenerek servis edilir.

Bu tatlının bir başka varyantı, susamın kavrulduktan sonra dibekte dövülmesi ve soğuduktan sonra pekmezle karıştırılarak yenmesidir ki buna da susam karması denir.

“Çöl Tilkisi” olarak da anılan ve II. Dünya Savaşı sırasında Afrika ordusunun komutanı olarak kazandığı zaferlerle tanınan Alman mareşali...

Rommel,
Erwin Rommel.
Erwin Johannes Eugen Rommel.
D. 15 Kasım 1891, Stuttgart –  Ö. 14 Ekim 1944, Ulm, Almanya
Çöl Tilkisi.
Feldmareşal Erwin Rommel Kışlası.
Çöl Tilkisi olarak da anılan ve II. Dünya Savaşı sırasında Afrika ordusunun komutanı olarak kazandığı zaferlerle tanınan Alman mareşali. 

Rommel, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığını da yapmış olan sıra dışı mareşal. 

Rommel, Almanya'nın Ulm'un 33 km kuzeyindeki Heidenheim kentinde doğdu. Genç Erwin'in mühendis olma düşüncesine karşın 1910 yılında babasının ısrarıyla Danzig' deki Subay Hazırlama Okuluna gitti. 1911 yılında okuldan mezun oldu. 1912 yılında Teğmenliğe atandı. 14 Ekim 1944 yılında İkinci Dünya Savaşı ilk yıllarında Fransa’da ve Kuzey Afrika’da yaptığı muharebeler ile ün kazandı. 

Erwin Rommel, Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimine dahil olmak ile suçlandı. Hitler ya intiharını ya da vatana ihanet suçuyla yargılanmasını istedi.  Rommel kendisini ölümün beklediğinin farkında olup ailesine dokunulmaması karşılığında ağzına bir siyanür kapsülü atarak intihar etti. 
Arkadaşları ve düşmanları tarafından Çöl Tilkisi lakabı ile anılmıştır.

Rommel’in ismi bugün Almanya’da iki askeri üsse ve bir kaç sokağa verilmiş, memleketinde adına yapılmış bir anıtta onun, yiğit, cesur ve zulmün kurbanı olduğu yazmaktadır. 

Alibi, Suçun işlendiği anda birinin başka bir yerde bulunduğunu kanıtlaması...

Alibi,
Suçun işlendiği anda birinin başka bir yerde bulunduğunu kanıtlaması.
Suçsuzluk delili,

Alibi bir hukuk terimidir. 
Sanığın, suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğu şeklindeki iddiası, mazaret.
Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama, özür, mazeret.

Alibi, halk dilinde bahane, mazeret, 
Suç anında başka yerde olduğu iddiası, suç işlendiği anda zanlının başka yerde bulunduğunu ispat etmesi.

Cürüm, cinayet işlendiği esnada cinayet yerinden başka bir yerde bulunduğunu ispatlama.
Suçsuzluğuna tanık olmak.

Mufarraka, İzmir yöresine özgü, kabak ve pirinçle yapılan bir yemek...

Mufarraka,
Sinkonta,
İzmir yöresine özgü, kabak ve pirinçle yapılan bir yemek.
İzmir yöresine özgü bir tür kabak yemeği, 

Kabune, Isparta yöresinde et, üzüm ve soğanla yapılan pirinç ya da bulgur pilavı...

Kabune,
Et, üzüm ve soğanla yapılan pirinç ya da bulgur pilavı.
Isparta yöresinde yapılır. Kalaylı bakır kazanlarda pişirilen pilavdır.

XX. yüzyılın başlarında simgeciliğin belirsizliğine ve yapmacıklığına karşı çıkan Rus şairlerinin oluşturduğu topluluk ...

Akmeistler,
XX. yüzyılın başlarında simgeciliğin belirsizliğine ve yapmacıklığına karşı çıkan Rus şairlerinin oluşturduğu topluluktur. Akmeistler, şairin bir zanaatçı olduğunu ileri sürdüler. Yapıtlarında yoğun ve taptaze bir dil kullandılar. Akmeistlerin biçim üzerinde yoğunlaşmış  ve dünya gerçeklerinden uzak durmuşlar. 



1910 yılında sembolizmin, simgeciliğin kriz yaşadığı dönemde ortaya çıkan ve Akmeizmin çekirdeği olarak kabul edilen Ozanlar Atölyesi (Tsehpoetov) ortaya çıkar. 

Topluluğu oluşturan Rus Şairler;
Anna Ahmatova, 
G. Adamoviç, Georgiy Ivanov
İ. Odoyevtseva, İgor Serveryanin
M. Zenkeviç, Mikhail Kuzmin,
N. Otsup, Nikolay Gumilyov
O. Mandelştam, Osip Emilyeviç Mandelştam,
S. Gorodotski, 
S. Neldihen, 
V. Narbut, 
V. Rojdestvenski, gibi daha sonraları kendilerini Akmeistler olarak tanımlayan ozanların sembolizme karşı grubun adıdır. 

20. yüzyılın başında, gizemciliğe yönelen Rus simgeciliğine karşı esas olarak şiir alanında gelişen edebiyat akımına Akmeistler, sözün kesin anlamını, açıklığı ve uyumu öneriyorlardı. Akımın kuramcısı ve önde gelen ozanı Nikolay Gumilyov'dur. Akmeist hareket ilk olarak Mikhail Kuzmin'in "Güzelliğe Dair Açıklama" isimli denemesinde ortaya atıldı. 

Akmeizm, Yunanca insanın en iyi çağı anlamında bir kelime olan acme'den türetilmiştir. 
Akmeizm veya Şairler loncası Nikolay Gumilyov ve Sergey Gorodetsky'in liderliğinde 1910 yılında Rusya'da ortaya çıkan geçici bir şiirsel okuldu. 

1911 yılında Peterburg’da ünlü yazarlar ve şairlerin toplanma yeri olan The Stray Dog Cafe'de bir araya geldiler. 

Myanmar'ın eski başkenti...

Ava,
Myanbar, Bir adı da Burma,
Myanmar’ın eski başkenti.
Myanmar'ın eski adı, Birmanya.
Yeni başkenti; Naypyidaw
Burmaca: နေပြည်တော်) 
Myanmar'ın başkenti, Nay Pyi Taw 
Naypyidaw, Kraliyetler Şehri anlamına gelir. 
Birmanya'nın (Myanmar), başkenti 6 Kasım 2005 yılında başkent ilan edildi. 


Yangon şehrinin 320 km kuzeyinde bulunur. Naypyidaw kenti, Myanmar'ın Yangon ve Mandalay şehirlerinden sonra en büyük 3. şehridir.

Naypyidaw başkentinin 930.000 nüfuslu ve yüzölçümü 4.600 km² 'dir.

Myanmar, 
Myanmar Birliği Cumhuriyeti,
Burma,
Birmanya, 
Bengal Körfezi kıyısındadır. Güneydoğu Asya'da bulunan Burma, Andaman Denizi ve  Bangladeş arasındadır. Birmanya, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alır.

Bingöl ilinde bir baraj...

Gayt,
(Uzunsavat)
Kığı,
Özlüce,
Gülbahar,
Kaleköy,
Şimşirpınarı,
Bingöl ilinde bir baraj.

Bingöl Gayt Barajı

Hint saraylarında kadınlara ayrılan bölüm ...


Zenana,
Hint saraylarında kadınlara ayrılan bölüm.
Hindistan'da harem dairesi.
Harem dairesi.
Harem (Osmanlıda).
Gynaeceum (Yunanda).

Hindistan ve Pakistan gibi Asya ülkelerinde bir evin kısmı ev kadınlar için ayrılmıştır. Ayrılan bu kısımlara Zenana adı verilir. Bu bizim bildiğimiz Gynaeceum, Harem gibi aynı olgunun farklı kültürlerde nitelenen adıdır. Amaç, görev ve niyet değişmemektedir. Gynaeceum, Harem ve Zenana aynıdır. Uygulama ve düşünce aynıdır. 

Eskiden Yunan’da zengin erkeklerin evlerinin kadınlar için ayrılan ve yalnızca evin erkeğinin girebildiği yerin adı olup bu gelenek orta çağa  kadar sürmüştür.    
Evin kadınıyla birlikte erkeğin diğer kadın köleleri , 

Osmanlıda odalık, zamanının büyük bölümünü evin bu bölümünde geçirirler. Eve bir konuk geldiğinde dışarıya çıkmaları yasaktır.

Aynı anlayışla kurulan Harem de farklı değildir. Yunan anlayışının Türk versiyonudur. Bu zihniyet dünyanın bir çok ülkesinde farklı uygulanıp adlandırılmaktadır. Tıpkı Hindistan ve Pakistanda olduğu gibi. Pers kültüründe bu olguya Zenana denmiştir. 

Gynaeceum bildiğimiz Osmanlıdaki Haremdir. Harem kültürü, Osmanlıda olduğu gibi Romantizm çağında Batılı sanatçı ve edebiyatçıların da rüyalarını süslemiştir. Bir çok sanatçı tarafından bu kültür resmedilmiş veya yazılmıştır. Hatta opera (Saraydan Kız Kaçırma), sahne ve müziklere dahi konu olmuştur.   Kısaca Zenana kadınlara diye ayrılan ancak erkeklere hizmet eden arzuların erotik ruh halinin yansımasıdır.

Osmanlıda, Yunanda, Romalıda, Hintlide, Çinlide sistem bir başka versiyonla ortaya çıkmaktadır. Tarih tekerrürden ibarettir. Günümüzde tam adı konmamış olsada saunalar, hamamlar, masaj salonları, fitness centerler, SPA merkezleri v.s. belki de eskilerin zenanasıdır. 

Ancak çok enteresan, 19. yüzyılda Baptist kadın misyonerler Hindistan'da kadınları Hristiyanlığa davet etmek için yaptıkları örgütsel faaliyetlere, harekete de bilinmeyen bir nedenle Zenana adını vermişlerdir.


Harem
1. Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı:
2. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
3. Eskiden, Karı, eş.
4. Müslüman ülkelerde yalnız kadınlara ayrılan ve yabancı erkeklerin girmesi yasak olan bölüm.

Hatay yöresine özgü bir zeytin cinsi...

Saurani,
Savrani Zeytini.
Halhalı, 
Karamani, 
Sarı Haşebi
Hatay yöresine özgü zeytin cinsleridir.
Saurani (Savrani) Zeytini, Hatay yöresinde Altınözü civarında yetişir. 

Siyah ve yeşil sofralık olarak da değerlendirilir. Orta kuvvette gelişir. Meyveleri küçüktürYağ bakımından zengindir ve yağlık olarak değerlendirilir. Bu tür zeytinler, verimli olup soğuğa duyarlıdır. Üretimi aşı ile yapılır. Bu zeytinden yaklaşık toplam ağaç varlığımızın %0,6’ sını oluşturmaktadır. 

Anadolu'da olduğu gibi Hatay yöresinde de ilk defa tarım devrimi ile beraber zeytin ağacının ıslah edildiği ve zeytin yetiştiriciliğine başlanmıştır.  Saurani zeytini de ülkemizdeki onlarca çeşitten bir tanesidir. Genelde pek bilinmeyen bir türdür. Saurani’nin anavatanı çoğunlukla dağlık bir bölge olan Hatay Altınözü'dür. Çoğaltılması çok kolay değildir.  Verimliliği de çok yüksek değildir. Yüksek periodisite gösterir. Saurani zeytinyağının lezzeti ve aroması çok farklıdır.

Zeytin aslında çok acı bir meyvedir. Ama bu acılığını veren maddeler,  polifenoller suyu çok sevdiğinden suyla temas edince zeytin meyvesini ya da zeytin yağını bırakıp, hemen suya geçer.  Polifenoller aslında antioksidan maddelerdir. Ancak zeytinde  acılığa neden olur.

Hatay yöresinde, saurani çeşidinden başka Halhalı, Karamani, Sarı Haşebi tipi yerel çeşitleri çoğaltılmaktadır.

Üzerinde maden dövülen demir araç ...

Örs,
Üzerinde maden dövülen demir araç.
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç.

Başka bir anlamda, üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gerecine de örs denir.


Dore, Altın rengi. ..

Dore,
Fransızca doré 
Altın rengi.  
Bu renkte olan,
Altın sarısı rengi.

Ekiri, Japonya’da büyük çocukların tutuldukları dizanteriye benzer salgın hastalık..

Ekiri,
Japonya’da büyük çocukların tutuldukları dizanteriye benzer salgın hastalık.

Tekel idaresine eskiden verilen ad..

Reji,
Fr. régie,
Latince regie,

Tekel idaresinin eski adı.
Reji idaresi,
Tekel idaresi,
İnhisar,
Eskiden Tekel teşkilatına verilen ad.


Arapça, İnhisar, (ﺍﻧﺤﺼﺎﺭ)
Arapçada dar bir yere sokup sıkıştırmak, anlamına gelen haşr kelimesinden türetilmiştir. Anlamı birini bir şeyden alıkoymaktan gelir, inhisar. 
İnhisarlar idaresi,
Tekel teşkilatı.

Tekel, 
Bir malın yapım ve satımının serbest rekabet şartları ortadan kaldırılarak tek başına bir kuruluşun ve özellikle devletin elinde bulunması durumu, inhisar, yed-i vahid, monopol.

Yalnız bir şeye veya kimseye ait olma,
Başkası ile alakası olmayıp bir yere, birine has olma, ona mahsus bulunma. 
Bir ürün veya maddenin işlenme, alınıp satılma imtiyazının bir kuruluş veya şahsa ait olması, tekel, monopol.

Günümüzde, sinema, sahne, televizyon ve radyo oyunlarında oyunu yönetenlere verilen ad.

Türkiye'de bulunan dünyanın en uzun taş köprüsü ..

Ergene,
Ergene Köprüsü,
Dünyanın en uzun taş köprüsüdür.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesindedir. Ergene nehri kıyısında yer alır. Adını sahip olduğu dünyanın en uzun taş köprüsünden alan Türkiye'yi Balkanlar ve Avrupa'ya bağlayan Uzunköprü'dür.


Uzunköprü ilçesine adını veren dünyanın en uzun tarihi taş köprüsü, Ergene Köprüsüdür.

Sultan II. Murat zamanında 1427-1443 yılları arasında Mimar Muslihiddin Usta tarafından yapılmıştır. 1444 yılında Sultan II. Murat'ın da katıldığı büyük bir törenle açılmış.

Ergene köprüsü, Uzunköprü'nün köylerinden olan Yağmurca ve Eskiköy ile Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Hasırcı arnavut köyündeki taş ocaklarından getirilen taşların kesilip Horasan harcıyla birbirine yapıştırılmasıyla inşa edildi. 1238 m. uzunluğunda ve 13.6 m. yüksekliğindeki köprünün kanat ve kemerlerinde aslan, fil, kartal, lale ve çeşitli geometrik kabartma motiflerle süslenmiştir.

Saravele, Bir yelkeni sarma eylemi...

Saravele,
Bir yelkeni sarma eylemi.

Glutamat, Uzakdoğu mutfağının geleneksel bir bileşeni...

Glutamat,
Uzakdoğu mutfağının geleneksel bir bileşeni.

Yasemin, Sofralık bir zeytin cinsi...

Yasemin,
İngilizce: jasmine,
Fransızca: jasmin,
Almanca: Jasmin,
Latince: Jasminum
Sofralık bir zeytin cinsi.

Zeytingiller (Oleaceae) familyasından, beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı Jasminum cinsinin türlerine verilen ad. Beyaz yasemin (J.officinale) ve sarı yasemin (J.friticans) bilinen en yaygın türleridir. Sofralık bir zeytin türüdür.

Zeytin

Sevinç, neşe ...

Neşat,
Şetaret,
Bayram,
Şevk,
Sevinç,
Neşe,
Şenlik,
Şad,
Şen,

Anvelop, Etek uçları üst üste kapanan giysiler için kullanılan sözcük ...

Anvelop,
Etek uçları üst üste kapanan giysiler için kullanılan sözcük.

Rulo, Dürülerek boru biçimi verilmiş deri ya da kağıt tomarı ...

Rulo,
Fransızca rouleau
Dürülerek boru biçimi verilmiş deri veya kâğıt tomar.
Boya işlerinde kullanılan emici özelliğe sahip sünger veya sentetik silindir.
Silindir biçiminde, içine değişik malzeme konularak hazırlanmış (köfte, pasta, dondurma).
Dürülerek boru biçimi verilmiş deri ya da kağıt tomarı.
Kıvrılıp boru haline getirilmiş kağıt, kumaş, deri, halı vb., tomar.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

Yeni içerikler için takip edin!

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ